KAMU PERSONELİNE İLİŞKİN MEVZUAT

DENETÇİ
YARDIMCILARI 2001 YILI EĞİTİM NOTLARI


MEHMET ÖKSÜZ
Başdenetçi

T.C.BAŞBAKANLIK YÜKSEK DENETLEME KURULU
MART 2002

 

İÇİNDEKİLER

I. BÖLÜM

GİRİŞ
1-Kamu personelinin tanımı
2-Kamu personel mevzuatının genel bir değerlendirilmesi

II. BÖLÜM
KAMUDA İSTİHDAM ESASLARI

1-Kamudaki istihdam şekilleri
1.1- Memur
1.2- Sözleşmeli personel
1.3- Geçici personel
1.4 -İşçiler

2-Personel mevzuatı açısından kamu kuruluşları
2.1- 657 Sayılı Kanunun kapsamındakikuruluşlarla
        kanunla kurulmuş özel bütçeli kuruluşlar
2.2- Kamu iktisadi teşebbüsleri
2.3- Özelleştirme kapsam ve programında bulunan kuruluşlar

III.BÖLÜM
657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU
KAPSAMINDAKİ KURULUŞLARLA KANUNLA KURULMUŞ
ÖZEL BÜTÇELİ KURUŞ PERSONELİNE İLİŞKİN MEVZUAT

1-Personelin tabi olduğu mevzuat
1.1- Memurların tabi olduğu mevzuat
1.2- Sözleşmeli personellin tabi olduğu mevzuat
1.3- Geçici personelin tabi olduğu mevzuat
1.4- İşçilerin tabi olduğu mevzuat

2- Kadroların ihdası , iptali ve değiştirilmesi
2.1- Memur Kadroları
2.2- Sözleşmeli personel pozisyonları
2.3- Geçici personel pozisyonları
2.4- İşçi kadro ve pozisyonları

3- Personel alımları
3.1- Memur alımları
3.2-Sözleşmeli personel alımları
3.3-İşçi personel alımı

4- Personele yapılacak ödemeler
4.1- Memurlara yapılacak ödemeler
4.2- Sözleşmeli personele yapılacak ödemeler
4.3- Geçici personel yapılacak ödemeler
4.4- İşçi personele yapılacak ödemeler

IV. BÖLÜM
KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ
PERSONELİNE UYGULANACAK MEVZUAT

1-Personele uygulanacak mevzuat
1.1-Memurlara uygulanacak mevzuat
1.2- Sözleşmeli personele uygulanacak mevzuat
1.3- İşçilere uygulanacak mevzuat

2- Kadroların ihdası, iptali ve değiştirilmesix
2.1- Memur kadroları
2.2-Sözleşmeli personel pozisyonları
2.3-İşçi Pozisyonları

3- Personel alımları
3.1- Memur alımları
3.2- Sözleşmeli personel alımları
3.3- İşçi alımları

4-Personele yapılacak ödemeler
4.1-Memurlara yapılan ödemeler
4.2-Sözleşmeli personele yapılacak ödemeler
4.3- İşçi personele yapılacak ödemeler

V.BÖLÜM
ÖZELLEŞTİRME PROGRAMINDA BULUNAN
KURULUŞLAR İLE KAMU BANKALARI VE TÜRK
TELEKOM PERSONELİNE UYGULANACAK MEVZUAT

1-Özelleştirme programında bulunan kuruluşlar
2-Kamu bankaları
3-Türk Telekom A.Ş.

VI. BÖLÜM
ÖZEL GÜVENLİK
PERSONELİNE İLİŞKİN MEVZUAT

VII. EKLER


I. B Ö L Ü M


GİRİŞ


1-Kamu personelinin tanımı:

Personel mevzuatı açısından, genel ve katma bütçeli kuruluşlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı kuruluşlar, kanunlarla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, üniversiteler, kamu iktisadi teşebbüsleri ile sermayelerinin yarısından fazlası bunlara ait kuruluşlar, özel kanunla kurulmuş kuruluşlar ve diğer kamu tüzel kişiliklerini kamu kuruluşu olarak tanımlamak mümkündür. Kısaca, yönetimi ve denetimi kamu hakimiyetinde olan kuruluşları kamu kuruluşuolarak tanımlamak mümkündür. Bu kuruluşlarda çalışan personel de kamu personeli olarak tanımlanabilir.


2-Kamu personel mevzuatının genel bir değerlendirilmesi:

1961 Anayasasının 117 nci maddesine istinaden hazırlanan ve Devlet Memurlarının nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlemlerinin bir kanun çatısı altında toplanması amacıyla hazırlanan 14.07.1965 tarih ve 657 sayılı Kanun 23.07.1965 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir (Mali hükümleri 1970 yılında yürürlüğe konulmuştur).

657 sayılı Kanunda, kuruluşların teşkilat kanunları da dahil personelin özlük işlemleri ile ilgili düzenleme yapan kanunların bu kanuna aykırı hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.

657 sayılı Kanun, uygulanmaya başladığı 1965 yılından bu yana bir çok değişikliğe uğramış, hatta mali hükümleri değiştirilerek yürürlüğe konulmuştur.

O günden bu güne kamu kurum ve kuruluşlarında meydana gelen yapısal değişiklikler, kamu hizmetinin genişlemesi gibi nedenlerle yeni oluşturulan kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen personelin özlük işlemlerine ilişkin düzenleme 657 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerle çözüme kavuşturulamamış, zaman içinde kamu personeline ilişkin olarak yapılan yeni düzenleme çalışmaları da bir sonuç vermemiştir.

Genel düzenleme içinde çözülemeyen sorunlar, kuruluşların teşkilat kanunlarına, özellikle personelin mali hakları ile ilgili hükümler konularak çözülmeye çalışılmıştır. Başlangıçta münferit olan bu uygulamalar, zaman içerisinde yaygın bir hal almaya başlamıştır. Kadro karşılığı sözleşmeli personel uygulaması, fazla çalışma ücreti ödenmesi, fon gelirlerinden ödeme yapılması, döner sermayeden pay verilmesi, iyileştirme ödemesi yapılması, yol parası adı altında yapılan ödemeler ve çeşitli tazminatlar bu uygulamaya örnek gösterilebilir. Kuruluşlar arasında yaratılan ücret farklılığının, personeli yüksek ücret ödeyen kuruluşlara naklen geçme arayışı içine soktuğu da bilinen bir gerçektir.

Diğer taraftan işçi ve memur ayrımı gerçekleştirilemediği gibi üretim ünitelerinde çalışması gereken işçiler, zaman içerisinde memur yetersizliği gerekçesi ile büro hizmetlerinde de istihdam edilmeye başlanmış. Bu durum, bazen memurlar bazen de işçiler lehine değişen mali hakların farklılığı nedeniyleçalışma barışını olumsuz yönde etkilemiştir.

1985 yılında Başbakanlık genelgesi ile başlatılan kamu iktisadi teşebbüslerindeki sözleşmeli personel uygulamasında, daha sonra yasal düzenleme yoluna gidilmiştir. (Önce 308 sayılı KHK, daha sonra da 399 sayılı KHK) sözleşmeli personelin ücreti yetkili makamlarımızca tavan belirleme şeklinde yapılmış, kurum içi düzenleme ise kuruluşlara bırakılmıştır. Kuruluşlar arası ücret dengesinin sağlanması görevi ise Devlet Personel Başkanlığına verilmiştir. Bu konuda kuruluşlar arasında yeterli koordinasyon sağlanamadığından, bugün için aynı unvanı taşıyan sözleşmeli personelin her kuruluşta farklı farklı ücret alması sonucunu doğurmuştur.

Son yıllarda oluşturulan kurul ve üst kurul personeline, en yüksek devlet memuru maaşının katları düzeyinde ücret tespit etme yetkisi verilmesi, kamudaki ücret uçurumunu biraz daha artırmıştır.

Kamu kurum ve kuruluşlarında iş analizine dayanan norm kadro çalışmaları yapılamadığından, iş ve hizmet ile çalışan personel arasında denge kurulamamış, açıktan personel alımlarının gerçek ihtiyaca dayanıp dayanmadığı açıklıkla ortaya konulamamıştır. Bu durum, bir kuruluş içinde bile bazı birimlerde gereğinden çok personel varken diğer bir birimde personel ihtiyacı çekilmesi sonucunu doğurmuştur.

Bu durumun kamu istihdamındaki olumsuz etkilerinin giderilmesi için, Bakanlar Kurulunun 6.11.2000 tarih ve 2000/1658 sayılı kararı ile norm kadro hazırlama esasları belirlenmiş ve Başbakanlığın 9.7.2001 tarih ve 2001/39 sayılı genelgesi ile 2003 yılı sonunda bitirilmek üzere kuruluşlar itibariyle norm kadro hazırlama takvimi belirlenmiştir. Diğer taraftan, kuruluşların personel ihtiyacının, öncelikle diğer birimlerdeki ihtiyaç fazlası personel tarafından karşılanması gibiuygulamalarla yeni personel alımı asgari düzeye indirilmeye çalışılmıştır.

Bu uygulamadan, ihmal edilemeyecek ve yıllar itibariyle iş hacmi artan ve gerçek anlamda personel ihtiyacı duyan (enerji alanında faaliyet gösteren kuruluşlar) kuruluşları olumsuz etkileyerek mevcut mevzuata aykırı olarak asli hizmetlerini taşeron eliyle gördürme yoluna yöneltmiştir.

Diğer taraftan, memuriyete giriş ÖSYM’ce yapılan merkezi sınava bağlanarak objektif bir esas getirilmiş ancak bu uygulamanın tek merkezden sevk ve idaresinde yaşanan zorluklar, sistemden beklenen yararları azaltmıştır.

1999 yılında uygulamaya konulan Devlet Memurları Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelikle KİT’ler de dahil kamuda çalışan personelin büyük bir bölümünün görevde yükselme işlemi belirli ölçüde disipline edilmeye çalışılmıştır. Ancak bu yönetmelikle, müdür seviyesine kadar bir düzenleme esası getirilmiş, daire başkanı ve daha üst seviyedeki personelin görevde yükselmesi kapsam dışı bırakılmıştır. Buna göre; şube müdürü olacak bir memur için dört yıllık yüksek okul bitirme şartı aranırken, genel müdür, genel md. yardımcılığı gibi görevlere dört yıllıktan daha kısa süreli (2-3 yıllık) okul mezunun atanabilecek olması,kuruluşlar içerisindeki hiyerarşik yapıda sıkıntılar doğurabilecektir.

Tamamlanacak norm kadro çalışmaları sonucunda, personelin işe alınması ve atamalarının gerçek ihtiyaca dayandırılması, farklı ücret uygulamasının da kuruluşun adının farklı oluşuna göre değil de yapılan işin niteliğindeki farklılığa dayandırılması, işçi ve memur ayrımının çözüme kavuşturulması, kamu istihdamındaki sorunları bir ölçüde giderecektir.


II. BÖLÜM
KAMUDA İSTİHDAM ESASLARI


1-Kamudaki istihdam şekilleri:

657 sayılı Kanun 4 üncü maddesinde kamu hizmetlerinin; 1-Memurlar,2-Sözleşmeli Personel, 3-Geçici Personel, 4-İşçiler eliyle gördürülmesi öngörülmüştür.

Bu istihdam şekilleri dışında kuruluşların hizmet alımı kapsamında doktor ve avukat çalıştırdıkları, bir kısım işleri taşerona yaptırdıkları da görülmektedir.

KİT personel rejimini düzenleyen 399 sayılı KHK’ ile de 657 sayılı Kanunda belirtilen aynı adı taşımakla birlikte farklı bir sözleşmeli personel çalıştırılması getirilmiştir.

Hangi kamu kurum ve kuruluşu olursa olsun işçiler hakkında İş Kanunları hükümleri uygulanmakta, işçiler dışındaki personelin tabi olduğu mevzuat ise kurumlara göre az veya çok farklılık göstermektedir.

Yukarıda statü itibariyle belirtilen personelin tanımları aşağıda verilmiştir.

1.1- Memur:

Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetini ifa ile görevlendirilenler memur olarak tanımlanabilmektedir.

Yukarıda belirtilen kurumların dışındaki kurumlarda genel politika tespiti, araştırma planlama, programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanlar da memur sayılmaktadır.

T.C. Anayasasının kamu hizmeti görevleriyle ilgili başlığını taşıyan128 inci maddesinde; Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülmesi, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, sorumlulukları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Hangi kurum ve kuruluşun ifa ettiği hizmetin Devlete verilmiş asli ve sürekli bir kamu hizmeti olduğu, hangilerinin bu nitelikte bulunmadığı, 657 sayılı Kanunda değişiklik yapan 15.05.1975 tarih ve 1897 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre Bakanlar Kurulunun 26.06.1975 gün ve 7110986 sayılı Kararı ile belirlenmiştir. Bu karar ve kuruluşlara ait listeler, bir fikir vermesi açısından notlarımızın ekinde gösterilmiştir.

Bugün için, belirtilen kurumlara benzeri nitelikte hizmet veren yenilerinin eklendiği kesin olup, bir kısım kuruluşlar isim değiştirmiş, bazı kuruluşlar da kapatılmıştır. Bunlardan bir kısmının işlevinin değişmiş olabileceği de göz ardı edilmemelidir.

Anayasanın 129 uncu maddesinde ise; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlü oldukları, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplin kararlarının yargı denetimi dışında bırakılamayacağı, memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari merciin iznine bağlı olduğu hüküm altına alınarak, memurlarla ilgili işlemlerin objektif kurallara bağlı olarak yürütülmesini bir yerde teminat altına almıştır.

Benzeri hükümler 1961 Anayasasında da yer almış ve bunun gereği olarak da 14.7.1965tarih ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu ile kapsamlı bir düzenleme yapılmıştır.

1.2- Sözleşmeli personel :

Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde çalıştırılan ve işçi sayılmayan personeldir.

Teknik hizmetlerden olan görevler için, işin geçici olma şartı aranmamaktadır.

Bu kapsamdaki sözleşmeli personelin kurumunun teklifi üzerine Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri alınarak Bakanlar Kurulu Kararı ile çalıştırılması, verilecek ücretin üst sınırının da Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmesi öngörülmekle birlikte bu yetki 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşü üzerine Maliye Bakanlığına verilmiştir. (Karar md:14). Ancak ücret tavanı söz konusu kararın2 nci maddesi ile belirlendiğinden, Maliye Bakanlığının ücret konusundaki yetkisi tavanla sınırlı olacaktır.

Yabancı uyrukluların tarihi belge ve arşiv kayıtlarını değerlendiren mütercimlerin, kadrolu avukat istihdam edecek kadar iş bulanmayan hallerde avukatların kadrolu istihdamının mümkün olmadığı hallerde tabip veya uzman tabiplerin, Adli Tıp Kurumu Uzmanlarının, Devlet Konservatuarı sanatçı öğretim üyelerinin, İstanbul Belediyesi Konservatuarı sanatçılarının, Milli Savunma Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı ve dış kuruluşlarda belirli bazı hizmetlerde çalıştırılacak personelin de zorunlu hallerde sözleşme ile istihdamı mümkündür.

Bunların dışında 399 sayılı KHK’nin istihdam şekillerinde sözleşmeli personel ibaresi yer almış ve 3/C maddesinde; “........., teşebbüs ve bağlı ortaklıkların genel idare esasları dışında yürüttükleri hizmetlerinde bu KHK’de belirtilen hukuki esaslar çerçevesinde akdedilecek bir sözleşme ile çalıştırılan ve işçi statüsünde olmayan personel” olarak tanımlanmıştır.

KİT’lerde ve özelleştirme kapsamındaki kuruluşlarda istihdam edilen personelin önemli bir bölümü 399 sayılı KHK ile getirilen sözleşmeli personel statüsünde çalışmaktadır.

Kamu kurum ve kuruluşlarının kendi kuruluş kanunlarına koydukları özel hükümlerle kadro karşılığı sözleşmeli personel çalıştırma uygulaması da yaygın bir hal almıştır. Her kuruluşun kanunda belirtilen kadroları karşılık gösterildiğinden kamuda bu konuda uygulama birliği yoktur. (Örn: Bir kuruluşta bilgisayar işletmenin kadro karşılığı çalıştırılması söz konusu iken bir başka kuruluşta bu unvandaki personeli, sözleşmeli çalıştırılma imkanı bulunmamaktadır). Bu yöndeki uygulama daha çok farklı ücret uygulama ihtiyacından kaynaklanmaktadır.

Özel kanunla kurulmuş kuruluşların kuruluş kanunlarına konulan hükümlerle yukarıda belirtilen hususların dışında da sözleşmeli personel istihdamı söz konusu olabilmektedir.

1.3- Geçici personel :

Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir.

Bu personelin çalıştırılması için gerekli prosedür uzun olduğundan, kuruluşlar geçici işlerinde, bunun yerine geçici işçi çalıştırma yoluna gitmektedir.

1.4 -İşçiler :

İşçiler, yukarıda tanımlanan çalışanların dışında kalan kişilerdir. Bunlar hakkında (Deniz İş Kanunu ve Basın İş Kanununa tabi olarak çalışanlar ile hava taşıma işlerinde çalışanlar hariç) 1475 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır.

Bugün için işçi ve memur ayırımı yeterince yapılamamış, aynı işi yapan kişilerin bir kurumda memur statüsünde, bir başka kurumda ise işçi statüsünde veya sözleşmeli statüde istihdam edildiği görülmektedir.

1897 Sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca işçi memur ayırımını bir sonuca bağlamak üzere oluşturulan komisyon yaptığı çalışmalar sonucunda düzenlediği10.11.1976 tarihli raporda, sonuç olarak işçi-memur ayırımı sonucu ortaya çıkan statü farklılığının bütünüyle giderilmesinin mümkün olamadığını belirtmiştir. Fikir vermesi açısından söz konusu komisyonun kararı notlarımızın ekleri arasına alınmıştır.


2-Personel mevzuatı açısından kamu kuruluşları

Yüksek Denetleme Kurulunun denetimine tabi kuruluşlar, KİT’ler, özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar ve özel bütçeli olarak kanunla kurulmuş kuruluşlardır.

Bu yönüyle Yüksek Denetleme Kurulunun denetimine tabi kuruluşlarda kamu personeline ilişkin genel düzenlemelerin büyük bir bölümü uygulama alanı bulmaktadır.

Bu nedenle, denetim çalışmalarında bilinmesi gereken ana konular üzerinde genel bilgiler verilmekle yetinilerek,özellik arz eden durumlar hariç mevzuatın ayrıntılı incelemesine girilmeyecektir.

Okuyucularımızın tarafından; özellikle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, kuruluşların özel kanun ve mevzuatı, 399 sayılı KHK, 1475 sayılı İş Kanunu ile bunlarla ilgili olup, notların ekleri arasında belirtilen, tüzük, Bakanlar Kurulu Kararları, yönetmelik ve tebliğlerin okunması ile konuların bütünlüğü sağlanmış olacaktır.

İstihdam ettiği personelin özlük hakları yönünden (özellikle mali haklar) kuruluşları gruplandırmak oldukça zordur. Ancak detay farklılıklara bakmadan temel uygulamalar dikkate alınarak kamu kurum ve kuruluşlarını üç grupta toplamak mümkündür. Bunlar;

2.1-657 Sayılı Kanunun kapsamındakikuruluşlarla kanunla kurulmuş özel bütçeli kurum ve kuruluşlar:

Genel ve katma bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunlarla kurulan fonlar ve kefalet sandıklarında çalışan personel doğrudan 657 sayılı kanuna tabi bulunmaktadır. Kurum ve üst kurullar (Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu, Rekabet Kurulu, Telekomünikasyon Kurumu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, SPK, Enerji Piyasası Kurumu, T.Akreditasyon Kurumu bunlara örnek gösterilebilir),E.İ.E.İ, T.Atom Enerjisi Kurumu, M.T.A., T.Patent Enstitüsü, Sosyal Güvenlik Kuruluşları, İş-Kur vb. gibi kuruluşlardır. Bu kuruluşların personeli, ya kendi kuruluş kanunlarında yer alan hükümlere göre 657 sayılı Kanuna tabi kılınmakta ya da kısmen veya tamamen kendi kuruluş kanunlarındaki özel hükümlere tabi bulunmaktadır. Bunlardan bazılarının kuruluş kanunlarında hiçbir hüküm bulunmamaktadır (T.Patent Enstitüsü gibi).

Özel kanunla kurulmuş kuruluşların bir bölümünün (KOSGEB, TÜBİTAK vb.) kuruluş kanunlarında idari ve mali özerkliğe sahip olduğu belirtilmekle birlikte bu kuruluşlarbüyük ölçüde genel ve katma bütçenin transfer tertibinden yardım almaktadırlar.Yıllık bütçe kanunlarında yapılan genel düzenlemelere ‘’genel ve katma bütçelerin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar ’’ da dahil edildiğinden, idari ve mali özerkliğe sahip olan kuruluşlar transfer tertibinden yardım aldıkları takdirde yıllık bütçe kanunları ve Maliye Bakanlığınca yapılan genel düzenlemelere ve sınırlamalara tabi bulunması gerekmektedir.

2.2- Kamu İktisadi Teşebbüsleri:

233 Sayılı KHK hükümlerine tabi kuruluşlar ile bunların bağlı ortaklıkları, son yıllarda KİT’ lerin büyük bir bölümü özelleştirme kapsam ve programına alındığından bu statüdeki kuruluş sayısı oldukça azalmıştır.

2.3- Özelleştirme programında bulunan kuruluşlar:

4046 sayılı Kanunun 37 nci maddesinde, özelleştirme programına alınan kuruluşların özel hukuk hükümlerine tabi oldukları, bunlar hakkında varsa kendi kuruluş kanunları ile diğer kanunlarda yer alan 4046 sayılı Kanuna aykırı hükümler ve 233 sayılı KHK hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Ancak 527 sayılı KHK, Başbakanlığın 20.6.2001 tarih ve 9837 sayılı genelgesi ile KİT ve Bağlı Ortaklıklarının Genel Yatırım ve Finansman Programı Kararnameleri ile özelleştirme kapsam ve programında bulunan kuruluşlarda çalışan personel, bazı yönlerden genel düzenlemelerle ilgilendirilmektedir.



 
III.BÖLÜM

657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU
KAPSAMINDAKİ KURULUŞLARLA KANUNLA KURULMUŞ
ÖZELBÜTÇELİ KURUM VE KURULUŞLARIN PERSONELİNE İLİŞKİN MEVZUAT


1-Personelin tabi olduğu mevzuat:

1.1- Memurların tabi olduğu mevzuat:

Yukarıda belirtilen kuruluşlarda çalışan personelin her türlü özlük hakları 657 sayılı kanunla düzenlenmiştir.

  

Bu kanunun 1 inci maddesinde; genel ve katma bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda,kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında ve beden terbiyesi bölge müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı , sözleşmeli ve geçici personel hakkında bu kanunda belirtilen özel hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında; Anayasa Mahkemesi üye ve yedek üyeleri ile raportörleri; hakimlik ve savcılık mesleklerinde veya bu mesleklerden sayılan görevlerde bulunanlar, Danıştay ve Sayıştay meslek mensupları , Sayıştay Savcı ve yardımcıları, Üniversiteler, Spor-Toto teşkilatında çalışan personel, subay, astsubay, uzman çavuş ve uzman jandarmalar ile emniyet teşkilatı mensupları kendi özel kanunları hükümlerine tabidir.

Esasen bu kuruluşlar 657 sayılı Kanunun kapsamında olduğundan istisna edilmiştir. Yoksa personel mevzuatı özel olarak düzenlenmesi gereken 657 sayılı Kanunun kapsam maddesi dışında başka kuruluşlar da bulunmaktadır. (KİT personeli gibi)

Yukarıda belirtilen kuruluşların bir bölümü için özel düzenleme yapılmış (Yüksek Öğretim Personel Kanunu, T.Silahlı K.Personel Kanunu, Hakimler ve Savcılar Kanunu) düzenleme yapılamayan kuruluşların personeli için 657 sayılı Kanunun uygulanmasına devam edilmiştir.

Özel kanunla kurulmuş kuruluşlar, 657 sayılı Kanun kapsamında olmamakla birlikte kendi kuruluş kanunları delaletiyle personeli hakkında 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaktadır. Bu kuruluşların kuruluş kanunlarında 657 sayılı Kanundan kısmen veya tamamen farklı bir düzenleme bulunduğu takdirde öncelikle bu özel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Kuruluş kanunlarında personeli hakkında KİT Personel Rejimi uygulanacağı belirtilen kuruluşların personeline, notlarımızın IV.BÖLÜM’ünde belirtilen mevzuat hükmü uygulanacaktır.

Personeli hakkında 657 sayılı Kanun hükümlerini uygulayan bazı kuruluşların kendi kanunlarında, personeli hakkında 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı yolunda hüküm de bulunmamaktadır (TPE gibi). Ancak bu kuruluşlar 190 sayılı Genel Kadro Usulü Hakkında KHK hükümlerine tabi olduğundan bu kuruluşların personeli hakkında da 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaktadır. Bir kısım kuruluşların kanunlarında mali haklar dışında personele, 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bazı kuruluş kanunlarında personel, 657 sayılı Kanun kapsamının tamamen dışında tutulmuştur.

Yukarıda belirtilen kanunla kurulmuş özel bütçeli kuruluşların, kuruluş kanunlarının bir bölümünün personele ilişkin hükümleri, notlarımızın ekleri arasına alınmıştır.

1.2- Sözleşmeli personelin tabi olduğu mevzuat:

657 sayılı kanunun 4/b maddesine göre çalışan sözleşmeli personel hakkında, 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile uygulamaya konulan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” ile sözleşme hükümleri uygulanmaktadır. Kuruluş kanunlarındaki hükümler gereğince kadro karşılığı çalıştırılacak personel için mevcut kadro karşılık gösterildiğinden ayrıca kadro şartı aranmamaktadır.

Kadro karşılığı çalıştırılan sözleşmeli personel hakkında çalışma esaslarını düzenleyen Bakanlar Kurulu Kararı ve sözleşme hükümlerinde belirtilen hususlar dışında 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaktadır.

Kuruluş kanunlarında özel düzenlemelerle daha farklı bir sözleşmeli personel çalıştırılmasına imkan verilmişse bu sözleşmeli personel hakkında bu özel hükümler uygulanacaktır.

1.3- Geçici personelin tabi olduğu mevzuat:

657 sayılı Kanunun 4/c maddesine göre çalıştırılan geçici personel hakkında, çalıştırılmasına izin veren Bakanlar Kurulu kararı ve sözleşme hükümleri uygulanır.

1.4- İşçilerin tabi olduğu mevzuat:

İşçi statüsüne tabi olarak çalışan personel, 1475 sayılı İş Kanunu ve toplu iş sözleşmesi ve hizmet sözleşmesi hükümlerine tabi bulunmaktadır. (Deniz İş Kanunu ve Basın İş Kanununa tabi olarak çalışanlar ile hava taşıma işlerinde çalışanlar hariç).


2- Kadroların ihdası , iptali ve değiştirilmesi:

2.1- Memur kadroları :

Memur kadroları 190 sayılı KHK gereği kanunla ihdas edilir. (Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, TBMM Genel Sekreterliği, KİT’ler, kamu kurumu niteliğindeki meslek teşekkülleri, Türk Silahlı Kuvvetleri ve gizli kalması gerekli kadrolar hariç)

190 sayılı KHK’nin kapsamı, 657 sayılı kanunun kapsamına göre daha geniş tutulmuştur. Özel bütçeli kuruluşlar, (EİE, MTA, TPE vb.) doğrudan 657 sayılı Kanun kapsamında olmadığı halde 190 sayılı KHK’nin kapsam başlığı altındaki 2 nci maddesinde yer almaktadır.

Kuruluş kanunlarında özel hüküm bulunması halinde, bu kuruluşların kadroları hakkında bu özel hükümlere göre işlem yapılacaktır.

İl özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik müessese ve işletmelerin kadroları Bakanlar Kurulu Kararı ile ihdas edilmektedir.

İhdas edilmiş kadroların serbest bırakılmasında, boş kadrolarda sınıf, unvan ve derece değişikliği yapmaya ve boş kadroları iptal etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Maliye Bakanlığının 26.1.2002 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Bütçe Uygulama Talimatında;

-Bakanlar Kurulunun6.11.2000 tarih ve 2000/1658 sayılı kararında; kanunla, milletlerarası anlaşmalarla veya bakanlar kurulu kararı ile öngörülmedikçe kamu kurum ve kuruluşlarında norm kadro çalışmaları tamamlanana kadar kadro ihdası ve serbest bırakma talebinde bulunulamayacağı,

-Kuruluşların ortaya çıkan kadro ihtiyacı, kadro fazlası olan birimlerden aktarma yapılması veya boş kadrolarda değişiklik yapılması yoluyla karşılanması,

gereği belirtilmiştir.

2002 Yılı Bütçe Kanununun 42 nci maddesinin (e) bendi ile yeni birim kurulması için Maliye Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığının görüşünün alınması öngörülmüştür.

2.2- Sözleşmeli personel pozisyonları:

657 sayılı Kanunun 4/B maddesine göre önceden belirlenmiş bir kadro veya pozisyon bulunmayıp, bu kapsamda çalıştırılacak personelin sayısı, unvanı, nitelikleri, sözleşme ücreti ve süreleri ilgili Bakanlığın önerisi ve Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca belirlenmektedir. Bu belirlemeden sonra ilgili Bakanın onayı ile sözleşmeli personel çalıştırılmaktadır.

Bu personelle yapılacak sözleşmeler bir yıl süre ile yapılmaktadır. Ancak zorunlu durumlarda Maliye Bakanlığının olumlu görüşü alınmak kaydıyla iki yıla kadar sözleşme yapılabilmektedir. Önceki yılda çalıştırılan sözleşmeli personelin cari yılda da çalıştırılması yıllık bütçe kanunları gereğince Maliye Bakanlığınca vize edilmesi ile mümkündür.

2.3- Geçici personel pozisyonları:

Geçici personeleönceden tespit edilmiş bir kadro olmayıp, bu personelin çalıştırılması yolunda alınan Bakanlar Kurulu kararında, geçici hizmette çalıştırılacakların sayısı da belirtilmektedir.

Bu statüde personel çalıştırılması kanunda yaygın bir uygulama olarak görülmemektedir.

2.4- İşçi kadro ve pozisyonları :

Daimi işçi kadroları, Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vize edilmektedir. Mahalli idarelerin daimi işçi kadroları ise yine Devlet personel Başkanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca vize edilmektedir. Değişiklikler de aynı hükümlere göre yapılmaktadır (190 sayılı KHK Md:11).

190 sayılı KHK’nin 11’inci maddesinin başlığında, “geçici işçi” ibaresi de bulunmasına rağmen madde metninde geçici işçilerinden bahsedilmemiştir. Mevcut uygulamada, geçici işçi pozisyonu yıllık olarak Maliye Bakanlığınca vize edilmektedir. Vize edilen geçici işçi pozisyonlarının birer örneği ilgisine göre Sayıştay ve Yüksek Denetleme kuruluna gönderilmektedir. (Mahalli idarelerin geçici işçi pozisyonları İçişleri Bakanlığınca vize edilerek bir örneği Devlet Personel Başbakanlığına gönderilmesi gerekmektedir). Bunlara ilişkin düzenlemeleryıllık bütçe kanunları ile yapılmaktadır.   

Buna göre 2002 yılı için Maliye Bakanlığınca yapılan düzenlemede;

-2002 Yılı Bütçe Kanununun 42 nci maddesinin (b) bendinde, boş sürekli işçi kadrolarından Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığınca uygun görülenlerin Başbakanın izniyle iptal edilmesi,
-Memurlar tarafından yapılması gereken işler için sürekli işçi kadrosu talebinde bulunulmaması,
-Kamu kurum ve kuruluşlarının kanunla, uluslararası anlaşmalarla veya 2002 Yılı Programıyla kurulması veya genişletilmesi öngörülen birimleri için yapılacak yeni vizeler dışında, 2001 yılında vize edilmiş geçici işçi pozisyonlarını aşacak şekilde vize yapılmaması,
-Vizeli pozisyonlarda yıl içinde yapılacak değişikliklerin Maliye Bakanlığının izni ile yapılması,

öngörülmüştür.


3- Personel alımları:

Kamu kurum ve kuruluşları boş kadro ve pozisyonlarına atama yapmadan önce yıllık bütçe kanunları ve Başbakanlık genelgelerinde öngörülen izinleri almakla yükümlüdürler.          

4726 sayılı 2002 Mali Yılı Bütçe Kanunu uyarınca Maliye Bakanlığınca yapılan ve 26.1.2002 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan bütçe uygulama talimatında; kamu kurum ve kuruluşlarınca Başbakanlık, Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığından alınması gereken izinlerin yanı sıra mevcut mevzuat uyarınca gerçekleştirilecek diğer izin ve işlemler tamamlanmadan öğretim elemanı, memur, sürekli ve geçici işçi ile sözleşmeli personel istihdam edilemeyeceği, ilgili saymanların istihdam edilecek personele (ilk defa, yeniden, naklen veya kurum içi unvan değişikliği ve benzeri suretle atananlar) yapacakları ödemelerde söz konusu izinler ve diğer işlemlerin mevcut düzenlemelere uygunluğunu aramaları öngörülmüştür.

Bu düzenleme ile personele ilişkin işlemlerinmevzuata ve genel düzenlemelere uygun yapılmaması halinde yapılacak ödemelerden ilgili saymanlara sorumluluk yüklenmiştir.

3.1- Memur alımları:

Bugün için memuriyete ilk defa giriş ;

-İlk defa Devlet Memuru olarak atanacaklar hakkında sınav yönetmeliği hükümlerine göre yapılan sınavda başarılı olanların, kuruluşların açıktan atama izni aldığı kadrolarına merkezi sistemle yerleştirilmesi,
-657 sayılı kanunun 59 uncu maddesinde belirtilen istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atama,
-Özel kanunları gereğince sınavsız olarak devlet memuriyetine alınması öngörülenlerin atanması (Tıp doktoru ve diş hekimileri, 4713 sayılı Kanun gereğince yapılacak atama),
-Kanun hükmü gereğince merkezi sınavın dışında farklı bir sınavla işe alınması öngörülenlerden belirtilen sınavda başarılı olanların atanması (2828 sayılı Kanun gereği özel sınavla işe alınacaklar ve 657 sayılı Kanunun 53 üncü maddesine göre istihdam edilecek sakatlar, özel mevzuatı uyarınca yarışma veyeterlik sınavları ile girilen meslekler),

ile memuriyete giriş mümkün olmaktadır.

Memuriyete ilk defa girecek olanların (istisnalar hariç) 657 sayılı kanunun 40, 48 ve 49’uncu maddelerinde belirtilen şartları taşımak koşuluyla “İlk Defa Devlet Memuru Olarak Atanacaklar Hakkında Sınav Yönetmeliği” esaslarına göre sınava girmeleri ve başarılı olmaları gerekmektedir.

Bu sınav 17.10.1999 tarihinde ÖSYM’ce sonuçları iki yıl geçerli olmak üzere yapılmış ve geçlik süresi yeni sınav yapılana kadar uzatılmıştır.

Merkezi sınavda 70 ve üstü puan alanlar başarılı sayılarak,kuruluşların açıktan atama izni aldığı kadrolara, yine merkezi sistemle başarı sırasına göre yerleştirilmektedir.

Özel mevzuatı uyarınca yarışma veyeterlik sınavları ile girilen meslekler için ÖSYM’ye yazılı sınav yaptırılması veya merkezi sınav sonuçlarına göre aday çağırılması koşuluyla kurumların kendi tüzük ve yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına imkan tanınmıştır. Bunlar büyük çoğunlukla657 sayılı kanunun 36 ncı maddesinin (A/11) bendinde belirtilen meslek mensuplarıdır.

Kuruluşlar boş serbest kadroları bulunsa bile bu kadrolara açıktan atama izni almadıkça atama yapamazlar. Açıktan atama ile ilgili usul ve esaslar, Başbakanlık genelgeleri ile bütçe kanunları ve bu kanunların verdiği yetki çerçevesinde Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığınca belirlenmektedir.

Bu usul ve esaslar az veya çok her yıl değişmekle birlikte yerleşik uygulama; kuruluşlara tahsis edilen memur kadrolarından boş olanların kullanılmasının izne tabi tutulması şeklindedir.

4726 sayılı 2002 Mali Yılı Bütçe Kanunun 6 ncı maddesinde; kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla konsolide bütçeye dahil idarelerin teşkilat yapıları ve hizmet amacına uygun olarak personel dağılımının sağlanmasına yönelik önlemler almaya, ihtiyaç fazlası personelin ilgili kuruluşların da görüşü alınmak suretiyle genel ve katma bütçeli daireler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlara, kanunla kurulan fonlara, kefalet sandıklarına, sosyal güvenlik kuruluşlarına, genel ve katma bütçelerin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlara nakledilmesine ilişkin esas ve usullerin, Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca belirlenmesi öngörülmüştür. Bunun için, Maliye Bakanlığı kuruluşlardan Mayıs 2002 yılı sonuna kadar gerekli bilgileri istemiş, ancak uygulamanın esasları henüz (Ocak 2002) belirlenmemiştir.

Bu uygulama ile kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyacı olan personelin önceliklegenel ve katma bütçeli kuruluşlardaki ihtiyaç fazlası personelin nakli suretiyle karşılanarak, açıktan atamaların asgari seviyede tutulması amaçlanmıştır.

Genel ve katma bütçeli idareler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçelerin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlara, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik ve müesseselerden naklen personel alımına imkan tanınmamıştır.

23.1.2002 tarih ve 24649 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlet Personel Başkanlığının tebliğine göre açıktan atama izni verilmesi, 2001 yılında emeklilik, ölüm ve istifa sonucu ayrılan personel sayısının %80’ini aşmamak üzere ve ihtiyaç duyulan personelin özelleştirilen veya özelleştirme programına alınan kuruluşlardaki istihdam fazlası personelden temin edilememesi koşullarına bağlanmıştır.

Maliye Bakanlığının 26.1.2002 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan tebliğinde ise;

-Genel bütçeye dahil daireler ile katma bütçeli idarelere, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlara, kanunla kurulmuş fonlara, kefalet sandıklarına, sosyal güvenlik kuruluşlarına, genel ve katma bütçelerin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlara tahsis edilmiş bulunan serbest memur kadrolarından boş olanların açıktan atama amacıyla kullanılması ve bu kurumların boş memur kadrolarına açıktan vekil ataması ile bu kuruluşların diğer kamu kurum ve kuruluşlarından yapacakları memur nakli için Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığından izin alınması,

-2001 yılında emeklilik, ölüm ve istifa nedeniyle ayrılan personelin eğitim, sağlık ve emniyet hizmetleri hariç %50’sini geçmemek üzere ihtiyacın özelleştirme programına alınan veya özelleştirilen kuruluşlardaki personelin nakli suretiyle karşılanamaması halinde, istenilen nitelik ve unvanda personel temin edilemediğine dair Devlet Personel Başkanlığının yazısı üzerine personel ödeneğinin de yeterli olması şartıyla Maliye Bakanlığından ve müteakiben de Başbakanlıktan açıktan atama izni alınması,

-İl özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler memur ve daimi işçi kadrolarına açıktan personel atamasının, İçişleri Bakanlığı aracılığı ile Devlet Personel Başkanlığının incelemesinden sonra Başbakanlıkizni ile yapılması,

-Norm kadro çalışmaları sonuçlandırılarakuygulamaya geçilen kurumlar ile kanun, uluslararası anlaşma veya 2002 Yılı Programı ile kurulması yada genişletilmesi öngörülen birimler ve temini zorunlu hizmetlerin gerektirdiği personel ihtiyacının, bu sınırlamaya tabi tutulmaksızın istihdama ilişkin genel ilkelere uyularak giderilmesi (Bu durumda, %50 sınırlaması hariç diğer ilkelere uyulacaktır),

-Açıktan atama izinlerinin yıl içerisinde kullanılması, yıl içerisinde kullanılmayan açıktan atama izinlerinin müteakip yılda kullanılamayacağı, yolunda düzenleme yapılmıştır.

Bu genel düzenlemelerde, aşağıda belirtilen hususlarda kanunlarla getirilen ayrıcalıklar korunmuştur.

-657 sayılı kanunun 59 uncu maddesinde belirtilen kadrolara yapılacak atamalar için izin gerekmemektedir (Savunma Sanayii Müsteşarlığı,Toplu Konut ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı istisnai memuriyet kadroları ile bakanlık müşavirlikleri, bakanlık basın ve halkla ilişkiler müşavirlikleri ile Devlet Bakanlığı hariç bakanlık özel kalem müdürlüklerine yapılacak açıktan atamalar Maliye Bakanlığının iznine tabidir).

-2514 sayılı “Bazı Sağlık Personelinin Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Hakkında Kanuna”07.06.2000 tarih ve 4576 sayılı kanunla eklenen geçici üçüncü maddede; uzman ve pratisyen tabiplerle diş hekimlerinin iki yıl süreyle açıktan atama izni ve memurluğa girişte yeterlik sınavı şartı aranmaksızın ihtiyaç duyulacak yerlere atanabilmesine imkan sağlanmıştır. Bu uygulama, 13.02.1995 tarih ve 548 sayılı KHK ile (diş hekimleri hariç) 5 yıl süreli olarak getirilmiş ve sürenin bitiminden sonra da diş hekimlerini de kapsayacak şekilde iki yıl için yeni bir düzenleme yapılmıştır. Söz konusu kanun 13.06.2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden iki yıllık süre 12.06.2002 tarihinde son bulacaktır.

4576 sayılı kanunla getirilen hüküm doğrultusunda, Maliye Bakanlığı uzman hekim ve diş hekimi atamalarını izne tabi tutmamıştır.

- 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun ek 1 inci maddesine göre yapılacak atamalar, Hakimlik ve Savcılık mesleklerinde bulunanlar ile bu meslekten sayılanlar ve öğretim üyeleri atamaları için Maliye Bakanlığından açıktan atama izni alınmasına gerek bulunmamaktadır.

- 2828 sayılı kanuna 25.02.1998 tarih ve 3413 sayılı kanunla eklenen Ek:1’inci maddesi, kamu kurum ve kuruluşlarının, reşit olana kadar Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından bakılan ve korunan çocuklar için her yıl başındaki hangi statüde olursa olsun serbest kadro mevcutlarının binde biri nispetindeki kısmı ayırarak bu çocuklar arasında yapılacak giriş sınavlarında başarılı olanlar arasından atama yapılmasını öngörmektedir.

- 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci ek maddesinde; genel, katma ve özel bütçeli kurum ve kuruluşlarla, mahalli idareler ve sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan her türlü teşebbüs veya bağlı ortaklıkların, memur kadrolar ile sözleşmeli personel ve sürekli işçi kadrolarının %0,5 ‘ini terör eylemleri nedeniyle ve etkisiyle ; şehit veya çalışamayacak derecede malul olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların varsa eşlerinin, yoksa çocuklarından birinin bu da yoksa kardeşlerinden birisinin ve ya malul olup da çalışabilecek durumda olanların istihdamı için ayırmaları ve belirlenecek kişileri işe almaları veya atamaları zorunlu kılınmıştır. Ayrıca maddede, bu işe alma ve atama işleminde açıktan atama izni ve sınav şartının aranmayacağı da hüküm altına alınmıştır. Ancak bu kişilerde kadro veya işin gerektirdiği nitelik, özellik ve şartları taşımaları gerekmektedir. Konu ile ilgili ayrıntılı düzenleme yönetmelikle yapılmıştır.

-657 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde; kurum ve kuruluşların toplam dolu kadrolarının %3’ü oranında özürlü çalıştırmaları gerektiği belirtilmiştir. Özürlülerin sınavı, merkezi sınavdan ayrı olarak yapılması gerekmektedir. Konu ile ilgili ayrıntılı düzenleme, yönetmelikle yapılmıştır.

Yukarıda belirtilen ve yasalarla istihdamı zorunlu olan personelin işe alınması için açıktan atama izni alınmasına gerek olmamakla birlikte zaman zaman usulen izne tabi tutulduğu haller de olmaktadır.

2002 yılında, 2495 sayılı Kanun uyarınca istihdam edecekpersonelin öncelikle kuruluş bünyesinde çalışmakta olan ve gerekli nitelikleri taşıyan istekli personelin atanması suretiyle karşılanması, ihtiyacın bu şekilde giderilememesi halinde diğer kuruluşlarda ( genel ve katma bütçeli idareler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulmuş fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlarda) memur statüsünde çalışmakta olan ve gerekli şartları taşıyan istekli personelin naklen atanması suretiyle karşılanması öngörülmüştür. Özel güvenlik personeli ile ilgili düzenlemelere notlarımızın VI.BÖLÜM’ünde ayrıntılı olarak yer verilmiştir.

3.2-Sözleşmeli personel alımları:

657 sayılı Kanunun 4/b maddesine göre 6.6.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulunun Kararı ile belirlenen esaslar dahilinde yeni personel istihdamında Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşü üzerine Maliye Bakanlığının izni gerekmekte olup, bu izin çerçevesinde ilgili bakanın onayı ile sözleşmeli personel çalıştırılabilmektedir. Önceki yılda çalıştırılan sözleşmeli personelin cari yılda da çalıştırılması, Maliye Bakanlığının vizesi ile mümkün olmaktadır.

Maliye Bakanlığının 26.1.2002 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan bütçe uygulama talimatında, mevzuatında düzenleme bulunmamakla birlikte, başvuruların, alınacak sözleşmeli personelden fazla olması halinde sınav yapılmasına özen gösterilmesi istenmiştir.

Kadro karşılığı sözleşmeli personelin çalıştırılması vizeye tabi olmayıp, sadece Ocak ayı sonuna kadar tip sözleşmelerin vize edilmesi gerekmektedir.           

Kamu kurum ve kuruluşları, özel kanunları uyarınca kadro karşılığı gösterilmeksizin çalıştıracakları sözleşmeli personel için sayı, unvan, nitelik ve ücretlerini gösterir cetvellerle tip sözleşme örnekleri Maliye Bakanlığınca vizeye tabi tutulmaktadır. Vize işlemi tamamlanmadan sözleşme yapılmaması ve ödeme yapılmaması öngörülmektedir. Önceki yılda çalıştırılansözleşmeli personelin cari yılda da çalıştırılması, Maliye Bakanlığının vizesi ile mümkün olmaktadır.

3.3-İşçi personel alımı:

Yıllık Bütçe Kanunları gereğince, kuruluşlara tahsis edilmiş daimi işçi kadrolarının açıktan atama amacıyla kullanılması, Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Başbakanlıktan izin alınmasına bağlı bulunmaktadır. 26.1.2002 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan bütçe uygulama talimatında yeni işçi alınmaması öngörülmüştür.

Tüm kamu kurum ve kuruluşlarına işçi alımı, izin formaliteleri hariç aynı usulle gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle, notlarımızın KİT‘lere ilişkin bölümde açıklanan hususlar, bu bölüm için de geçerli olup burada tekrar edilmemiştir. Geçici işçi istihdamında da aynı açıklamalar geçerli olup, burada vize işlemi Devlet Personel Başkanlığı yerine Maliye Bakanlığınca yapılmaktadır.

İl özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik ve müesseseler açıktan işçi alımı için İçişleri Bakanlığı kanalı ile Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşü alınarak Başbakanlıktan izin alınması gerekmektedir.


4- Personele yapılacak ödemeler:

4.1- Memurların yapılacak ödemeler:

Memurların mali hakları 657 sayılı Kanun Hükümlerine göre belirlenmektedir. Buna göre, 657 sayılı kanunla belirlenen gösterge, ek gösterge, taban aylığı vb. göstergelerin bir katsayı ile çarpılması suretiyle bulunacak tutarı üzerinden maaş hesabı yapılmaktadır. Zam ve tazminatlar ile sosyal yardımlar da büyük ölçüde bu ödemelerin belirli bir nispetine dayandırılmaktadır.

İş güçlüğü, iş riski ve teminindeki güçlük zammı için, maaş katsayısının dışında ayrı bir katsayı tespit edilmektedir.

Dolayısıyla memur maaşlarında yapılacak artışlar, katsayılarının değiştirilmesi suretiyle yapılmaktadır. Gösterge ve tazminat oranlarının değiştirilmesi ise daha geniş aralıklarla yapılmaktadır.

657 sayılı kanunun 154’üncü maddesi, “Aylık gösterge tablosunda yer alan rakamlar ile ek gösterge ve kıdem aylığı gösterge rakamlarının aylık tutarlara çevrilmesinde uygulanacak aylık katsayısı ile memuriyet taban aylığı göstergesine uygulanacak taban aylık katsayısı üçer veya altışar aylık dönemler itibariyle uygulanmak üzere Genel Bütçe Kanunu ile tespit olunur. Ancak mali yılın ikinci yarısında memleketin ekonomik gelişmesi, genel geçim şartları ve Devletin Mali imkanları göz önünde bulundurulmak suretiyle Bakanlar Kurulu bu katsayıları, ikinci yarının tamamı veya üçer aylık dönemleri itibariyle uygulanmak üzere değiştirmeye yetkilidir” hükmü çerçevesinde; yıl başlarında mali yıl bütçe kanunları, yıl içerisinde de Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenleme yapılmaktadır.

Son yıllarda bütçe kanunlarına konulan hükümlerle, memur maaşlarında sağlanan artışın, gerçekleşen enflasyon oranı altında kalması halinde aradaki farkın refah payı ile birlikte memur maaşlarına yansıtılması yolunda düzenlemeler yapılmıştır (2002 Mali Yılı Bütçe Kanunu Md:41).

Bugün için memurlara yapılan ödemelerin unsurları ve dayanağı yasa maddeleri aşağıda gösterilmiştir.

1-     Aylık göstergesi (657 sayılı Kanun Md:43)
2-     Taban aylık göstergesi(375 sayılı KHK Md:1/A)
3-     Ek gösterge(657 sayılı Kanun Md:43)
4-     Kıdem aylığı göstergesi(375 sayılı KHK Md:1/A)
5-     Zam ve tazminatlar:

- Zamlar(657 sayılı kanun Ek Md / I)
a) İş güçlüğü zamanı
b) İş riski zammı
c) Mali sorumluluk zammı
d) Temininde güçlük zammı

- Tazminatlar(657 sayılı Kanun Ek Md. II)
a) Özel hizmet tazminatı (memur sınıflarına göre bu tazminatın adı değişmektedir)
b) Denetim tazminatı (Denetim görevlilerine ödenir)
c) Adalet hizmetleri tazminatı (Yargıda görevli memura ödenir)
d) Lojman tazminatı (375 sayılı KHK Md:1/B)
e) Yabancı dil tazminatı (375 sayılı KHK Md:2)
f) Makam tazminatı (657 sayılı Kanun Ek Md:26)
g) Yüksek hakimlik tazminatı (270 sayılı KHK Md:1)
h) Temsil tazminatı
ı) Görev tazminatı(631 sayılı KHK)
6-Diğer tazminat ve zamlar:
a)Ek tazminat (KİT personeli sıkı yönetim ve olağanüstü hal ilan edilen bölgelerindegörev yapan personel için) (399 sayılı KHK ve 375 sayılı KHK Md:28)
b)Yol giderleri tazminatı (3717 sayılı Kanun Md:2) (Adli personele ödenir)
c)Eködeme (Maliye Bak.Pers.ine ödenir 213sayılıKanun Ek md:13)
d) Ek ödeme (Döner sermaye gelirlerinden sağlık personellerine verilmektedir. 209 sayılı Kanun Md:5)
e) Ek ödeme (SSK personeline ödenen 4752 sayılı Kanun Md:17)
f) Öğretim yılına hazırlık ödeneği (657 sayılı Kanun Ek Md:32)
g) Sağlık personeli nöbet ücreti (657 sayılı Kanun Ek Md:33)
 
7-Sosyal yardımlar (Nakdi Ödenen):
a) Aile yardımı ödeneği (657 sayılı Kanun Md:202)
b) Doğum yardımı Ödeneği (657 sayılı Kanun Md:207)
c) Ölüm yardımı (657 sayılı Kanun Md:208)

Yukarıda belirtilen ilk 5 grup ödeme genel bir uygulama, 6 ncı gruptaki ödemeler ise özel bir sınıf veya kuruluş çalışanlarına yapılmaktadır. Burada belirtilen ödemelerin dışında başka özel düzenlemelerle yapılan ödemelerin de bulunabileceği göz ardı edilmemelidir.

Özel kanunla kurulmuş bulunan kuruluşların kendi kuruluş kanunlarında; personelin mali haklarının tespitinde 657 sayılı Kanun hükümleri dışında bir düzenleme olanların, personeli hakkında bu özel hükümlere göre ödeme yapılmaktadır.

Kurul ve üst kurulların personelinin mali haklarının Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmesi öngörülmüştür. Daha sonra tespit edilen ücretler yüksek görülerek 4.7.2001 tarih ve 631 sayılı KHK ile , özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurulmuş üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon vs. adlarla kurulmuş bütün kamu kurum ve kuruluşları tarafından; yönetim ve denetim kurulu ile kurul, üst kurul üyeleri dahil tüm personeli için; ilgili mevzuatları uyarınca belirlenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla mesai, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer mali ödemeler ile sosyal hak kapsamında yapılan bütün aynive nakdi ödemelerin tümünün altı aylık net ortalaması toplamının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna her ne ad altında olursa olsun fiilen yapılan mali ve sosyal hak niteliğindeki her türlü ödemeler dahil bulunacak toplamının altı aylık ortalamasını geçemeyeceği ve Bakanlar Kurulunun bu konuda yetkili bulunduğu yolunda hüküm getirilmiştir. Bakanlar Kurulunun 16.11.2001 tarih ve 2001/3330 sayılı Kararı ile söz konusu kuruluşlarda çalışanla yapılacak ödemelerin esasları yeniden tespit edilmiştir. Bu uygulama ile ödemelere tavan getirilmiş, 2001 yılında uygulanacak zamların, ücretin tutarına göre belirli nispetlerde mali haklara yansıtılması öngörülmüştür.

Özel kanunla kurulmuş özel bütçeli kuruluşların bir bölümünün fikir vermesi açısından, kendi kuruluş kanunlarında yer alan personele ilişkin hükümler notlarımızın ekleri arasına alınmıştır.

4.2- Sözleşmeli personele yapılacak ödemeler:

Kadro karşılığı çalıştırılan sözleşmeli personele yapılacak ödemelerin tavanı, bu personelin sözleşmeli çalıştırılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmektedir. Bu tavanı aşmamak üzere gerekli düzenleme kuruluşlarınyetkili organları tarafından yapılamaktadır. Başlangıçta tespit edilen bu ücretlere yıl içerisinde veya yeni yılda uygulanacak artışlar Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılmaktadır.

657 sayılı kanun 4/B maddesine göre 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen esaslara göre çalıştırılan sözleşmeli personelin ücreti, söz konusu kararda gösterilen tavanı geçmemek üzere başlangıçta Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca belirlenmektedir. Başbakanın onayı ile bu tavanı değiştirebilmektedir.Yıl içerisinde ve yeni yılda yapılan artışlar Bakanlar Kurulunca belirlenmektedir.

Özel hükümlere göre çalıştırılan sözleşmeli personelin mali hakları, öncelikle çalıştırılmasına imkan sağlayan mevzuat hükümlerine göre, yoksa sözleşme hükümlerine göre tespit edilerek ödenmektedir.

4.3- Geçici personele yapılacak ödemeler:

Geçici personel, bir yıldan daha az süreli veya mevsimlik işlerde çalıştırıldığından genellikle başlangıç ücretleri ile hizmet akitleri son bulmaktadır. Ücretlerin sözleşme süresi içerinde artırılması gerekirse diğer sözleşmeli personel ücretlerinde uygulanan rejimin uygulanacağı tabiidir. Hemen belirtelim ki bu istihdam şekli çok sınırlı bir uygulamadır.

4.4- İşçi personele yapılacak ödemeler:

İşçi personelin ücret ve sosyal hakları toplu iş sözleşmeleri ile belirlenmektedir. işçinin çalıştığı iş yerinde uygulanmak üzere bağıtlanmış toplu iş sözleşmesi yoksa işçinin ücret ve sosyal hakları, hizmet sözleşmesi esasları dahilinde ödenir. Geçici işçilerin mali ve sosyal hakları da aynı rejime tabidir.



IV. BÖLÜM


KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ
PERSONELİNE UYGULANACAK MEVZUAT


1-Personele uygulanacak mevzuat:

KİT Personel Rejimi, 22.11.1990 tarih ve 399 sayılı KHK ile düzenlenmiştir. Bu KHK’nin istihdam şekillerini düzenleyen 3’üncü maddesinde teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda hizmetin memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle gördürülmesi öngörülmüştür.

Buna göre KİT’lerde;

1)     Memur,
2)     Sözleşmeli personel,
3)     İşçi,

çalıştırılabilecektir. 

1.1-Memurlara uygulanacak mevzuat:

399 sayılı KHK’nin 3 üncü maddesinin (b) bendinde, teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda Devlet tarafından tahsis edilen kamu sermayesinin karlı, verimli ve ekonominin kurallarına uygun bir şekilde kullanılmasında bulunduğu teşkilat, hiyerarşik kademe ve görev unvanı itibariyle kuruluşun karlılık ve verimliliğini doğrudan doğruya etkileyebilecek, karar alma, alınan kararları uygulama ve uygulamayı denetleme yetkisi verilmiş asli ve sürekli görevlerin, genel idare esasları dahilinde genel müdür, genel md. yrd., teftiş kurulu başkanı, kurul ve daire başkanları, müessese, bölge, fabrika, işletme ve şube müdürleri, müfettiş ve müfettiş yardımcıları ile kadroları (ı) sayılı cetvelde gösterilen diğer personel eliyle gördürülmesi ve bu personel hakkında 399 sayılı KHK’de belirtilen hükümler dışında 657 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması öngörülmüştür.

399 sayılı KHK’de memurlarla ilgili olarak saklı tutulan hususlar;

-         Atama (Md:5)
-         Yükümlülük ve sorumluluk (Md:12)
-         Başka iş ve hizmet yasağı (Md:15)
-         İkramiye ve ek tazminat (Md:25)

Yönetim kurulu üyelerinin nitelikleri ve atamaları (madde:6,7), müessese müdürünün ataması ve nitelikleri (Madde:20), bağlı ortaklık genel müdürünün ve yönetim kurulu üyelerininnitelik ve ataması (Madde:24), bağlı ortaklık genel müdür yardımcısının ataması (Madde:24/6) hususlarında 233 sayılı KHK’de düzenlemeler bulunmaktadır.

1.2- Sözleşmeli personele uygulanacak mevzuat:

Kamu İktisadi Teşebbüslerinde çalışan sözleşmeli personel, 399 sayılı KHK hükümlerine tabi bulunmaktadır. Bu KHK’de hüküm bulunmayan konularda ise 657 sayılı Kanun Hükümleri uygulanmaktadır.

1.3- İşçilere uygulanacak mevzuat:

Kamu iktisadi teşebbüslerinde çalışan işçiler hakkında 1475 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanmaktadır. Bu çerçevede İş Kanununa aykırı olmamak üzere işçilerin; mali ve sosyal hakları, görev ve sorumlulukları, çalıştırma koşulları, terfileri ve benzeri hususlartaraf sendikalar arasında yapılan toplu iş sözleşmeleri ile düzenlenmektedir. İş yerinde eğer yapılmış bir toplu iş sözleşmesi yoksa, İş Kanunu ve hizmet sözleşmesi hükümlerine göre işlem tesis edilir. 399 sayılı KHK’nin geçici 9’uncu maddesinde belirtilen kuruluşların yönetim kademelerinde çalıştırılan personel hakkında da yine 1475 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanmaktadır. Ancak bunlar toplu sözleşme hükümlerine tabi değildir. Kapsam dışı olarak çalışan personele ilişkin düzenlemeler kuruluşların kendi durumlarına uygun olarak çıkardıkları kapsam dışı personel yönetmelikleri ile yapılmaktadır.


2- Kadroların ihdası, iptali ve değiştirilmesi:

2.1- Memur kadroları:

Kamu iktisadi teşebbüslerinde 657 sayılı Kanuna göre çalıştırılacak personelin kadroları 399 sayılı KHK’ye ekli (I) sayılı listede gösterilmiştir (Ek olarak belirtilen listeler söz konusu KHK ekinde yer almamaktadır).Bu listede yer alan unvanlarda yeni kadro ihdasıile kadrolarda yapılacak değişiklikler Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılmaktadır. (399 sayılı KHK Md:4)

Kuruluşlar itibariyle değişmekle birlikte genel olarak(I) sayılı listede yer alan kadrolar aşağıda gösterilmiştir.

-Genel müdür,
-Genel müdür yrd.
-Kurul ve daire başkanları,
-Hukuk müşaviri,
-Genel müdür müşavirleri,
-Başuzman,
-Müessese müdürleri,
-Bölge müdürleri,
-Fabrika, işletme ve şube müdürleri,
-Müfettiş ve müfettiş yardımcıları,
-Kamu bankaları ile bazı kuruluşların md.yrd,
-Savunma sekreteri,
-Savunma uzmanı,               

Öteden beri memur olarak çalışmakta olup da sözleşmeye geçmeyen personele ait (III) sayılı listedekikadroların derece değişiklikleri ve disiplin hükümlerinin uygulamasına münhasır olmak üzere unvan değişiklikleri hakkında 190 sayılı KHK hükümleri uygulanır. Bu personelin kadroları, (I) sayılı listede yer alan bir kadroya atanmaları, sözleşmeli statüye geçmeleri veya herhangi bir nedenle boşaldığı takdirde, hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilerek Devlet Personel Başkanlığına bildirilir (399 sayılı KHK Geçici Md:3)

2.2-Sözleşmeli personel pozisyonları:

KİT’lerde çalışan sözleşmeli personele ilişkin pozisyonlar, Bakanlar Kurulu Kararı ile ihdas edilir ve 399 sayılı KHK eki (II) sayılı cetvelde gösterilir. Gerçekte bu liste KHK ekinde yer almayıp, kuruluşlarda çalışan ve (I) sayılı listede yer alan kadro unvanları dışınki unvanlardaki pozisyonlar olup, bunlar üzerindeki değişiklik ve iptaller de yine Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılır. (399 sayılı KHK Md:4)

2.3-İşçi pozisyonları:

KİT’lerin daimi işçi pozisyonları, kuruluşun işletme bütçesinde yetkili organlarca tespit edilir ve yine bu organlarca bu kadrolarda değişiklik yapılabilir.

30 iş gününden fazla süre ile çalıştırılacak geçici işçilere ait geçici işçi pozisyonları, bir önceki yıl vize edilen toplam sayıyı aşmayacak şekilde Hazine Müsteşarlığının uygun görüşü alınmak suretiyle Devlet Personel Başkanlığınca vize edilmektedir.

Vize edilen pozisyonlarda geçici işçiler yıl içerisinde en fazla 11 ay çalıştırılabilir. (KİT ve Bağlı ortaklıklarına ilişkin 2002 yılı Genel Yatırım ve Finansman Program Kararnamesi ve 2002 Mali Yılı Bütçe Kanunu)


3- Personel alımları:

3.1- Memur alımları:

KİT’lerde memur kadroları, müdür ve daha üst unvanlı (Kamu bankaları ile diğer bazı kuruluşlarda müdür yardımcısı unvanları (I) sayılı listeye sonradan eklenmiştir) kadrolar olduğundan memuriyetin giriş kademesinde müfettiş yardımcıları dışında ilk defa açıktan memur alımı mümkün bulunmamaktadır.

Boş memur kadrolarına;

-Sözleşmeli statüden görevde yükselme yönetmelikleri çerçevesinde terfian,
-Açıktan atama izni alınan kadrolara 4603 ve 4046 sayılı kanuna tabii ve diğerkamu kurum ve kuruluşlarının nitelikli elemanlarından naklen,
-Alınan açıktan atama izni çerçevesinde müfettiş yardımcılarının ilk defa kamu hizmeti ve görevlerine devlet memuru olarak atanacaklar için mecburi yeterlik ve yarışma sınavı genel yönetmeliği ve kendi özel yönetmelikleri hükümlerince uygun olarak yapılacak sınavla,
-Boş sivil savunma uzmanı ve sivil savunma sekreteri kadrolarına ilgili makamlarca yapılacak atama suretiyle,

memur alınmaktadır.

Açıktan ilk defa işe alınacak memurların, İlk Defa Devlet Kamu Hizmeti ve Görevlerine Devlet Memuru Olarak Atanacaklar İçin Mecburi Yeterlik ve Yarışma Sınavları Genel Yönetmeliği hükümlerine ve yine bu yönetmelikteki istisna hükümlerine uygun olarak işe alınması gerekmektedir.

3.2- Sözleşmeli personel alımları:

Kamu iktisadi teşebbüslerinin personel alımına ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulu Kararı ileuygulamaya konulan KİT ve Bağlı Ortaklıklarının Genel Yatırım ve Finansman Programı Kararnameleri ile belirlenmekte ve az veya çok her yıl farklılıklar göstermektedir.

Bakanlar Kurulunun 16.10.2001 tarih ve 2001/3151 sayılı Kararı ile uygulamaya konulan KİT ve Bağlı Ortaklıklarının 2002 Yılına İlişkin Genel Yatırım ve Finansman Programı Kararnamesinde;

-Teşebbüs ve bağlı ortaklıkların özel güvenlik personeli dahil eleman ihtiyacının öncelikle ana kuruluş ve bağlı ortaklık içindeki birimlerin elemanlarının statü değiştirilmeksizin nakli suretiyle karşılanması,

-Maaş ve ücret ödemeleri Hazine tarafından karşılanan KİT’lerde 2002 yılında hiçbir şekilde yeni personel istihdamı yapılmaması,

-Nitelikli eleman ihtiyacının hizmet içi eğitim yoluyla karşılanması için gerekli önlemlerin alınması,

-Kuruluş içerisinde eleman nakli suretiyle karşılanması mümkün olmadığı zorunlu hallerde Hazine Müsteşarlığının uygun görüşü alınmak suretiyle 2001 yılında ayrılan eleman sayısının %10’una kadar 4603 (bankalar) ve 4046 (özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar) sayılı Kanuna tabii kuruluşlardan Devlet Personel Başkanlığının izniyle naklen eleman alınması,

-4603 ve 4046 sayılı Kanunlara tabii kuruluşlardan naklen atama ile uygun nitelikli eleman teminin mümkün olmadığı hallerde bu kanunlara tabii kuruluşlardan naklen alınanlar da dahil toplam olarak %10 oranını geçmemek ve ihtiyaç duyulan personelin asgari yarısı 4603 ve 4046 sayılı kanunlara tabii kuruluşlardan temin edilmek suretiyle Hazine Müsteşarlığının uygun görüşü üzerine Devlet Personel Başkanlığının izniyle açıktan atama yoluyla nitelikli personel alınabilmesi,

-2002 yılında teşebbüs ve bağlı ortaklılıkların yönetimlerince emekliliğe hak kazananların emekli edilmesi veya diğer yollarla toplam istihdam sayısında en az %5 azalma gerçekleştirilmesi halinde kuruşların takip eden yıllardaki açıktan atama kontenjanlarından düşülmek kaydıyla 2002 yılı içerisinde ayrılanların %10’una kadar Hazine Müsteşarlığının izniyle açıktan atama izni verileceği,

-Yeni üretim tesisi ve hizmet birimlerinin faaliyete geçmesi halinde öncelikle kurum içi nakil yolu ile ihtiyacın karşılanması yoluna gidilmesi koşuluyla bu tesisler için personel alımı ile uluslar arası standartlar çerçevesinde istihdamında gerek görülen özel niteliklere sahip personel taleplerinin Hazine Müsteşarlığının uygun görüşüne dayanarak Devlet Personel Başkanlığınca sonuçlandırılması,

-Özel güvenlik görevlisi talepleri konusunda Hazine Müsteşarlığının uygun görüşü alınması ve ihtiyacın kurum içi veya diğer KİTve bağlı ortaklıklarının (Devlet Personel Başkanlığının 23 Ocak 2002 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanan tebliğinde diğer kamu kurum ve kuruluşları da naklen güvenlik personeli alınacak kuruluşlar arasına alınmıştır) mevcut ihtiyaç fazlası personelinden nitelikleri uygun olanların özel güvenlik görevlisi kadrolarına geçirilmesi yoluyla karşılanması (diğer KİT ve bağlı ortaklıkları ile diğer kuruluşlardanyapılacak nakiller %10’luk izin kapsamında değerlendirilecektir),

ön görülmüştür.

Bu durumda kuruluşların 2002 yılında;

-Her ne şekilde olursa olsun alacağı yeni eleman sayısı 2001 yılında ayrılan eleman sayısının %10’unu geçmeyecek, 2002 yılında istihdam sayısında en az %5 azalış sağlayan kuruluşlara ileriki yıl kontenjanlarından düşülmek üzere 2002 yılında ayrılanların %10’u kadar ilave açıktan atama izni verilebilecektir.

-Alınan açıktan atama izinlerine öncelikle 4603 ve 4046 sayılı kanunlara tabi kuruluşlardan naklen atama yapılacak, bu şekilde ihtiyacın karşılanamaması halinde en az yarısı bu kuruluşlardan alınmak kaydıyla nitelikli eleman için açıktan atama yapılabilecektir.

-Yeni üretim tesisi ve hizmet birimlerinin faaliyete geçmesi halinde kuruluş içerisinden karşılanamayan personel ihtiyacı ile uluslar arası standartlar çerçevesinde istihdamına gerek görülen personele ilişkin talepler ayrıca değerlendirilebilecektir.

-Açıktan atama izni alınan kadro unvanına uygun olmayan memurların kurumlar arası nakil yoluyla ataması mümkün olmayacaktır.

Bunların dışında; 

-2514 sayılı “Bazı Sağlık Personelinin Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Hakkında Kanun”a07.06.2000 tarih ve 4576 sayılı kanunla eklenen geçici üçüncü maddede; uzman ve pratisyen tabiplerle diş hekimlerinin iki yıl süreyle açıktan atama izni ve memurluğa girişte yeterlik sınavı şartı aranmaksızın ihtiyaç duyulacak yerlere atanabilmesine imkan sağlanmıştır. Bu uygulama, 13.02.1995 tarih ve 548 sayılı KHK ile (diş hekimleri hariç) 5 yıl süreli olarak getirilmiş ve sürenin bitiminden sonra da diş hekimlerini de kapsayacak şekilde iki yıl için yeni bir düzenleme yapılmıştır. Söz konusu kanun 13.06.2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden iki yıllık süre 12.06.2002 tarihinde son bulacaktır.

4576 sayılı kanunla getirilen hüküm doğrultusunda, Maliye Bakanlığı uzman hekim ve diş hekimlerinin memuriyete atamalarını izne tabi tutmamıştır. Bu doğrultuda KİT ve bağlı ortaklıklarının sözleşmeli pozisyonlarına yapılacak hekim ve diş hekimi atamasındaaçıktan atama izni aranmayabilecektir. Ancak kanun memuriyete atamada sınav şartı aramamakta olup, sözleşmeli statüde işe alınacak hekim ve diş hekimlerinin 399 sayılı KHK’nin 8 inci maddesine göre sınavla işe alınması gerekmektedir.

-2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun ek 1’nci maddesine göre yapılacak atamalarda açıktan atama izni alınmasına gerek bulunmamaktadır.

- 2828 sayılı kanuna 25.02.1998 tarih ve 3413 sayılı kanunla eklenen Ek1’inci maddesi, kamu kurum ve kuruluşlarının, reşit olana kadar Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından bakılan ve korunan çocuklar için her yıl başındaki hangi statüde olursa olsun serbest kadro mevcutlarının binde biri nispetindeki kısmı ayırarak bu çocuklar arasında yapılacak giriş sınavlarında başarılı olanlar arasından atama yapılmasını öngörmektedir.

-3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci ek maddesinde; genel, katma ve özel bütçeli kurum ve kuruluşlarıyla, mahalli idareler ve sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan her türlü teşebbüs veya bağlı ortaklıkların, memur kadroları ile sözleşmeli personel ve sürekli işçi kadrolarının %0,5‘ini terör eylemleri nedeniyle ve etkisiyle; şehit veya çalışamayacak derecede malul olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların varsa eşlerinin, yoksa çocuklarından birinin bu da yoksa kardeşlerinden birisinin veya malul olup da çalışabilecek durumda olanların istihdamı için ayırmaları ve belirlenecek kişileri işe almaları veya atamaları zorunlu kılınmıştır. Ayrıca maddede, bu işe alma ve atama işleminde açıktan atama izni ve sınav şartının aranmayacağı da hüküm altına alınmıştır. Ancak bu kişilerde kadro veya işin gerektirdiği nitelik, özellik ve şartları taşımaları gerekmektedir. Konu ile ilgili ayrıntılı düzenleme yönetmelikle yapılmıştır.

Yukarıda belirtilen ve yasalarla istihdamı zorunlu olan personelin işe alınması için açıktan atama izni alınmasına gerek olmamakla birlikte zaman zaman usulen izne tabi tutulduğu haller de olmaktadır.

3.3- İşçi alımları:

Kamu iktisadi teşebbüslerine yeni işçi alımları, 3.2 bölümünde açıklanan hususlar çerçevesinde alınacak açıktan atama izni ile mümkün olmaktadır. KİT ve Bağlı Ortaklıklarına ilişkin Genel Yatırım ve Finansman ProgramıKararnamesinde, kuruluş içerisinden karşılanamayan personel ihtiyacının, 2001 yılında ayrılan personel sayısının %10’unu geçmemek üzere 4603 ve 4046 sayılı kanunlara tabi kuruluşlardan naklen alınmak suretiyle karşılanması, bu surette karşılanamayan personel ihtiyacının yine en az yarısı 4603 ve 4046 sayılı kanunlara tabi kuruluşlardan karşılanmak üzere nitelikli personelin açıktan atanmasına izin verileceği belirtildiğinden, işçilerin naklen ataması imkanı da bulunmadığından sadece dışarıdan atanmasına izin verilen personelin işçi olarak hizmete alınması mümkündür.

-Yasal zorunluluk nedeniyle çalıştırılması gereken; sakat ve eski hükümlü atamaları (1475 sayılı Kanun Md:25),
-3713 sayılı Kanunun Ek 1’inci maddesi uyarınca memur, sözleşmeli ve sürekli işçi pozisyonlarının %0,5’i nispetinde yapılacak atamalar,
-2828 sayılı Kanunun Ek 1’inci maddesine göre yılbaşındaki serbest kadro mevcutlarının %01’i nispetinde yapılacak atamalar,

açıktan atama iznine tabi bulunmamaktadır.

Açıktan ilk defa işe alınacak işçiler, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Daimi Kadrolarına İlk Defa İşçi Olarak Alınacaklar Hakkında Sınav Yönetmeliği hükümlerine göre yapılacak sınavla işe alınmaktadır.

Bu yönetmeliğe99/12378sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile eklenen ek 1’inci maddeye göre işçilerin; İş ve İşçi Bulma Kurumu (İş-Kur) koordinatörlüğünde ÖSYM’ce yapılacak merkezi sınav uygulaması getirilmiştir. Buna göre; işçilerin, kurumların açıktan atama izni aldıkları işçi kadrolarının sayı ve niteliklerini İş ve İşçi Bulma Kurumuna (İş-Kur) bildirerek buradan merkezi sınavdaki başarı sırasına göre, ihtiyaç sayısının iki katı aday arasından yapılacak sınavla işe alınması gerekmektedir.

Yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 11/C maddesine göre merkezi işçi sınavına gireceklerin; en az orta öğrenim kurumlarının bir meslek alanından mezun olmak veya en az ilköğretim (orta okul) mezunu olmak kaydıyla meslek alanında işin niteliğine uygun kalfalık veya ustalık belgesine, ya da meslek standartlarına uygun olarak alınmış sertifikaya veya sürücü belgesine sahip olması gerekmektedir.

Belirtilen eğitim düzeyi ve mesleğe sahip olmayanlar ile mesleği bir belge gerektirmeyenler, yazılı veya sözlü sınava tabi tutulmadan İş ve İşçi Bulma Kurumunun (İŞ-KUR) gönderdiği listeler esas alınmak üzere noter huzurunda çekilecek kura sonucuna göre işe alınırlar. (Ek Md:3)

Merkezi sınavda 100 üzerinden en az 60 puan alan başarılı olmuş sayılır. Merkezi sınavın sonuçları iki yıl geçerlidir.

17.06.2000 tarih ve 24082 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Kamu kurum ve kuruluşlarının daimi kadrolarına ilk defa işçi olarak alınacaklar için yapılacak merkezi sınava girecekler ile eğitim düzeyleri itibariyle merkezi sınav dışında kalanlar ve bunların işe yerleştirilmelerine ilişkin usul esasların 4’üncü maddesine göre merkezi sınav;

a)Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Daimi Kadrolarına İlk Defa İşçi OlarakAlınacaklar Hakkında Sınav Yönetmeliğinin12’nci madde birinci fıkrasının (a),(b) ve (c) bentIerinde sayılanlar, (Askerlik nedeniyle işten ayrılanlardan iki ay içerisinde başvuranlar, kamu kurum ve kuruluşlarınca İş Kanunun 24 üncü maddesine göre işten çıkarılanlardan 6 ay içerisinde işe alınanlar ve mecburi hizmetle yükümlü olanlar)

b)25.08.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 25’inci maddesi uyarınca istihdam edilecek özürlü ve eski hükümlüler,

c)12.04.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun Ek 1’inci maddesinde sayılanlar,

ç)24.05.1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun Ek 1 inci maddesinde sayılanlar,

d)Tabii Afetlerde Zarar Gören Afetzedelerin İşe Gönderilmelerinde ve İşe Alınmalarında Öncelik Tanınması Hakkındaki 26.02.1985 tarihli ve85/9422sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde işe alınacaklar,

e)Türk Vatandaşlığına Kabul Edilen Afgan Göçmenlerin, İşyerlerinde Öncelikle İşe Alınmalarına Dair 83/6291 sayılı Bakanlar Kurulu Karan çerçevesinde işe alınacaklar,

f)Kömür istihsali veya bu istihsalde lüzumlu olan işletme ve arama faaliyetleri sebebiyle taşınmaz malları kamulaştırma veya kısmi kamulaştırmanedeniyle ya da hiç kamulaştırma yapılmamakla birlikte kamulaştırma yüzünden geçim imkanını kaybedenlerden kömür ocaklarının bulunduğu il, ilçe ve köy sınırları içinde ikamet eden ve 29.03.1984 tarihli ve 84/893 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde kamulaştırmayı yapan kamu kurum ve kuruluşu tarafından işe alınacaklar, 

g)Terörle Mücadele Sırasında Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananlar ile ÜstünBaşarılı Olanların ve Bakanlar Kurulu Kararı ile Yükümlülük Süresi Uzatılan Yedek Subay, Erbaş ve Erlerin İşe Alınmalarında Öncelik Tanınması Hakkındaki 29.01.1999 tarihli ve 99/12354 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde işe alınacaklar,

h)Yer altında kömür ve her çeşit maden filizlerinin çıkartılması, üretiminin beceri sahibi ve deneyimli kişilerce yapılma zorunluluğunun bulunması; işin ağır ve tehlikeli olması; üretimin yapıldığı yörede ikamet eden ve birbirini tanıyan kişilerin birlikte çalışmalarının önemli ölçüde iş güvenliği sağlaması gibi faktörler dikkate alınarak, İş-Kurun önceden izni alınmak kaydıyla, yer altı işlerinde çalıştırılmak üzere kömür ve maden işletmelerinde ilk defa daimi işçi kadrolarında istihdam edilecekler,

ı) Kamu kurum ve kuruluşunda memur, sözleşmeli personel veya daimi kadrolu işçi olarak çalışmış olup da, bu kurum ve kuruluşun kendi disiplin mevzuatı uyarınca görev veya meslekten ihraç dışında bir nedenle ayrılmış olanlar ile halen bu statüde çalışanlardan bir başka kamu kurum ve kuruluşunun daimi işçi kadrolarında istihdam edilmek isteyenler,

hakkında uygulanmayacaktır.

Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Daimi Kadrolarına İlk Defa İşçi Olarak Alınacaklar Hakkında Sınav Yönetmeliği gereğince merkezi sınava girmeleri gerekmeyenlerden;

-Yukarıda (d), (e), (f) ve (g) bentlerinde belirtilen Bakanlar Kurulu Kararlan kapsamı ile (ı) bendinde belirtilen kapsamda yer alanlar, talep şartlarına uygun olmaları koşuluyla İş-Kurca belirlenen öncelik ve gönderme sırasına göre merkezi sınavı kazanan ve bu usul ve esasların 16’ncı maddesi çerçevesinde kamu kurum ve kuruluşuna bildirilecek olanlarla beraber, münhal kadro sayısının iki katını geçmeyecek sayıda ve sıradan olmak üzere isim ve adresleri, (ı) bendi dışındakilerin (d, e, f ve g bentlerinde belirtilenlerin) işe alınmada öncelik hakkına sahip olduklarına ilişkin açıklayıcı bilgilerle birlikte liste halinde talepte bulunan kamu kurum ve kuruluşuna bildirilir. Kuruluş bu kişiler arasından mülakatla atama yapar.

Ayrıca. (h) bendinde sayılanlar, üretimin yapıldığı yörede ikamet eden ve bu yöre için yetkili İş-Kur şube veya bürosuna kayıt yaptırdıktan sonra işyerine gönderilenler arasından, noter huzurunda yapılan kura çekimi ile belirlenip daimi işçi kadrolarına alınırlar. Gönderilen kişi sayısı boş kadro veya pozisyon sayısından az ise kura çekim işlemine gidilmez.

-1475 sayılı Kanunun 25 inci maddesi uyarınca istihdam edilecek Özürlü vehükümlüler;

Merkezi sınav kapsamında bulunan özürlüler ve eski hükümlüler, “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İşçi Olarak İstihdam Edilecek Özürlüler ve Eski Hükümlüler Hakkında Sınav Yönetmelikleri gereğince ÖSYM tarafından yapılan sınav sonucuna göre talep sayısının iki katı olarak gönderilen adaylar arasından mülakatlaişe alınır. Her hangi bir bilgi ve beceri gerektirmeyen vasıfsız işlerde istihdam edilecek açık kontenjanlara sadece merkezi sınava girenler müracaat etmişse, talep sayısının iki katını geçmemek üzere İş-Kurca gönderilen adayların puan sırasına göre en yüksek puandan başlanarak ihtiyaç kadarı atanır, kalan kısmı da atandığı halde göreve başlamayanların yerine atanmak üzere yedek listeyi teşkil eder.

Şayet açık kontenjan için hem merkezi sınava girenler ve hem de daha önce özürlü veya hükümlü olarak kamu kurum ve kuruluşunda memur, sözleşmeli personel veya işçi olarak çalışmış olup da disiplin mevzuatı uyarınca görev veya meslekten ihraç ya da 1475 sayılı Kanunun 17/II maddesine göre iş akdi feshi dışında bir nedenle ayrılmış olanlar ile zihinsel veya bedensel özürlü olanlar başvurmuş ise, bunlar talep sayısını geçmemek üzere kayıt tarihi ve sıra numarası esas alınarak, merkezi sınava katılanlardan da talep sayısının iki katını geçmemek üzere puan durumuna göregönderilen listeler üzerinden ihtiyaç sahibi kuruluş tarafından mülakatla işe alınırlar.

Merkezi sınav kapsamı dışındaki okur-yazar, ilk okul mezunu, zihinsel ve ruhsal özürlü olan özürlü ve hükümlülerden İş-Kur tarafından gönderilenler, kuruluşça sınava tabi tutulmadan noter aracılığı ile her boş kadro için iki aday belirlenir, bunlar arasından mülakatla işe alınırlar. Gönderilen aday sayısı, alınacakların sayısından fazla değilse gönderilen adaylar, kura ve mülakata tabi tutulmadan işe alınır.

-2828 sayılı Kanun gereğince istihdam edilecekler, kendi aralarında yapılacak sınavla işe alınması gerekmektedir.
-3713 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi gereğince istihdam edilecek olanların aranacak nitelik ve şartları taşımak koşuluyla sınavsız olarak ataması yapılmasıdır.

Tabi afetlerde zarar gören afet zedelerin işe gönderilmelerinde ve işe alınmalarında öncelik tanınması hakkındaki 26.02.1985 tarih ve 85/9422 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındaki uygulama, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 9 Eylül 1999 tarih ve 2311 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan tebliğine göre 25.08.2000 tarihine kadar getirilmiştir. Bu tarihten sonra belirtilen önceliğin uygulanmayacağı tabidir.

30 iş gününden fazla çalıştırılacak geçici işçilere ait geçici iş pozisyonları ve çalıştırılacakları süre, bir önceki yıl sayı ve süresini geçmemek üzere Hazine Müsteşarlığının uygun görüşü üzerine Devlet Personel Başkanlığınca vize edilmesi gerekmektedir. Bu şekilde vize edilen geçici iş pozisyonlarında geçici işçiler izin gereklerine göre yıl içerisinde en fazla 11 ay çalıştırılabilecektir. Memurlar tarafından yapılması gereken işlerde istihdam edilmek üzere geçici işçi alınmaması öngörülmektedir.

Uygulamada; vize edilen pozisyonlara işçi alınabilmesi için ayrıca açıktan atama izni alınıp, alınmayacağı hususunda bir açıklık bulunmamaktadır. Ancak bir önceki yılda çalıştırılan geçici işçi sayısından daha fazla sayıda vize işlemi yapılamayacağından, geçici işçi pozisyonlarına yeni işçi alımı yıl içerisinde işten ayrılanlarla (askerlik hariç) sınırlı bulunmaktadır. Başkanlığın 27.03.2001 tarih ve 4912 (2001/19) sayılı genelgesi ile boşalan pozisyonların zorunlu olmadıkça doldurulmaması öngörülmüştür.

Mahiyeti icabı geçici işçilerin, geçici ve dönemsellik arz eden işler için işe alınması, işin sonunda da iş akitlerinin feshedilmesi gerekmektedir. Ancak bugünkü uygulama şekliyle süreklilik arz eden işler için de geçici işçi pozisyonu vize edilmekte ve pozisyonlara geçici adıyla alınan işçiler yıllarca çalıştırılmaktadır. Bu pozisyonlarda emekliliklerini doldurana kadar çalışanlar da bulunmaktadır. Bu durum, geçici işçi çalıştırma imkanının yerinde kullanılmadığını göstermektedir.

Geçici işçilerin işe alınmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir yönetmelik hükmü bulunmamaktadır. Ancak Başbakanlığın 06.09.1982 tarih ve 02724 sayılı genelgesi ile bu işçilerin sınavla işe alınması öngörülmüş ve aynı genelge ile buna ilişkin usul ve esaslar da belirlenmiştir.

Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Daimi Kadrolarına İlk Defa İşçi Olarak Alınacaklar Hakkında Uygulanacak Sınav Yönetmeliğinin 4’üncü maddesinde; kuruluşların vasıflı, vasıfsız, daimi, geçici işçi ihtiyaçlarını, İş ve İşçi Bulma Kurumuna (İŞ-KUR) bildirmek ve işçilerini kurumca gönderilenler arasından almak zorunda oldukları belirtilmiştir. İşverenlerin işçi isteklerini İş ve İşçi Bulma Kurumuna bildirmeleri hakkında tüzüğün, 2 ve 3’üncü maddelerinde; genel ve katma daireli bütçeler, il özel idareleri, belediyeler, köy idareleri, kamu iktisadi teşebbüsleri, özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlarla bunlara bağlı olan işverenlerin işçi ihtiyaçlarını kurum (İŞ-KUR) aracılığı ile karşılamaları öngörülmüştür.

İşçi ihtiyacının İş ve İşçi Bulma Kurumuna bildirilmesi halinde alınacak işçi sayısından daha fazla adayın geleceği muhakkak olduğundan, seçme için bir sınav yapılmasını işin mahiyeti zorunlu kılmaktadır. Ancak kuruluşlar, tüzüğünün 3’üncü maddesindeki; “... o yerde kurum (İŞ-KUR) örgütünün bulunmaması veya örgütü olup da işverenin kurumla haberleşme güçlükleri, işçilerin işyerlerine gönderilme ve gitme zorlukları gibi nedenlerle ihtiyacın karşılanmasında kurumun etkili olamaması veya işverence verilen süre içinde kurumca ihtiyacın karşılanamaması hallerinde, işverenler işçi ihtiyaçlarını kendileri doğrudan doğruya karşılayabilirler” şeklindeki hükümden istifadeyle İş ve İşçi Bulma Kurumu (İŞ-KUR) ile protokol yaparak işçiler öncelikle, İş ve İşçi Bulma Kurumunun şubelerinin bulunmadığı yörelerde işe alınmakta daha sonra da gerçekte çalıştırılacakları işyerlerine naklederek mevzuat hükümlerine aykırı olarak işçi alımını gerçekleştirmektedirler.

Bu genel uygulamanın yanında, KİT ve Bağlı Ortaklıklarının 2002 yılına ilişkin Genel Yatırım ve Finansman Programı Kararnamesinin 5 inci maddesinde; kuruluş ve çalışanlarının kurmuş olduğu vakıf ve diğer toplum örgütleri bunların kurmuş olduğu veya iştirak ettiği şirketlerle geçmişte yapılmış olan hizmet alımı ve taşeron sözleşmelerinin 1 ay içerisinde iptal edilmesi öngörülmüştür. Bu sözleşmelerin iptali sonucu yurt dışı arama ve sondaj faaliyetleri etkilenen kuruluşların eleman ihtiyaçlarının, fiilen çalışanlar içerisinde yer alan nitelikli elemanlardan gerçek ihtiyacı karşılayacak kadarının sınavsız olarak daimi ve geçici kadrolara aktarılmasında Hazine Müsteşarlığı yetkili kılınmıştır.


4-Personele yapılacak ödemeler:

 4.1-Memurlara yapılacak ödemeler:

 Kamu İktisadi Teşebbüslerinde çalışan memurlara yapılacak maaş ve diğer ödemeler, notların III. BÖLÜMÜN’de izah edilen hususlar çerçevesinde yapılır. Ayrıca, bu personele 399 sayılı KHK’ nin 25 inci maddesi gereğince, iki maaş tutarında ikramiye ve en yüksek Devlet Memuru aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının %100’ünü geçmemek üzere Bakanlar Kurulunun 22.08.1997 gün ve 97/9858 sayılı kararı ile belirlenen esaslar doğrultusunda ek tazminat ödenmektedir.

4.2-Sözleşmeli personele yapılacak ödemeler:

Kamu İktisadi Teşebbüslerinde399 sayılı KHK hükümlerine göre çalışan sözleşmeli personelin ücret tavanları her yıl Bütçe Kanunları ile tespit edilir. Kamu personeli için uygulanan aylık katsayının mali yılın ikinci yarısı için değiştirilmesi veya mali yıl içinde 657 sayılı kanunun mali ve sosyal haklara ilişkin hükümlerinde değişiklik yapılması halinde sözleşmeli personelin ücret tavanını değiştirmeye Bakanlar Kurulu yetkili bulunmaktadır.

Sözleşmeli personele ödenecek ücret; temel ücret başarı ücreti ve kıdem ücretinden oluşur.

Temel ücret, sözleşmeli personelin ücreti, iş gerekleri, iş yeri ve çalışma şartları dikkate alınmak suretiyle teşebbüs ve bağlı ortaklıklarca tespit edilerek Devlet Personel Başkanlığınca da kuruluşlar arasında ücret dengesi ve uygulama birliği sağlamaya yönelik önerilerle birlikte YPK’nın onayına sunulur ve nihai şeklini alır.

Başarı ücreti, sözleşmeli personelin sicil ve başarı durumuna göre temel ücretin %2-%8’i arasında uygulanan ücrettir.

Kıdem ücreti, sözleşmeli personelin hizmet süresine göre temel ücretin %3-%5’i arasında uygulanan ücrettir.

Sözleşmeli personele, belirtilen unsurların dışında; fazla çalışma ücreti ve bazı personel için vekalet ücreti ödenmesine imkan bulunmaktadır.

4.3- İşçi personele yapılacak ödemeler:

Daimi ve geçici işçilerin ücret ve sosyal hakları, toplu iş sözleşmeleri ile belirlenmektedir. Ayrıca işçi personele 6772 sayılı yasa gereğince yılda 2 aylık ücret tutarında ikramiye ödenmektedir.

Yönetim kademelerinde 1475 sayılı İş Kanununa tabi olup, toplu iş sözleşmelerinden yararlanmayan personelin ücret ve sosyal hakları 527 sayılı KHK’nin 31’inci maddesindeki “... 233 ve 399 sayılı KHK kapsamı dışında kalan kamuya ait bankalarla 399 sayılı KHK’nin geçici 9 ve ek 1’inci maddelerinde belirlenen kuruluşlardan yönetim kademelerinde sözleşmeli statüde personel çalıştıranların genel müdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı, müdür, grup başkanı, müdür ve başkan yardımcısı, şef ve memur gibi unvanlarla çalışan yönetim personelinin (kapsam dışı personel dahil) mevzuatlarına göre tespit edilecek sözleşme ücretlerinin yürürlüğe konulabilmesi için ilgili bakanlıkça ayrıca YPK’nın uygun görüşünün alınması şart olup, söz konusu ücretlerde gerektiğinde düzenleme yapmaya YPK yetkilidir” hükmü gereğince YPK kararı ile belirlenmektedir. Bu kuruluşlar, kapsam dışı personelin özlük haklarının tespitine ilişkin usul ve esaslarınıyönetmelikle düzenlemeye başlamışlardır. Ancak, bu durum üst makamlarca yapılan düzenlemeler dışında görülmemeli, bu kuruluşlarda çalışan personele uygulanacak ücret artışı asgari ve azami ücret sınırı YPK kararı ile belirlenmektedir.

Fazla çalışma ücretleri ile hafta ve genel tatil çalışmaları karşılığında yapılan ödemeler, işçilere yapılan ödemelerin içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. 1475 sayılı İş Kanununun 35 inci maddesine göre bir yılda yaptırılacak fazla çalışma süresi, 90 iş günü ve günlük en fazla 3saatle sınırlı bulunmaktadır. Bakanlar Kurulu Kararı ile kuruluşun çalışmaları dikkate alınarak yine günlük 3 saati geçmemek üzere İş Kanunundaki sınırın üzerinde fazla çalışma izni de verilebilmektedir. Uygulamada bu sürelerin üzerinde fazla çalışma yaptırıldığı görülmektedir.

Fazla çalışmanın belirli bir disiplin içerisinde ve tasarruf ilkeleridoğrultusunda kullanılmasının sağlanması için, Bakanlar Kurulunun 16.10.2001 tarih ve 2001/3151 sayılı Kararı ile uygulamaya konulan KİT ve Bağlı Ortaklıklarının 2002 Yılına İlişkin Genel Yatırım ve Finansman Programı Kararnamesinde; fazla mesai yaptırılabilmesi için üretim zamanlarının belirlenmesi, zaman etütlerinin yapılması, vardiya usulü çalışma konusunda gerekli tedbirlerin alınması ve iş gücünün bu şekilde programlanması istenerek, fazla çalışma Devlet Personel Başkanlığının iznine tabi tutulmuştur. Ancak vardiya düzeni ile çalışma sistemine geçilmesi, toplu iş sözleşmelerindeki hükümler nedeniyle tasarruf yerine kuruluşa daha fazla mali yük doğurmasına neden olabilecektir.


V.BÖLÜM


ÖZELLEŞTİRME PROGRAMINDAKİ KURULUŞLARLA
KAMU BANKALARI VE TÜRK TELEKOMA.Ş.
PERSONELİNE UYGULANACAK MEVZUAT


1-Özelleştirme programında bulunan kuruluşlar:

4046 sayılı Kanunun 37’nci maddesinde, özelleştirme programına alınan kuruluşların özel hukuk hükümlerine tabi oldukları, bunlar hakkında varsa kendi kuruluş kanunları ile diğer kanunlarda yer alan 4046 sayılı Kanuna aykırı hükümler ve 233 sayılı KHK hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilirken, 17/D maddesinde; özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlardan mali ve hukuki yönden özelleştirmeye hazırlanmalarına karar verilenlerin bu hazırlık işlemleri tamamlanıncaya kadar, bunların bağlı oldukları bakanlık veya kurumlar ile ilgilerinin ve önceki statülerinin aynen devam edeceği hüküm altına alınmıştır.

Başbakanlığın 19.12.2000 tarih ve 22780 sayılı (2000/32) Genelgesi ile 2000/1401 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki yıllık Genel Yatırım ve Finansman Programı Kararnamesinde yer alan istihdama ilişkin hükümlerin özelleştirme işlemi tamamlanıncaya kadar 4046 sayılı Kanuna tabi kuruluşlar, Türk Telekom A.Ş. gibi kamu kuruluşları ve bağlı ortaklıkları ile sermayesinin yarısından fazlası hazineye ait olan kamu bankalarında da uygulanması öngörülmüştür.

Başkanlığın 20.06.2001 tarih ve 9837 sayılı Genelgesi ile de Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile özelleştirme programında bulunan kuruluşlarda genel müdür dışındaki tüm personelin kurum içindeki her türlü atama, görevden alma ve yer değiştirme işlemleri ile açıktan atama ve kurumlar arasında atamaları Başbakanlık genelgelerinden muaf tutularak, yetki ilgili Devlet Bakanına verilmiştir.

Bu husus, KİT’lerin istihdam esaslarında düzenleme getiren ve Bakanlar Kurulunun 16.10.2001 tarih ve 2001/3151 sayılı kararı ile 01.01.2002 tarihinden itibaren uygulamaya konulan KİT ve Bağlı Ortaklıklarının Genel Yatırım ve Finansman Programı Kararnamesi ile belirlenmiştir. Bu kararnamenin istihdama ilişkin hükümlerinin 4046 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlara da uygulanması öngörülmüştür.

18.05.1994 tarih ve 527 sayılı KHK’nin 31’nci maddesinde; “28.05.1986 tarihli ve 3291 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde özelleştirme kararı alınan teşebbüs ve bağlı ortaklıklardaki sözleşmeli statüde çalışan personelin ücret ve diğer özlük hakları, kamu kesimi sermaye payı %50’nin altına düşünceye kadar YPK kararı ile tespit edilir...” hükmü getirilmiştir. Her ne kadar KHK hükmünde, 3291 sayılı kanun kapsamındaki kuruluşlardan bahsedilmekteyse de 527 sayılı KHK’den daha sonra yürürlüğe giren 4046 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşları da kapsayacağı tabiidir.

Bu düzenlemeler ve mevcut uygulamalara göre özel hukuk hükümlerine tabi olan özelleştirme kapsamındaki kuruluşlarda;

-Memurlara 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edilmesi,
-Sözleşmeli personele idarece tespit edilecek esas ve usullerin uygulanması,
-Memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarında yapılacak değişikliklerinin Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılması,
-Sözleşmeli personelin mali haklarının YPK kararı ile belirlenmesi,
-Personel alımlarında KİT’lere paralel uygulama yapılması,
-İşçi personel hakkında özelleştirme kapsamına alınmadan önceki uygulamaların aynen devam etmesi,

gerekmektedir.

Ancak uygulamada bu düzenlemelere yeterince uyulmadığı, bir taraftan 4046 sayılı kanun kapsamında bulunan kuruluşların personeli diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmeye çalışılırken, konu hakkında genel düzenlemelere uyulmadan açıktan personel alımı yoluna gidildiği görülmektedir.

Özelleştirme programına alınan, özelleştirilen, faaliyeti durdurulan, küçültülen, kapatılan veya tasfiye edilen kuruluşlarda çalışan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel ile sözleşmeli personel (kapsam dışı personel dahil) diğer kamu kurum ve/veya kuruluşlarına, 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesinin (f) bendinde yer alan hükümler de dikkate alınarak aşağıdaki şekilde nakledilirler;

Bu nakilde;

-Özelleştirilmeleri sonucu sermayelerindeki kamu payının %50'nin altına düşmesi veya bunların müessese, işletme ve işletme birimlerinin satılması veya devredilmesi halinde; satış veya devre ilişkin sözleşmenin imzalanmasından,

-Küçültülmesi, faaliyetlerinin kısmen veya tamamen durdurulması, süreli veya süresiz olarak kapatılması veya tasfiye edilmesi sonucu istihdam yapısının değişmesi halinde bunlarla ilgili işlemlerin sonuçlanmasından itibaren, işlem sonuçları idare tarafından ilgili kuruluşa bildirilir. İlgili kuruluş bildirim tarihinden itibaren otuz gün içerisinde memur ve sözleşmeli personelle ilgili bilgileri Devlet Personel Başkanlığına gönderir. Bu bilgilerin Devlet Personel Başkanlığına bildirilmesinden itibaren en geç kırk beş gün içerisinde bu Başkanlığın teklifi üzerine ilgili personel, kamu kurum ve kuruluşlarında durumlarına uygun boş kadro ve pozisyonlara atanırlar.

Personelin atamalarının yapılıp, eski kuruluşu ile ilişiğinin kesileceği tarihe kadar geçecek süredeki aylık ücret ile sosyal hak ve yardımları Özelleştirme Fonundan ödenir.

Yukarıda belirtilen şartlar gerçekleşmemiş olmakla birlikte özelleştirme programında tutulan kuruluşlardaki ihtiyaç fazlası personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakilleri de süreler hariç aynı şekilde yapılır.

Nakiller nedeniyle boşalan boş kadro ve pozisyonları boşaldığı tarihten itibaren iptal edilmiş sayılır.

Nakle tabi tutulan personelin ücretinde bir düşüklük meydane gelirse, aradaki fark ilgiliye tazminat olarak ödenir. Bu personelden kadroları 399 sayılı KHK nin eki (I) cetvelde bulunanların (ek tazminat hariç) eski kadrolarına ait özlük hakları atandıkları kadrolarda kaldıkları sürece saklı tutulmaktadır.(4046/22)

Özelleştirme programına alınan kuruluşlarda çalışanlardan emeklilik hakkını kazananlara bu hakkı kazandıkları tarihten itibaren 2 ay içinde emekli olmayı istemeleri halinde emekli ikramiyesi %30 fazlasıyla ödenmektedir.


2-Kamu bankaları:

T.C. Ziraat Bankası, T. Halk Bankası ve T.Emlak Bankası A.Ş. 233 sayılı KHK’ye tabi olarak faaliyet göstermekte iken 4603 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası,Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanunla, T.Emlak Bankasının tasfiyesi, T.C.Ziraat Bankası ile Halk Bankasının da yeniden yapılandırılması öngörülmüştür.

Bu düzenleme ile;bankaların, anonim şirket statüsünde oldukları, bu kanunda yer alan hükümler dışında 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile genel hükümlere tabi oldukları, 233 sayılı Kamu iktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 399 sayılı Kamu iktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 6245 sayılı Harcırah Kanunu ve 237 sayılı Taşıt Kanunu ile bunların ek ve değişikliklerine ilişkin hükümler ile 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13 üncü maddesi ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 277 nci maddesi hükümlerine tabi olmadıkları belirtilmiştir.

Böylece, kamu personeli için yapılan ortak düzenlemelerin söz konusu bankaların personeli hakkında uygulama imkanı ortadan kaldırılmıştır.

Ancak kanunun 2/3 üncü maddesinde; bankaların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte mevcut personeli hakkında aylık, özlük ve emeklilikleri yönünden tabi oldukları mevzuatın uygulanmasına devam olunacağı, bunlardan uygun görülenlerin istekleri halinde, emeklilik statüleri devam etmek üzere özel hukuk hükümlerine göre çalıştırılabileceği, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile ilgileri devam eden personelin özel hukuk hükümlerine göre çalışacakları süreler kazanılmış hak aylıklarında değerlendirileceği, kadro ve pozisyonların emeklilik, istifa, ölüm ve sair nedenlerle boşaldıkları takdirde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılacağı, özel hukuk hükümlerine göre çalıştırılacak personelin kadro sayısı ve unvanları ile ücret ve sair mali hakları bankaların genel kurullarınca tespit olunacağı, yeniden yapılandırma sürecinde bankalarca özel hukuk hükümlerine göre yeni istihdam edilecek personele ilişkin usul ve esasların Bakanlar Kurulunca belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

4.7.2001 tarih ve 631 sayılı KHK’nin 14 üncü maddesindeki,’’ Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, döner sermayeler, meslek kuruluşları, kefalet sandıkları, mahalli idareler ve bunların birlikleri hariç olmak üzere, özel kanunlarla özel kanunla kamu tüzelkişiliğini haiz olarak, kurul, üst kurul, kurul, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşları (kapsama dahil kuruluşlar) tarafından yönetim ve denetim kurulu ile kurul, üst kurul üyeleri dahil tüm personeli için ilgili mevzuatları uyarınca belirlenen her türlü maaş, ücret, ek ücret, aylık, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla mesai, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer mali ödemeler ile sosyal hak kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin tümünün altı aylık net ortalaması toplamı (ortalama ücret toplamı), 657 sayılı Kanuna tabi en yüksek devlet memuruna her ne ad altında olursa olsun fiilen yapılan mali ve sosyal hak niteliğindeki her türlü ödemeler dahil bulunacak toplamının altı aylık net ortalamasını (ortalama kanuni ücret tavanı) geçemez.’’ Şeklindeki hükmü ile bu kuruluşların uyguladıkları ücrete bir sınırlama getirilmiştir.

Aynı maddenin 2 nci fıkrasında Bakanlar Kuruluna; ortalama ücret toplamı üst sınırını, ortalama kanuni ücret tavanını geçmemek üzere her kuruluş için ayrı ayrı veya birlikte tespit etmeye, değiştirmeye, gerektiğinde ortalama ücret toplamı içinde yer alan ödeme unsurlarını ayrıca belirlemeye veya sınırlandırmaya; uygulamaya ilişkin esas, usul ve diğer hususlar ile ödeme tarihlerini düzenlemeye; ortalama ücret toplamı ve ortalama kanuni ücret tavanı kapsamındaki ödemeleri belirlemeye; kapsama dahil edip etmemeye, bu hususlardaki tereddütleri gidermeye; Devlet memurlarının mali ve sosyal haklarında yapılacak genel veya kısmi nitelikteki artış oranlarını geçmemek üzere ortalama ücret toplamı üst sınırını daha düşük oranlarda artırma konusunda yetki verilmiştir.

Maddenin 3 üncü fıkrasında ise; kapsama dahil kuruluşların Bakanlar Kurulunca tespit edilecek ortalama ücret toplamı üst sınırının altında ortalama ücret toplamı alan personeli hakkında Bakanlar Kurulu Kararıyla tespit edilecek ortalama ücret toplamı üst sınırını aşmamak, usul ve esaslar ile diğer belirlemelere uymak kaydıyla, ortalama ücret toplamını oluşturan ödemeleri mevzuatları dahilinde tespit etmeye devam etmeleri, ancak bu tespitler yapılırken hiçbir surette ortalama ücret toplamı üst sınırını aşacak şekilde ödemeye sebep olacak düzenleme, değişiklik veya artış yapmamaları öngörülmüştür.

Maddenin son fıkrasında ise diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Kapsamından da anlaşılacağı üzere 631 sayılı KHK’nin bu hükmü T.Telekom AŞ. ve diğer tüm kapsama dahil kurum ve kuruluşlar içinde geçerlidir.

4603 sayılı Kanunun 3/2 maddesi ile; bankaların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte çalışmakta olan personeline en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının %180'ini geçmemek üzere görev ve unvanlarına göre yönetim kurullarınca belirlenecek miktarda bankacılık tazminatı ödenmesi öngörülmüş, personele bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar bankalarca kendi iç mevzuatına göre yol parası, geçici görevlendirme ve ikamet gideri olarak yapılan ödemelere son verilmiştir.

Kanunun geçici maddesinde;

-Mevcut yönetim kurulu üyelerinin görevlerinin genel kurullarca yenileri seçilinceye kadar devam etmesi ve bankaların tüm diğer personeli bu kanunla, bulundukları kadro ve pozisyonlara atanmış sayılması,

- Bankaların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte çalışan personelinden 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa göre emeklilik hakkını kazanmış olanlara Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay, bu hakkı 2002 yılı sonuna kadar kazanacak olanlara da kazandıkları tarihten itibaren üç ay içinde emeklilik başvurusunda bulunmaları halinde emekli ikramiyelerinin % 30 fazlasıyla ödenmesi, bu kapsamda emekli olan personelin, emekli oldukları tarihten itibaren üç yıl içinde bu bankalarda yeniden istihdam edilemeyeceği,

-Yeniden yapılandırma sürecinde bankaların yönetim kurulunca istihdam fazlası olarak tespit edilen banka personelinin, 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesine (süreler hariç) göre, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledileceği, ancak bu şekilde nakledilen personelden, anılan madde uyarınca eski kadrolarına ait hakları şahıslarına bağlı olarak saklı tutulanlar için bankacılık tazminatının şahıslarına bağlı bir hak teşkil etmeyeceği, bu durumda söz konusu 22 nci madde kapsamında Özelleştirme Fonu tarafından yapılması gereken ödemelerin ilgili bankalar tarafından yapılacağı,

-Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası A.Ş. ve Türkiye Emlak Bankası A.Ş.'nde 5434 sayılı Kanuna tabi olarak çalışmakta olan personelden, emeklilik hakkını elde etmeden, bu Kanundan faydalanmak amacıyla 31/12/2001 tarihine kadar bu görevlerinden istifaen ayrılanlara, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre hesaplanacak emeklilik ikramiyesi miktarını aşmamak ve emekli olma şartı aranmamak üzere hesaplanacak miktarın ilgili bankalarca ikramiye olarak ödenmesi,

-Diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilecek personelden konsolide bütçeye tabi kamu kurum ve kuruluşlarına dağıtılacak personel için, Devlet Personel Başkanlığınca nakil işlemi tamamlanmadan önce Maliye Bakanlığının uygun görüşünün alınması,

hususları yer almıştır.

Yukarıda kanun hükümlerine bağlı olarak yapılan açıklamalar kısaca özetlenecek olursa;

-Söz konusu bankaların esas itibariyle personel rejimini düzenleyen kanunlara tabi olmaktadır. Ancak kanunun yürürlüğe girdiği tarihte mevcut personeli hakkında aylık, özlük ve emeklilikleri yönünden tabi oldukları mevzuatın uygulanmasına devam olunacaktır. Bunlardan uygun görülenlerin istekleri halinde, emeklilik statüleri devam etmek üzere özel hukuk hükümlerine göre çalıştırılabilecektir.

-Kadro ve pozisyonları emeklilik, istifa, ölüm ve sair nedenlerle boşaldıkları takdirde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılacaktır.

-Özel hukuk hükümlerine göre çalıştırılacak personelin kadro sayısı ve unvanları ile ücret ve sair mali hakları bankaların genel kurullarınca tespit olunacaktır. Ancak bu konuda 631 sayılı KHK ile getirilen sınırlamalara uyulacaktır.

-Yeniden yapılandırma sürecinde bankalarca özel hukuk hükümlerine göre yeni istihdam edilecek personele ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulunca belirlenecektir.

-Yeniden yapılandırma sürecinde bankaların yönetim kurulunca istihdam fazlası olarak tespit edilen banka personelinin, 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesine (süreler hariç) göre, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilecektir.

-Diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilecek personelden konsolide bütçeye tabi kamu kurum ve kuruluşlarına dağıtılacak personel için, Devlet Personel Başkanlığınca nakil işlemi tamamlanmadan önce Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınacaktır.


3-Türk Telekom A.Ş.

406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununda, 4000, 4502 ve 4673 sayılı Kanunlarla yapılan değişiklikle Türk Telekomda çalışan personel, bu konuda yapılan genel düzenlemelerin dışında tutulmuş, mevcut personelin statüleri korunmuştur. Ancak işçilerle 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmeIi personel statüsünde çalışmakta olanlardan isteklilerin iş mevzuatına tabi statüye geçmelerine de imkan tanınmıştır.

Yapılan bu düzenlemelerde;

-Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler yönetim kurulu kararıyla önerilecek ve ilgili bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülmesi ve bu personel hakkında bu kanunda öngörülen hükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanması,

-Bunların dışında kalan personelin iş mevzuatı uyarınca istihdam edilip,bunlara ilişkin kayıt ve şartların yönetim kurulu tarafından tayin olunması,

- Yönetim kurulu kararıyla sözleşmeli olarak yerli ve yabancı yönetici ve uzman çalıştırabilmesi,

-Asli ve sürekli görevlerde çalışan personelin aylık ücretlerinin en yüksek Devlet memurunun her türlü ödemeler dahil net aylık tutarının iki katını geçmeyecek şekilde Genel Kurulca tespit olunması, bu personele yönetim kurulunca belirlenecek esas, usul ve kriterler çerçevesinde çalıştıkları günlerle orantılı olarak Mart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında birer aylık ücretleri tutarında ikramiye ödenmesi, ayrıca, iş verimliliği ve benzeri hususlar dikkate alınarak yönetim kurulunca kararlaştırılması kaydıyla iki ikramiye daha ödenmesi,

-Bakanlar Kurulunca bu kanuna göre belirlenen kadrolarda çalışan personel dışında kalan ve iş mevzuatına tabi olan diğer Türk Telekom çalışanlarının aylık ücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan yönetim kurulu tarafından tespit olunması,

- Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte T.C, Emekli Sandığına tabi olarak çalışmakta olan personelin İş Kanununa göre istihdam edilmeyi tercih etmeleri halinde, isteyenlerin T.C.Emekli Sandığı ile irtibatları devam etmesi, Bu durumda ilgililerin hizmet sürelerinin değerlendirilmesinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre yapılması, emeklilik işlemlerinde, genel idare hizmetleri sınıfında görev yapan genel müdürler için belirlenen ek gösterge rakamını geçmemek üzere, ifa ettikleri görevler itibariyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri sınıflardaki benzeri görevlerin aynı kadro, unvan ve dereceler için belirlenmiş ek göstergeler ve makam tazminatlarının uygulanması,

- Türk Telekom hisselerinin satışı sonucu kamu payının %50'nin altına düşmesi durumunda; hisse devir sözleşmesinin imzalanmasından itibaren otuz gün içerisinde, asli ve sürekli görevlerde çalışan personel, 399 sayılı Kanun hükmünde Kararnameye tabi kadrolu ve sözleşmeli personel ile kapsam dışı personelin, otuz gün içerisinde başka kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmesi,

-Nakledilecek personelin başka kamu kurum ve kuruluşuna atanarak burada göreve başlamasına kadar geçecek süredeki aylık, ücret, ikramiye, zam ve tazminatlar ve sosyal hak ve yardımlar ile bu döneme ilişkin harcırah, sağlık yardımı gibi özlük haklarının Hazine tarafından ödenmesi,

-Sözleşmeli statüde veya kapsam dışı personel olarak çalışanların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi kurumlara nakledilerek Devlet memuru statüsüne geçirilmesi halinde sözleşmeli statüde veya kapsam dışı olarak geçen hizmet sürelerinin, aynı Kanunun ek geçici 1,2 ve 3 üncü maddelerine göre, 458 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri de dikkate alınmak suretiyle, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri tavanı aşmamak kaydıyla kadro şartı aranmaksızın kazanılmış hak aylık, derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilmesi,

-Kamu kurum ve kuruluşlarına atanan personelin atandıkları tarihteki kadro ve pozisyonlara ait aylık, ücret, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretlerinin net tutarının, nakledildiği kuruluş mevzuatına göre hak edeceği aylık, ek gösterge, varsa ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretinin (varsa ikramiye dahil) net tutarından fazla olması halinde aradaki fark giderilinceye kadar, herhangi bir kesintiye tabi tutulmaksızın tazminat olarak Hazinece ödenmesi,

-Türk Telekom hisselerinin satışı sonucu kamu payının %50'nin altına düşmesinden itibaren bir yıl içinde, 1475 sayılı İş Kanununa göre çalışanların hizmet akitlerinin haklı neden olmaksızın işveren tarafından feshedilmesi veya 1475 sayılı İş Kanununa göre haklı nedenlerle (emeklilik dışında) kendileri tarafından feshedilmesi sonucunda işsiz kalanlara 4046 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde belirtilen iş kaybı tazminatı ve diğer hizmetlerden yararlandırılmalarında, Türkiye İş Kurumunun görevli, yetkili ve sorumlu olması ve bu gibi hallerde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılması gereken ödemelerinHazine tarafından yapılması,

hususları yer almıştır.

Bu hususlar kısaca özetlendiğinde;

-Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde çalıştırılan personele 406 sayılı Kanunda saklı tutulan hususlar dışında 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanacak ve bunlara ilişkin kadrolar, Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlenecektir. Asli ve sürekli görevlerde çalışan personelin aylık ücretlerinin en yüksek Devlet memurunun her türlü ödemeler dahil net aylık tutarının iki katını geçmeyecek şekilde Genel Kurulca tespit olunacaktır. Ancak bu hususta 631 sayılı KHK ile getirilen sınırlamalara uyulacaktır.

-Asli ve sürekli görevler için belirlenen kadrolar dışındaki hizmetlerde çalışan personel, yönetim kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde iş mevzuatına tabi olarak çalıştırılacaktır. Bu personelin aylık ücretleri yönetim kurulu tarafından belirlenecektir.

Bu haliyle Türk Telekom A.Ş. yeni personel alımı konusunda düzenleme yapan yıllık bütçe kanunları ve KİT ve Bağlı Ortaklıklarının Genel Yatırım ve Finansman Programı Kararnamesine de tabi olmadığından bir serbesti içerisinde görülmekteyse de Başbakanlığın 19.12.2000 tarih ve 22780 sayılı (2000/32) genelgesi ile 2000/1401 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki yıllık Genel Yatırım ve Finansman Programı Kararnamesinde yer alan istihdama ilişkin hükümlerin özelleştirme işlemi tamamlanıncaya kadar 4046 sayılı Kanuna tabi kuruluşlar, Türk Telekom A.Ş. gibi kamu kuruluşları ve bağlı ortaklıkları ile sermayesinin yarısından fazlası hazineye ait olan kamu bankalarında da uygulanması öngörülmüştür. Belirtilen kararnamenin yürürlük süresi 31.12.2001 tarihinde sona ermiş olmakla birlikte, aksi düzenleme yapılana kadar söz konusu genelgenin uygulanmasına devam edilmesi gereği açıktır.



VI. BÖLÜM

ÖZEL GÜVENLİK PERSONELİNE İLİŞKİN MEVZUAT

Milli eğitim ve öğretim ve ekonomi ile Devletin savaş gücüne önemli ölçüde katkısı bulunan baraj, enerji santralleri, rafineri, enerji nakil hatları, akaryakıt nakil, depolama, yükleme tesisleri ve benzeri yerlerle sivil trafiğe açık Devlet eliyle işletilen hava meydanları ve limanlar, tarihi eserler, ören yerleri, siteler, açık ve kapalı müzeler, sanayi ve ticari ve turistik tesislerden özel güvenlik teşkilatı kurulmak suretiyle korunmasına Bakanlar Kurulunun Kararı ile karar verilen yerlerde özel güvenlik personeli istihdamı gerekmektedir (2495 sayılı Kanun Md:2,3).

Bu tesislerde çalıştırılacak güvenlik personeli sayısı, ilgili kuruluşun görüşü de dikkate alınmak suretiyle o ilin “Özel Güvenlik Teşkilatı İl Koordinasyon Kurulunca” tespit edilir.

Özel güvenlik teşkilatında görevli personel, statü ve özlük hakları bakımından bağlı bulunduğu kuruluşun mevzuatına tabidir.

Bu durumda, güvenlik görevlileri, çalıştıkları kuruluşa göre memur, sözleşmeli ve işçi statüsünde olabilecektir. İşçi statüsünde olan güvenlik personeli, sendikaya üye olamaz.

Zamanla güvenlik personeli istihdamı, gerçek ihtiyacı aşarak istihdam yaratmak amacı ön plana çıkmış ve yeni istihdam edilecek personelin, üretim üniteleri yerine güvenlik birimlerine kaymasına neden olmuştur. Bunun üzerine geçmiş yıllarda daha serbest bırakılan güvenlik personeli alımı, KİT ve Bağlı Ortaklıklarının 2002 yılına ilişkin Genel Yatırım ve Finansman Programı Kararnamesinde, Başbakanlıktan izin talep edilmeden önce Hazine Müsteşarlığının görüşünün alınması kaydı getirilerek bu istihdam seviyesinin daha yakından kontrolü amaçlanmıştır.

Söz konusu kararname kapsamı dışında kalan kuruluşlar için Maliye Bakanlığınca bu konuda yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı henüz netlik kazanmamıştır.

Devlet Personel Başkanlığının 23.1.2002 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan tebliğinde; genel bütçeye dahil daireler ile katma bütçeli idareler ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçelerin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, mahalli idareler ile bunların birlik ve müesseseleri, özelleştirme kapsamındakiler dahil kamu iktisadi teşebbüsleri ve Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ nin 2002 yılında, 2495 sayılı Kanun uyarınca istihdam etmeleri gerekenözel güvenlikpersoneli ihtiyacının, öncelikle kuruluş bünyesinde çalışmakta olan ve gerekli nitelikleri taşıyan istekli personelin atanması suretiyle karşılanması, ihtiyacın bu şekilde giderilememesi halinde yukarıda belirtilen kuruluşlarda çalışmakta olan ve gerekli şartları taşıyan istekli personelin naklen atanması suretiyle karşılanması öngörülmüştür.

Maliye Bakanlığının 26.1.2002 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan bütçe uygulama talimatında; bütçe kanununda da yer alan, yukarıda belirtilen kuruluşlardan mahalli idareler ile bunların birlik ve müesseseleri, özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar, KİT’ler ve Türk Telekom A.Ş. kapsama dahil edilmemiştir. Bu personelin kapsama dahil edilmemiş olmasını, özelleştirme kapsamındaki kuruluş personelinin, 4046 sayılı kanuna göre nakillerinin gerektiği, KİT’lerdeki sözleşmeli personelin kanunen nakillerine imkan bulunmadığı ve mahalli idarelerden diğer kamu kurum ve kuruluşlarına personel naklinin Maliye Bakanlığınca uygun görülmemiş olmasına bağlamak mümkün ise de bu konuda düzenleme yapan iki kuruluşun farklı uygulama öngördüğü açıktır.   

Düzenlemede kamu bankaları kapsam dışı bırakılmış olmakla birlikte önemli ölçüde istihdam fazlası olan bu kuruluşların personele ihtiyacı olmayacağı gerçeğinden hareket edildiği düşünülmektedir.

Bu düzenleme ile 2002 yılında açıktan güvenlik personeli alınması yolu tamamen kapatılmıştır.


EK:1

İSTİHDAMI ÖZELLİK GÖSTEREN KURULUŞLARIN
BAZILARININ KURULUŞ KANUNLARI

1-72 SAYILI BAŞBAKANLIK YÜKSEK DENETLEME KURULU HAKKINDA KHK:          

Personele İlişkin Hükümler

Özlük işleri:

Madde 33-1.Bu Kanun Hükmünde Kararname Hükümleri Saklı Kalmak kaydıyla Denetleme Kuruluna İktisadi Devlet Teşekkülü personel rejimi uygulanır.

2. Sözleşme ile verilecek ücretler, görevin önemine göre Koordinasyon Kurulunun önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır.

3. Sözleşmeli olarak çalıştırılanlardan memurluktan gelenlerin sözleşmeli hizmet süresi terfilerine sayılır ve gereken kesenek ve karşılıklarının tamamının ödenmesi kaydıyla emeklilik hakları devam eder.

4. Denetleme Kurulunun Başkan ve üyelerini de kapsamak üzere kadrolu ve sözleşmeli personeline Kamu İktisadi Teşebbüsleri personeline yasalarla verilmesi öngörülen ikramiyeler, Üyeler Kurulunun kararıyla verilebilir.

Başka iş ve hizmet yasağı:

Madde 34 -1. Denetleme Kurulu personeli, ücretsiz de olsa sürekli veya geçici bir hizmet kabul edemezler. Bu Kanunda veya özel kanunlarda belirtilen veya Başbakanlıkça verilecek görevler, başka iş ve hizmet yasağı dışındadır.

2. Denetleme Kurulu personeli, çalışma saatleri dışında olmak ve esas görevlerini aksatmamak koşuluyla, ücret veya herhangi bir yarar karşılığı olmaksızın hayır kurumlarında; mesleki, bilimsel, sosyal kurum ve derneklerde; kooperatiflerde, okul aile birliklerinde, vakıflarda, Denetleme Kurulu personelinin kuracakları sosyal ve mesleki dernek, sandık ve kooperatiflerde çalışabilirler.

3. Bilimsel ve mesleki araştırma ve yayınlarda bulunabilirler.

4. Esas görevini aksatmamak ve Kurul Başkanınca uygun görülmek koşuluyla, yüksek öğretim kurumlarında ders verebilirler.

5. Başka iş ve hizmet yasağına aykırı hareket edenlerin işlerine son verilir.


2- 2954 SAYILI TRT KANUNUNA İLİŞKİN HÜKÜMLER:

Personele İlişkin Hükümler istihdam şekilleri:

Madde 49 -Türkiye Radyo -Televizyon Kurumunun hizmetleri; memurlar, işçi sayılmayan sözleşmeli personel ve geçici personel eliyle gördürülür.

Personelin özlük hakları:

Madde 50 -Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu personeli aşağıda 11üzen!enen hükümler dışında kamu iktisadi kuruluşlarının personel rejimine tabidir.

a) Kurumun haber ve program hizmetlerini doğrudan doğruya yapan ve yürütenlerden yükseköğretim yapmış olanlar 8 inci derecenin ilk kademesinden işe başlarlar, 1 inci derecenin son kademesine kadar yükselebilirler. Yükseköğrenim yapmamış olanlar 10 uncu derecenin ilk kademesinden işe başlarlar, 3 üncü derecenin son kademesine kadar yükselebilirler.

Ancak, bu fıkra hükümlerine göre belirlenen giriş ve yükselebilme dereceleri, 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde belirlenen derecelerden aşağı olamaz.

b) Türkiye Radyo -Televizyon Kurumunda çalışan personele ödenecek mahrumiyet zammı, 657 sayılı Kanuna tabi memurlar için tespit edilecek miktar ve şartlara uygun olmak kaydıyla Yönetim Kurulu tarafından bir yönetmelikle tespit edilir.

c) Türkiye Radyo -Televizyon Kurumunun haber ve program hizmetlerinin yürütülmesinde Kurum dışından görevlendirileceklere başka iş ve hizmet yasağına ilişkin hükümler uygulanmaz.

Kurum Yönetim Kurulunca tespit edilecek sayıdaki yabancı dil yayınları mütercim spikerlerine 657 sayılı Kanunun 59 uncu ve müteakip maddelerindeki istisnai memuriyetlere ilişkin hükümler uygulanır.

d) Kurum personeline hizmetin bütünlüğü ve ifa edilen görevin özelliği dikkate alınarak, en yüksek Devlet memuru aylığını (Ek gösterge dahil) geçmemek üzere, Kurum Yönetim Kurulunun teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca tespit olunan oran veya miktarlarda tazminat ödenir.