III. FONLAR

A- FON TANIMI, FONLARIN KURULUŞ NEDENLERİ, TARİHÇESİ, HUKUKİ YAPISI VE DENETİM ŞEKLİ

B- FONLARIN TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİNDEKİ YERİ

1-Fon politikaları 

2-Fonların Türkiye ekonomisi içindeki yeri 

C- İSTİHDAM

1-Personel statüsü, personel sayısı ve personele yapılan harcamalar 

2-Personelle ilgili sosyal konular 

D- MALİ DURUM VE FİNANSMAN

1-Genel mali durum 

2-Finansman programı ve gerçekleşmesi 

E- FON ÇALIŞMALARI

1-Genel durum 

2-Fon uygulamaları 

F- YATIRIMLAR

İÇİNDEKİLER SAYFASINA DÖNÜŞ


III. FONLAR


A-FON TANIMI, FONLARIN KURULUŞ NEDENLERİ, TARİHÇESİ,
HUKUKİ YAPISI VE DENETİM ŞEKLİ

Kamusal anlamda fon; bir kanunla veya kanunla verilmiş bir yetkiye dayanılarak kurulan, belirli bir amaç ve iş için gerektikçe kullanılmak üzere ayrılıp, işletilen para ve likit değerler olarak tanımlanmaktadır.

Kamu kesiminde fon uygulamasının başlatılmasının başlıca nedenleri; çabuk karar alabilmek, kolay ve daha az formalite ile harcama yapabilmek, hizmetlerin planlanmasına daha çok etkinlik kazandırabilmek şeklinde gösterilmiştir.

Çeşitli kanun, KHK, Bakanlar Kurulu kararı ve yönetmeliklerle oluşturulmuş bulunan fonların kuruluş amaçları, her türlü gelir kaynakları, ödenek ve kullanımlarına ilişkin esas ve usuller; kendi kuruluş mevzuatlarında, mali yıl bütçe kanunlarında, ilgili kararnamelerde, Maliye Bakanlığı Bütçe uygulama talimat ve tebliğlerinde düzenlenmiştir.

YDK'nın denetimine tabi tutulan fonlar, kalkınmada öncelikli bazı ekonomik, kültürel ve sosyal içerikli projeleri finanse etmek, alt yapı yatırımlarını tamamlamak, temel mal ve hizmetlerde fiyat istikrarını sağlamak, istihdama katkıda bulunmak gibi amaçlarla kurulmuştur.

Fonlar, bazı kamusal faaliyetlerin bütçe dışı kaynaklarla finansmanı ve yönlendirilmesini sağlayan bir mali politikanın sonucu olarak ortaya çıkmıştır.


B- FONLARIN TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİNDEKİ YERİ

1- Fon politikaları :

Fonların büyük bir bölümü, 1992 Mali Yılı Bütçe Kanunu ile Genel Bütçe kapsamına alınırken, bir kısmı bütçe dışında bırakılmıştır.

2000 yılı sonu itibariyle, Bütçe kapsamına alınan fonların sayısı 58'dir. Bu fonlardan 11'i mevzuat gereğince YDK’nın denetimine tabidir. YDK denetimine tabi olan fonlardan 6’sı ise bütçe dışında bırakılmıştır.

Mevcut bütçe mevzuatı uyarınca; genel bütçeye dahil fonların her türlü gelirleri ve giderleri, Müşterek Fon Hesabı kapsamında, "toplu gelir ve ödenek yöntemi" ile bütçede gösterilmektedir.

Bütçe dışında kalan fonların T.C.Merkez Bankası nezdindeki hesapta toplanan gelirlerinin ne kadarlık bölümünün Bütçe'ye gelir kaydedileceğini ve buna ilişkin usul ve esasları tespit etmeye ilgili Bakanın teklifi üzerine Başbakan yetkilidir.

Ekonomide çok önemli roller üstlenen bazı fonların bütçe kapsamına alınmasıyla birlikte, fonlarda toplanan paraların büyük ölçüde bütçe içinde tutulması, fon harcamalarının genel bütçede ayrılan ödeneklerle sınırlandırılması ve fonların kuruluş amaçlarına yönelik kullanımlar için kendilerine yeterli ödenek ayrılmaması nedeniyle fon yönetimlerinin etkinlikleri büyük ölçüde azalmıştır.

Fonlardan bütçeye, hazineye ve diğer fonlara yapılan kaynak transferleri ve mali katkılar; fon kaynaklarının ve ödeneklerinin tamamının kendi işlevlerine uygun projelerde kullanılmasını engellemiş, fonların yatırım projelerinde ve harcamalarında kesintilere neden olmuştur.

Zaman içinde fon sayısındaki artış, bütçe içi ve bütçe dışı fonların harcamalarındaki genişleme; bütçe birliğini ve mali disiplini olumsuz yönde etkilemiş, kamu finansman açıklarının artmasına yol açmış, bu haliyle fonların verimli ve etkin bir şekilde faaliyet gösteremedikleri anlaşılmıştır.

Bazı fonların bütçelerinde yer alan ödeneklerin ayrıntılı bir şekilde gösterilmediği, harcamaların yapılış şekline ilişkin esas ve usullerin açıkça belirlenmediği ve muhasebe işlemlerinde 1994 yılında yürürlüğe konulan Tekdüzen Hesap Çerçevesi ve Hesap Planı veya paralelinde bir hesap planının uygulanmadığı gözlenmiştir.

Bu nedenlere dayalı olarak, geçmiş yıllarda, bütçe bütünlüğü, açıklığı ve mali disiplininin sağlanması için, fonların bütçe içine alınması ya da kaldırılması, fon hizmetlerinin etkin, düzenli ve kamu yararına uygun bir şekilde bütçe kapsamındaki ilgili idarelerce yürütülmesi konusunda çalışmalar başlatılmıştır.

Uygulanmakta olan "Ekonomik İstikrar ve Enflasyonla Mücadele Programı" çerçevesinde, bütçe kapsamı içinde bulunan DFİF haricindeki 61 adet fonun kademeli olarak 2001 yılı Haziran ayının sonuna kadar yürürlükten kaldırılması, bütçe dışı fonların bir an önce tasfiye edilmesi ile ilgili olarak yasal düzenleme yapılması, bütçe içi veya bütçe dışı yeni fonlar kurulmaması öngörülmüştür.

“Ekonomik Program”a göre hazırlanan  ve yürürlüğe konulan “Bazı Fonların Tasfiyesi Hakkında” 26.5.2000 tarih ve 4568 sayılı Kanun, 3.3.2001 tarih ve 4629 sayılı Kanun, 3.7.2001 tarih ve 4684 sayılı Kanun ve diğer mevzuat uyarınca, içinde YDK denetimine tabi onyedi fondan onüçünün de bulunduğu çok sayıda fonun 2001 ve 2002 yıllarında tasfiye edilmesi hüküm altına alınmıştır. Bu arada, kalan bütçe dışı fonların (Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu, Özelleştirme Fonu vb.) işlemlerine yönelik mali şeffaflığın artırılabilmesi için yasal düzenlemeler yapılması öngörülmüştür.

Uygulanmakta olan “Ekonomik Program” uyarınca, kalan fonların şeffaflığının artırabilmesi için yasal düzenlemeler yapılması; bu fonların mevzuatlarında belirlenen sınırlar içinde, etkin ve verimli alanlarda kullanılmasının sağlanması için fon kullanımlarına ilişkin yasal düzenlemelerin ayrıntılı olarak yapılması; fonların gelir ve giderlerinin genel bütçe ilkeleri çerçevesinde belirlenmesi; özellikle fonlardan yapılacak kaynak ve ödenek aktarımlarına ilişkin usul ve esasları ayrıntılı olarak içeren fon yönetmelikleri çıkarılması; fonlardan finanse edilecek projelerin önceden bilimsel araştırmalara dayandırılması yanında, sosyal ve ekonomik analizlerinin yapılması; fon faaliyetlerinde, ülke ekonomisine teknoloji transferi, üretim, istihdam ve katma değer sağlayıcı yeni projelere öncelik verilmesi önem taşımaktadır.

2- Fonların Türkiye ekonomisi içindeki yeri :

Faaliyet amaçları göz önüne alındığında, kâr amacı gütmeyen ve hizmet üretmek amacıyla kurulmuş olan çok sayıda fonun maliyet ve kâr-zarar hesapları oluşmamış; fon faaliyetleri ve harcamaları, yasal olarak tespit edilen kaynaklardan elde edilen gelir transferleri ile finanse edilmiştir.

YDK denetimine giren fonların son iki yıla ait başlıca göstergeleri, aşağıdaki 106 sayılı çizelgede gösterilmiştir.

Çizelge: 106-  YDK denetimine giren fonlarla ilgili başlıca bilgiler

Fonların hizmetleri, büyük ölçüde, kendi personelinin yanı sıra, bağlı oldukları Bakanlık veya Kamu kuruluşlarınca görevlendirilen geçici personel tarafından yürütülmüştür.

YDK’nın denetimine tabi olan ve 2000 yılında faaliyet gösteren 16 adet fonun, 6’sı çalışma dönemini zararla kapatmıştır. Dönemi en yüksek zararla kapatan fon Kamu Ortaklığı Fonu olup, dönem zararı 923,7 trilyon lira olarak gerçekleşmiş ve yabancı kaynaklara sirayet eden zararı 2000 yılı sonu itibariyle 3.199,6 trilyon liraya ulaşmıştır.

Fonların zararları içindeki ikinci büyük pay ise 513,8 trilyon lira ile Ekici Tütünleri Satış Piyasalarını Devlet Nam ve Hesabına Destekleme İşlerine ait olup, bu fonun yabancı kaynaklara sirayet eden zararı da 2000 yılı sonu itibariyle 918,5 trilyon liraya ulaşmıştır.

YDK’nın denetimine tabi fonların yabancı kaynakları 5.497,4 trilyon lira olarak gerçekleşmiş olmasına karşılık, yabancı kaynaklarına sirayet eden zararlarının 4.118,1 trilyon liraya ulaşması nedeniyle toplam kullanılan kaynaklar, önceki yıla göre %51 oranında 1.084,8 trilyon lira artışla 3.210,3 trilyon lira olarak gerçekleşmiştir. 

2000 yılı sonu itibariyle yabancı kaynak kullanımı 5.497 trilyon liraya ulaşan fonların finansman ihtiyaçları özellikle Genel Bütçe ve diğer fonlardan yapılan transferlerle karşılanmıştır.

2000 yılı hesap döneminde fonlarda konsolide olarak toplanan kaynaklar, bir önceki yıla göre %190 oranında artarak 1.983 trilyon liradan 5.749 trilyon liraya ulaşmıştır. Buna karşılık, fonların toplam kullanımları, bir önceki yıla göre %115 oranında artış göstermiş, 2.978 trilyon liradan 6.403 trilyon liraya yükselmiştir.

Fonların 2000 yılı faaliyet döneminde gayrı safi milli hasılaya (GSMH) katkısı 1.063 trilyon lira olmuştur.


C- İSTİHDAM

1- Personel statüsü, personel sayısı ve personele yapılan harcamalar :

YDK’nın denetimine tabi fonlardan 5 tanesinde (Toplu Konut Fonu, Özelleştirme Fonu, Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme Fonu, Özel Çevre Koruma Fonu, Tarım Reformu Fonu) fon kaynaklarını ilgili oldukları alanda kullanmak üzere teşkilatlar oluşturulmuştur. Diğer fonlarla ilgili işlemler ise bağlı oldukları Bakanlık veya Genel Müdürlükler personeli tarafından yürütülmektedir.

YDK’nın denetimine tabi fonlarda 1996-2000 yılları arasında çalışan personelin statülerine göre ortalama ve yıl sonu çalışan sayısı aşağıdaki 107 sayılı çizelgede gösterilmiştir.

Çizelge : 107 - Fonlara tabi personel

Yıllar

Memurlar

Sözleşmeliler

İşçiler

Toplam

Ortalama

Yıl sonu

Ortalama

Yıl sonu

Ortalama

Yıl sonu

Ortalama

Yıl sonu

1996

175

186

719

713

206

97

1.100

996

1997

119

124

620

678

122

34

861

836

1998

207

216

685

744

96

131

988

1.091

1999

148

144

759

749

116

112

1.023

1.005

2000

206

211

1.049

1.078

117

120

1.372

1.409

Kurulan fon yönetimi ile ilgili teşkilatlarda 2000 yılında ortalama olarak 1.372 personel çalıştırılmıştır. Bunların 244’ü Toplu Konut İdaresi Başkanlığında, 335’i Özelleştirme İdaresi Başkanlığında, 471’i Küçük ve Orta Ölçekli Sanayii Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığında, 121’i Özel Çevre Koruma Fonunda, 201’i ise Tarım Reformu Fonunda istihdam edilmişlerdir.

Fonlarda 2000 yılı sonu itibariyle çalışan 1.409 kişinin %15 oranında 211’i memur, %76,5 oranında 1.078’i sözleşmeli, %8,5 oranında 120’si işçi statüsündedir.

Fonlarda 1996-2000 yıllarında çalışan personel için yapılan harcamalar aşağıdaki 107 sayılı çizelgede gösterilmiştir.

Çizelge: 108-  Personel giderleri                                                                    (Milyar TL)


Fonlarda çalışan personel için 2000 yılında yapılan harcamalar toplamı geçen yıla göre %47,4 oranında 2.974 milyar lira artarak 9.243 milyar lira olarak gerçekleşmiştir. Toplam personel giderleri 1996 yılına göre ise %1.166,2 oranında artmıştır. Tüm personel için 2000 yılında yapılan harcamalar toplamı 1994 yılı fiyatlarıyla 1996 yılına göre %44,8 oranında 96 milyar lira artmıştır.

2000 yılında yapılan harcamalar toplamı 9.243 milyar liranın %7,8 oranında 724 milyar lirası memurlar, %83,7 oranında 7.741 milyar lirası sözleşmeliler, %8,5 oranında 778 milyar lirası işçiler için yapılmıştır. Yine tüm harcamaların %60’ı esas ücretlere, %23,7’si ek ödemeler, %16,3’ü sosyal giderlere aittir.

Ayrıca diğer kuruluşlarda dışardan atanan Kurul üyelerine 2,3 milyar lira ücret ödenmiştir.

2- Personelle ilgili sosyal konular :

Yine fonlardan, 2000 yılında emekli olan personel için 2 milyar lirası cari, 67 milyar lirası geçmiş yıllarla ilgili olmak üzere toplam 69 milyar lira emekli ikramiyesi, kıdem tazminatı ödenmiştir.


D-MALİ DURUM VE FİNANSMAN

1-Genel mali durum :

YDK tarafından denetlenen fonların sektör esasına göre yapılan incelenmesi sonucunda, 2000 yılı sonu itibariyle öz kaynaklarının tamamen yitirildiği ve 4.118 trilyon lira tutarındaki zararın yabancı kaynaklara sirayet ettiği görülmektedir.

YDK denetimine tabi fonların son 5 yıla ilişkin varlık ve kaynaklarının ayrıntısı aşağıdaki 109 sayılı çizelgede gösterilmiştir.

Çizelge: 109-  Fonların son beş yıllık mali durumu

Fonların 2000 yılı sonu itibariyle oluşan 3.210.274 milyar lira tutarındaki kaynak ve varlıkları 1996 yılına göre %712,2 oranında, 1999 yılına göre de %51 oranında artmıştır.

YDK’nın denetimine tabi ve çeşitli konularda faaliyet gösteren toplam 16 adet fon kuruluşunun genel mali durumları bu bölümde toplu olarak değerlendirmeye alınmıştır. Bilanço büyüklükleri itibariyle fon kuruluşları içinde yer alan; Toplu Konut, Özelleştirme, Kamu Ortaklığı, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik, Fonları ile Ekici Tütünleri Satış Piyasaları Devlet Nam ve Hesabına Destekleme İşleri’nin mali durumları, yukarıdaki çizelgenin altında yer alan mali rasyo değerlendirmelerinde etkili olmuştur.

Fonların genel mali durumlarına bakıldığında, 2000 yılındaki kaynaklar toplamının %57’sini öz kaynakların oluşturduğu, yabancı kaynaklar tutarının kaynaklar toplamından fazla olduğu, dolayısıyla yabancı kaynaklara sirayet eden zararlı fonların bulunduğu, görülmektedir. Geçmiş yıllarda olduğu gibi 2000 yılında da Kamu Ortaklığı Fonu ile Ekici Tütünleri Satış Piyasaları Devlet Nam ve Hesabına Destekleme İşleri’nin fazla yabancı kaynak kullanımlarından dolayı dönemleri gider fazlası ile kapanmış ve mali durumlarında yabancı kaynaklarına sirayet eden zararlar yer almıştır.

2-Finansman programı ve gerçekleşmesi :

2000 yılı sonu itibariyle yabancı kaynak kullanımı 5.497 trilyon liraya ulaşmış olan fonların finansman ihtiyaçları özellikle Genel Bütçe ve diğer fonlardan yapılan transferlerle karşılanmıştır.

2000 yılı hesap döneminde fonlarda konsolide olarak toplanan kaynaklar, bir önceki yıla göre %189 oranında artarak 1.983 trilyon liradan 5.748 trilyon liraya ulaşmıştır. Buna karşılık, fonların toplam kullanımları, bir önceki yıla göre %115 oranında artış göstermiş, 2.978 trilyon liradan 6.403 trilyon liraya yükselmiştir.


E- FON ÇALIŞMALARI

1- Genel durum :

YDK denetimine giren 17 adet fonun 2000 yılı gelir ve gider gerçekleşmeleri ile gelir-gider farkları, 1999 yılı ile değerleriyle birlikte aşağıdaki 110 sayılı çizelgede özetlenmiştir.

Çizelge: 110-  YDK denetimine giren fonların gelir ve giderleri

(1) 26.05.2000 tarih ve 4568 sayılı Kanunla 01.01.2001 tarihi itibariyle tasfiye edilmiştir.
(2) 03.03.2001 tarih ve 4629 sayılı Kanun ile 01.01.2002 tarihi itibariyle tasfiyeleri kararlaştırılmıştır.
(3) 03.07.2001 tarih ve 4684 sayılı Kanun ile 01.01.2002 tarihi itibariyle tasfiyeleri kararlaştırılmıştır.
(4) Tasfiyesi hakkında Bakanlar Kurulu Kararı alınmış olup, henüz yürürlüğe girmemiştir.
(5) 11.12.1997 tarih ve 4314 sayılı Kanunla bütçesinin Başbakanlık bütçesine konulacak ödenekten karşılanması öngörülmüştür.


YDK'ca denetlenen fonların 2000 mali yılı faaliyetlerinde, konsolide olarak sağlanan 5.748.892 milyar lira tutarında gelire karşılık, 6.403.000 milyar liralık harcama yapılmış ve hesap dönemi 654.108 milyar lira gider fazlasıyla kapanmıştır. Toplam fon gelirlerinin harcamaları karşılama oranı %90 olarak gerçekleşmiştir.

2000 yılında, 9 adet fonun dönem hesapları gelir fazlası, 6 adet fonun dönem hesapları gider fazlası vermiş, diğer bir fon ise henüz faaliyete geçmemiştir.

Fonların 2000 yılına ait toplam gelirlerinin, 5.096.921 milyar lirası (%88) normal fon faaliyetlerinden elde edilmiş; 381.247 milyar lirası (%7) Genel Bütçe ve 270.724 milyar lirası (%5) diğer YDK denetimine girmeyen diğer fonlardan yapılan kaynak transferlerinden sağlanmıştır.

2000 yılında fonlardan, normal fon faaliyetleri için toplam 5.678.230 milyar lira (%88) harcamada bulunulmuş; Genel Bütçe’ye 358.535 milyar lira (%6), Hazine’ye 197.362 milyar lira (%3), YDK denetimine giren fonlara 24.332 milyar lira (%0), diğer fonlara da 144.541 milyar lira (%3) milyar lira kaynak aktarılmıştır.

2000 yılı Fon dengesi açığı; Kamu Ortaklığı Fonu, Ekici Tütünleri Satış Piyasalarının Devlet Nam ve Hesabına Destekleme İşleri ve Serbest Bölgeleri Tesis ve Geliştirme Fonu hesaplarının gelir noksanıyla kapanmasından kaynaklanmıştır.

2- Fon uygulamaları :

YDK denetimine tabi fonlar hakkında gerekli özet bilgiler aşağıda verilmiştir.

-Özel İskan Fonu:

1934 yürürlüğe giren 2510 sayılı İskan Kanunu ile bu kanuna ek olarak çıkarılan 1306, 3583 ve 5098 sayılı kanunlar çerçevesinde, çeşitli nedenlerle yapılan kamulaştırmalar sonucu yerleşim yerlerini terketmek zorunda kalanların gösterilecek yerlerde iskan edilmesi, köylerin daha elverişli yerleşim alanlarına nakledilmesinin sağlanması, dağınık yerleşim birimlerinin bir yerde toplanması, yeni yerleşim alanlarına ilişkin imar planı ve tip projeler üretilmesi, sosyal tesis ve konutlar için kredi açılması, Türkiye'de yerleşmek isteyen Türk soyundan gelen göçmen, mülteci ve gezgincilere iskan sağlanması, Türk kültürüne bağlılık, nüfus oturuşu ve yayılışının gerçekleştirilmesi, bu konularda yapılacak harcamaların karşılanması amacıyla, 1970 yılında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na bağlı "Özel  İskan Fonu" kurulmuştur.

Fon'un tüzel kişiliği bulunmadığından, Fon faaliyetleri, 3202 sayılı Kanun gereğince Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.

Fon'un gelir kaynakları, büyük ölçüde, Genel ve Katma Bütçe'den tahsis edilen ek ödeneklerle karşılanmaktadır.2000 yılı içinde Fona Bütçe'den 14.340 milyar liralık ödenek tahsis edilmiştir.

2000 yılında iskan projelerine 10.173 milyar lira yatırım yapılmış; 509 aileye iskan kredisi verilmiş, iskana tabi tutulan aile sayısı ise 378 olmuştur. Öte yandan, iskan bekleyen aile sayısı 7.815’ e ulaşmıştır.

Son yıllarda, yurt dışından gelen göçmenler ile yapımına başlanan barajlar nedeniyle iskan bekleyen aile sayısının giderek artması yanında, deprem ve terör nedeniyle göçebe ve gezginci nüfusun iskanına ağırlık verilmesi, yeni bir kredi sistemi geliştirilmesi, bölgesel koşullara uygun tip projeler üretilmesi, iskan projelerinin zamanında gerçekleştirilmesi, tapu tescil işlemlerin süresinde yapılması gibi nedenler sonucu Fon çalışmaları yeni boyutlar kazanmıştır.

Fon, 3.3.2001 tarih ve 4629 sayılı Kanunla tasfiye edilmiştir.

Giderek artan iskan hizmetlerine etkinlik kazandırılması, iskanını bekleyen çok sayıda ailenin bir an önce iskana kavuşturulması ve alternatif iskan projeleri geliştirilmesi amacıyla 2510 sayılı İskan Kanunu’nun alternatif iskan politikalarını içerecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerekli görülmektedir.

-Tarım Reformu Fonu:

Türkiye'de toprak mülkiyetinin ve tarımsal işletmelerin verimlilik ve sosyal adalet ilkelerine uygun biçimde düzenlenmesi, topraksız veya yeterli toprağı bulunmayan çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurmalarına imkan sağlanması amacıyla, 1973 yılında yürürlüğe giren 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunu'na göre, Toprak ve Tarım Müsteşarlığı bünyesinde, "Toprak ve Tarım  Reformu Fonu" tesis edilmiştir.

Ülkede, Cumhuriyet Dönemi'nde çıkarılan Medeni Kanun, Arazi Kanunu, Toprak İskan Kanunu ve Çiftçiyi Topraklandırma Kanunlarından sonra, ilk toprak ve tarım reformu uygulaması 1757 sayılı Kanunun yürürlüğe konulmasıyla başlamıştır. Tarım Reformu Kanunu'nun uygulama alanı Şanlıurfa ili tespit ve ilan olunmuşsa da, sonradan bazı il, ilçe, kasaba ve köylere de teşmil edilmiştir. 1757 sayılı Kanunun 1978 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi üzerine, 1984 yılında yürürlüğe giren 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu uyarınca, fon çalışmalarının "Tarım Reformu Fonu" altında sürdürülmesi esasa bağlanmıştır.

Fon, 3.3.2001 tarih ve 4629 sayılı Kanunla tasfiye edilmiştir.

3083 sayılı Kanunun başlıca amaçlarından birisi, mevcut tarım arazilerinin korunmasını sağlamaktır. Ülkedeki tarım arazilerinin yaklaşık yarısı erozyon ve tarım dışı kullanım tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Köy Hizmetleri ve DSİ ile gerekli eşgüdüm ve işbirliği yapılarak, Tarım Reformu Uygulama alanı ilan edilen GAP Projesine dahil tarımsal toprakların korunması ve bu arazilerde giderek yoğunlaşan yasadışı ve usulsüz yapılaşmaların önlenmesine yönelik gerekli yasal düzenlemelerin yapılması, GAP bölgesi için hayati önem taşıyan "Toplulaştırma Projesi" kapsamında sulamaya açılması planlanan alanların toplulaştırma ve tarla içi hizmet çalışmalarının en kısa sürede sonuçlandırılması, Fon İdaresince bölgede bulunan kamu kurum ve kuruluşlarıyla tarımsal projelerin yönlendirilmesi konusunda gerekli işbirliği ve eşgüdümün sağlanması, dolayısıyla tarımsal toprakların bilimsel ve teknolojik destek sağlanarak ekonomik üretime ve ihracata yönlendirilmesi gerekmektedir.

-Toplu Konut Fonu:

Dünyada ve Türkiye’de toplu konut uygulamalarının tarihçesi incelendiğinde, çok sayıda konut üretiminin temelinde, son iki yüzyıldaki sanayileşme ile birlikte ekonomik ve sosyal yaşamda meydana gelen değişikliklerin yattığı, bu konutların genellikle bir arada üretildikleri, düşük maliyetli oldukları, “toplu konut”, “sosyal konut” ya da “halk konut” kavramlarının eşanlamda kullanıldıkları görülmektedir.

1980 yılında Türkiye konut sektöründe yaşanan büyük kriz, bu soruna Devlet müdahalesini zorunlu hale getirmiş ve 1981 yılında 2487 sayılı  Toplu Konut Kanunu yürürlüğe konulmuştur. Bu Kanunla, alt ve orta gelir gruplarına sosyal konut sağlanmasında Devlet desteği ve organizasyonu kabul edilmiş, Kanun kapsamında yapılacak işler için Toplu Konut Fonu kurulmuştur. Ancak, Bütçe’den yeterli kaynak ayrılmaması nedeniyle bu Kanun işlerliğini kaybetmiştir.

Daha sonra bu sorun yeni bir yaklaşımla ele alınmış, bu çerçevede hazırlanan ve 1984 yılında uygulamaya konulan 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu ile Türkiye'nin konut ihtiyacının ve düzenli kentleşmenin karşılanabilmesi, konut sorununun çözümlenmesi, konut inşaatı yapanların tabi olacağı usul ve esasların düzenlenmesi, ülkenin her  türlü şartlarına uygun endüstriyel inşaat teknolojisinin  geliştirilmesi, Devletin örgütlenmiş gelirler yoluyla desteklemelerde bulunması, konutların finansmanı için bankaların iştiraklerinin  sağlanması, özellikle kalkınmada öncelikli yörelerde konut inşaatı ile ilgili şirketlere iştirak edilmesi ve konutlara kredi verilmesi amacıyla, T.C.Merkez Bankası nezdinde Toplu Konut Fonu kurulmuştur.

Toplu Konut Fonu'nun kaynakları, dinamik gelir unsurlarına  dayanmakta olup, Fon'un en önemli finansman kaynağı, Genel Bütçe ödeneği, kredi dönüşü ve satış hasılatlar oluşturmuştur.

2000 faaliyet yılında Fon gelirleri 419.016,0 milyar lira, Fon  kullanımları 311.195,9 milyar lira olmuş ve cari hesap dönemi hesapları 107.820 milyar lira gelir fazlası vermiştir.

Fondan kullandırılan kredilerle üretilen ve dağıtılan konut sayısı 2000 yılı sonu itibariyle 1.077.449’a ulaşmıştır.Bu konutlara İdare’nin kendi arsaları üzerinde üreterek satışa sunduğu 43.131 konut da eklendiğinde, Fon tarafından desteklenen projelerde toplam konut sayısı 1.120.580’e yükselmektedir.

İdare'ce konut üretimini teşvik etmek, daha fazla konut üretimine katkıda bulunmak ve mevcut konut açığını gidermek amacıyla, konut inşa ederek satmak yerine, konut sahibi olmak isteyenlere alt yapısı hazır arsa üretmek ve bu arsaları kooperatifler kanalıyla satmak için yeni bir kredi verme sistemi geliştirilmesi; yüklenicilerle yapılan sözleşmelerde konut maliyetlerini gereksiz yere artırıcı ek külfetler getirilmemesi; konut üretimine etkinlik kazandırıcı bir kredi sistemi oluşturulmasına yönelik hukuki ve kurumsal düzenlemeler yapılması yararlı olacaktır.

Toplu Konut Fonu faaliyetleri 2985 sayılı Kanun ve bu Kanunda değişiklik yapan 412 sayılı KHK çerçevesinde yürütülmekte iken, bu Fon 3.7.2001 tarih ve 4684 sayılı Kanunla tasfiye edilmiştir.

-Kamu Ortaklığı Fonu:

Kamu Ortaklığı Fonu, 1984 yılında, Tasarrufların Teşviki ve Kamu Yatırımlarının Hızlandırılması Hakkında 2983 sayılı Kanunla, "istikrarlı ve güvenilir gelir verilmesi suretiyle tasarrufların teşvik edilmesi ve sağlanacak ek finansman kaynakları ile kamu yatırımlarının süratle gerçekleştirilmesi" amacıyla oluşturulmuştur.

Fon'un en büyük gelir kaynağını, menkul kıymet ihracı suretiyle iç borçlanmalar oluşturmuştur. Bunun yanı sıra, Fon'dan finanse edilen altyapı tesislerinin işletme gelirleri ve akaryakıt tüketim vergisi üzerinden alınan paylar ve dış krediler diğer önemli gelir kalemleri arasındadır.

Fon kaynakları, büyük ölçüde otoyol, köprü, baraj, hidroelektrik santralı, içme suyu ve serbest bölge gibi altyapı yatırım projelerinin finansmanında kullanılmıştır. Fonun kuruluşundan bu yana 2.811 km otoyol ve bağlantı yolu işletmeye açılmış, Fondan  finanse  edilen ve devreye alınan 14 baraj ve santralda gerçekleştirilen elektrik üretimi son 5 yıllık dönemde 216 milyar KWh olmuştur.

Fon, 26.5..2001 tarih ve 4568 sayılı Kanunla tasfiye edilmiştir.

-Madencilik Fonu:

3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca, 1985 yılında, madencilik sektöründe arama, teknolojik araştırma, geliştirme, proje, tesis, altyapı, istihsal, ihracat ve finansman kredilerinde kullanılmak, madencilik faaliyetlerinde istikrarı sağlamak ve desteklemek üzere, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı nezdinde "Madencilik Fonu" oluşturulmuştur. Fon'un tüzel kişiliği bulunmamaktadır.

Dönem içinde fona  Bütçe’den 1.800 milyar kaynak transfer edilmiş, fon kaynaklarından 28 firmaya  toplam 5.260 milyar lira kredi tahsisi yapılmış, Genel Bütçe'ye 24.503 milyar lira, muhtelif  fonlara da 2.753 milyar lira kaynak aktarılmıştır.

Fon, 3.3.2001 tarih ve 4629 sayılı Kanunla tasfiye edilmiştir.

Madencilik sektörüne yapılan projelendirme, kredi tahsisi, kredi geri dönüşüm, kontrol ve denetim işlemlerine daha çok etkinlik kazandırılması için, 3213 sayılı Yasa ve Madencilik Fonu Kredi Yönetmeliğinde gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.

-Serbest Bölgeleri Tesis ve Geliştirme Fonu:

Türkiye'de ihracat için yatırım ve üretimin artırılması, yabancı sermaye ve teknoloji girişinin hızlandırılması, ekonominin girdi ihtiyacının ucuz ve düzenli şekilde sağlanması, dış finansman ve ticaret imkanlarından yararlanılması için, serbest bölgeler kurulması ve modernize edilmesi amacıyla, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'na göre, 1985 yılında, Hazine Müsteşarlığı'na bağlı, T.C.Merkez Bankası nezdinde, "Serbest Bölgeleri Tesis ve Geliştirme Fonu" kurulmuştur.

Yasa'da, serbest bölgelerin yer ve sınırlarını belirlemeye ve işletilmesine izin vermeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır. Buna göre, ülkede 26 adet serbest bölge kurulmuştur. Bunlardan 17'si (Antalya, Mersin, Adana-Yumurtalık, Ege, İstanbul Atatürk Hava Limanı, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ve Uluslararası Menkul Kıymetler Serbest Bölgesi, Trabzon, İstanbul Deri, Mardin, İstanbul-Trakya, Mardin, Samsun, Rize, Kayseri, İzmir-Menemen Deri, Trakya-Çorlu, Gaziantep) faaliyet göstermektedir.

Adana-Yumurtalık, Samsun, Rize, Kayseri, İstanbul-Trakya, İzmir-Menemen Deri serbest bölgeleri kuruluş (etüd-proje ve inşaat çalışmaları) aşamasında; Bursa, Hopa-Batum, Zonguldak-Filyos ise fizibilite aşamasında bulunmaktadır. İzmir-Aliağa Serbest Bölgesi ve İstanbul Kıyı (Off-Shore) Bankacılığı Merkezi'nin kurulmasına ilişkin hukuki prosedür, alt ve üst yapı çalışmaları henüz tamamlanmamıştır.

Serbest bölgelerde, %66'sı alım satım konularında, 2.146  yerli, 352 yabancı olmak üzere toplam 2.498 şirkete faaliyet ruhsatı verilmiştir. 2000 yılında 2.371 firma tarafından 11,3 milyar ABD doları tutarında dış ticaret hacmi gerçekleştirilmiştir.

Dönem içinde Fona, Genel Bütçe’den 1.750 milyar lira ödenek tahsisi yapılmıştır.Buna karşılık, Fondan, Hazineye 32.910 milyar lira, fonlara 3.657 milyar lira kaynak transferi yapmış; altyapı yatırımları için 775 milyar lira harcamada bulunmuştur.

Fon, 3.7.2001 tarih ve 4684 sayılı Kanunla tasfiye edilmiştir.

Dünya ticaretinin yaklaşık olarak %10`u serbest bölgeler üzerinden gerçekleşmektedir. Serbest bölgeler, piyasa ekonomisinin ve ticaretin globalleşmesinde önemli bir araç olma niteliğini sürdürmektedirler. Dünya ticaretindeki globalleşmeye uyum sağlanması doğrultusunda, noksan kalan serbest bölge fizibilite çalışmalarının bilimsel açıdan bütün yönleriyle değerlendirilmesi, gerekli hukuki ve kurumsal düzenlemelerin yapılması, devreye alınan serbest bölge sayısının artırılması, serbest bölgelerde ihracata dönük bir imalat yapısının oluşturulması, ileri teknolojinin getirilmesi, istihdam hacminin ve yaratılan katma değerin beklenen seviyelere çıkarılması önem arz etmektedir.

-Tütün Fonu:

Türkiye'de monopol kapsamında bulunan tütüncülüğün idaresine 1862 yılında başlanılmış, 1884 yılında tütüncülük Devlet inhisarına alınmış ve ülke ekonomisine katkısı bakımından tütün üretiminin iyileştirilmesi yolunda çalışmalar yapılmıştır. Tütün üretiminin geliştirilmesi ve üreticilerin desteklenmesi amacıyla, 3780 sayılı Milli Koruma Kanunu ile başlatılan destekleme alımları, 1961 yılından bu yana, 196 sayılı Ekici Tütünleri Satış Piyasalarının Devlet Nam ve  Hesabına Desteklenmesine Dair Kanun hükümleri gereğince TEKEL  tarafından yürütülmüştür.

Tütün sektöründe ekonomik gereklere uygun olarak verimli ve karlı çalışma zorunluluğu getirilmesi, tütün üretiminin geliştirilmesi ve üreticilerin finansman yönünden desteklenmesinde ortaya çıkan kaynak yetersizliği sorununa çözüm bulunması için yeni yasal düzenlemeler yapılmıştır.

1986 yılında yürürlüğe giren 1177 sayılı Tütün ve Tütün Tekeli Kanunu çerçevesinde, yeni düzenlemeler yapılarak, tütün ve tütün mamulleri üretim ve satışında tütün tekeli sürdürülmüş, 1986 yılında yürürlüğe giren 3291 sayılı Kanun ve diğer hukuki düzenlemelerle Maliye ve Gümrük Bakanlığı'na bağlı olarak kurulan Tütün Üretimi Geliştirme Fonu’nun adı, 1991 yılında yapılan fon yönetmeliği tadilatıyla "Tütün Fonu" olarak değiştirilmiştir.

Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 05.02.2001 tarih ve 2001/6 sayılı Kararı ile TEKEL özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır.

Dönem içinde, Fondan, Genel Bütçe'ye 68.652 milyar lira, muhtelif fonlara da 34.197 milyar liralık kaynak aktarılmıştır.

Fon, 3.3.2001 tarih ve 4629 sayılı Kanunla tasfiye edilmiştir.

-Yatırımları Teşvik Fonu:

Türkiye'de ihracat gelirlerinin artırılması ve sanayileşme yönündeki çabalara bir teşvik sistemi çerçevesinde etkinlik kazandırılması planlı dönemle birlikte gündem konusu olmuştur. Yatırımların ve döviz kazandırıcı hizmetlerin, Kalkınma Planı ve Yıllık Programlarda öngörülen hedeflere uygun olarak yönlendirilmesi ve teşvik edilmesini sağlamak üzere, 933 ve 1615 sayılı Yasalar, 84/8860, 88/13458, 89/14865, 92/2805, 94/6411, 98/0755 ve 99/2477 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları çerçevesinde, T.C.Merkez Bankası nezdinde, "Yatırımları Teşvik Fonu" kurulmuştur.

2000 yılında mevcut mevzuata göre imalat, hizmetler, enerji, tarım ve madencilik sektörlerinde, komple yeni, tevsi, finansal kiralama, modernizasyon, yenileme, tamamlama vb. projeleri içeren toplam 8.656 trilyon lira tutarındaki yatırım için 3.521 adet teşvik belgesi verilmiştir. Yatırım teşviklerinden en büyük pay alan bölgeler, sırasıyla Marmara, Akdeniz, İç Anadolu, Ege, Karadeniz ve Güneydoğu'dur.

Öte yandan, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere (KOBİ), İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Marmara, Akdeniz ve Ege bölgelerinde 37 trilyon liralık yatırım karşılığı olarak toplam 1.229 adet teşvik belgesi verilmiştir. Ayrıca; genel teşvik mevzuatından ayrı olarak, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki 26 ilde yarım kalmış veya işletme sermayesi yetersizliği nedeniyle faaliyete geçememiş yatırımların ekonomiye kazandırılması için yatırım ve/veya işletme kredileri sağlanmaktadır.

Teşvik önceliklerinin tespit edilmesi suretiyle selektif bir uygulamanın benimsenmesi yanında, Fon kaynaklarından finanse edilen yatırımların bir an önce ekonomiye kazandırılmasına yönelik gerekli hukuki ve kurumsal düzenlemelerin yapılması önem taşımaktadır

Dönem içinde, Fon kaynaklarından, Hazine'ye 197.361 milyar lira, muhtelif fonlara 26.086 milyar liralık transfer yapılmıştır.

12.7.2001 tarih ve 2001/2698 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Fon’un tasfiye edilmesi öngörülmüştür.

-Özel Çevre Koruma Fonu:

2872 sayılı Çevre Kanunu'yla, özel çevre koruma bölgesi ilan edilen alanların sahip olduğu çevre değerlerini korumak ve çevresel sorunları gidermek, bu alanların koruma ve kullanma esaslarını belirlemek, bölgesel plan ve projeler oluşturmak, artan çevre kirliliğinin önlenmesine ilişkin mevzuatı düzenlemek ve uygulamaya konulmasını sağlamak üzere, 1989 yılında, T.C.Merkez Bankası nezdinde Çevre Bakanlığı'na bağlı "Özel Çevre Koruma Fonu" tesis edilmiştir.

Son yıllarda çevre koruma konularında yapılan uluslararası işbirliği çalışmaları yoğunluk kazanmış, çevre sorunlarının çözümüne ilişkin 27 adet uluslararası çevre anlaşması imzalanmıştır.

Ülkede Fon'a görev olarak verilen 13 adet özel çevre koruma bölgesi vardır.Ancak, yapılan çalışmalar sonucu saptanan ve Fonun görev alanına dahil edilmesi gereken 153 adet daha özel çevre koruma bölgeleri bulunmaktadır. Söz konusu alanların, özel çevre koruma bölgesi olarak ilan edilmesi; çevreyi olumsuz etkileyen plan ve uluslararası standart dışı yapılaşmaların önlenmesi, çevre ile ilgili mevzuatta yeni düzenlemeler yapılması ve bilinçli bir kamuoyu oluşturulmasını teminen Çevre Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunulması gerekmektedir.

-Küçük ve Orta Ölçekli Sanayii Geliştirme ve Destekleme Fonu:

Türkiye'nin ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasında küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin payını ve etkinliğini artırmak, rekabet güçlerini yükseltmek, sanayide entegrasyonu sağlamak için, 3624 sayılı Kanun uyarınca, 1990 yılında, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde, Küçük ve Orta Ölçekli Sanayii Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı kurulmuş ve bu İdare'nin amacını gerçekleştirmek üzere, T.C.Merkez Bankası nezdinde, "Küçük ve Orta Ölçekli Sanayii Geliştirme ve Destekleme Fonu" oluşturulmuştur.

Ülkede sanayi kesiminde yaklaşık 5.312 adet KOBİ'ye rekabet gücü yüksek ileri teknoloji, finansman, pazar araştırma ve ihracat, kalite, danışmanlık ve eğitim destekleri veren projeler hazırlayan ve uygulayan Fon hizmetlerinin finansmanı büyük ölçüde Bütçe'den verilen ödenek ve yasal aidatlardan karşılanmıştır.

KOBİ'lerle yeteri kadar iletişim kurulamaması, idari organizasyon ve teşkilatlanmanın tamamlanmaması nedeniyle, hedeflenen program, proje, yatırım ve danışmanlık hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesinde yetersiz kalınmaktadır. KOBİ'lerin ekonomideki payının ve rekabet gücünün artırılması amacıyla, ekonomik çerçeve programların uygulanmasına önem verilmesi; yapılacak danışmanlık hizmetlerinde üniversite ve diğer uzmanlık kuruluşları ile eşgüdüm ve işbirliği oluşturulması; yeni projeler üretilmesi; Kalkınma Planı'nda da öngörüldüğü üzere, KOBİ'lerin ihracat sektörü içinde etkin bir organizasyon altında toplanarak dış pazarlara açılması ve sermaye piyasasından gerekli kaynak sağlayabilmesini teminen sektörel dış ticaret şirketlerinin desteklenmesi; İdare'nin, ülkedeki yörelerin ve illerin sanayi ve ticaret potansiyeline göre bölgesel olarak yapılandırılması konularında değerlendirme yapılması önem taşımaktadır.

3.7.2001 tarih ve 4684 sayılı Kanunla bu Fon tasfiye edilmiştir.

-Sinema ve Müzik Sanatını Destekleme Fonu:

Kitle haberleşme araçlarının en önemlilerinden olan sinema, video ve müzik yapıtlarının eğitici, öğretici, kültür yayıcı ve aktarıcı, Türkiye'yi tanıtıcı fonksiyonlarına işlerlik kazandırmak, yapım, denetim, gösterim, programlama ve teknoloji kullanımı yönünden geliştirmek, bu sanat kollarına milli birlik, bütünlük ve devamlılık açısından destek sağlamak, çalışmalarını teşvik etmek üzere 3257 sayılı Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu gereğince, 1986 yılında, Kültür Bakanlığı bünyesinde, "Sinema ve Müzik sanatını Destekleme  Fonu" oluşturulmuştur.

2000 yılında, Genel Bütçe’den Fona 784 milyar lira  kaynak aktarılmış;  Türkiye'nin yurt dışında tanıtımı için toplam 582 milyar lira harcamada bulunulmuş; muhtaç  sanatçılara 25 milyar lira yardım yapılmıştır.

Fon, 3.3.2001 tarih ve 4629 sayılı Kanunla tasfiye edilmiştir.

-Elektrik Enerjisi Fonu:

 3096 sayılı TEK Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanunun uygulanması ile ilgili olarak, enerji sektöründe bilimsel araştırma, geliştirme, etüt, proje ve denetim faaliyetlerinin finansmanına katkıda bulunmak ve elektrik enerjisi fiyatlarında istikrar sağlamak amacıyla, 1990 yılında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde "Elektrik Enerjisi Fonu" oluşturulmuştur.

Fon'un başlıca gelir kaynağı, elektrik enerjisi satış tarifelerine konulan katkı paylarıdır.

Fon kaynaklarından, GAP kapsamında bulunan ve Yap-İşlet-Devret modeli ile yürütülen Birecik Baraj ve Hidroelektrik Santralı Projesi kamulaştırmalarının finansmanında kullanılmak üzere "köprü kredi" sağlamış, özel elektrik şirketlerine de mücbir sebep "force major" nedeniyle kredi açmıştır.

Fon kaynaklarından bugüne kadar elektrik sektörüne toplam 138  trilyon lira kredi açılmıştır.

Fon, 3.7.2001 tarih ve 4684 sayılı Kanunla tasfiye edilmiştir.

Elektrik enerjisi sektörünün Avrupa Birliği standartlarına göre yapılandırılması; enerji sektöründeki yeni gelişmeler göz önünde bulundurularak, Fon kaynaklarının sağlıklı bir şekilde takip ve tahsil edilmesi; imzalanan enerji  sözleşmelerinden doğan yükümlülükler, kredi açılması, enerji alım, satım ve fiyatlandırma usul ve esasları ile Fonun işleyişine ilişkin uygulamalara açıklık getirilmesi üzerinde durulması gereken başlıca konuları teşkil etmektedir.

-Ekici Tütünleri Satış Piyasalarının Devlet Nam ve Hesabına Desteklenmesi İşleri:

Türkiye'de tütün sektörü, Cumhuriyet Dönemi ile birlikte Devlet kontrolüne alınmış, 3780 sayılı Milli Koruma Kanunu ile 1941 yılında başlatılan tütün destekleme alımları, 196 sayılı Ekici Tütünleri Satış Piyasalarının Devlet Nam ve Hesabına Desteklenmesine Dair Kanunla günümüze kadar sürdürülmüştür.

Tütün üretim, alım, işleme, bakım ve imalatına ilişkin tüm faaliyetler, 1926 yılından bu yana, T.C.Tütün İnhisarlar İdaresi, İnhisarlar Umum Müdürlüğü ve TEKEL Genel Müdürlüğü'nce yürütülmüştür. Sigara sanayiinin bir Devlet monopolü durumunda bulunması ve üretimin TEKEL tarafından yapılması, ülkede üretilen tütünlerin yurt içi alım ve satımının belirli esas ve usullere bağlanmasını zorunlu kılmıştır. Ekici tütünleri satış piyasalarının devlet nam ve hesabına desteklenmesi, ekici elinde kalan tütünlerin devlet adına satın alınması, ihraç edilmesi ve yurt içi sigara sanayiinde kullanılması, 196 sayılı Kanun uyarınca TEKEL'e ek bir görev olarak verilmektedir. Bakanlar Kurulu kararlarıyla TEKEL'e verilen destekleme tütün alımları yapma yetkisi, tali bir görev olmaktan çıkarılarak, Hazine’ye ek yükler getiren asli bir görev niteliği kazanmıştır.

Türkiye’de tütün üretimi genellikle aile işletmeciliği şeklinde yürütülmekte, bu durumuyla, yaklaşık 500 bin ekici aileye ve dolayısyla 3 milyona yakın kişiye geçim imkanı sağlamaktadır.

TEKEL, ÖYK'nın 05.02.2001 tarih ve 2001/6 sayılı Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır.

Destekleme alımları özellikle Ege, Güneydoğu, Karadeniz ve diğer bölgelerde yapılmaktadır. 2000 yılında, ekici tütünler satış piyasalarından Devlet nam ve hesabına üreticilere 199.511 milyar lira ödenerek 153.179 ton işlenmemiş yaprak tütün alımı yapılmış, bunun için 82.543 milyar lira ödenerek 39.234 ton tütün üretilmiş, dönem içinde satışı gerçekleştirilen 45.444 ton işlenmiş ve işlenmemiş tütün satışından 65.983 milyar lira  hasılat sağlanmıştır. Hasılatın 120 milyon dolarlık bölümü ihracat karşılığı döviz girdisidir.

İdare, zararlı bir işletme faaliyeti göstermektedir.Destekleme işlerinin öz kaynağı bulunmamaktadır. Destekleme tütün alımları için Hazine tarafından herhangi bir kaynak tahsis edilmediğinden, her yıl çıkarılan kararnamelerde, destekleme tütün alımları için gerekli finansman ihtiyacının TEKEL tarafından temini ve bu görevden doğan her türlü zarar ve mahrum kalınan karın destekleme hesabından karşılanması öngörülmektedir.

TEKEL tarafından yürütülen destekleme işlemlerinin finansmanı yine bu kuruluşun kendi kaynaklarından sağlanmakta ve destekleme hesaplarına aktarılmaktadır. 2000 yılı destekleme işleri hesabına 477 trilyon lira finansman gideri tahakkuk ettirilmiş,  TEKEL'e olan borç tutarı  da 1.463 trilyon liraya yükselmiştir.

Destekleme alımlarına ilişkin finansman giderleri, tütün alım maliyetlerini ve dönem zararlarını her geçen yıl büyük ölçüde artırmakta; destekleme alımları yıllardır   pahalı bir finansman modeli olarak sürdürülmektedir.

Türk tütüncülüğünün geliştirilmesi, destekleme alımlarının gerek TEKEL, gerekse Hazine üzerindeki finansman yükünün azaltılması amacıyla; destekleme ile ilgili yıllık yatırımların, yıllık yatırım programları kapsamına alınması; yıllık üretim kontenjanlarının, mevcut stok miktarı, talep ve azami stok seviyeleri dikkate alınarak, ihtiyaç duyulan bölge tütünlerine göre belirlenmesi, bunu yanı sıra, ürün kalitesinin yükseltilmesi, işleme tekniğinin geliştirilmesi ve dış piyasadaki satış payının artırılması konularında çalışmalarda bulunulması önem taşımaktadır.

Uygulanmakta olan İstikrar Programı’nda, Tütün  Kanunu’nun çıkartılması, tütün destekleme alımlarının sona erdirilmesi, TEKEL’in operasyonel yeniden yapılandırılması ve tütün sektörünün özelleştirilmesi öngörülmektedir.

-Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu:

Fakrü zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlara, gerektiğinde Türkiye'ye kabul edilmiş kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler almak, gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmek amacıyla, 3294 sayılı Kanunla, 1986 yılında, Başbakanlığa bağlı, T.C.Merkez Bankası nezdinde, "Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu" kurulmuştur.

Fon faaliyetlerinin ülke çapında yaygınlaştırılması, Fon'da toplanan kaynakların ihtiyaç sahibi vatandaşlara ayni ve nakdi mali yardım olarak dağıtımının sağlanması için 79 ilde ve 846 ilçede toplam 930 adet sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı kurulmuştur.

Fon tarafından fakir ve muhtaç ailelerin orta öğretim çağındaki çocuklarının barınmasını teminen inşa edilen 49.013 öğrenci kapasiteli 322 adet öğrenci yurdu ve aşevi faaliyet göstermektedir.Dönem içinde fon vakıflarına 300.279 milyar lira kaynak aktarılmış, yüksek öğrenim öğrencilerine de 27.583 milyar lira tutarında burs verilmiştir.

TBMM KİT Komisyonu tarafından alınan bir temenni kararı uyarınca 2000 Ekim ayında hazırlanan Fon Tasarısı kanunlaşmak üzere Meclis’e sunulmuştur.

-Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi (GAP) :

Türkiye yüzölçümü ve nüfusunun yaklaşık %10'unu oluşturan Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin süratle kalkındırılması; toprak, su ve insan kaynaklarının geliştirilmesi, tarım, enerji, sanayi, ulaştırma, eğitim, sağlık ve turizm gibi sektörlerin kentsel ve kırsal altyapısının bir bütün olarak ele alınması, yıllık program ve projelerle yönlendirilmesi amacıyla, 388 sayılı KHK ile, 1989 yılında, Başbakanlığa bağlı, hükmü şahsiyeti haiz, Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Teşkilatı (GAP) kurulmuştur.

GAP, öncelikle sulama ve elektrik enerjisi üretimine yönelik 66 adet proje demetinden oluşan, master plan çerçevesinde yürütülen çok yönlü bölgesel entegre bir kalkınma projesidir.GAP'ın toplam yatırım tutarı 32 milyar ABD Doları olarak öngörülmüştür.

İdare'nin bütçesi, Hazine, Devlet Planlama Teşkilatı ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken oluşturulmakta, gerekli finansman ihtiyacı Genel Bütçe'ye konulan ödenekten karşılanmaktadır.

Sosyo-ekonomik kalkınmayı ve kentsel büyümeyi hedefleyen GAP mevcut projeleri için 2000 yılı sonu itibariyle toplam 14 milyar ABD doları harcama yapılmış ve bu projelerde %46 oranında  gerçekleşme sağlanmıştır. Halen GAP kapsamında bulunan 52 adet proje sonuçlandırılmıştır.Kalan 29 proje üzerindeki çalışmalar sürdürülmektedir.

Projenin bütününde, Fırat ve Dicle ile bunların kolları üzerinde 22 baraj ve 19 hidroelektrik santralı öngörülmektedir.Türkiye'de üretilen bir yıllık yaklaşık 35 milyar kWh'lık hidroelektrik enerjisi içinde GAP'ın %43 oranında önemli bir payı vardır. GAP enerji projesi tamamlandığında, ülkenin mevcut hidrolik gücünün %75'ine eşit enerji üretileceği planlanmaktadır.

Bölgenin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısında büyük ve olumlu değişmeler meydana getirecek olan bu büyük projenin bir an önce tamamen gerçekleşmesi için; DPT, DSİ, Tarım Reformu, Köy Hizmetleri ile GAP İdaresi arasında gerekli koordinasyon ve işbirliği sağlanması; GAP'ın ekonomik ve toplumsal boyutu dikkate alınarak, bu projenin gerçekleştirilmesinde ihtiyaç duyulacak sayıda ve nitelikte çekirdek kadrolar oluşturulmasına yönelik kurumsal düzenlemeler yapılması; GAP İdaresince, arazi kullanım planlarının yapılması, arazi düzenleme ve toplulaştırma projeleri ile yer teslimi ve tapulama işlemlerinin tamamlanması; master plan çerçevesinde, bölgede modern tarımsal faaliyetlerin kademeli olarak yaygınlaştırılması; sulama yatırımı yapılacak alanlarda karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olunan ürünlere ağırlık verilmesi; sulu tarıma geçilmesiyle birlikte sulama tekniği ve metotlarının saptanması; oluşturulacak bitkisel üretim deseninde yem bitkileri üretimine önem verilmesi; hayvancılık işletmelerinin, süt ve besi hayvancılığı, koyunculuk, arıcılık ve hindiciliğin geliştirilmesi konusunda gerçekçi ve etkin yeni projeler hazırlanması; ekonomik ölçekte işletmelerin oluşturulması; GAP Bölgesi araştırma, eğitim ve yayım projesi çalışmalarının yeterli düzeye çıkarılması; çiftçi ve işletmeci eğitimine özel olarak etkinlik kazandırılması; çevrenin korunması, Dicle ve Fırat nehirleri havzalarının ağaçlandırılması, rehabilite edilmesi, erozyona karşı korunması, tarımsal arazinin başka amaçlarla kullanılmamasına yönelik bölgede birbirini tamamlayan görevler üstlenen ilgili kuruluşlar arasında koordineli radikal çalışmalar yapılması; master plan çerçevesinde, korunması ve canlandırılması; tarım ürünlerinin sigortalanması sisteminin kurulması üzerinde önemle durulmalıdır.

11.12.1997 tarih ve 4314 sayılı Kanunla, GAP harcamalarının Başbakanlık Bütçesine konulacak ödenekten karşılanması öngörülmüştür.

-Özelleştirme Fonu:

Özelleştirme Fonu, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla kurulmuştur.

Yasayla Fon ve Özeleştirme İdaresi’ne çok geniş bir alanı kapsayan görev ve yetkiler verilmiş olmasına karşın, Fon faaliyetleri henüz yönetimsel ilkelere ve yasal gereklere uygun, etkin ve verimli düzeyde kurumsallaşamamıştır. İdare’nin, amaçlara uygun olarak, kurumsallaşmış, istikrarlı ve etkin bir yönetim yapısına ihtiyacı bulunmaktadır.

Bugüne kadar özelleştirme programına alınan kuruluş sayısı 199, blok ve varlık satışı, halka arz, hisse senedi (İMKB’de satış) yoluyla özelleştirilen kuruluş sayısı ise 148 olmuştur. Halen, özelleştirme kapsam ve programında bulunan kuruluşların toplam sayısı, altın hisse bulunan kuruluşlar dahil, 55’tir.

2000 faaliyet yılında Fon gelirlerinin 2.062.435 milyar lira, fon kullanımlarının ise 1.584.507 milyar lira düzeyinde ulaştığı ve hesap dönemin 477.928 milyar lira tutarında dönem karı ile sonuçlandığı görülmektedir.

Yeterli ölçüde özelleştirme geliri elde edilememesi nedeniyle Fon'un kaynak ihtiyacının karşılanması amacıyla yıl içinde 381.593 milyar liralık tahvil ihraç edilmiş, ayrıca nakit ihtiyaçları için Hazine Müsteşarlığı ve TÜPRAŞ’a borçlanılmıştır.

Özelleştirme programında olan kuruluşların finansman ihtiyaçlarının giderilmesi ve mali durumlarının düzeltilmesi için 2000 yılı sonu itibariyle fon tarafından verilen krediler 177 trilyon liraya ulaşmıştır. Daha çok kuruluşların personel ücreti ve diğer özlük hakları ödemeleri ile sermaye artışlarında kullanılan bu kredilerin önemli bir bölümünün geri dönüşü sağlanamamakta, özelleştirme programındaki kuruluşların bu finansman yükü nedeniyle fon kaynakları verimli alanlarda kullanılamamaktadır.

Özelleştirilmeleri sürekli gündemde bulunan ve henüz özelleştirilememiş kuruluşlardaki belirsizlikler, işletme ve yatırım faaliyetlerini olumsuz yönde etkilemekte, personelin çalışma verimi ve motivasyonunu düşürmekte, ekonomik kayıplara yol açmaktadır.

Öte yandan; özelleştirme uygulamalarında diğer önemli bir konu da, gerek 4046 ve gerekse 3096 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlarda çalışan personelin özelleştirme sonrasında sosyal güvenlik ve özlük haklarının korunmasıdır.

Özelleştirme uygulamalarında etkinlik sağlanması, Fon kaynaklarının israfına ve kamuoyunda güvenin zedelenmesine yol açılmaması için; özelleştirme programına alınmadan önce kuruluşların yeterli sektörel altyapı incelemesi ve fizibilite etüdünün yapılmasına özen gösterilmesi; yeterli ön inceleme yapılmadan kuruluşların özelleştirme kapsamına dahil edilmemesi; özellikle kaynak yaratamayan ve verimli çalışamayan kuruluşların özelleştirilmesi konusunun ele alınması; özelleştirme kapsamına alınacak kuruluşların belirlenmesinde, kısa sürede özelleştirilebilir yapıda olmalarına dikkat edilmesi; yasal alt yapı eksikliklerinin giderilmesi; özelleştirme sürecinin yakından takip edilmesi ve değerlendirilmesi, özellikle özelleştirme stratejisinde kamuoyu desteğinin alınması; konuya önemli bir yaklaşım olarak, sektörel özelleştirme projelerinin ekonomik analizlerinin önceden yapılarak özelleştirmeden beklenen makroekonomik faydanın göz önünde tutulması; özelleştirme politikaları ve uygulamalarında kamu sermayesinin tabana yayılmasını teminen şirket hisselerinin belirli ölçüde halka ve çalışan kesime İMKB yoluyla arz yöntemine ağırlık ve öncelik verilmesi; özelleştirme kapsam ve programında bulunan kuruluşların özelleştirilmelerinin makul bir sürede tamamlanması; özelleştirme işlemlerinin uzamasının ekonomi, kuruluşlar ve çalışan personel üzerindeki olumsuz etkilerin önlenmesi ve yeni sorunlara yol açılmaması için özelleştirme yöntem ve uygulamalarının değerlendirilmesi; özelleştirme portföyünde olan kuruluşların özelleştirilmeleri tamamlanmadan yeni kuruluşların programa alınmaması, kuruluşların özelleştirme sonrası performanslarının tespitine yönelik özelleştirmenin amaç ve sonuçları hakkında değerlendirme raporu  hazırlatılması; 4046 sayılı Kanunun 37 inci maddesinde öngörülen özelleştirme usul ve ihaleleri ile özelleştirme yöntemleri ve değer tespitine ilişkin usul ve esasların bir yönetmelikle düzenlenmesi; özelleştirme sürecinde veya sonrasında atıl halde tutulan özelleştirilen veya özelleştirilecek kuruluşlarda çalışan ihtiyaç fazlası personelin verimli alanlarda istihdamının sağlanmasına yönelik etkin yeni bir atama prosedürü için yasal düzenleme yapılması; kuruluşların özelleştirme sonrası performanslarının tespitine yönelik özelleştirmenin amaç ve sonuçları hakkında değerlendirme raporu  hazırlatılması ve Fon kaynaklarının ekonomik kullanımının temin edilmesi gerekmektedir.

-Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Fonu:

17.2.2000 tarih ve 4533 sayılı Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Kanunu’nun 5 inci maddesi uyarınca, 1915 Çanakkale deniz ve kara muharebelerinin cereyan ettiği Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkının geçmişi, kültürel değerleri ile orman ve bitki örtüsünün korunması, geliştirilmesi, dünya barışına  hizmet etmesi ve  tüm uluslara tanıtılması amacının gerçekleştirilmesini temin için Orman Bakanlığı yönetiminde bir Fon kurulduğu hükme bağlanmıştır

4533 sayılı Kanunun 12 inci maddesinde belirtilen uygulama yönetmelikleri çıkarılmadığından bu Fon henüz faaliyete geçirilememiştir.


F- YATIRIMLAR

2000 yılı yatırım programında YDK’nın denetimine tabi fonların planlı bir yatırımı bulunmamaktadır.

Yıl içerisinde; YPK’nın 25.04.2000 tarih ve 2000/13 sayılı kararıyla, “Bilgisayar Sistemi Kurulması Projesi (etüt-proje, teçhizat, alım ve yazılım karakteristiği)” ve 745 milyar lira tutarındaki ödeneğin Toplu Konut Fonu kaynaklarından karşılanmak üzere yatırım programına dahil edilmesi kararlaştırılmıştır.

2000 yılında söz konusu proje ile ilgili olarak 35 milyar lira harcama yapılmıştır. 2000 yılı programında yer almamakla birlikte devam eden 19 toplu konut projesinin yapım işleriyle ilgili olarak 37.560 milyar lira, 4 adet etüt-proje işiyle ilgili olarak 807 milyar lira olmak üzere toplam 38.367 milyar lira tutarındaki yatırım harcaması Toplu Konut Fonu kaynaklarından karşılanmıştır.


J-Fonlarla ilgili sorunlar ve öneriler:

1-Sorunlar:

Ekonomide çok önemli roller üstlenen bazı fonların Bütçe kapsamına alınmasıyla birlikte, fonlarda toplanan paraların büyük ölçüde Bütçe içinde tutulması, fon harcamalarının Genel Bütçe'de ayrılan ödeneklerle sınırlandırılması ve fonların kuruluş amaçlarına yönelik kullanımlar için kendilerine yeterli ödenek ayrılmaması nedeniyle fon yönetimlerinin etkinlikleri büyük ölçüde azalmış, fonların verimli ve etkin bir şekilde faaliyet gösteremedikleri anlaşılmıştır.

Fonlardan Bütçe'ye, Hazine'ye ve diğer fonlara yapılan kaynak transferleri ve mali katkılar, fon kaynaklarının ve ödeneklerinin tamamının kendi işlevlerine uygun projelerde kullanılmasını engellemiş; fonların yatırım projelerinde ve harcamalarında büyük ölçüde kesintiler yapılmasına neden olmuştur.

Fon sayısındaki artış, Bütçe içi ve dışı fonların harcamalarındaki genişleme, Genel Bütçe birliğini ve mali disiplini olumsuz yönde etkilemiş, kamu finansman açıkları büyümüştür.

2-Öneriler:

Bütçe'ye yük getiren, işlevlerini yerine getirmeyen ve işlerliği olmayan fonlar tasfiye edilmeli; fon sayısının azaltılmasına yönelik yasal düzenlemelere kapsamlı olarak devam edilmeli, yürürlükten kaldırılması öngörülen fonların kamusal işlevlerinin ve mevcut faaliyetlerinin hangi idarelerce yürütüleceği önceden değerlendirilmeli ve buna bağlı olarak fon faaliyetlerinin ilgili genel ve katma bütçeli kuruluşlar tarafından üstlenilmesi sağlanmalıdır.

Öte yandan; uygulanmakta olan “Ekonomik Program” uyarınca varlığını sürdürmesi öngörülen bütçe dışı fonların şeffaflığının artırabilmesi için yasal düzenlemeler yapılmalı; fonların gelir ve giderleri Genel Bütçe ilkeleri çerçevesinde belirlenmeli; özellikle fonlardan yapılacak kaynak ve ödenek aktarımlarına ilişkin usul ve esasları ayrıntılı olarak içeren fon yönetmelikleri çıkarılmalı; bu fonların Avrupa Birliği standartlarına göre yeniden yapılandırılması ve kurumsallaştırılmasının sağlanması için gerekli hukuki alt yapı hazırlanmalıdır.

Kalan fonlardan finanse edilecek projeler önceden bilimsel araştırmaya dayandırılmalı, fon faaliyetlerinde, ülke ekonomisine teknoloji transferi, üretim, istihdam ve katma değer sağlayıcı yeni projelere önem ve öncelik verilmelidir.