|
I.
KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ
|
|
|
E-İŞLETME ÇALIŞMALARI
1- Alımlar:
KİT’lerin alım faaliyetleri, ekonomik gerekler ile kârlılık ve verimlilik ilkeleri doğrultusunda hazırlanarak, yetkili organlarca onaylanan işletme bütçelerine ve kendi alım yönetmeliklerine göre, alım organları tarafından yürütülmektedir. 233 sayılı KHK’nın 4 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince KİT'ler, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na tabi bulunmamaktadır.
Kamu hukukuna tabi olan veya kamunun denetimi altında bulunan ve yahut kamu kaynağı kullanan kamu kurum ve kuruluşlarının yapacakları ihalelerde uygulanacak esas ve usulleri düzenleyen 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 04.01.2002 tarihinde kabul edilmiş, 22.01.2002 tarih ve 24648 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Kanun , 2003 yılı başı itibariyle yürürlüğe girecek olup Kanun’un 2/b maddesi ile KİK ve İDT’ler de bu kapsama dahil edilmiştir.
KİT’lerin 2000 yılı alımları, geçen yıla göre cari yıl fiyatlarıyla %64 oranında artarak 10,9 katrilyon liraya ulaşmıştır. 2000 yılında toplam alımların; %53,4’ünü ilk madde, %26,8’sini emtia, %13,3’ünü işletme malzemesi ve yedekler, %3,2’sini yardımcı ilk madde ve %3,2 sini de diğer alım grupları oluşturmuştur. 2000 yılında ilk madde alımlarının toplam alımlar içindeki payı %47’den, %53,4 oranına yükselirken emtia alımlarının payı ise %43,8’den, %26,8’e düşmüştür.
Alımların, alım yerleri itibariyle dağılımı incelendiğinde ise; 1999 yılında %33 olarak gerçekleşen toplam alımlar içindeki yurt dışından yapılan alımların payı 2000 yılında 14,8 puan artarak %47,8 oranına yükseldiği görülmektedir.
2000 yılı TEFE artış oranı %51,4 olarak gerçekleşmesine karşılık, cari fiyatlarla KİT toplam alımları bir dönem öncesine göre %64 oranında 4,3 katrilyon lira artarak 10,9 katrilyon lira seviyesine yükselmiştir.
KİT’lerin 2000 yılı alım programları ve bu programların gerçekleşme
durumu; alım grupları itibariyle 46 sayılı, tüm alımların sektörel bazda ve
önceki yıl değerleri ile karşılaştırmalı durumu 47 sayılı, sektörler itibariyle
dış alımları 48 sayılı ve 1994 yılı sabit fiyatları bazında yıllar itibariyle
alım tutarları ise 49 sayılı çizelgede gösterilmiştir.
Çizelge: 46-Gruplar itibariyle KİT'lerin alımları (*) (Milyar
TL)
(*) Mali kuruluşlar hariç.
Çizelge: 47-Sektörler itibariyle tüm alımlar (*) (Milyar
TL)
(*) Mali kuruluşlar hariç.
Çizelge: 48-Sektörler itibariyle dış alımlar (*) (Milyar
TL)
Çizelge : 49 - Yıllar itibariyle alımların ayrıntısı (1994 yılı fiyatlarıyla)
(*) (Milyar TL)
2000 yılında KİT’ler tarafından yapılan ve 1994 yılı fiyatlarına indirgenen
alım tutarı 459.955 milyar lira olup, bu tutarın; %80,6 oranında 370.581 milyar
lirası sanayi, %19,3 oranında 99.380 milyar lirası hizmetler ve %01 oranında
628 milyar lirası da tarım sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlar tarafından
gerçekleştirilmiştir. 1999 yılına göre %8,2 oranında 34.848 milyar lira artarak
459.955 milyar liraya yükselen alımlar içinde tarım ve ticaret sektörleri alımlarında
bir dönem öncesine göre %17 ve %82 oranında azalma diğer sektörlerde ise artış
meydana gelmiştir. Ticaret sektöründe meydana gelen %82 oranındaki azalış, POAŞ’ın
2000 yılının Mart ayı itibariyle özelleştirilmesinden kaynaklanmıştır. Şöyle
ki 1999 yılında 1.203 trilyon lira alım ile en büyük alım yapan KİT’ler arasında
3. sırada yer alan POAŞ, 2000 yılında özelleştirildiğinden derlemeye dahil edilmemiştir.
Ulaştırma sektöründe ise 2000 yılında yapılan alım tutarı (1.625,7 trilyon lira), 1994 yılı fiyatlarıyla %53,9 oranında artış göstererek 68.661 milyar liraya yükselmiştir. Bu artış BOTAŞ’ın yurt dışından gerçekleştirdiği doğal gaz alımlarından kaynaklanmış olup detay bilgilere ilgili bölümde yer verilmiştir.
Enerji sektöründe, sektör içinde kompanse edilen 1.944,6 trilyon lira tutarındaki enerji alımlarının (TEDAŞ’ın , TEAŞ’dan aldığı elektrik) dışında 2.526.620 milyar lira tutarında alım gerçekleştirilmiştir. Alım tutarının %90,4 oranında 2.284.098 milyar lirası TEAŞ , %9,6 oranında 241.523 milyar lirası da TEDAŞ tarafından gerçekleştirilmiştir.
1999 yılında en büyük alım yapan 25 kuruluşun tüm alım tutarı 6.582.717 milyar lira iken 2000 yılında %94 artış göstererek 12.751.003 milyon liraya yükselmiştir. TÜPRAŞ 2000 yılında da 3.676.378 milyar lira tutarındaki alım ile 1999 yılında olduğu gibi ilk sırada yer almıştır. Alımlardaki artış da ilk sırayı BOTAŞ almış olup, bu kuruluşu TÜPRAŞ, TEAŞ ve TPAO alımları izlemektedir. Bunun yanı sıra POAŞ 2000/ Mart ayı itibariyle özelleştirildiği için herhangi bir alım tutarı listeye dahil edilmemiştir. TMO, THY, TÜGSAŞ, EBAŞ ve ÇAYKUR’un alımları ise 2000 yılında 1999 yılına göre azalmıştır.
Toplam alımlar açısından yapılan değerlendirmede KİT’ler içinde
en büyük alımı gerçekleştiren ilk 25 kuruluşun 2000 yılı alımları, önceki yıl
alımları ile birlikte aşağıdaki 50 sayılı çizelgede gösterilmiştir.
Çizelge : 50 - En büyük alımı olan 25 kuruluş (Milyar
TL)

(1) Sektör içinde kompanse edilen 1.944,6 trilyon lira tutarındaki
enerji alımları dahil.
(2) İmalat sektöründeki bağlı ortaklığa ait 9,95 trilyon lira tutarındaki alımlar
dahil.
(3) İmalat sektöründeki bağlı ortaklıklara ait 14,8 trilyon lira tutarındaki
alımlar dahil.
(4) İmalat sektöründeki müesseselere ait 7,1 trilyon lira tutarındaki alımlar
dahil.
(5) İmalat sektöründeki bağlı ortaklığa ait 15,6 trilyon lira tutarındaki alımlar
dahil.
(6) POAŞ 2000 yılı Mart ayı itibariyle özelleştirildiğinden alım rakamları dahil
değildir.
YDK tarafından denetlenen işletmeci KİT’lerin alımlarının sektörel bazda ayrıntısı aşağıda incelenmiştir.
a)Tarım sektörü :
Sektörde tek kuruluş olan TİGEM’in 14.869 milyar lira tutarındaki alımları KİT alımlarının %0,1’ini oluşturmuş olup; 14.770 milyar lirası yurt içi, 99 milyar lirası dış alımlardan oluşmuştur. Alımların; 5.729 milyar lirası malzeme ve yedek parça, 3.238 milyar lirası yardımcı ilk madde, 3.004 milyar lirası ilk madde, 2.898 milyar lirası da diğer alımlar tutarıdır.
b)Sanayi sektörü :
2000 yılında 8.775.740 milyar lira tutarındaki alımların 237.903 milyar lirası madencilik, 6.012.217 milyon lirası imalat ve 2.525.620 milyon lirası ise enerji sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlar tarafından gerçekleştirilmiştir.
ba) Madencilik sektörü:
Sanayi sektörü alımlarının %2,7’sini, KİT alımlarının ise %2,2’sini oluşturan madencilik sektörü içindeki en büyük pay %36,3 oranı ile TKİ’ye aittir. Bu kuruluşu; %32,2 oranı ile TPAO, %28,6 oranı ile Eti Holding A.Ş., %2,9 oranı ile de TTK izlemektedir.
TKİ’nin 86,3 trilyon lira tutarındaki alımlarının 32,5 trilyon lirası akaryakıt ve yağ , 25,6 trilyon lirası iç piyasadan alınan kömür, 17,1 trilyon lirası da yedek ağırlıklı olarak oluşmuştur.
TPAO’nun 76,6 trilyon lira tutarındaki alımlarının; 72,2 trilyon lirası iç ve 4,4 trilyon lirası ise dış alımlar suretiyle edinilmiştir.
Eti Holding A.Ş.’nin 57,9 trilyon lira tutarındaki konsolide alımları imalat sektörü içinde yer alan bağlı ortaklığına ait 15,6 trilyon lira tutarındaki alımı da içermektedir. Holding alımlarının; %83,7 oranında 35,5 trilyon lirası yurt içi, %16,3 oranında 6,9 trilyon lirası da dış alımlardan oluşmaktadır.
Eti Holding A.Ş. alım programında geçen yıla nazaran meydana gelen düşüş, Teşekküle ait bağlı ortaklık iken 2000 yılı içerisinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığına devredilen Eti Krom A.Ş.’nin 9,5 trilyon lira , Eti Elektro metalürji A.Ş.’nin 6,2 trilyon lira , Eti Gümüş A.Ş.’nin 5,7 trilyon lira ve Eti Bakır A.Ş.’nin 2,6 trilyon lira tutarındaki alım ödeneklerinin konsolide alım programının son durumunda yer almamasından kaynaklanmıştır. Ayrıca imalat sektöründe faaliyette bulunan Seydişehir Alüminyum A.Ş.’nin 10,2 trilyon lira tutarındaki dış alımı Holding tarafından gerçekleştirildiğinden dış alımlar tutarından mahsup edilmiştir.
TTK’nın 14,7 trilyon lira tutarındaki 2000 yılı alımlarının; 13,3 trilyon liralık %91’i yurt içi, 1,3 trilyon liralık %8’i ise yurt dışı alımlardan oluşmaktadır. Yurt içi alımların %41,1 oranında 5,5 trilyon lirası 136,6 bin metreküp maden direği alımlarından oluşmaktadır.
bb) İmalat sektörü:
Sanayi sektörü alımlarının %68,5’ini, KİT alımlarının %55,2’sini oluşturan imalat sektörü içindeki en büyük pay %61,1 oranı ile TÜPRAŞ’a ait olup, bu kuruluşu; %12,1 oranı ile T.Şeker Fab. A.Ş., %9,6 oranı ile TEKEL, %6,4 oranı ile PETKİM, %2 oranı ile İskenderun Demir Çelik İşl. A.Ş., %1,7 oranı ile SEKA, %1,6 oranı ile Çay-Kur, %1,5 oranı ile de MKE izlemektedir. Sektör içinde büyük alımı olan başlıca kuruluşların alımlarına ilişkin bilgiler aşağıdadır.
Türkiye’nin 2000 yılı ham petrol ihtiyacı 24 milyon ton düzeyinde hesaplanmış olup bunun 2.259 bin tonu yerli üretimle karşılanmıştır. Dışarıdan alınan ham petrolün 19.415 bin tonu TÜPRAŞ ve yaklaşık 2.326 bin tonu ATAŞ Rafinerisi tarafından ithal edilmiştir. İthal edilen ham petrol miktar olarak azalmasına karşın ham petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle bu alıma yönelik fatura sürekli olarak artış göstermektedir. Şöyle ki: TÜPRAŞ ve ATAŞ tarafından 1998 yılında ithal edilen 24.040 bin ton ham petrol için 1,9 milyar dolar ödenirken 1999 yılında 23.179 bin tona karşılık 2,7 milyar dolar ve 2000 yılında da 21.946 bin tona karşılık 4,2 milyar dolar ödenmiştir. Şirketin serbest piyasadan aldığı ve 1999 yılına nazaran 1.802 bin ton artarak 1.901 bin tona yükselen Rus ham petrolü bulunmaktadır. Bu artış; BM kararları çerçevesinde Irak’tan 6 milyon ton yerine 2,8 milyon ton ve OPEC’in ham petrol fiyatlarında düşüşü önlemeye yönelik olarak üretimi kısması nedeniyle S.Arabistan’dan 5 milyon ton yerine 3,7 milyon ton alım yapılmasından kaynaklanmıştır.
T.Şeker Fabrikaları A.Ş.’nin 2000 yılı alım tutarı 726,4 trilyon liranın 694 trilyon lirası Genel Müdürlük ve işletmeleri, 32,4 trilyon lirası ise bağlı ortaklık alımlarına aittir. 2000 yılında, geçen yıl 15.568.000 ton olan kota miktarı %20 eksiği ile 12.500.000 ton olarak tespit edilmiş ve bedeli ödenen pancar miktarı 14.667.000 ton olarak gerçekleşmiştir. Geçen kampanya dönemi +/- %25 olan tolerans sınırının 2000 yılı kampanya döneminde +/- %15 oranına çekilmiş olması da alım miktarında etkili olmuştur. 2000/2001 yılı kampanyasında üretici tarafından teslimi taahhüt edilen +/-%15 toleranslı %16 polar şeker ihtiva eden firesi düşürülmüş pancar için fiyat 33.750 TL/Kg. olarak tespit edilmiş olmasına karşın 2000 yılı ortalama pancar fiili alım fiyatı 35.797,31 TL/Kg ve ortalama pancar fiyatı da 43.364,37 TL/Kg olarak gerçekleşmiştir. Bağlı ortaklıklar hariç 2000 kampanya döneminde şeker pancarı bedeli ve tazminat olarak çiftçiye 597 trilyon lira ödenmiştir .
2000 yılında 29.581 tonu 37,8 trilyon liraya işlenmemiş olarak iç piyasadan , 34.094 tonu ise 151 trilyon liraya işlenmiş olarak gene iç piyasadan olmak üzere 188,8 trilyon liralık tütün alımı yapılmıştır. İşlenmemiş yaprak tütün, YPK’nın 1.3.2000 gün ve 2000/T-16 sayılı kararı ile belirlenen ve bölgelere göre kilosu 1,6 – 1,8 milyon lira arasında değişen baş fiyatlardan randıman esasına göre alınmıştır. Bu şekilde yapılan alıma göre 2000 yılında TEKEL ihtiyacı için ortalama 1,3 milyon lira fiyat üzerinden tütün alımı yapmıştır. Ayrıca devlet nam ve hesabına Tütün Fiyat İstikrar Fonu kanalıyla 153.179 ton yaprak tütün alınarak 199,5 trilyon lira ödenmiştir. Devlet Nam ve Hesabına alınan tütün maliyetlerinin, serbest piyasada oluşan fiyatların üzerinde seyretmesi ve Para-Kredi ve YPK kararları ile tespit edilmiş olan kotaların uygulamaya geçirilememesi tütün stoklarının ve stoklama maliyetlerinin sürekli artmasına neden olmaktadır.
Ülkede tütün üretiminin iç ve dış piyasa ihtiyaçları dikkate alınarak üretilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Zira tütünün sigara sanayii dışında bir değerlendirme alanı olmaması bölgesel ve yurt çapında planlı üretim yapılmasını kolaylaştırıcı bir unsurdur. Buna yönelik olarak son zamanlarda kotalı üretime geçiş noktasında ciddi yol kat edilmiştir.
2000 yılında 386,3 trilyon lira alım gerçekleştiren PETKİM en büyük alım olarak dünya petrol fiyatlarına paralel olarak yıl içinde fiyatında önemli artışlar meydana gelen ve yıllık alım miktarı 1999 yılı seviyesinde gerçekleştiği halde tutarı %124 oranında artarak 243,7 trilyon lira olarak gerçekleşen naftanın %96 oranında 233,6 trilyon lirası yurt içinden TÜPRAŞ’dan satın alınmıştır. TÜPRAŞ nafta ürününü işleyip başka ürüne dönüştürme yatırımını tamamladıktan sonra PETKİM’e nafta satışları azalacak bu durumda PETKİM önemli bir hammaddesi olan naftayı tedarik etme avantajını kaybedecek ve ithalata yönelecek bu ise şirketin ülke ekonomisine sağladığı döviz tasarrufunu olumsuz etkileyecektir.
ÇAY-KUR, 2000 yılında 97,8 trilyon lirası iç ve 1 trilyon lirası da dış olmak üzere 98,8 trilyon lira tutarında alım gerçekleştirmiştir. Yurt içi alımların 81,1 trilyon lirası yaş çay yaprağı alımına aittir. 2000 yılında yaş çay alım planlaması yapılmasına başlanılmış ve yaş çay ürünü alımları disipline edilmiştir. Bu çalışmalar sonucunda 1999 yılında 843.094 ton olan yaş çay ürün alım miktarı 2000 yılında %40, 8 oranında 343.995 ton azalarak 499.099 tona inmiştir. Buna paralel olarak üreticiye ödenen toplam ödeme 25 trilyon lira azalmıştır.
bc) Enerji sektörü:
TEAŞ'ın 2000 yılı konsolide alımları 2.288 trilyon lira olarak gerçekleşmiştir. Alım grupları incelendiğinde 1.242 trilyon lira tutarında enerji üretiminde kullanılan yakıt alımının en ağırlıklı grup olduğu görülmektedir. Ayrıca TEAŞ ülke içi elektrik talebini kendi üretimi ile karşılayamadığından 2000 yılında 981 trilyon lira tutarında elektrik enerjisi satın almıştır.
KİT alımları içinde büyüklük olarak üçüncü sırada yer alan TEDAŞ’ın 2.186,1 trilyon lira tutarındaki konsolide alımlarının %99,9’u yurt içi alım olup, bu tutarın %98’i enerji alımlarından oluşmaktadır. 1999 yılında alınan 2.147,6 trilyon lira tutarındaki 88.690 GWh enerjinin; 82.231 GWh’si TEAŞ’dan, 636 GWh’si otoprodüktörlerden, 304 GWh’si üretim şirketlerinden, 5.511 GWh’si ÇEAŞ ve KEPEZ’den , 8 GWh’si de diğer üreticilerden alınmıştır. TEAŞ’dan alınan 82.231 GWh enerjinin ortalama birim maliyet üzerinden hesaplanan tutarı 1.944,6 trilyon lira enerji sektörüne ait değerlendirmelerde kompanse edilmiştir. Ayrıca TEDAŞ’ca Dünya Bankası kredisi kullanılarak (3,8 milyon DM) 1,3 trilyon liralık dış alım yapılmıştır.
c)Hizmetler sektörü :
Hizmetler sektöründe faaliyet gösteren KİT’lerin 2000 yılı alımları 1999 yılına göre %13,7 oranında azalarak 2.101.548 milyar lira olarak gerçekleşmiştir. Sektörü oluşturan kuruluşlar bazında detaylı analizler aşağıda yapılmıştır.
ca) Ulaştırma-haberleşme sektörü:
Toplam KİT alımlarının %14,9’unu oluşturan ulaştırma-haberleşme sektöründeki en büyük pay %80,9 ile BOTAŞ’ a aittir. Sektörde yer alan TCDD’nin payı %8,5 ve THY’nin payı da %6,8 olarak gerçekleşmiştir.
BOTAŞ'ın 1.316,1 trilyon lira tutarındaki alımlarının; %97,2 oranında 1.279,6 trilyon lirası doğal gaz ve LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) alımlarına ait olup, bu tutarın da; 5,2 trilyon lirası yurt içi, 1.274,4 trilyon lirası da dış alımlardan oluşmaktadır. BOTAŞ’ın toplam KİT dış alımları içindeki payı %24,4 olarak gerçekleşmiştir. BOTAŞ 2000 yılında, Rusya Federasyonu’ndan 5.992.250 bin cm3, Rusya Federasyonu (TURUSGAZ)’dan 4.087.307 bin cm3, Cezayir’den 3.961.790 bin cm3, Nijerya’dan 779.859 bin cm3 ve TPAO’dan da 154.128 bin cm3 olmak üzere toplam 14.975.334 bin cm3 doğal gaz ve LNG alımı gerçekleştirmiştir.
BOTAŞ tarafından yapılan gaz alım anlaşmalarındaki en önemli unsur, asgari alım taahhütlerinin yerine getirilmemesi halinde “take or pay” (al ya da öde) şeklindeki yükümlülüklerdir. Gerek gaz taşıma kapasitesini arttıracak olan mevcut iletim hattı yatırım projelerinin realize edilmemesine bağlı, gerekse gerçek ihtiyaçlar belirlenmeden ve kullanılabilirlik değerlendirmeleri yapılmadan gerçekleştirilen gaz bağlantıları sonucu ortaya çıkacak arzın talepten fazla olması durumunda satıcılara karşı veya yurt içi tüketicilerle yapılan sözleşmelerde gaz verememe durumunun da cezai şartlara bağlandığı dikkate alındığında herhangi bir olumsuzluk halinde alıcılara karşı yükümlülük altına girilmemesi için, gaz alım sözleşmeleri ile dağıtım kanalları yatırımlarının eşzamanlı yapılması gerekmektedir.
Konsolide olarak 1999 yılına göre %74 oranında artışla 59.093 milyar lira artarak 139.078 milyar liraya yükselen TCDD alımları içinde ağırlıklı grup %58 oranı ile yakıt alımlarıdır.
THY’nin 111 trilyon lira tutarındaki alımlarının tamamına yakını yurt içi alımlardan oluşmaktadır. Kuruluşun alımlarını ağırlıklı olarak akaryakıt ve yağ alımları oluşturmakta olup, diğer önemli kalemleri yolcu yiyecek ve servis malzemeleri ile bakım malzemeleri oluşturmaktadır.
T.Telekomünikasyon A.Ş.’nin 42,4 trilyon lira tutarındaki alımlarının %89,6’sını işletme malzemeleri ile iç ve dış işletme tesis malzemeleri oluşturmaktadır.
cb)Ticaret sektörü:
Ticaret sektörünün 1999 yılı KİT alımları içindeki payı %26,2 iken 2000 yılında 21,8 puan düşüşle %4,4 oranına inmiştir. Bu %72,6 oranındaki düşüş POAŞ’ın 2000 yılı Mart ayı itibariyle özelleştirilmesinden dolayı 2000 yılına ait 3 aylık alımları tutarının tablolara dahil edilmemesinden kaynaklanmıştır. Sektöre ait 475.719 milyar lira tutarındaki alımların %77,4 oranı TMO , %22,6 oranı ise DMO alımlarınca oluşturulmuştur .
1999 yılına göre %21 oranında azalarak 368 trilyon lira olarak gerçekleşen TMO’nun alımları; hububat ve bakliyat, haşhaş kapsülü, bulgur ve malzeme alımlarından oluşmaktadır. Alımların 356 trilyon lirası iç, 12 trilyon lirası ise dış alımlar yoluyla sağlanmıştır. Alımların %97’si oranında 356 trilyon lirası kuruluşun temel fonksiyonunu oluşturan hububat alımları ile çeltik ve mısır alımı teşkil etmekte olup, %2 oranında haşhaş kapsülü, %1 oranında da diğer alımlar gerçekleştirilmiştir.
2000-2001 dönemi hububat ürünü destekleme alımı, satımı ve esaslarını düzenleyen 20.06.2000 tarih ve 851 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı 24.06.2000 tarih ve 24089 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu karar ile 2000 yılı ürün bedellerinin asgari %50’sinin teslimatı müteakip kalan %50’sinin ise en geç 30 gün içerisinde ödenmesi kararlaştırılmıştır. Ayrıca Kuruluşun 2000-2001 yılı alım döneminde Umumi Mağazacılık faaliyetlerine devam etmesine karar verilmiştir.
Yine Kuruluş tarafından gerek dış gerekse iç alım yoluyla oluşmuş mevcut stokların 2000 yılı alım döneminde yapılacak iç ve dış satışlarından doğacak zararları ile hububat mamulleri satışları ve umumi mağazacılık faaliyetlerinden kaynaklanan zararların görev zararı sayılarak Hazinece karşılanması kararlaştırılmıştır.Bu maddenin uygulanması neticesinde 2000 yılında Hazine toplam 351,4 trilyon lira görev zararına maruz kalmıştır.TMO’nun 2000-2001 alım döneminde ürün alımları için gerek duyacağı finansman, genel bütçeye TMO’nun görev zararlarının ödenmesi için konulan ödenekten yapılacak aktarımlar ile iç ve dış kredi temini suretiyle karşılanmasına karar verilmiştir. Yurt içinden ve dışından kullanılacak döviz kredilerinin KKDF’den muaf tutulması öngörülmüştür.
2000-2001 alım döneminde Bakanlar Kurulunca TMO’ya sadece hububat , mısır, çeltik ve haşhaş kapsülü alımı için yetki verilmiştir. Diğer ürünler (kabuklu kırmızı mercimek, yeşil mercimek, nohut) için destekleme alımı yapılmamıştır. 2000 yılında 2.959.101 ton buğday alımı gerçekleştirilmiş bu miktar için üreticiye 288 trilyon lira ödenmiş olup ortalama buğday Kg fiyatı 97.319 lira olarak gerçekleşmiştir. Mısır’da ise üreticiye 27.396 tona karşılık 2,3 trilyon lira ödeme yapılmış ve ortalama mısır fiyatı 85.000 lira olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca 2000 yılında A.B.D.’den 157 bin ton mısır ithal edilmiş ve 10 trilyon lira ödenmiştir. İthal edilen mısırın Kg fiyatı ise 63.800 TL./Kg olarak teşekkül etmiştir.
DMO, 2000 yılında 110,5 trilyon lira alım gerçekleştirmiş olup imalat sektörüne ait müessesesi ile birlikte bu tutar 117,6 trilyon liraya yükselmiştir. 110,5 trilyon liralık alımın %90 oranında 99,6 trilyon lirası yurt içi ve dışı emtia alımlarına aittir. Bu alım grubu içinde ise nakil vasıtaları 31,7 trilyon lira olarak en ağırlıklı alım grubu olarak yer almaktadır. Bunu ise demirbaş mefruşat ve büro makineleri alımları 22 trilyon lira olarak izlemektedir.
cc)Diğer hizmetler :
Sektörde yer alan kuruluşların alımları 162 milyar lira olarak gerçekleşmiş olup; 116 milyar lirası TURBAN, 46 milyar lirası ise Emlak Konut A.Ş.’nin alımlarına aittir.
KİT alımları ile ilgili olarak yapılan incelemelerde; kuruluşların önemli boyutlara ulaşan işletme sermayesi sıkıntısının zamanında ekonomik koşullarda yapılabilecek alımları olumsuz yönde etkilediği, alım programlarının sağlam verilere dayalı olarak hazırlanmadığı, alımlarda bütçe ödeneklerinin yeterince izlenmemesi nedeniyle ödeneksiz alımların yapıldığı, özellikle tarımsal ilk madde kullanan bazı kuruluşlar tarafından yapılan alımlarda ürün fiyatlarının yüksek tutulmasının yanı sıra kalite ve miktar yönünden gerekli limitlerin tespit edilmemiş olmasının kuruluşların maliyetlerini olumsuz yönde etkilediği gibi, ihtiyaç dışı stokların ve stoklama maliyetlerinin artmasına neden olduğu, kullanılamayan ilk maddelerin bir süre sonra kullanılma özelliklerini kaybetme ihtimali olmasına karşın stoklama maliyetlerine katlanılmak zorunda kalındığı, özelleştirme kapsam ve programına alınan kuruluşlarda özelleştirme sürecinden emin olunamaması nedeniyle gerekli satış bağlantıları yapılamadığından, ihtiyaç duyulan ilk madde alımlarının da ekonomik koşullarda gerçekleştirilemediği, son yıllarda uygulanan istihdam politikaları nedeniyle diğer birimlerde duyulan deneyimli personel ihtiyacının alım servislerinde de önemli boyutlara ulaştığı görülmektedir.
2- Üretim :
KİT’lerin üretimleri aşağıda sektör bazında incelenmiş, gerekli yerlerde alt sektörlere inilmiştir.
a) Tarım sektörü:
KİT’lerin başlıca tarımsal mallar üretimi 51 sayılı çizelgede gösterilmiştir.
Çizelge: 51- KİT’lerin başlıca tarımsal mallar üretimi

Tarım sektöründe faaliyet gösteren TİGEM, Türkiye’de bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak, çeşitlendirmek, ürün kalitesini iyileştirmek ve bu konuda araştırmalar yapmakla yükümlüdür. 37’si tarımsal üretim yapan 38 işletmeye sahip olan TİGEM, 2000 yılı Türkiye buğday üretiminin %0,9’unu ve arpa üretiminin %0,3’ünü gerçekleştirmiştir. Tarımsal faaliyette bulunmayan Merkez İmalat ve İkmal İşletmesi makine tamir ve yedek parça imali konularında çalışmaktadır.
TİGEM işletmeleri yörelerinde örnek alınması gereken konumdadırlar. Yapılan araştırmalara göre, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yer alan TİGEM işletmelerinin çevresinde bulunan özel işletmeler, buğday üretiminde elde ettikleri verimi TİGEM ortalamasına yükseltmeleri durumunda, Türkiye buğday üretiminin 6 milyon ton (yaklaşık %30) artırılması mümkün görülmektedir. Türkiye, buğday üretiminde Dünyada altıncı sırada yer almakta, ancak verimi dünya ortalamalarının altında bulunmaktadır. TİGEM’in buğday üretimindeki verimi, Türkiye ortalamasının üstünde ve dünya ortalaması ile hemen hemen aynı seviyededir. Arpa üretiminde ise, Türkiye %5,2 oranında payla dünyada 5. sırada yer almaktadır. Türkiye’nin arpa üretim verimi dünya ortalamasının altında, fakat gelişmekte olan ülkeler ortalamasının üstündedir. TİGEM’in arpa üretim verimi ise dünya ortalamasının üstündedir. TİGEM, kuruluşunun ilk yıllarında başta hububat tohumluğu olmak üzere, endüstri bitkileri, çayır, mera ve yem bitkileri, sebze tohumluğu, fidan-fide üretiminde çok büyük hizmetler vermiş, damızlık üretiminde ise sığırcılık, koyunculuk ve civciv üretiminde yaptığı çalışmalarla hayvancılığın gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlamıştır. Ancak son yıllarda özel sektör endüstri bitkileri ve sebze tohumluğu ile fidan üretiminde çok önemli gelişmeler elde ederek TİGEM’in önüne geçmiştir. Hayvancılık alanında da, özellikle et ve yumurta tavukçuluğunda özel sektör TİGEM’den daha ileri durumdadır. Hububat tohumluğu ile damızlık üretiminde TİGEM’in işlevi günümüzde de önemini korumaktadır. TİGEM’in, Türkiye’nin hemen hemen her iklim bölgesinde yer alan işletmelerinde üretilen tohumluk ve damızlıklar, söz konusu bölgelerin ekolojik şartlarına adapte edilerek yetiştirildiğinden, ithal edilenlere kıyasla daha iyi ve sağlıklı sonuç vermektedirler. Büyük maliyetlerle üretilen üstün nitelikli tohumluklar, tarım sektörü içindeki %65’lik payı ile önemini korumasına karşın, yeterli olarak kullanılmamaktadır. TİGEM tarafından üretilen üstün nitelikli, sertifikalı tohumlukların mahsul olarak satılması yerine, tohumluk olarak ekiminin sağlanması durumunda buğday rekoltesi artacaktır. Türkiye hayvancılığının gelişmesinde TİGEM tarafından yetiştirilen damızlıkların önemi büyüktür. Zira, söz konusu damızlıklar bulundukları bölgenin ekolojisine ve hastalık popülasyonuna adapte olmuş şekilde yetişmektedirler. İthal edilen damızlıklarda adaptasyon sorununun yaşanmakta ve hastalıklara dayanıklı olmadıkları için kısa sürede verimden düşmekte ve ölmektedirler. Türkiye, geçen 10 yıl içinde 275 bin adet damızlık hayvan ithal ederek yaklaşık 350 milyon ABD $’ı ödemiş, ancak ithal edilen bu damızlıklar yukarda belirtilen nedenlerle yok olmuşlardır. Türkiye’nin yıllık damızlık hayvan gereksinimi 20-25 bin baş arasında değişmekte, buna karşılık TİGEM’in üretebildiği damızlık hayvan sayısı 2.500 - 4.000 baş civarında bulunmaktadır. Türkiye’de mevcut sığır varlığının kültür ırkına çevrilmesi durumunda süt üretiminin 5 kat, et üretiminin de 4 kat artırılmasının mümkün olduğu hesaplanmaktadır.
İki adet tarımsal işletmesi bulunan T.Şeker Fabrikaları A.Ş. de tâli bir faaliyet olarak tarımsal ürün elde etmektedir. Bu işletmelerde besi hayvancılığı, süt besiciliği, yumurta tavukçuluğu ve tavşan üretimi yapılmaktadır. Personel sayısı ve masraflarının fazlalığı Şeker Şirketine bağlı tarım işletmelerini giderek rantabl olmaktan uzaklaştırmakta, satıştan sağlanan gelir masrafları karşılamamakta ve bu işletmeler zarar etmektedir. 2000 yılında KİT yumurta üretiminin, 9,9 milyon adedi TİGEM, 1,2 milyon adedi de T.Şeker Fabrikaları A.Ş. tarafından gerçekleştirilmiştir.b)Sanayi sektörü:
ba) Madencilik:
(1) Birincil enerji kaynakları üretimi:
KİT’lerin birincil enerji kaynakları üretimi 52 sayılı çizelgede
gösterilmiştir
Çizelge:52- KİT’lerin başlıca birincil enerji kaynakları üretimi
Türkiye’de birincil enerji kaynaklarının önemli bir bölümü KİT’ler tarafından üretilmektedir. Taşkömürü üretimi TTK, linyit kömürü ve asfaltit üretimi TKİ, ham petrol ve doğalgaz üretimi ise TPAO tarafından gerçekleştirilmektedir. Taşkömürü, asfaltit ve doğalgaz üretiminde özel sektör üretimi bulunmazken, 2000 yılında linyit kömürü üretiminin %36,1’i ile ham petrol üretiminin %28,2’si özel sektör tarafından gerçekleştirilmiştir.
Beş müessesesi bulunan TTK’nın taşkömürü üretimi geçen yıla göre %15,7 oranında artarak 2.259 bin ton olmuştur. Üretimdeki artış yer altında çalışan işçi sayısındaki artıştan ileri gelmiştir. Havzada elde edilen işgücü verimlilikleri, pek çok ülkede elde edilenlerin 1/5-1/10’u düzeyindedir. Bunun en önemli nedeni zaten kötü olan jeolojik şartların ocaklar derinleştikçe artan tabaka basıncı nedeniyle daha da kötüleşmesi, bu nedenle mekanize sistemlerin uygulanamamasıdır. Derinleşme ile birlikte çalışma koşullarının giderek zorlaşmasına, yeraltı işçilerinin çalışma sürelerinin kısalığı, üretim ve verimliliğin giderek azalmasına, birim maliyetlerin yükselmesine neden olmaktadır.
2000 yılında TKİ, 15 adet linyit ve bir adet asfaltit olmak üzere 16 işletmesinde 39,2 milyon ton satılabilir linyit kömürü ve 22 bin ton asfaltit üretmiştir. Bu miktarın 1,6 milyon tonu Orta Anadolu İşletmesinde Kurum adına üretim yapan müteahhit tarafından gerçekleştirilmiştir. TKİ’nin üç işletmesinde yeraltı, üç işletmesinde yer altı ve yerüstü, 10 işletmesinde ise açık işletmecilik yapılmaktadır. Bu işletmelerden beşinde dekapaj çalışmaları müteahhitler tarafından yapılmaktadır. 2000 yılında TKİ işletmelerinde üretilen linyit kömürünün birim sınai maliyeti 1999 yılına göre %70,5 oranında yükselmiştir. Kurumun bazı işletmelerinde az miktarda rezerv ve üretim olmasına karşın, yüksek maliyetle üretim yapılması, üretimi az miktarda artırırken, birim maliyetleri olumsuz yönde etkilemektedir. Satılabilir üretimdeki toplam payları %3,7 olan 9 işletmenin, maliyet içindeki payları toplamı %13,6’dır. Kurumun toplam satılabilir üretimi içinde payı düşük ve rezerv miktarları önemsiz olan işletmelerin Kuruma daha fazla yük olmasının önlenmesi gerekmektedir
2000 yılında Türkiye’de 2,7 milyon ton ham petrol üretilmiş ve bunun %71,8’i TPAO tarafından gerçekleştirilmiştir. TPAO’nun 2000 yılı doğal gaz üretimi ise 611,8 milyon m³ olmuştur. 1999 yılına göre, TPAO’nun ham petrol üretimi %10, doğal gaz üretimi ise %15 oranında azalma göstermiştir. 2000 yılında petrol kuyularındaki su oranının artması, arızalı kuyulara zamanında gidilememesi, enerji kesintisi ve voltaj dalgalanmaları nedeniyle üretim kayıpları meydana gelmiştir.
(2) Metal madenleri üretimi:
KİT’lerin başlıca metal madenleri üretimi 53 sayılı çizelgede gösterilmiştir.
Çizelge:53-KİT’lerin başlıca metal madenleri üretimi

Tuvönan cevher olarak demir, TDÇİ Genel Müdürlüğü’ne bağlı Divhan A.Ş. tarafından üretilmektedir. Divhan A.Ş. kendi ruhsatlı sahalarından ve kendisine bağlı bir işletme olan Hekimhan işletmesi eliyle TDÇİ’nin ruhsatlı sahalarından demir cevheri üreterek İsdemir ve Erdemir’e satmaktadır. Ayrıca, TDÇİ ruhsatı kendisine ait olan 18 maden sahasından; bir demir cevheri sahasını özel bir madencilik firmasına, manganez sahasını da Erdemir A.Ş.’ye rödavans ile vererek bu sahalardan üretim yapılmasını sağlamakta, bazı sahalardan özel madencilik firmaları aracılığıyla üretim yaparak İsdemir ve Erdemir’e satmaktadır. Türkiye’de işletilebilir demir cevheri rezervi yaklaşık 125 milyon tondur. Bu rezervin yaklaşık %80’ini oluşturan 100 milyon tonluk bölümü TDÇİ ve bağlı kuruluşlarının ruhsatlı sahalarında bulunmaktadır. Türkiye’nin yıllık demir cevheri ihtiyacı yaklaşık 9 milyon tondur. Bunun 5 milyon tonu yurt içi kaynaklardan karşılanmakta, geri kalan 4 milyon tonu da ithal edilmektedir. 2000 yılında, İsdemir, Kardemir ve Erdemir’in toplam tüketimi 8,7 milyon ton, yurt içinden karşılanan miktar 4,4 milyon ton ve ithal edilen miktar 4,3 milyon ton olmuştur. Türkiye’de 2000 yılında %36,5’i entegre tesislerde, %63,5’i de ark ocaklarında olmak üzere 14,3 milyon ton çelik üretilmiş, bu miktarın %16,7’si yassı ürün, %83,3’ü de uzun ürün olmuştur. Gelişmiş ülkelerde üretilen çeliğin yaklaşık %65’i yassı ürün, %35’i uzun ürün olmaktadır. Ayrıca, gelişmiş ülkelerde üretim kapasitesinin %70’i entegre, %30’u ark ocaklı tesislerden oluşurken, Türkiye’de entegre tesislerin toplam kapasitesi 6,3 milyar ton/yıl, ark ocaklı tesislerin toplam kapasitesi 14 miyar ton/yıl olup, üretim kapasitesinin %70’i ark ocaklı tesislerden, %30’u entegre tesislerden oluşmaktadır. Ark ocaklı tesislerin hammadde olarak hurda çelik kullanmaları nedeniyle Türkiye dünyanın en fazla hurda çelik ithal eden ülkesi konumuna gelmiş ve yıllık ithal edilen hurda çeliğin tutarı bir milyar ABD $’a ulaşmıştır.
KBİ A.Ş. Artvin ve Murgul civarında bulunan bakır cevheri yataklarını, Eti Bakır A.Ş. Küre’de bulunan bakırlı pirit madenlerini ve Çayeli Bakır A.Ş. Rize yöresinde bulunan bakır madenlerini işletmekte ve buralardan elde edilen cevherler konsantre duruma getirildikten sonra Karadeniz Bakır İşletmeleri A.Ş.’ye bağlı Samsun İşletmesi izabe tesislerinde blister bakır üretiminde kullanılmaktadır. KBİ A.Ş. ile Eti Bakır A.Ş. özelleştirme kapsamında bulunmaktadırlar. Çayeli Bakır A.Ş. hisselerinin %45’i Eti Holding A.Ş.’ye aittir. 2000 yılında KBİ Samsun İşletmesi izabe tesisleri konsantre bakır ihtiyacının 70 bin tonunu Murgul İşletmesinden, 30 bin tonunu Eti Bakır A.Ş’den, 7 bin tonunu Çayeli Bakır A.Ş.’den temin etmiş, 30 bin tonunu da ithal etmiştir.
Krom üretiminin 188 bin tonu statüsü 01.05.1998 tarihinden itibaren Eti Krom A.Ş. olarak değiştirilen, Şark Kromları–Ferrokrom İşletmeleri Müessesesi tarafından, 36 bin tonu da Eti Elektrometalurji A.Ş. tarafından gerçekleştirilmiştir. Eti Krom A.Ş. üretiminin tamamı müteahhitler eliyle gerçekleştirmektedir. Antalya yöresinde bulunan ferrokrom madenlerini işletmekte olan Eti Elektrometalurji A.Ş.’nin de işletme olarak ürettiği tuvönan cevher miktarı giderek azalmış ve 2000 yılında üretimin tamamına yakını müteahhit eliyle gerçekleştirilmiştir. Krom üretimi 1999 yılına göre %54,3 oranında azalmıştır. Üretimdeki azalma, işletme stoklarında bulunan fazla miktarda cevher nedeniyle üretimin kısılmasından ileri gelmiştir.
Alüminyum tesislerinin hammaddesi olan boksit cevheri Eti Alüminyum A.Ş. tarafından Doğankuzu ve Mortaş açık ocaklarında üretilmektedir. Seydişehir Alüminyum Tesislerinin cevher kullanma kapasitesinin 460 bin ton/yıl olmasına karşın, 2000 yılında 437 bin ton boksit üretilmiştir. Eti Alüminyum A.Ş., 1999 yılında Türkiye boksit üretiminin %99’unu gerçekleştirmiştir.Çinkur A.Ş.’nin 22.05.1996 tarihinde satılmasından sonra çinko üretiminde KİT payı kalmamıştır.
(3) Metal dışı madenler üretimi:
KİT’ler tarafından üretilen başlıca metal dışı madenler 54 sayılı çizelgede gösterilmiştir.
Çizelge:54-KİT’lerin başlıca metal dışı madenler üretimi:
Metal dışı madenlerden tinkal, kolemanit ve üleksit üretimi Eti Bor A.Ş. tarafından gerçekleştirilmektedir. Dünya bor rezervinin %70’ine yakın bir kısmının Türkiye’de bulunmasına karşın, şirketin dünya bor piyasasındaki payı %35–40 civarındadır. Geçmiş yıllarda, üretilen bor ham olarak ihraç edilirken, son yıllarda katma değeri yüksek rafine bor tesislerinin devreye girmesiyle toplam satışlar içinde rafine bor oranı %51’e yükselmiştir. Yapımına devam edilen III. Bor türevi fabrikası ile borik asit fabrikalarının devreye girmesiyle bu oran daha da artacaktır. Eti Bor A.Ş. Türkiye’deki tinkal, üleksit ve kolemanit üretiminde tekel konumundadır.
Perlit cevheri Eti Holding A.Ş.’ne bağlı Perlit İşletmesi tarafından gerçekleştirilmektedir. 2000 yılında İzmir Menderes Mezarkaya-1 ocağından 5.000 ton üretim yapılmış, yeterli stok olması nedeniyle üretim programının altında kalınmıştır.bb)İmalat sanayii sektörü:
(1) Tüketim malları üretimi:
KİT’lerin başlıca tüketim malları üretimi aşağıdaki 55 sayılı çizelgede gösterilmiştir.
Çizelge:55-KİT’lerin başlıca tüketim malları üretimi

Kırmızı et üretimi Et ve Balık Ürünleri A.Ş. ile T.Şeker Fabrikaları A.Ş.’nin Afyon ve Sarmısaklı Tarım İşletmelerinde gerçekleştirilmektedir. 2000 yılında 180 ton kırmızı et üretimi T.Şeker Fabrikaları A.Ş., 13.021 ton kırmızı et üretimi de Et ve Balık Ürünleri A.Ş.’ye bağlı kombinalar tarafından gerçekleştirilmiştir. 2000 yılında EBK, kırmızı et üretim kapasitesinin %5’i ve fiili kapasitenin %10’u düzeyinde üretim yapmıştır. Kanatlı et üretimi Et ve Balık Ürünleri A.Ş.’ye bağlı Manisa ve Sincan kombinalarında gerçekleştirilmektedir. 2000 yılında kanatlı et üretiminde kapasite kullanım oranı %44 olmuştur. Önceki yıllarda, TİGEM’e ait 30 işletmede yapılan tavukçuluk, günümüzde 3 işletmede yapılmakta, boş kalan tesisler kiraya verilerek değerlendirilmektedir. Tavukçuluk üretiminde özel sektör önemli ölçüde gelişme sağlamış, bu nedenle et ve yumurta tavukçuluğunun geliştirilmesinde TİGEM’in büyük bir fonksiyonu kalmamıştır. Kümes hayvancılığının sürdürüldüğü işletmelerde bir adet tavuğun, piyasa değerinin üç katına kadar zarar edildiği görüldüğünden kümes hayvancılığı üretim faaliyetinin kalan üç işletmede de sürdürülmesi mümkün görülmemektedir.
1996 yılında SEK işletmelerinin özelleştirilmesi nedeniyle KİT’lerde pastörize süt, yoğurt, tereyağı ve kaşar peyniri üretimi kalmamıştır. 2000 yılında TİGEM tarafından 652 ton beyaz peynir üretilmiştir. Beyaz peynir üretimi geçen yıla göre %4,2 oranında artarken, Türkiye üretiminin %0,3’ü KİT’ler tarafından gerçekleştirilmiştir.
KİT’lerde çay üretimi 1985 yılına kadar tekel konumunda faaliyet gösteren Çaykur tarafından gerçekleştirilmektedir. Çaykur, Işıklı çay fabrikasının da işletmeye alınmasıyla, 2000 yılında 46 adet tasnifli dökme kuru çay ve 3 adet paketleme fabrikası ile üretimini sürdürmüştür. Özel sektör işletmelerinin sayısının 310 civarında olduğu sanılmaktadır. 2000 yılında Çaykur tarafından 499.099 ton yaş çay alımı yapılarak 91.373 ton tasnifli ve 94.466 ton paketlenmiş çay üretilirken, özel sektörün 250.000 ton yaş çay alımı yaparak 50.000 ton civarında kuru çay ürettiği tahmin edilmektedir. Çaykur 2000 yılı Türkiye çay üretiminin %64,6’sını gerçekleştirmiştir. Türk çayının kalitesi dünya standardının altındadır ve kalite kaybı her geçen yıl sürmektedir. Çayın kalitesinin düşüklüğü teknolojik nedenlerden değil, çay tarımı ve yaş çay alımındaki yanlışlıklardan ileri gelmektedir. Çay tarımı yapılan ekolojilerin üst sınırında bulunduğu için, Türkiye’de kaliteli çay tarımı yapılabilecek alanlar çok kısıtlıdır. Ayrıca, çay tarımı ile tesis ve gübreleme konusunda yapılan hatalar, yaş çay ürünü kalitesinin her geçen yıl daha da düşmesine neden olmaktadır. 1998 yılında 151, 1999 yılında 148 ve 2000 yılında 77 bin ton yaş çay ürünü, Çaykur tarafından, toplama ve göz hatası olarak fazladan alınmıştır. Kaliteli çay üretimi için; yaş çay ürünü alımlarının disipline edilmesi, makasla hasadın kaldırılması için çaba gösterilmesi, eksperlik hizmetlerinin geliştirilmesi, yaşlı çaylıkların yenilenmesi projelerinin uygulamaya konması, çay üreticilerinin eğitilmesi ve organik gübre kullanımının yaygınlaştırılması gerekmektedir.
T.Şeker Fabrikaları A.Ş.’ne bağlı 25 adet şeker fabrikası ile aynı kuruluşun bağlı ortaklığı konumunda olan Adapazarı Şeker Fabrikası A.Ş. ve Baha Esat TekandKütahya Şeker Fabrikası A.Ş. 2000 yılında 2.015 bin ton şeker üretimi gerçekleştirmişlerdir. Üretim 1999 yılına göre %25,6 oranında artmıştır. 2000 yılı Türkiye şeker üretiminin %80,5’i KİT’ler tarafından gerçekleştirilmiştir. 1999 yılından 1.943 bin ton stok devredildiği ve 2000 yılı sonunda devreden stok miktarının da 2.066 bin ton olduğu dikkate alındığında, iç talebin üzerinde bir üretim yapıldığı ve devreden stok miktarının giderek arttığı anlaşılmaktadır. 2001 yılına devreden stok miktarı ülkenin bir yıllık ihtiyacı olan 2 milyon ton düzeyine çıkmış, stok maliyetleri ve finansman giderleri yükselmiştir. Şeker üretimini iç talep ile dengelemek ve pancar üretiminde istikrarı sağlamak için pancar ekiminde 1998 yılı kampanyasından itibaren ton kota uygulamasına geçilmiş, ancak pancar alım fiyatının alternatif ürünlere göre cazip olması nedeniyle pancar ekimindeki fazlalık devam etmiş, kaçak pancar ekimi de istenilen düzeyde önlenememiştir. Şeker birim maliyetinin yaklaşık %60’ını hammadde pancar gideri oluşturmaktadır. Bu nedenle, pancar fiyatı ile pancarda bulunan şeker miktarı, maliyetleri önemli ölçüde etkilemektedir. Çarşamba, Alpullu, Susurluk, Malatya ve Adapazarı şeker fabrikaları civarında bulunan bazı tarım bölgelerinde yetişen pancardaki şeker varlığının çok düşük olması, ekonomik ve teknolojik olarak şeker üretimine uygun olmaması, şeker üretim randımanını ve üretim maliyetlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Adapazarı Şeker Fabrikası A.Ş.’nin birinci derece deprem kuşağında yer alması, 17 Ağustos depreminde meydana gelen zararın 11,2 milyon ABD $’ı tutarında olması ve depremden sonra üretime devam imkanının bulunmaması, yörenin iklim ve toprak özelliklerinin şeker pancarı üretimine uygun olmaması ve düşük kalitede pancar yetişmesi nedenleriyle kârlı ve verimli olarak çalışması imkânı bulunmamaktadır. KİT statüsünde bulunan şeker fabrikalarının büyük bölümü eski fabrikalar olup, iyileştirme ve modernizasyon ihtiyaçları bulunmaktadır.
Sigara, tütün ve tütün mamulleri ile düşük ve yüksek alkollü içkiler Tekel Genel Müdürlüğüne bağlı müessese ve işletmeler tarafından üretilmektedir. Tekel Sigara Sanayii İşletmeleri Müessesesine bağlı 7 adet sigara fabrikası ile bir adet muhtelif ambalaj malzemesi ve matbuat fabrikası; Tekel Alkollü İçkiler Sanayii Müessesesine bağlı 18 adet fabrika, 5 adet imalathane ve 4 adet alkol tağyirhanesi bulunmaktadır. Tekel Genel Müdürlüğü yüksek alkollü içki üretiminde Türkiye’de tek üreticidir. 2000 yılı Türkiye düşük alkollü içki üretiminin %3,1’i ile sigara ve tütün mamulleri üretiminin %62,0’ı Tekel Genel Müdürlüğü’ne bağlı müessese ve işletmeler tarafından üretilmiştir. Tekel Alkollü İçkiler Sanayii Müessesesine bağlı fabrikalardan 5 adedinde rakı hammaddesi suma, 6 adedinde rakı, 5 fabrika ve 5 imalathanede şarap, birer adedinde de viski ve likör (cin, votka, vermut) üretilmektedir. Ayrıca, Temmuz 2000 tarihinde Tarsus suma fabrikası da işletmeye alınmıştır. Tekel, düşük alkolü içkilerden bira üretiminde %2, şarap üretiminde ise %25 civarında bir paya sahiptir. Tekel’in bira ve malt üretimi giderek azalan bir seyir takip etmiştir. Kuruluşun İstanbul ve Ankara bulunan bira fabrikalarının kapatılmasından sonra, bira üretimi yalnızca Yozgat fabrikasında sürdürülmektedir. Bu fabrikanın modernizasyonu tamamlanarak 1998 yılından itibaren kapasitesi 10,5 milyon litreden 13,5 milyon litreye çıkartılmıştır. Buna karşılık özel sektörün bira üretim kapasitesi 800 milyon litredir. 2000 yılı yüksek alkollü içki üretiminin %86’sı rakı, %8’i votka, %3’ü cin, %2’si kanyak ve %1’i de likör, viski, brendi ve vermuttur.
KİT’lerin tekstil sanayii içindeki payı 1950 yılına kadar çok yüksek iken, daha sonra hızlı bir gelişme gösteren ve yatırım yapan özel sektör karşısında, yatırım imkânı bulunmaması nedeniyle gerilemiştir. Dokuma ve giyim sanayiinde Sümer Holding A.Ş.'ne bağlı şirket ve işletmeler faaliyet göstermektedir. 2000 yılı sonu itibariyle Sümer Holding A.Ş.’nin dokuma ve giyim sanayiinde 8 işletmesi ve 5 bağlı şirketi bulunmaktadır. İşletmelerden 6’sı pamuklu, biri yünlü ve biri hazır giyim dalında, şirketlerinin de tamamı pamuklu sanayii dalında faaliyet göstermektedirler. İşletme ve bağlı şirketler, Türkiye’deki iğlerin, pamukluda %2,3’üne, yünlüde %2,6’sına ve bez-kumaş dokuma tezgahlarının %3,6’sına sahip bulunmaktadır.
Halıcılık alanında faaliyet gösteren SümerhalıA.Ş., 2001 yılı itibariyle 1 işletme, 1 fabrika ve 18 halıcılık bölge müdürlüğü veya şefliği ile çalışmalarını sürdürmektedir. Şirketin, yalnız el halısı ve kilim dokuma ile uğraşan Diyarbakır İşletmesi, el halısı üretimi için gerekli iplikleri üreten ve halıların bitim (apre) işlemlerini yapan Isparta Halı Fabrikası ve yalnızca yün iplik üreten Pertek Halı Yün İpliği fabrikası bulunmakta iken; Pertek halı ve yün ipliği fabrikası fason üretim için sipariş alamadığından 06.08.2001 tarih ve 2001/T-26 sayılı YPK kararıyla kapatılmış ve fabrikanın makineleri Isparta fabrikasına taşınmıştır. Sümerhalı A.Ş. yalnız el halısı üretimi yapmakta ve yaptırmakta ve faaliyetlerini İDT statüsünde sürdürmektedir.
Sümer Holdingin, ayakkabı sanayiinde Beykoz işletmesinden başka Doğu Anadolu’da Van, Sarıkamış ve Tercan işletmeleri bulunmaktadır. ÖYK’nın 28.02.2001 tarih ve 2001/21 sayılı kararı ile “Sümer Holding A.Ş.’ye ait Beykoz Deri ve Kundura Sanayii İşletmesi ve Bakırköy Konfeksiyon Sanayii İşletmesinin kapatılmasına ilişkin 09.08.1999 tarih ve 99/54 sayılı ve 12.10.1999 tarih ve 99/54 sayılı kurul kararlarının, sosyal boyutlarda karşılaşılan güçlükler nedeniyle, bahse konu tesislerde çalışanlar hakkında bir düzenleme yapılıncaya kadar uygulanmamasına ve bu kuruluşların normal faaliyetlerinin devamına” karar verilmiştir.
(2) Ara malları üretimi:
KİT’lerin ürettikleri başlıca aramalı çeşitleri aşağıda 56 sayılı çizelgede gösterilmiştir.
Çizelge:56-KİT’lerin
başlıca ara malları üretimi
Çizelgeyi görmek için yukarıdaki linke tıklayınız
1999 yılında Türkiye’de Orman ürünleri sanayii sektöründe faaliyet gösteren KİT’ler, Orüs A.Ş., Seka A.Ş.’nin Bolu işletmesi ve Etağ A.Ş.’dir. 23 işletmesinden 19’u varlık satışı yoluyla özelleştirilen, 1’i de Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne devredilen Orüs A.Ş., 28.02.2000 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında Seka A.Ş. ile birleşmiş ve tüzel kişiliği sona ermiştir. Kalan 3 işletmesi Seka A.Ş.’ye bağlanmıştır. Bu işletmelerden Karacasu İşletmesinde kereste, kontrplak, kaplama ve yonga levha, Akkuş İşletmesinde kereste ve parke, Ardanuç İşletmesinde de kereste fabrikası bulunmasına karşılık 2000 yılında çok az miktarda fason kereste üretimi yapılmıştır. Seka A.Ş.’ye bağlı olan ve orman ürünleri sanayiinde, lif levha ve laminat alanlarında faaliyet gösteren Bolu İşletmesinin sosyal tesis ve lojmanları Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 24.05.2000 tarih ve ÖİB-K-8 sayılı, üretim tesisleri ise ÖYK’nın 20.07.2000 tarih ve 2000/61 sayılı kararı ile özelleştirilmiş, 09.08.2000 tarihinde devir işlemi yapılmıştır. Orman ürünleri sanayii alanında faaliyette bulunarak kontrplak, kontrtabla, yonga levha ve sandık üretimi yapan Etağ A.Ş.’nin, ÖYK’nın 03.11.2000 tarih ve 2000/80 sayılı kararı ile arsa, arazi, binalar ve büro malzemeleri Adalet Bakanlığına bağlı İşyurtları Kurumuna, tesise ve atölyelere ait bütün makine teçhizat ve işletme malzemeleri ise MKE Hurdasan A.Ş.’ye devredilmiştir. Seka A.Ş.’ye bağlı olan üç işletmenin de özelleştirilmesinden sonra orman ürünleri sanayii dalında faaliyet gösteren KİT kalmayacaktır.
Seka, kuruluşundan 1980’li yıllara kadar kağıt-karton üretiminde Türkiye’de tek üretici olmuştur. Türkiye toplam üretimindeki payı 1980 yılında %66’ya, 1990 yılında %56’ya ve 2000 yılında %29’a düşmüştür. Faaliyetlerini 2000 yılında 7 adet kağıt-karton fabrikası, bir adet selüloz fabrikası, bir adet lif levha ve laminat fabrikası ile Orüs A.Ş.’nin Seka A.Ş. ile birleşmesinden sonra yönetimini üstlendiği kereste ve diğer orman ürünleri üreten 3 adet fabrika ile sürdürmüş, Bolu ve Dalaman işletmelerinin özelleştirilmesinden sonra işletme sayısı 10’a düşmüştür. 1999 yılında kağıt üretimindeki düşüşler; İzmit işletmesinde deprem nedeniyle yapılan duruşlardan, Balıkesir işletmesinin Tedaş’a olan borcu nedeniyle uzun süre elektriksiz kalmasından, Aksu ve Kastamonu işletmelerinin uzun süreli talep yetersizliğine bağlı duruşlarından ileri gelmiştir. 2000 yılında bu sorunların büyük ölçüde giderilmesi ile kuruluşun üretimi %32 oranında artmıştır. Seka A.Ş. 2000 yılı kağıt üretiminin %29’unu gerçekleştirmiştir. Kuruluşun özelleştirme programında olması, elemanların 4046 sayılı yasa çerçevesinde diğer kuruluşlara geçmesine ve motivasyonun azalmasına neden olmaktadır.
Sümer Holding A.Ş.’ye bağlı olan Beykoz Deri ve Kundura Sanayii İşletmesi Deri Üretim Tesislerinin faaliyetine, çevre kirliliğine neden olduğu için 23.01.1998 tarihinde son verilmiş ve ara malı üreten deri ve deri mamulleri sanayiinde KİT üretimi kalmamıştır.
Kimya sektöründe alkol (ispirto) üretimi Tekel Alkollü İçkiler Sanayii Müessesesi ve T.Şeker Fabrikaları A.Ş. tarafından yapılmaktadır. Tekel Alkollü İçkiler Sanayii Müessesesi tarafından üretilen alkolün tamamı içki üretiminde kullanılmaktadır. Müessese ayrıca, T.Şeker Fabrikaları A.Ş.’den saf alkol almakta, bunun bir bölümünü içki üretiminde kullanmakta, bir bölümünü de ispirto, tuvalet ispirtosu ve saf alkol gibi ürünler halinde pazarlamaktadır. Türkiye’de, pazar için ara malı olarak alkol üretimi yapan ve satan tek kuruluş T.Şeker Fabrikaları A.Ş.’dir. Bu kuruluşa bağlı Erzurum, Eskişehir, Malatya ve Turhal şeker fabrikaları bünyesinde, şeker fabrikalarının yan ürünü olan melastan alkol üreten fabrikalar bulunmaktadır. Alkol üretimi, şeker üretim prosesinin son aşamasında elde edilen melastan gerçekleştirilmektedir. Melasın bünyesinde %50 oranında bulunan şeker teknolojik olarak geri kazanılamadığı için melas şurubu alkol, yem ve maya üretiminde kullanılmaktadır. Fabrikaların yıllık alkol üretim kapasitesi 57.600 bin litredir. 2000 yılında alkol üretimi geçen yıla göre %34,1 oranında azalmıştır. İç talebin kısıtlı olması ve stokta uzun süre bekletilememesi alkol üretimini kısıtlayan en önemli faktörlerdir. Şeker fabrikalarının yan ürünü olan melasın önemli bir tüketicisi olan ve tam kapasitede yılda 175-200 bin ton melas tüketebilecek olan alkol fabrikalarının üretimlerini artırabilmeleri için, iç ve dış pazarlarda satış imkanlarının araştırılması, mevcut pazar payının artırılması ve çevre sorunlarını giderecek arıtım tesislerinin yapılması gerekmektedir. Ayrıca, 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanununa göre sadece Tekele ve resmi kuruluşlara satış yapabilen T.Şeker fabrikaları A.Ş.’nin, sanayi ve kozmetik sektöründe yer alan kuruluşlara da satış yapabilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gereklidir.
Kibrit üretimi, Tekel Genel Müdürlüğü Sigara Sanayii Müessesesi’ne bağlı Bursa-İnegöl ve Erzincan-Kelkit’te faaliyet gösteren iki adet fabrikada sürdürülmekte iken, İnegöl fabrikasının 1999 yılı Haziran ayında kapatılması ile üretim tek fabrikada sürdürülmeye başlanmıştır. Böylece, Tekel Genel Müdürlüğü’nün 2.860 ton/yıl olan kibrit üretim kapasitesi 1.000 ton/yıl’a düşmüştür. 2000 yılında, gelen talepler doğrultusunda 781 ton üretim yapılmıştır. Sektörde ikame malı olarak çakmak kullanımının artması ve ucuz kibrit ithali nedeniyle oluşan pazar kaybı fabrikanın düşük kapasite ile çalışmasına yol açmaktadır.
ÖYK’nın 13.01.1998 tarih ve 98/8 sayılı kararı ile Sümer Holding A.Ş.’den alınarak Tekel Genel Müdürlüğü’ne devredilen Gemlik Suni İpek ve Viskoz Mamulleri Sanayii İşletmesinde 2000 yılında selofan üretimi yapılmamıştır. İşletme, Tekel Yönetim Kurulunun 12.02.2001 tarih ve 111 sayılı kararı ile Yaprak Tütün İşletmeleri ve Ticareti Müessesesine bağlanmış, Müessese tarafından faaliyeti durdurulan İşletmedeki işçiler muhtelif birimlere nakledilmişlerdir.
Sümer Holding A.Ş.’ye bağlı Tarsus Mensucat Boyaları Sanayii İşletmesi, tekstil boyar maddeleri üretiminde azot ve kükürt boya sınıfındaki boyar maddeleri üretmektedir. Ancak üretilen türdeki boyar maddelerin pazarlamasındaki zorluklar, daha ucuz ve değişik türdeki ithal boyar maddelerle rekabetin zorluğu, üretimin giderek azalmasına ve bu işletmenin yıllardır düşük kapasite ile çalışmasına neden olmuştur. İşletmenin üretimi son beş yıl içinde %84,3 oranında azalarak 2000 yılında 54 tona düşmüştür. 2000 yılında reaktif ve kükürtlü boya üretilmemiş, azo boyalarında da kapasite kullanım oranı %9 olmuştur. ÖYK’nın 10.10.2000 tarih ve 2000/75 sayılı kararıyla, İşletmenin kullanımındaki arazi ile üzerindeki taşınmazların Tarsus Belediyesi’ne tahsis edilmek üzere Maliye Hazinesi’ne devredilmesine ve İşletmenin kapatılarak işçilerin Sümer Holding bağlı ortaklığı olan Akdeniz Dokuma Sanayii T.A.Ş.’ne nakledilmesine karar verilmiştir. İşletmenin Tarsus Belediyesine devri 21.12.2000 tarihinde tamamlanmış ve boya üretimi alanında faaliyet gösteren KİT kalmamıştır.
Kimya ürünlerinden Sudkostik, hipoklorit ve gaz klor Seka A.Ş. ile Petkim A.Ş. tarafından üretilmektedir. Seka A.Ş.’nin İzmit ve Dalaman işletmelerinde klor fabrikaları bulunmaktadır. İzmit İşletmesi klor fabrikasının çevre kirliliği yaratması nedeniyle kapatılmasından ve Dalaman İşletmesinin Özelleştirme Yüksek Kurulunun 18.01.2001 tarih ve 2001/04 sayılı kararı ile özelleştirilmesinden sonra gaz klor, sudkostik ve hipoklorit üreten KİT olarak yalnız Petkim A.Ş. kalmıştır. Bu nedenle, 2000 yılında, geçen yıla göre, KİT’ler tarafından üretilen gaz klor miktarı %22,5, sudkostik miktarı %24,1 ve hipoklorit miktarı %98,6 oranında azalmıştır.
Morfin, TMO Bolvadin Afyon Alkoloidleri fabrikasında üretilmektedir. Monopol olan fabrikanın 2000 yılı üretimi geçen yıla göre %4,6 oranında azalmıştır. Asit borik, boraks, sodyum perborat üretimi Eti Holding’e bağlı Eti Bor A.Ş. tarafından, alüminyum hidrat üretimi Eti Alüminyum A.Ş. tarafından, karpit üretimi de Eti Krom A.Ş. tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu üretimlerde Eti Holding ve bağlı şirketleri tek üretici durumundadırlar. Geçen yıla göre, alüminyum hidrat üretimi %3,9 oranında azalırken, diğer ürünlerde %2,6 ile %75,6 arasında değişen oranlarda üretim artışı meydana gelmiştir. Türkiye’de petrokimya ürünleri tek üretici olan Petkim Petrokimya Holding A.Ş. tarafından üretilmekte olup, bu ürünlerin yurt içi talep artış hızı dünya ortalamasının iki katından fazladır. Artan yurt içi talebe karşılık yeni yatırımların yapılmaması nedeniyle 1991 yılında %63 olan Petkim’in pazar payı 2000 yılında %35’e düşmüştür. Talebin %65’lik bölümü ise ithalatla karşılanmaktadır. Petkim Bakanlar Kurulunun 11.09.1987 gün ve 87/12184 sayılı kararı ile özelleştirme kapsamına alınmıştır. Üretim miktarlarında yıllar itibariyle fazla bir değişiklik bulunmayan Yarımca ve Aliağa Kompleksleri yüksek kapasite kullanım oranlarıyla çalışmaktadır. Ülkemizde petrokimya sanayiinin kullandığı nafta hammaddesinin büyük bölümü Tüpraş rafinerilerinden, bir bölümü de ithal yoluyla karşılanmaktadır. Tüpraş rafinerilerinde yapılmakta olan ve nafta işleyerek daha ileri ürünler elde etmeyi amaçlayan yatırımların bitirilmesinden sonra Tüpraş rafinerilerinden nafta alım imkanı kalmayacak ve gerekli hammaddenin tamamı ithal edilecektir.Türkiye’de 4’ü kamu, 1’i özel olmak üzere 5 petrol rafinerisi bulunmaktadır. Beş rafinerinin toplam yıllık kapasitesi 32 milyon tondur. Bu kapasitenin %86,3 oranındaki 27,6 milyon tonu Tüpraş’a bağlı İstanbul, İzmir Aliağa, Batman, Kırıkkale rafinerilerine, %13,7 oranındaki 4,4 milyon tonu da Ataş’a aittir. 2000 yılında 21,3 milyon tonu Tüpraş rafinerilerinde ve 2,9 milyon tonu Ataş rafinerisinde olmak üzere toplam 24,2 milyon ton ham petrol işlenmiş, Tüpraş rafinerilerinin kapasiteden yararlanma oranı %77,2 ve Ataş’ın kapasiteden yararlanma oranı %65,9 olmuştur. Tüpraş bazı ürünlerde tek üretici, bazılarında ise en büyük üretici konumundadır.
Gübre üretiminde faaliyet gösteren Türkiye Gübre Sanayii A.Ş. (Tügsaş), bağlı kuruluş statüsündeki dört adet şirketi ile (Kütahya, Samsun, Gemlik ve Elazığ) 1.776.500 ton/yıl üretim kapasitesine sahiptir. Kütahya Gübre Sanayii A.Ş. patlayıcı madde olan “teknik amonyum nitrat (TAN)” üretimi de yapmakta ve bu konuda Türkiye’de tek üretici konumunda bulunmaktadır. Türkiye toplam kapasitesinin %31’i Tügsaş A.Ş.’nin elindedir. İstanbul Gübre Sanayii (İgsaş) A.Ş. ise kompoze gübre ve üre üretimi yapmakta, yurt içi toplam gübre üretiminin %7’sini gerçekleştirmektedir.
Çitosan bünyesinde bulunan bütün şirketlerin özelleştirilmesi ile çimento ve toprak sanayii sektöründe üretim yapan KİT kalmamıştır.
Türkiye 1980’li yıllarda 2,5 milyon ton dolaylarındaki çelik üretimi ile dünyada 33. sırada iken 1980-1995 döneminde ağırlıklı olarak hurdaya dayalı ark ocaklı tesislere yapılan yatırımlarla tesis sayısını 20’ye ve üretim kapasitesini 20 milyon tona çıkartarak dünyanın önde gelen çelik üreticileri arasına girmiş ve 2000 yılında dünya sıralamasında 17. duruma gelmiştir. Türkiye’de çelik üretim kapasitesinin %64’ü ark ocaklı tesislere, %36’sı da entegre tesislere aittir. Gelişmiş ülkelerde üretilen çeliğin %70’ini entegre tesisler, %30’unu da ark ocaklı tesisler gerçekleştirmektedir. Bu durum 2000 yılında 6,6 milyon ton hurda demir ithaline neden olarak Türkiye’nin dünyanın en büyük hurda demir ithalatçıları arasına girmesine neden olmuştur. Türkiye’deki tesislerin tamamı uzun ürün üretmekte, yalnızca Erdemir A.Ş. yassı ürün üretebilmektedir. Gelişmiş ülkelerde toplam üretimin %65’ini yassı ürünler oluştururken, Türkiye’de bu oran %17’dir. Türkiye’de uzun ürünlerde üretim fazlalığı, yassı ürünlerde ise üretim açığı bulunmaktadır. 2001 yılında yassı ürün üretim açığı 4 milyon ton, uzun ürün üretim fazlalığı ise 5 milyon tondur. Demir çelik işletmelerinin özelleştirilmesi 1994 yılında Kardemir A.Ş. ile başlamış, 1998 yılında Sivas Demir Çelik A.Ş. ve 2000 yılı içinde de Özelleştirme Yüksek Kurulunun 08.08.2000 tarih ve 2000/65 sayılı kararıyla Asil Çelik A.Ş. özelleştirilmiştir. İsdemir A.Ş.’nin de 2001 yılı içinde Erdemir A.Ş.’ye devri ile Demir Çelik alanında üretim yapan KİT kalmamıştır.Demir dışı metallerden alüminyum üretiminde Eti Alüminyum A.Ş. Türkiye’de tek üretici konumundadır. Seydişehir Alüminyum Tesislerinde yılda 460 bin ton boksit cevheri işleme ve 60 bin ton sıvı alüminyum üretim kapasitesine sahip olan Şirket, yurtiçi talebin %30’unu karşılamaktadır. Ülkenin boksit rezervlerinin zenginliği, tesislerin boksit yataklarına ve pazara yakınlığı dikkate alındığında Eti Alüminyum A.Ş. bir çok yurtdışı üreticiye kıyasla daha avantajlı durumdadır. Gelişen teknoloji karşısında teknolojik yenilenmeye tâbi tutulmadan üretime devam eden Seydişehir Alüminyum Tesislerinin, kapasite artırımı, kalitenin iyileştirilmesi ve enerji tüketiminin azaltılmasına yönelik modernizasyon yatırımlarının yapılması gerekmektedir.
Blister bakır, Karadeniz Bakır İşletmeleri (KBİ) A.Ş. Samsun İşletmesi izabe tesislerinde üretilmektedir. Murgul’da üretilen konsantre bakır cevherinin yetmemesi nedeniyle tesisin geri kalan konsantre bakır ihtiyacı Etibakır A.Ş.’den, az miktarda da olsa yerli konsantre bakır üreticilerinden ve önemli ölçüde ithal yoluyla karşılanmaktadır. Blister bakır satış fiyatları Londra metal borsasında teşekkül eden fiyatlar esas alınarak belirlenmektedir. 2000 ve 2001 yıllarında fiyatlar, İşletme birim ticari maliyetlerinin altında kalmıştır. Şirket bir yandan yeterli rezerve sahip olmadığından hammadde ithal etmekte, diğer taraftan ürününü pazarlamakta zorluk çekmekte ve ihracata yönelmektedir. Mevcut maden rezervini kullanarak ülke ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan Şirket, maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle giderek daha fazla kaynak tüketen bir yapıya bürünmektedir.
ÇİNKUR A.Ş.’nin özelleştirilmesinden sonra çinko ve kadmiyum üretiminde faaliyet gösteren KİT kalmamıştır.
(3) Yatırım malları üretimi:
KİT'ler tarafından üretilen başlıca yatırım malları 57sayılı çizelgede gösterilmiştir.
Çizelge:57-KİT’lerin başlıca yatırım malları üretimi

2000 yılı metal yapı malzemesi üretiminin 4.666 tonu Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’nin makine fabrikalarında, 2.180 tonu da Gerkonsan A.Ş.’de gerçekleştirilmiştir. Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’nin Afyon, Ankara, Eskişehir, Erzincan ve Erzurum’da olmak üzere 5 adet makine fabrikası ile Ankara’da bir adet Elektromekanik aygıtlar fabrikası bulunmaktadır. Bu fabrikaların 2000 yılı kapasite kullanım oranı %55 olmuştur. Makine fabrikalarında yeni yatırımların olmaması, işçilik giderlerinin yükselmesi, imalat tezgahlarının teknolojik gelişmelere ayak uyduramaması, yenileme yatırımlarının zamanında yapılmaması, maliyetleri yükseltmektedir. Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Özelleştirme Yüksek Kurulunun 20.12.2000 tarih ve 2000/92 sayılı kararı ile özelleştirme kapsamına alınmıştır. Gerkonsan A.Ş. de çelik konstrüksiyon ve teknik teçhizat üretmekte, sipariş üzerine üretim yapmaktadır. 1999 yılı Ekim ayında, Şirket özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır.
Lisans anlaşması çerçevesinde takım tezgahları üreten, daha sonraları bilgisayar destekli tezgah üretimine de başlayan Takım Tezgahları sanayi ve Ticaret A.Ş.(Taksan) A.Ş., gelişen tezgah teknolojisine ayak uyduramamakta ve piyasa istekleri karşısında yetersiz kalmaktadır. Taksan A.Ş. 2000 yılında 333 adet tezgah üretmiştir. Tezgahların teknolojik gelişmelere uyumlu olmaması ve ithal tezgahlarla rekabetin güçlüğü, satışları ve üretimi olumsuz yönde etkilemektedir. Şirket Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 18.08.1998 tarihli kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır.
Kamu kesiminde, tarım traktörü Türkiye Zirai Donatım (TZD) A.Ş. ve Tümosan A.Ş. tarafından üretilmektedir. TZD A.Ş.’ye bağlı Adapazarı Traktör Fabrikası 2000 yılı itibariyle Türkiye traktör kurulu kapasitesinin %12,1’ine, fiili üretimin de %4’üne sahip bulunmaktadır. Kurulu kapasitesi 15.000 adet/yıl olan bu fabrika 1962 yılında kuruluşundan bu yana 5.000 adet/yıl üretimin üstüne çıkamamıştır. Şirketin pazar payı %6’ya kadar düşmüştür. TZD A.Ş. özelleştirme kapsam ve programındadır. Bu sektörde bulunan ikinci kuruluş olan Tümosan A.Ş.’nin traktör üretim kapasitesi 15.000 adet/yıl ve Traktör motoru üretim kapasitesi 25.000 adet/yıl’dır. Traktör piyasasında %4’lük bir paya sahip olan Tümosan A.Ş.’nin ÖYK’nın 05.07.2000 tarih 2000/55 sayılı kararı ile ihaleyi kazanan firmaya devredilmesi öngörülmüş, ancak ihaleyi kazanan ortak girişim gurubunun üç kez süre uzatımına karşın sözleşme imzalamaması nedeniyle teminatı irat kaydedilmiş, ikinci sırada olan girişim gurubuna teklif götürülmüştür. Bu gurubun da süre uzatımı talebi uygun görülerek, 19.12.2001 tarihine kadar süre uzatımı verilmiş olmasına karşılık devir gerçekleştirilememiştir. 2002 yılında Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Şirket’in Sümer Holding A.Ş. ile birleştirilmek suretiyle tüzel kişiliğinin sona erdirilmesi kararlaştırılmıştır.
ELSA Elektrik Sayaçları Sanayi ve Ticaret A.Ş. 1965 yılında elektrik sayacı üretim tesisinin açılışından sonra yurtiçi sayaç talebinin tamamına yakın kısmını karşılarken, bu gün monofaze sayaçta %5’ini, trifaze sayaçta ise %15’ini karşılar duruma gelmiş ve üretimi geçen yıla göre %19,0 oranında azalmıştır. Birim maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle pazarın büyük bölümünü rakip firmalara bırakmak zorunda kalan ve faaliyetini dokuz yıldır şirket statüsünde sürdüren ELSA A.Ş., kârlı ve verimli bir çalışma gösterememesi ve işletme faaliyetlerinin şirket olmadan önceki düzeyinden daha geri kalması nedeniyle Yüksek Planlama Kurulunun 08.12.1998 tarih ve 98/T-65 sayılı kararı doğrultusunda tasfiyesiz infisah hükümlerine tabi tutularak, faaliyetlerini 01.08.1999 tarihinden itibaren Fişeksan A.Ş.’nin işletmesi statüsünde sürdürmeye başlamıştır. İşletmenin daha ziyade emek yoğun üretim yapısı yanında, işçi memur dağılımındaki dengesizlikler, yüksek personel giderleri ile ürün maliyetini oluşturan diğer giderlerin yüksek düzeyde seyretmesi, iç piyasada diğer firmalarla rekabet etmesini olumsuz yönde etkilemektedir.
Ankara ve Aydın’da iki tesisi bulunan Testaş A.Ş., direnç, kondansatör gibi pasif devre elemanlarını üreten Aydın tesislerinin 1995 yılında özelleştirilmesi ile bu üretimlerine son vermiştir. Taksimetre üretilen Ankara tesisleri ise 11.03.1998 tarihli ÖYK kararı ile ODTÜ'ye devredilmiştir.
TCDD’nin bağlı ortaklıkları olan Tüdemsaş yük vagonu yapımı ve onarımı, Tülomsaş lokomotif ve yük vagonu bakım ve onarımı, Tüvasaş da yolcu vagonu yapım ve onarımı alanlarında faaliyet göstermektedir. Adapazarı’nda kurulmuş bulunan Tüvasaş, 1999 yılında 35 adet lüks yataklı vagon imalini programlamış ancak, 17 Ağustos depremi nedeniyle 20 adet vagon imalatından sonra üretimi durdurmak zorunda kalmıştır. Depremde tezgahların %50’si hasar görmüş, %10’u kullanılamaz duruma gelmiştir. 2000 yılında 2 adet lüks yataklı vagon imal edilmiştir. 2000 yılında Tüdemsaş, TCDD’nin siparişi olmadığı için yük vagonu üretimi yapmamış, 50 adet yük vagonu Tülomsaş tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu üç şirketin faaliyetlerini TCDD’nin talebi belirlemekte ve ana kuruluşun sorunları bu şirketleri doğrudan etkilemektedir.
2000 yılı itibariyle Türkiye’de gemi inşa kapasitesi 846.370 DWT/yıl olup, bu kapasitenin %70’i özel sektöre, %30’u da kamu sektörüne aittir. Türkiye Gemi Sanayii A.Ş.’ye ait Pendik ve Alaybey tersaneleri, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 12.10.1999 tarih ve 99/71 sayılı kararı ile Milli Savunma Bakanlığına tahsis edilmek üzere bilabedel Maliye Hazinesine devredilmiştir. Bu karar doğrultusunda Pendik Tersanesinin 05.11.1999, Alaybey tersanesinin de 18.11.1999 tarihinde işçileri ile birlikte Milli Savunma Bakanlığına devir işlemleri tamamlanmıştır. ÖYK 18.04.2000 tarihinde, Haliç Tersanesinin İ.Ü. Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsüne, Camialtı Tersanesinin de İstanbul İl Özel İdaresine tahsisi için Maliye Hazinesine devrini kararlaştırmıştır. Ancak, 28.02.2001 tarihinde Özelleştirme Yüksek Kurulu; sosyal boyutlarda karşılaşılan güçlükler nedeniyle çalışanlar hakkında bir düzenleme yapılıncaya kadar Haliç ve Camialtı tersanelerinin normal faaliyetlerine devam etmesine karar verilmiş ve bu tersaneler için daha önce alınan devir kararları uygulanmamıştır. Bu iki tersanenin de devri ile Şirketin üretim ünitesi kalmayacaktır. Türkiye Gemi Sanayii A.Ş.’nin 1999 yılında dört adet tersanesi bulunmakta iken, 2000 yılında 2 adet tersanesi kalmış, kalan tersanelerin devri söz konusu olduğu için yeni iş alınmamış, eldeki işlerin bitirilmesine çalışılmıştır. 2000 yılında yapılmakta olan gemilerden 10 adedi teslim edilmiş, kalan iki adet geminin de 2001 yılı içinde teslim edilmesiyle, bu iki tersanede inşası devam eden gemi kalmamıştır.
bc)Enerji (ikincil enerji) sektörü:
KİT’lerin ikinci enerji kaynağı üretimi 58 sayılı çizelgede gösterilmiştir.
Çizelge:58- İkincil enerji kaynakları

2000 yılı sonu itibariyle Türkiye’deki kurulu gücün %65,9’u TEAŞ, %12’si TEAŞ bağlı ortaklıkları, %11’i otoprodüktörler, %7,3’ü üretim şirketleri, %2,2’si ayrıcalıklı şirketler, %1,2’si işletme hakkı devredilen santraller ve %0,3’ü de mobil santrallere aittir. Kurulu gücün 77,9’u kamu mülkiyetinde, %22,1’i de özel sektörün mülkiyetinde bulunmaktadır. Toplam kurulu gücün %58,9’u termik, %40,9’u hidrolik ve %02’si de rüzgar gücüne dayanmaktadır. Buna karşılık, yurtiçi elektrik enerjisi üretiminin, %62,4’ü termik santraller, %37,6’sı da hidrolik santraller tarafından gerçekleştirilmiştir. 2000 yılında Türkiye elektrik enerjisi üretimine TEAŞ’ın katkısı %59, bağlı ortaklıkların katkısı %16 ve diğer üretici kuruluşların katkısı %25 olmuştur. Aynı yıl kurulu güce ilâve edilen 1.147,3 MW’ın, %37,7 oranındaki 432,6 MW’ı TEAŞ’a, %62,3 oranındaki 714,7 MW’ı da özel sektöre aittir. 2000 yılında TEAŞ tarafından 73.942 GWh ve bağlı ortaklıkları tarafından 19.292 GWh elektrik enerjisi üretilmiştir. TEAŞ tarafından üretilen elektrik enerjisinin 46.095 GWh’ı termik, 27.772 GWh’ı hidrolik ve 75 milyon kWh’ı da jeotermal santrallerden elde edilmişlerdir. TEAŞ’ın 17.967,9 MW olan kurulu gücünün %44,4’ü termik, %55,6’sı da hidrolik santrallerden oluşmaktadır. Kurulu güç olarak hidrolik santrallerin ağırlığına karşın üretimin %62,4’ü termik, %37,6’sı da hidrolik santrallerde elde edilmişlerdir. Hidrolik santrallerin mevsim şartlarına bağlı olarak çalışmaları, Türkiye’de akarsu rejiminin düzensiz oluşu ve hidrolik santrallerin emre amadelik açısından kontrolünün güç oluşu nedenleriyle, kurulu güçleri ile aynı oranda yararlanılması mümkün olamamaktadır. Termik üretim içinde linyit ve doğal gaza dayalı tesisler ağırlıktadır.
2000 yılında İskenderun Demir Çelik A.Ş. tarafından yan ürün olarak 1.303 bin ton kok ve kok tozu üretilmiştir. Kok kömürü üretiminde yerli taşkömürünün kalite ve miktar yönünden yetersiz olması kömür ithalatını zorunlu kılmaktadır. Kok kömürü üretimi, İsdemir A.Ş. tarafından ithal edilen koklaşabilir kömürün kok bataryalarında kok gazı ve yüksek fırın gazı ile ısıtılarak koklaştırılması suretiyle gerçekleştirilmektedir. Özelleştirme Yüksek Kurulunun 08.02.2001 tarih ve 8/2001 sayılı kararı ile İsdemir A.Ş’nin, Erdemir A.Ş.’ye devri kararlaştırıldığından kok üreten KİT kalmamıştır.
c)Hizmetler sektörü:
ca)Ulaştırma-haberleşme
(1) Ulaştırma:
Ulaştırma sektöründe faaliyet gösteren KİT’lerin başlıca üretimleri
59 sayılı çizelgede gösterilmiştir.
Çizelge: 59 -KİT’lerin başlıca ulaştırma hizmetleri üretimi

2000 yılında Türkiye’de yolculuk yapanların %95,2’si karayolu, %3,0’ı demiryolu ve %1,8’i havayolu ile taşınmıştır. Yük taşımalarının ise, %94,1’i karayolu, %5,8i demiryolu ve %0,18’i hava yolu ile gerçekleştirilmiştir.
Ulaştırma sektöründe demiryolu ulaşımı Türkiye’de tekel olan TCDD tarafından gerçekleştirilmektedir. 2000 yılında taşınan yolcuların, %27’sini oluşturan 1.592 milyon yolcu-km banliyö, %73’ünü oluşturan 4241 milyon yolcu-km de ana hat yolcusudur. Geçen yıla göre, ana hat ve banliyö yolcu taşımalarında sırasıyla, %1 ve %15 oranlarında bir azalma olmasına karşın, feribotla yolcu taşımada %18 oranında bir gelişme sağlanmıştır. Yük taşımacılığında geçen yıla göre ana hatlarda %2 ve feribot taşımacılığında %107 oranında artış meydana gelmiştir.
Denizyolu yolcu ve araç taşımacılığı Türkiye Denizcilik İşletmeleri (TDİ) A.Ş.’nin Denizyolları ve Şehir hatları işletmeleri tarafından, yük taşımacılığı ise Deniz Nakliyat T.A.Ş. tarafından yapılmaktadır.
TDİ Denizyolları İşletmesi 2000 yılında 4 adedi yolcu ve 8 adedi feribot olmak üzere 12 gemi ile faaliyette bulunmuştur. 1999 yılında Ayvalık ve Bozcaada gemileri satışa çıkarılmış, ancak satılamadığı için filoda kalmışlardır. İşletme filosunda bulunan gemilerden beşi için Uluslararası Güvenli Yönetim Sertifikası (ISM) alınmış olup bunlar uluslararası sularda çalışabilmektedirler. ISM belgesi alınmamış, mevcut donanımları ve dizaynları itibariyle bu belgeyi almaları ve kârlı çalışmaları mümkün olmayan, buna karşın iç hatlarda sefer yapan gemilerin bir program dahilinde filodan çıkartılması gerekmektedir. Bu çerçevede, Bandırma Feribotu şehir hatları işletmesine, Bozcaada gemisi de Kıbrıs Türk Denizcilik Ltd. Şti.’ne devredilmiştir. Şirket gemilerinin özeleştirilmesi için 1998 ve 2001 yılları arasında dört kez ihaleye çıkılmış, ancak sonuç alınamamıştır. Rasyonel ve kârlı çalışması mümkün olmayan dört adet geminin (Truva, Yeşilada, Avşa ve Ayvalık) hurdaya ayrılarak MKE Hurdasan A.Ş.’ye satılması çalışmaları 2001 yılı içinde sürdürülmektedir. 2000 yılında iç hatlarda 523 sefer yapılarak, geçen yıla göre %7 artış sağlanırken, dış hatlarda 273 sefer yapılmış ve geçen yıla göre sefer sayısında %6 oranında azalma olmuştur. 1999 yılına göre, iç hatlarda yolcu taşımacılığında %9, araç taşımacılığında %6 ve yük taşımacılığında %8 oranında; dış hatlarda da yolcu taşımacılığında %16, araç taşımacılığında %20 ve yük taşımacılığında %24 oranında azalma meydana gelmiştir. TDİ Şehir hatları İşletmesi 2000 yılında 38 yolcu gemisi, 23 araba vapuru, 12 motorbot ve iki yakıt tankeri olmak üzere 75 gemi ile çalışmalarını sürdürmüştür. Şehir hatları işletmesinin sürdürmekte olduğu İzmir yolcu ve araç taşımacılığı Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 04.02.2000 tarihli kararıyla İzmir Büyükşehir Belediyesine devredilmiştir. Devir protokolü gereğince iki adet yolcu vapuru ile bir adet araba vapuru İzmir Büyükşehir Belediyesine devredilmiş, İzmir’de çalışan iki adet motorbot da getirtilerek şehir hatları işletmesi filosuna dahil edilmişlerdir. Ayrıca, T. Gemi Sanayii A.Ş. tersanelerinde imal edilen iki adet 112 oto kapasiteli araba vapurundan ilki 28.07.2000 tarihinde filoya dahil edilmiştir. Şehir hatlarında taşınan yolcu sayısı 1999 yılına göre %6 oranında azalarak 59 milyon kişi olmuştur. Şehir hatlarında taşınan yolcu sayısı, son yıllarda özel motorlarla yapılan ucuz taşımacılık ile belediye tarafından deniz otobüsleri ile yapılan hızlı ve konforlu taşımacılık nedeniyle giderek azalmıştır. 1999 yılında %22 olan yolcu taşımada kapasiteden yararlanma oranı, aynı seviyede kalmış, araç taşımada kapasiteden yararlanma oranı ise %46’dan %45’e düşmüştür.
1999 yılında 29 adet çeşitli tip ve tonajda gemi ile yük taşımacılığı faaliyeti yapan Deniz Nakliyat T.A.Ş’ın özelleştirilmesi için yapılan ihale 03.03.2000 tarih ve 2000/16 sayılı ÖYK kararı ile onaylanmış, 24.03.2000 tarihinde hisse satış sözleşmesi imzalanmış ve 24.03.2000 tarihinde Şirket fiilen özelleştirilmiştir. Bu nedenle, 2000 yılında KİT’ler tarafından yapılan yük taşımacılığında büyük ölçüde bir azalma meydana gelmiş, esas olarak yolcu ve araç taşımacılığı alanında çalışan Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. tarafından yapılan az miktardaki yük taşımacılığına tabloda yer verilmiştir.
Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü 1997 yılına kadar TDİ bünyesinde bir işletme olarak faaliyet göstermiş, daha sonra 12.05.1997 tarih ve 97/9466 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla Kamu İktisadi Kuruluşu statüsü ile faaliyet göstermeye başlamıştır. Kuruluş, 2000 yılında 377 adet fener, sis düdükleri ve şamandıralarla kıyı emniyeti hizmeti görevini, dört adet kurtarma gemisi ve 7 adet yangın söndürme römorkörü ile de kurtarma hizmetini yürütmüş, 7 adedi Türk bayraklı olmak üzere 12 gemiye kurtarma hizmeti verilmiştir.
Havayolu taşımacılığında, THY’nin 2000 yılında arz ettiği koltuk, geçen yıla göre %13 oranında artarak 26.001 milyon koltuk.km olurken, ücretli yolcu %25 oranında artmış ve 17.396 milyon koltuk.km olarak gerçekleşmiştir. 1997 yılında %69, 1998 yılında %65 ve 1999 yılında %60 olan kapasiteden yararlanma oranı, 2000 yılında %67 olmuştur. THY tarafından yapılan seferlerden bir bölümünün doluluk oranları çok düşüktür. İç hatlarda 2000 yılında geçen yıla göre, konma sayısı %0,1, uçulan km %0,9, arz edilen koltuk %1,8, ücretli yolcu %6,4 ve yolcu doluluk oranı %4,6; Dış hatlarda ise konma sayısı %8,2, uçulan km %10,1, arz edilen koltuk %15,5, ücretli yolcu %31,1 ve yolcu doluluk oranı %13,6 oranında artmıştır. 2000 yılında 21.752 saat tehir meydana gelmiş ve tehir miktarı geçen yıla göre %16 oranında artmıştır. 2000 yılında, Türkiye sivil havacılığında çalışan 135 uçağın %54,1’i oranında 73 adedi; toplam 22.966 adet koltuk kapasitesinin %51,9’u oranında 11.620 adedi ve taşınan toplam 18.943.389 yolcunun %63,5’i oranında 12.030.747 adedi THY A.O.’na aittir.
Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ) yerli ve yabancı menşeli ham petrolün borularla taşınması yanında, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve boru gazının satın alınması, yurt içinde taşınması ve ana müşterilere satılması ile görevlidir. 2000 yılında taşınan doğalgaz miktarı 1999 yılına göre %10,1 oranında artış göstermiştir.
Petrol ve petrol ürünleri taşımacılığı Deniz İşletmeciliği ve Tankerciliği A.Ş. (DİTAŞ) ile yapılmaktadır. Bu şirket, muhtelif tonajda deniz tankeri alarak, inşa ettirerek veya kiralayarak, bunları ham petrol ve petrol ürünleri taşımacılığında kullanmak amacıyla kurulmuştur. Şirket kendisine ait 14.800 dwt’luk tankerle 2000 yılı petrol ürünü taşımacılığının %62’sini gerçekleştirmiştir. Ayrıca, Şirket için Güney Kore’de yaptırılan 165.000 dwt’luk bir tanker de 2001 yılı sonunda teslim alınmıştır. Şirket faaliyetinin %98’ini Tüpraş adına yapılan taşımalar oluşturmaktadır. YPK’nın 25.11.1993 tarih ve 93/35 sayılı kararı ile DİTAŞ’ın özelleştirilmesine karar verilerek hisseleri Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığına (Özelleştirme İdaresi) devredilmiştir.
POAŞ’a ait bir adet tankerle de az miktarda petrol ve petrol ürünleri taşımacılığı yapılmakta ise de, şirketin ÖYK’nın 21.04.2000 tarih ve 2000/37 sayılı nihai devir kararı ve 21.07.2000 tarihinde yapılan hisse satış sözleşmesi ile %51 oranındaki hissesi satılmıştır.
(2) Haberleşme:
KİT’lerin başlıca haberleşme hizmetleri üretimi 60 sayılı çizelgede gösterilmiştir.
Çizelge:60 -KİT’lerin başlıca haberleşme hizmetleri üretimi

Haberleşme sektöründe posta hizmetleri, Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT) tarafından yürütülmektedir. Gerek elektronik postanın, gerekse özel kargo ve koli şirketleri ile bankacılık hizmetlerinin gelişmesi, posta hizmetlerinde ana hizmet gurubu olarak kabul edilen mektup postası, koli ve havale hizmetlerinin rekabet ortamına girmesine neden olmuştur. PTT tarafından görülen bu hizmetler giderek azalmaktadır. 1991 yılında 1,2 milyar adet olan mektup postası gönderileri, 2000 yılında 966 milyon adede; 1991 yılında 1,8 milyon adet olan koli trafiği, 2000 yılında 785 bin adede ve 1991 yılında 24,3 milyon adet olan posta çeki sayısı, 2000 yılında 7,6 milyon adede kadar gerilemiştir. Telgraf hizmetleri ise teknolojik ve ekonomik önemini büyük ölçüde yitirmiş olup, minimum düzeye (1,8 milyon adet) inmiştir. APG (Acele Posta Gönderileri) istikrarlı bir şekilde artmaktadır. Havale hizmetleri de elektronik bankacılıktaki gelişme nedeniyle yıldan yıla azalmaktadır.
Telefon görüşmelerine ilişkin hizmetler Türk Telekomünikasyon A.Ş. (Türk Telekom) tarafından yürütülmektedir. Şirket, 27.01.2000 tarih ve 4502 sayılı kanun gereğince her türlü telekomünikasyon hizmetlerini yürütmeye ve telekomünikasyon altyapısını işletmeye yetkili olup, telekomünikasyon üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden hizmetlerinde de 31.12.2003 tarihine kadar tekel hakkına sahiptir. Telefon görüşmelerinde, 1999 yılına göre 8,9, uluslar arası görüşmelerde ise %4,7 oranında artış sağlanmıştır.
cb) Ticaret sektörü:
Ticaret sektöründe Devlet Malzeme Ofisi (DMO), Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Türkiye Zirai Donatım A.Ş. (TZD) ve Petrol Ofisi A.Ş. (POAŞ) faaliyette bulunmaktadır.
Kamu kuruluşlarının ihtiyaç duydukları malzemeleri tek elden, topluca, zamanında, istenilen kalitede ve uygun fiyatlarla temin etmek amacıyla faaliyet gösteren DMO’ya bağlı iki adet müessesede üretim faaliyeti yapılmaktadır. İstanbul’da bulunan Basım Müessesesi’nde ağırlıklı olarak Maliye Bakanlığı, TEDAŞ, TEAŞ, Türk Telekom, üniversiteler ve çeşitli kamu kuruluşlarının basılı evrak ihtiyaçlarının karşılanması yanında klasör üretimi yapılmaktadır. İzmit’te bulunan İmalat Müessesesi’nde ise dosya, arşiv kutusu, zarf, toplu iğne, ataş vb. malzeme üretimi yapılmaktadır. Basım Müessesesinde, baskı atölyesinde 11 baskı, 7 harman makinesi; klasör atölyesinde 5 ve cilt atölyesinde 22 makine ile üretim yapılmaktadır. 2000 yılında, 1999 yılına göre, baskı üretimi %6 oranında azalırken, kapasiteden yararlanma oranı %75; klasör üretimi %4 oranında azalırken, kapasiteden yararlanma oranı %53 olarak gerçekleşmiştir. İmalat Müessesesinde, zarf atölyesi, keski atölyesi, toplu iğne atölyesi ve dosya atölyesi bulunmaktadır. 2000 yılında, geçen yıla göre, zarf üretimi %26, toplu iğne üretimi %36 ve dosya üretimi %3 oranında artarken, keski atölyesindeki üretim miktarı %18 oranında azalmıştır. Kapasiteden yararlanma oranları, zarf atölyesinde %77, toplu iğne atölyesinde %136, dosya atölyesinde %103 ve keski atölyesinde %82 olmuştur.
TMO’nun ana görevi hububat alımı ve bu ürünlerin piyasada istikrarının temin edilmesi olduğundan, kuruluş esas itibariyle ticari bir faaliyette bulunmaktadır. TMO 2000 yılında 2.959 bin ton buğday, 509 bin ton arpa, 184 bin ton mısır ve 12 bin ton haşhaş kapsülü alımı yapmıştır. 1999 yılına göre, buğday alımı %43, arpa alımı %40, mısır alımı %52 ve haşhaş kapsülü alımı %61 oranında azalmıştır. TMO’nun bünyesinde bir alkoloid fabrikası ile bir un fabrikası bulunmaktadır. Afyon’un Bolvadin ilçesinde bulunan ve 1983 yılında kurulan alkoloid fabrikası, modern teknolojisi ve üretim kapasitesi itibariyle dünyanın belli başlı işletmeleri arasındadır. Morfin hidrat üretilen Alkoloid fabrikasında 2000 yılında kapasiteden yararlanma oranı %105 olmuştur. Konya’da bulunan 400 ton/gün kapasiteli Horozlu un fabrikasında üretim geçen yıla göre %16 oranında azalmış, kapasiteden yararlanma oranı ise %49 olarak gerçekleşmiştir.
Tarımsal üretim için ihtiyaç duyulan girdilerin üretim, tedarik ve dağıtımı ile görevli olan Türkiye Zirai Donatım A.Ş.'nin başlıca ticari faaliyetini gübre alım ve satımı oluşturmakta iken gübre tedarik ve dağıtımının libere edilmesi ile bu alandaki faaliyeti giderek azalmış ve 1997 yılından itibaren gübre tedarik ve dağıtım faaliyeti tamamen durdurulmuştur. 1986 yılına kadar Türkiye’de kimyevi gübre tedarik ve dağıtımın %95’ini, traktör üretiminin %15’ini, tarım alet ve makine üretiminin %40’ını ve zirai ilaç satışının %10’unu elinde bulunduran Şirket’in, günümüzde yalnızca Adapazarı Traktör İşletmesi bulunmaktadır. Şirket ticari faaliyetini, Adapazarı İşletmesinde üretilen traktörlerin pazarlaması ile sürdürmektedir. Adapazarı Traktör Fabrikasının üretim faaliyetine “(3) Yatırım Malları Üretimi” bölümünde yer verilmiştir. Türkiye Zirai Donatım A.Ş. ÖYK’nın 11.03.1998 tarih ve 98/25 sayılı kararıyla özeleştirme kapsam ve programına alınmıştır.
Petrol ürünleri ticareti alanında faaliyet gösteren Petrol Ofisi A.Ş. (POAŞ)’nin %51 oranındaki hisseleri, ÖYK’nın 21.04.2000 tarih ve 2000/37 sayılı nihai devir kararı ile satılmış ve 21.07 .2000 tarihinde hisse satış sözleşmesi imzalanmıştır. Geri kalan hisselerin %6,7’si İMKB’de işlem görmekte, %42,3’ü de kamuya ait bulunmaktadır. POAŞ’ın İzmit ve Aliağa’da kurulu tesislerinde madeni yağ ve gres yağı üretimi yapılmaktadır. 160 bin ton/yıl madeni yağ ve 10 bin ton/yıl gres yağı üretim kapasitesine sahip olan bu tesislerde, 01.01.2000/21.07.2000 tarihleri arasında, 41.850 ton madeni yağ ve 2.206 ton gres yağı üretilmiştir.
cc) Diğer hizmetler sektörü:
Hizmet sektöründe Emlak Konut A.Ş., Turban Turizm A.Ş. ve Abant ve Bolu Çevresi Turizm A.Ş. faaliyet göstermektedir.
1991 yılında kurulan Emlak Konut A.Ş., inşaat, emlâk, müteahhitlik, mühendislik, proje işleri vb. alanlarda faaliyet göstermektedir. Emlak Konut A.Ş. kurulduğu tarihten itibaren birçok konut, ticaret merkezi ve sosyal tesis inşaatı alanında faaliyet göstermiş ancak, son yıllarda giderek azalan inşaat faaliyetleri sona ermiştir. Geçmiş yıllarda başlanılan faaliyetlerin büyük bölümü tamamlanmıştır. Yüksek Planlama Kurulu’nun 04.08.1999 tarih ve 99/t-29 sayılı kararı ile Emlak Konut A.Ş.’nin Sermaye Piyasası mevzuatına göre faaliyet gösterecek Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’na (GYO) dönüştürülmesi kabul edilmiştir.
Özelleştirme programında bulunan Turban Turizm A.Ş., turizm işletmeciliği yanında, ana statüsüne uygun olarak Başak ve Ray sigorta şirketlerinin sigorta acentalığı ile THY’nin bilet satış acentalığını yapmakta iken, 2000 yılı başında sigorta acentalığına son verilmiş, Turban Seyahat Acentasının da tasfiye edilmesiyle birlikte Temmuz ayında bilet satış acentalığı faaliyeti de sona ermiştir. Ayrıca, Abant ve Bolu Çevresi Turizm A.Ş’deki Turban Turizm A.Ş.’ye ait %99,92 oranındaki hisse ÖYK'nın 20.01.2000 tarih ve 2000/2 sayılı kararı ile satılmıştır. 2000 yılında Şirketin bünyesinde bulunan işletmelerden, Adalya Oteli ve Antalya Kaleiçi İşletmesinin Antalya İli Defterdarlığına, Yalova Termal Tesislerinin de Sağlık Bakanlığına, ÖYK kararı uyarınca devredilmesi ile 2000 yılında sadece Kilyos Tatil Köyü faaliyetini sürdürmüştür. 2001 yılı başında Kilyos Tatil Köyünün Sarıyer Belediyesine devrine ilişkin ÖYK kararı alınmış, böylece Turban Turizm A.Ş.’ye bağlı işletme kalmamıştır.
d) Mali kuruluşlar
da) Bankacılık :
2.5.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3182 sayılı Bankalar Kanunu’nu yürürlükten kaldıran 4389 sayılı Bankalar Kanunu 23.6.1999 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 3 üncü maddesinde; Bankalar Kanunu ve diğer mevzuatın uygulamasını sağlamak, denetlemek, tasarrufların güvence altına alınmasını temin etmek vb. görevleri yapmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) kurulmuştur.
4389 sayılı Bankalar Kanunu’nda değişiklik yapan 19.12.1999 tarih ve 4491 sayılı Kanunun 15 inci maddesi gereğince BDDK başkanı ve üyeleri 31.3.2000 tarihinde atanmış, yine ayı madde gereğince Kurum 31.8.2000 tarihinde faaliyete geçmiştir.
1999 yıl sonu itibariyle ülkede T.C. Merkez Bankası dışında 81 banka faaliyette bulunurken; 2000 yılı içerisinde 2 kalkınma ve yatırım bankasının faaliyetine son verilmesi, 3 özel sermayeli ticaret bankasının yönetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredilmesi sonucu 2000 yılında 18’i kalkınma ve yatırım bankası, 61’i ticaret bankası olmak üzere 79 banka faaliyette bulunmuştur. Ticaret bankalarının, 4’ü kamu sermayeli, 28’i özel sermayeli, 18’i yabancı sermayeli, 11’i TMSF kapsamındaki bankalardır.
TMSF kapsamındaki bankaların üçünün satılması, diğerlerinin birleştirilerek tasfiye edilmesi sonucunda 2002 yılı başında banka sayısı 61’e düşmüştür.
3.7.2001 tarih ve 4684 sayılı Kanun gereğince T. Emlak Bankası A.Ş.’nin T.C. Ziraat Bankası ve T Halk Bankası A.Ş.’ye devredilerek tasfiye edilmesi ile kamu sermayeli ticaret bankası sayısı 3’e düşmüştür.
2000 yılında bankacılık sisteminin aktif büyüklüğü 1999 yılına göre %45 oranında artarak 104,3 katrilyon liraya yükselmiştir.
2000 yılında sektörde bulunan bankalar 4,7 katrilyon lira zarar ve 2,0 katrilyon lira kâr etmiş olup sektörün dönem zararı 2,7 katrilyon lira olarak gerçekleşmiştir. Fon’daki banka sayısının artışına paralel olarak sektörün zararı da artmış olup; özel sermayeli ticaret bankalarının ortalama aktif kârlılığı %4,4’ten %1,1’e, ortalama öz kaynak kârlılığı %52’den %11,5’e düşmüştür.
Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların şube sayıları 1999 yılına göre 146 artarak 7837’ye yükselmiştir. Kamu sermayeli bankaların şube sayısı 10 düşerek 2515’e gerilemiştir.
2000 yılında bankacılık sektöründe çalışanların sayısı %2,1 oranında 3.587 kişi azalarak 170.401’e düşerken, kamu sermayeli bankaların personel sayısı %1,5 oranında 1.224 kişi azalarak 61.601’e gerilemiştir.
2000 yıl sonu itibariyle YDK’nın denetimindeki 6 bankadan; 2’si özel kanunları, 4’ü TBMM KİT Komisyonu kararı ve Başbakanlığın yazıları uyarınca denetlenmiştir.
(1)Kamu sermayeli bankalar :
11 Aralık 1999 tarihinde IMF'ye verilen Niyet Mektubunun 58 inci maddesinde kamu bankalarıyla ilgili olarak “Ziraat ve Halk Bankası'nın uzun süreden beri devam eden sorunlarına, bu bankaların durumlarını kuvvetlendirecek bir şekilde çözüm getirilecek ve bunların nihai özelleştirme amacına paralel olarak piyasa kuralları çerçevesinde faaliyet gösterebilmeleri yönünde önlemler alınacaktır” denilmiştir. 2000 yılı içinde başlamak üzere belirli bir tarihe bağlı kademeli bir şekilde stratejik kurumsal planlar geliştirileceği, bu bankaların faaliyetlerinin yeniden yapılandırılacağı ve finansal ve sermaye yapılandırmalarının tamamlanacağı taahhüt edilmiştir .
5.11.2000 tarihinde Bakanlar Kurulu'nda kararlaştırılıp 6.11.2000 tarihinde TBMM'ne sunulan ; T.C. Ziraat Bankası, T. Halk Bankası A.Ş. ve T. Emlak Bankası A.Ş. hakkında kanun tasarısının genel gerekçesinde; kamu sermayeli bankaların sistemin yaklaşık %40’ını teşkil ettiği ve dolayısıyla bu bankaların içinde yer almadığı bir yeniden yapılandırma programının amacına ulaşamayacağı belirtilmiş, tasarı ile kamu bankalarının yeniden yapılandırılması suretiyle gerek idari gerekse mali yapılarının kuvvetlendirilmesi öngörülmüştür.
25.11.2000 tarih ve 24241 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan T. Emlak Bankası A.Ş., T.C. Ziraat Bankası ve T. Halk Bankası A.Ş. hakkındaki 15.11.2000 tarih ve 4603 sayılı Kanun ile bu bankalarla ilgili yeni düzenlemeler yapılmıştır. Bu kanunla anılan bankaların, çağdaş bankacılığın ve uluslar arası rekabetin gereklerine göre çalışmaları ve özelleştirmeye hazırlanmaları sağlanacak şekilde yeniden yapılandırılmaları ve hisselerinin tamamının özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzel kişilere satışının gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır.
İlgili Kanunun 1 inci maddesinin 5 inci fıkrasında; bu bankaların 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 3346 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile Fonların Türkiye Büyük Millet Meclisince Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamından çıkarılması hükme bağlanmıştır. Bu hüküm ile ilgili bankalar KİT statüsünden çıkarılmış ve denetimlerinin bağımsız denetim kurullarınca yapılması ve denetim raporlarının bankaların genel kurullarına sunulması öngörülmüştür. Bu kanun doğrultusunda, T.C. Ziraat Bankası ve T. Halk Bankası A.Ş.’nin ilk genel kurul toplantıları yapılmış ve Ana Sözleşmeleri kabul edilmiştir. Ana Sözleşmelerde Bankaların amacı genel hatlarıyla mevduat kabulü dahil her türlü bankacılık faaliyetini yürütmek olarak belirlenmiştir. Bu bankalar yeniden yapılanma sürecinde daha önceki Ana Statülerinde yer alan misyonunun tamamen dışına çıkarılarak tümü ile bir ticaret bankası statüsüne kavuşmuştur.
2001/2202 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki " T.C. Ziraat Bankası A.Ş., T. Halk Bankası A.Ş. ve T. Emlak Bankası A.Ş.'nin Yeniden Yapılandırılmalarına İlişkin Usul ve Esaslar " 3.4.2001 tarih ve 24362 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Kararın 2 nci maddesinde her üç bankanın genel kurullarında, bankaların özelleştirilmesine hazırlık amacıyla yeniden yapılandırılmasına yönelik her türlü işlemlerin yürütülmesine yetkili olacak yönetim kurulu üyeliklerine olağan veya olağanüstü genel kurullarda aynı kişilerin seçilebileceği belirtilmiş ve 4.4.2001 tarihinde Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanlığına ve Ortak Yönetim Kurulu üyeliklerine atamalar yapılmıştır.
3.7.2001 tarih ve 24451 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4684 sayılı Kanun ile bu bankaların TBMM denetimine tabi olmasını teminen 4603 sayılı yasa metninden 3346 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile Fonların Türkiye Büyük Millet Meclisince Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun bu bankalara uygulanmayacağına ilişkin hüküm çıkarılmıştır. Ayrıca T. Emlak Bankası A.Ş.’nin T.C. Ziraat Bankası veya T.Halk Bankası A.Ş.’ye devri hükme bağlanmıştır.
“Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 10.1.2002 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda görüşülüp kabul edilmesinden sonra 3 maddesi Cumhurbaşkanınca tekrar görüşülmek üzere TBMM’ye geri gönderilmiş; veto edilen maddeler 30.1.2002 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda aynen kabul edilmiş ve 31.1.2002 tarihinde Cumhurbaşkanınca onaylanarak aynı tarihli mükerrer Resmi Gazetede 4743 sayılı Kanun olarak yayımlanmıştır. 4743 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinde Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulunun 21.2.2001 tarihinden önce açılmış kredileri bu Kanunun 1 inci ve 2 nci maddelerinde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yeniden yapılandırabilecekleri, Yönetim Kurulu üyelerinin bu kanun ve 4603 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yaptıkları işlemlerden dolayı hukuki sorumlulukları açısından bankacılık sektöründe faaliyette bulunan özel bankaların yönetim, denetim ve tasfiye kurullarına uygulanan özel hukuk hükümlerine tabi olacakları, ceza ve idare hukuku bakımından memur sayılmayacakları kararlaştırılmıştır.
Bu Kanun’un yayımından sonra, 1.2.2002 tarih ve 24658 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2002/ 3555 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “T.C.Ziraat Bankası A.Ş. ve T.Halk Bankası A.Ş.’nin Yeniden Yapılandırılma ve Özelleştirmeye Hazırlık Planlarının Uygulama Esas Ve Usullerine İlişkin Karar” yürürlüğe girmiştir. Karar’ın 3 üncü maddesinde her iki bankanın karar ekinde belirtilen iştiraklerini birleştirme, hisse oranını arttırma ve gerekenlerin satışı için hisselerini Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na devretmeye Banka Yönetim Kurullarının yetkili olduğu belirtilmiştir.
Karar’ın 4 üncü maddesinde; Karar’ın 2 nolu ekinde belirtilen kıstaslar göz önünde bulundurularak T.C.Ziraat Bankası A.Ş.’nin 514 şube, büro ve özel işlem merkezi, T.Halk Bankası A.Ş.’nin toplam 383 adet şube, büro ve özel işlem merkezinin 30.6.2002 tarihine kadar kademeli olarak kapatılması kararlaştırılmış olup toplam sayının % 5 oranının altında veya üstünde olabileceği belirtilmiştir.
Karar’ın 5 inci maddesinde Kararın 3 No’lu ekinde yer alan plana göre personelin ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirilmek üzere Devlet Personel Başkanlığı’na bildirileceği belirtilmiştir. Buna göre; T.C. Ziraat Bankasında Ocak 2002’de 2.500, Şubat, Mart ve Nisan 2002’de 2000’er, Mayıs ve Haziran ayında 1.750’şer olmak üzere toplam 12.000 personelin, T.Halk Bankasında ise Ocak – Mayıs döneminde 750’şer, Haziran ayında da 250 olmak üzere toplam 4.000 personelin Devlet Personel Başkanlığı’na devredilmesi takvime bağlanmıştır.
1.2.2002 tarih ve 2002/3555 sayılı Bakanlar Kurulu kararında belirtilen şube kapatma ve ihtiyaç fazlası personelin Devlet Personel Başkanlığı’na devir işlemleri devam etmektedir.
IMF’nin 4.2.2002 tarihindeki toplantısında kabul edilen Niyet Mektubu’nun “Bankacılık Reformu” başlıklı bölümünde 27 - 38’inci maddeler arasında bankalarla ilgili yapılanlar ve yapılması taahhüt edilen işlemlere yer verilmiştir.
Kamu bankaları ile ilgili olan 28 inci maddesinde, bu bankaların operasyonel yeniden yapılanmasının 2002 yılında sonuçlandırılacağı, bu bankalarda çalışanların sayısının azaltılmasına yönelik yasal düzenlemelerin yapılacağı ve 2002 yılı Haziran ayı sonuna kadar, söz konusu bankaların şube sayısının 800 adet azaltılacağı taahhüt edilmiştir. Ayrıca aynı maddede Vakıfbank’a ilişkin olarak bir özelleştirme danışmanının hesapların incelenmesi ve analizini sürdürdüğü, potansiyel yatırımcıların banka ile ilgili olarak Mayıs ayında teklif vermeye davet edildiği belirtilmiştir.
-T.C. Ziraat Bankası A.Ş. :
1863 yılında kurulan ve daha sonra Menafi Sandığı ismini alan Memleket Sandıklarının merkezileşmesini sağlamak amacıyla 1888 yılında Ziraat Bankası kurulmuştur. Faaliyet alanı zirai kredi işlemleri dışında diğer bankacılık işleriyle genişletilen bankanın esas amacı tarım kesimine finansal destek sağlamaktır. Banka 2000 yılında 137 nci faaliyet yılını tamamlamıştır.
Bankanın 2000 yılı teşkilat yapısı; 37 merkez birimi (Daire Başkanlığı), 20 bölge müdürlüğü, 1286 yurtiçi şube, 74 özel işlem merkezi, 66 büro ve 8 şanj bürosundan oluşmaktadır. T.C. Ziraat Bankası ayrıca; 13 yurtdışı şube, 2 serbest bölge şubesi, 2 yurtdışı temsilciliği, 4 KKTC şubesinin yanı sıra 7 ortak banka ile faaliyetini sürdürmüştür.
Türkiye’nin en büyük finans kuruluşu olma özelliğini 2000 yılında da korumuş olan Banka, sektördeki toplam aktiflerin %15,7’sine, kredilerin %12,6’sına, mevduatın %19,1’ine, faiz gelirlerinin %20,1’ine, faiz giderlerinin %21,2’ine sahiptir.
- T. Halk Bankası A.Ş. :
1933 yılında kurulması öngörülen ve 1938 yılında sermayesine Hazine iştiraki sağlanarak faaliyete başlayan Banka 2000 yılında 63 üncü faaliyet dönemini tamamlamıştır. Bankanın amacı; çağdaş bankacılığın gerektirdiği çalışma düzeni içinde ülkenin tasarruf birikimine katkıda bulunmak; esnaf, sanatkar, küçük ve orta ölçekli sanayi kuruluşlarını kredilendirmek, diğer her türlü kredi ve bankacılık hizmetlerini yapmak olarak belirlenmiştir.
T. Halk Bankası A.Ş.’nin 2000 yılı teşkilat yapısında, yönetim organı Genel Müdürlükte 36 merkez birimi bulunmaktadır. Banka, Genel Müdürlük dışında 10 bölge müdürlüğü, 804 şube, 10 büro, 44 özel işlem merkezi, yurt dışında 2 şube, 6 finans hizmet merkezi, 4 temsilciliği ile faaliyetini sürdürmüştür.
2000 yılında T. Halk Bankası A.Ş.’nin takipteki alacakları brüt %150,4 oranında artmıştır. Bu oran sektör bazında %69,3 olarak gerçekleşmiştir. Banka’nın takipteki kredilerinin önemli bir bölümü gayrinakdi kredilerden oluşmaktadır.
- T. Emlak Bankası A.Ş. :
1926 yılında inşaat teşebbüslerini desteklemek ve gerekli kredileri sağlamak amacıyla Emlak ve Eytam Bankası adı altında kurulan T. Emlak Bankası, 1961 yılında Buğday Bankası A.Ş. ve Türkiye Ekspres Bankası A.Ş. ile, 1988 yılında Anadolu Bankası ile birleşmiştir. 1992 yılında ise Denizcilik Bankası T.A.Ş., Bankaya devredilmiş ve 1993 yılında Yüksek Planlama Kurulu kararıyla “Denizcilik Sektörü Bankası” görevini yürütme işlevi de T. Emlak Bankası A.Ş.’ye verilerek konut ve dış ticaret bankacılığı misyonuna, denizcilik sektörü bankacılığı da eklenmiştir.
Banka, 15.11.2000 tarih ve 4603 sayılı Kanun ile, KİT statüsünden çıkarılmıştır. Öte yandan 28.3.2001 tarih ve 2001/2202 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Bankanın bankacılık dışında kalan mal varlıkları, iştirakleri ve ticari gayrimenkulleri Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na devredilmiştir.
3.7.2001 tarih ve 4684 sayılı Kanunla, T. Emlak Bankası A.Ş.’nin T.C. Ziraat Bankası A.Ş. veya T. Halk Bankası A.Ş.’ye devredilerek tasfiyesi hükme bağlanmıştır. Kanunun Geçici 3 üncü maddesi uyarınca, BDDK'nın 6.7.2001 tarih ve 5508 sayılı yazısı ile uygun görülen devir protokolü çerçevesinde T. Emlak Bankası A.Ş.'nin şube ve genel müdürlük birimleri, 9.7.2001 tarihinden itibaren T.C.Ziraat Bankası bünyesine alınmıştır. T.C. Ziraat Bankası'na devredilen T. Emlak Bankası A.Ş.'nin 391 şubesinden 96'sı, 12.10.2001 tarihinde T. Halk Bankası'na devredilmiştir.
Devir işlemlerinin tamamlanmasını takiben Bankanın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme yetkisi sona ermiştir. 4684 sayılı Kanun gereğince Banka genel kurulunca üç kişilik tasfiye kurulu oluşturulmuştur.
Türkiye Bankalar Birliğince yıllık olarak yayımlanan “Bankalarımız” adlı yayınlardan yararlanılarak düzenlenen ve T.C. Merkez Bankası dışındaki tüm bankalar ile kamu sermayeli bankaların son iki yıldaki kaynak ve varlıklarının ayrıntısı aşağıdaki çizelgede gösterilmiştir.
Çizelge: 61–Tüm bankalar ve kamu sermayeli bankaların kaynakları ve varlıkları
|
(Milyar TL)
|
|
1999 |
2000 |
|||||
|
Kaynaklar-Varlıklar |
Tüm Bankalar |
Kamu Sermayeli Bankalar |
Payı |
Tüm Bankalar |
Kamu Sermayeli Bankalar |
Payı |
|
1- Kaynaklar(Pasif) : |
|
|||||
|
Ödenmiş Sermaye |
3.186.507 |
277.650 |
8,7 |
5.577.159 |
476.850 |
8,6 |
|
Yedek Akçeler |
622.024 |
89.910 |
15,5 |
3.391.185 |
192.106 |
5,7 |
|
Muh. Zarar Karşılıkları |
8.189 |
- |
- |
- |
- |
- |
|
Değerleme Fonları |
1.237.467 |
234.136 |
18,9 |
3.128.128 |
278.380 |
8,9 |
|
Kar |
2.265.886 |
198.740 |
8,8 |
2.159.695 |
77.201 |
3,6 |
|
Zarar (-) |
3.085.923 |
44.783 |
1,5 |
6.620.396 |
304.754 |
4,6 |
|
Mevduat |
48.263.769 |
16.796.923 |
34,8 |
68.442.406 |
24.112.287 |
35,2 |
|
T.C. Merkez Bank. Kredileri |
94.837 |
7.621 |
8,0 |
99.673 |
- |
- |
|
Alınan diğer krediler |
9.406.773 |
382.089 |
4.1 |
14.773.255 |
749.196 |
5,1 |
|
Karşılıklar |
2.072.745 |
234.667 |
11,3 |
1.629.518 |
174.929 |
10,7 |
|
Bankalararası Para Piyasası |
925.795 |
82.600 |
8,9 |
1.621.662 |
149.200 |
9,2 |
|
Fonlar |
1.486.847 |
1.317.020 |
88,6 |
2.632.034 |
2.400.817 |
91,2 |
|
Diğer pasifler |
5.635.942 |
2.214.780 |
39,3 |
7.448.787 |
2.509.063 |
33,7 |
|
Toplam (1) |
72.120.858 |
21.791.353 |
30,2 |
104.283.106 |
30.815.275 |
29,6 |
|
2- Varlıklar(Aktif) : |
|
|||||
|
Nakit değerler |
1.064.147 |
363.330 |
34,1 |
1.037.835 |
340.491 |
32,8 |
|
Bankalar |
7.655.371 |
841.951 |
11,0 |
13.455.439 |
1.215.828 |
9,0 |
|
Bankalararası Para Piyasası |
565.603 |
11.887 |
2,1 |
1.750.147 |
87.528 |
5,0 |
|
Menkul Değerler Cüzdanı |
12.398.034 |
1.505.800 |
12,1 |
11.989.401 |
1.757.153 |
14,7 |
|
Mevduat Munzam Karşılığı |
3.069.436 |
1.035.930 |
33,7 |
3.949.423 |
1.347.764 |
34,1 |
|
İhtisas dışı K. V. Krediler |
14.071.204 |
1.284.506 |
9,1 |
20.787.308 |
1.621.746 |
7,8 |
|
İhtisas dışı O.ve U.V. Krediler |
4.299.152 |
643.646 |
15,0 |
8.401.765 |
677.984 |
8,1 |
|
İhtisas Kredileri |
3.344.618 |
3.038.498 |
90,8 |
5.024.407 |
4.615.271 |
91,9 |
|
Takipteki Alacaklar |
886.026 |
395.994 |
44,7 |
1.431.230 |
721.498 |
50,4 |
|
İştirakler |
3.672.424 |
372.203 |
10,1 |
10.682.370 |
791.645 |
7,4 |
|
Sabit Kıymetler |
2.187.228 |
666.874 |
30,5 |
3.278.521 |
724.829 |
22,1 |
|
Diğer Aktifler |
18.907.615 |
11.630.734 |
61,5 |
22.495.260 |
18.373.538 |
|