BAŞBAKANLIK YÜKSEK DENETLEME KURULU

TÜRK VERGİ KANUNLARI

(18 – 29 Mart 2002 Seminer Notları)

 İslam ÇANKAYA
Öğretim Görevlisi - YMM

Ankara 2002

193 Sayılı  GELİR VERGİSİ KANUNU

TAM YÜKÜMLÜ (TAM MÜKELLEF) KİMDİR?

Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratlarının tamamı üzerinden vergilendirilirler:
* Türkiye’de yerleşmiş olanlar,
* Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye’de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri nedeniyle yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları (GVK. mad. 3).

İkametgâhı Türkiye’de bulunanlar ve bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak altı (6) aydan fazla oturanlar tam yükümlülük kapsamına girmektedir (geçici ayrılmalar Türkiye’de oturma süresini kesmez).


TÜRKİYE’DE YERLEŞMİŞ OLMADAN NE ANLAMALIYIZ?

Aşağıda yazılı kimseler Türkiye’de yerleşmiş sayılırlar:
* İkametgâhı Türkiye’de bulunanlar,
* Bir takvim yılı içinde Türkiye’de sürekli olarak altı aydan fazla oturanlar (geçici olarak yurtdışına çıkmalar Türkiye’de oturma süresini kesmez).

Örnek: İtalya uyruklu bir kişi ticari faaliyeti nedeniyle 01.04.2001 tarihinde Türkiye’ye giriş yapmış; 10.10.2001 tarihinde Türkiye’den ayrılmış ise; bu kişi “altı aydan fazla Türkiye’de kalmış olması nedeniyle” tam yükümlü sayılır.


DAR YÜKÜMLÜ (DAR MÜKELLEF) KİMDİR?

Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler sadece Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilirler.

Dar yükümlülüğe tabi ticari kazançlarda, kazanç sahibinin Türkiye’de işyerinin olması veya daimi temsilci bulundurması ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler aracılığı ile sağlanmış olması gerekir (GVK. mad. 6-7).

Örnek: Fransız uyruklu bir kişi 01.06.2002 tarihinde Türkiye’ye giriş yapmış, geçici olarak “gayrimenkul alımsalımı” ile uğraşmış; 05.07.2002 tarihinde Türkiye’den ayrılmış ise; Türkiye’deki kazançları nedeniyle “dar yükümlü” sayılır.


GELİR VERGİSİNİN KONUSUNU  NELER OLUŞTURUR?

-01.01.1999 - 31.12.2002 tarihleri arasında gelirin konusu;
Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir, bir “gerçek kişinin” bir takvim yılı içinde elde ettiği, kazanç ve iratların net tutarından oluşur. Gelirin bu tanımı 4444 sayılı yasa ile değiştirilmiş olup 01.01.1999 - 31.12.2002 tarihleri arasında geçerlidir.
-2003 yılından itibaren kişilerin  tasarruf veya harcamasına kaynak oluşturan her türlü kazanç ve iratların safi tutarı da gelir kapsamına alınmış olacaktır. (GVK. mad.1). Bu tanımla, gelir vergisine tabi kazançların kapsamı “tasarruf ve harcamaları” da kapsayacak şekilde genişletilmiş olacaktır.

Safi Kâr: Yıllık gelirden bu geliri elde etmek için yapılan giderlerin indirilmesinden sonraki tutardır.


GELİR VERGİSİNDE VERGİYİ DOĞURAN OLAY

Gelir vergisinde vergiyi doğuran olay gelirin elde edilmesidir. Elde etme; geliri oluşturan kazanç ve iratları “hukuken ve iktisaden” tasarruf etmektir. Gelirin elde edilmesi gelir unsurları itibariyle farklı esaslara bağlanmıştır. Elde etmede aşağıdaki dört esas söz konusudur.

-Tahakkuk esası: Bir karşılığa dayanan iş veya işlemlerde, bunun karşılığını oluşturan bedelin ödenecek aşamaya gelmesidir. Ticari ve zirai kazançta tahakkuk esası geçerlidir.
-Hukuki tasarruf esası: Gelirin sahibi tarafından istenebilir duruma gelmesidir.
-Ekonomik tasarruf esası: Ödemeyi yapacak olan bakımından gelirin, sahibi tarafından istenildiği anda ödenecek duruma getirilmesidir. Hukuki tasarruf ile iç içedir.
-Fiili tasarruf (tahsil) esası: Gelirin nakit, mal veya hak olarak sahibinin mal varlığına geçmesidir. Serbest meslek kazançlarında ve gayrimenkul sermaye iratlarında tahsil esası geçerlidir.

Örnek: Ticari ve zirai kazançlarda vade sonunda tahakkuk elde etme sayılmıştır.
Serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratlarında banka ya da kasaya para yatırılması, yani tahsilat elde etme sayılmıştır.


GELİRİN UNSURLARI NELERDİR?

Gelirin unsurları konusu 1999-2002 yıllarında elde edilen kazançlara uygulanmak üzere “GVK’nun geçici 56. maddesinde” düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre vergiye tabi kazançlar;

* Ticari kazançlar,
* Zirai kazançlar,
* Ücretler,
* Serbest meslek kazançları,
* Menkul sermaye iratları,
* Gayrimenkul sermaye iratları, şeklinde sıralanmıştır.

Yukarıda sayılan bu kazançların dışında kalanlar da, “Diğer kazanç ve iratlar” şeklinde tanımlanmıştır.

Aynı düzenlemede diğer kazanç ve iratlar da;
* Değer artış kazançları,
* Arızi kazançlar olarak 2 gruba ayrılmıştır.

4369 sayılı yasanın aksine 4444 sayılı yasa ile getirilen yeni düzenleme ile gerek değer artış kazançları, gerekse arızi kazançların nelerden oluşacağı tek tek sayılmıştır.

1999-2002 yıllarına ilişkin düzenleme sonucunda bir kazanç; GVK’nun geçici 56. maddesinde belirtilen değer artış kazançları ve arızi kazançlar arasında sayılmamışsa; vergi dışı kalmış olacaktır. Bu düzenlemenin 2002 yılı sonuna dek uygulanacağını, bu tarihten sonra 4369 sayılı yasa ile yapılan düzenlemenin yürürlüğe gireceğini anımsatalım.


TİCARİ KAZANÇLAR

Gelir vergisi yasasında ticari kazanç, “her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır” şeklinde tanımlanmıştır (GVK. mad. 37).
Ayrıca kanun uygulanmasında, aşağıda yazılı kazançlar da ticari kazanç sayılmıştır.
* Maden, taş ve kireç ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri ile tuğla ve kiremit harmanlarının işletilmesinden,
* Coberlik işlerinden,
* Özel okul ve hastanelerle benzeri yerlerin işletilmesinden,
* Gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle sürekli olarak uğraşanların bu işlerinden,
* Kendi ad ve hesabına menkul kıymet alım satımı ile sürekli olarak uğraşanların bu faaliyetlerinden,
* Kollektif şirketlerde ortaklar, adi veya hisseli komandit ortaklıklarda komandite ortakların ortaklık kârından aldıkları paylar, kişisel ticari kazanç niteliğindedir.
* Satın alınan veya trampa suretiyle iktisap olunan arazinin iktisap tarihinden itibaren 5 yıl içinde parsellenerek bu süre içinde veya sonraki yıllarda kısmen veya tamamen satılmasından elde edilen kazançlar.


TİCARİ KAZANCIN ELDE EDİLMESİ / TESPİT ŞEKİLLERİ

Ticari kazançların elde edilmesi "gerçekleşme"  tahakkuk esasına bağlanmıştır. Geliri doğuran olayın gerçekleşmiş olması, gelirin elde edilmesi için yeterli sayılmıştır. Ticari kazançlarda gelirin sahibinin tasarrufuna girmiş olması ile elde etme arasında doğrudan ilişki kurulmuştur.

Daha önce de vurgulandığı üzere; tahakkuk etme kavramından gelir üzerinde "hukuki ve fiili tasarruf" yapılması anlaşılmalıdır. Bu nedenle; ticari kazançlar da  gelirin elde edilmiş sayılması için "tasarruf" edilmiş olması yeterli sayılmış, ayrıca tahsil edilip / edilmemesi koşulu bulunmamaktadır.      Ticari Kazancın Tespit Şekilleri;

Ticari kazanç aşağıda belirtilen 3 şekilde tespit edilir;
- Ticari kazancın bilanço esasına göre tespiti,
- Ticari kazancın işletme hesabı esasına göre tespiti,
- Ticari kazancın basit usulde tespiti.


TİCARİ KAZANCIN BİLANÇO ESASINA GÖRE TESPİTİ

Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki "öz sermayenin" hesap dönemi sonu ve başındaki tutarları arasındaki olumlu farktır. Bu dönem içinde işletme sahip veya sahiplerce:

- İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir,
- İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave edilir.

Ticari kazancın bu yolla tespit edilmesi sırasında, VUK'nun değerlemeye ilişkin hükümleri ile GVK'nun 40.(ticari kazancın tespitinde indirilecek giderler) ve 41. (gider kabul edilmeyen ödemeler) maddeleri hükümleri dikkate alınır (GVK.mad.38).
-Vergi Usul Kanunu'na göre "öz sermaye" gerçek aktif (-) borçlar arasındaki farktır.Tekdüzen muhasebe sistemi uygulamasında bilançonun "varlıklar toplamı" gerçek aktifi vermektedir.

Ticari Kazanç İse;  Öz Sermaye Farkı  (+) İşletmeden çekilen değerler
                                                               (-) İşletmeye ilave edilen değerler formülü ile hesaplanır.

Örnek: Bilanço Esasına Göre Ticari Kazancın Tespiti:
Bir işletmenin ticari kazancının tespitine yönelik bilgiler aşağıdaki gibidir:
Dönem başı öz sermayesi                                                                                                5.700.000.000 TL
Dönem sonu öz sermayesi                                                                                               6.200.000.000 TL
Dönem içinde işletmeye ilave edilen değerler                                                                       800.000.000 TL
Dönem içinde işletmeden çekilen değerler                                                                           550.000.000 TL

Bu bilgilere göre ticari kazanç:
Dönem sonu öz sermaye                                                                                                 6.200.000.000 TL
Dönem başı öz sermaye                                                                                                 (5.700.000.000 TL)
Öz sermaye farkı                                                                                                                500.000.000 TL
Dönem içinde işletmeye ilave edilen değerler                                                                      (800.000.000 TL)
Dönem içinde işletmeden çekilen değerler                                                                           550.000.000 TL
Ticari Kazanç                                                                                                                  250.000.000 TL

Ticari Kar / Mali Kar;
Öz sermaye kıyaslanması yoluyla elde edilen farka;
- işletmeden çekilen değerlerin ilave edilmesi,
- İşletmeye ilave edilen değerlerin indirilmesinden sonra "ticari kazanç" saptanır. Söz konusu ticari kazanç "vergiden önceki dönem karını” gösterir. Ticari nitelikli dönem karının vergilendirmeden önce "mali kara" dönüştürülmesi gerekiyor. Bu noktada;
- Vergi yasalarının indirimine izin vermediği giderlerin ilave edilmesi,
- Vergiden bağışık gelirlerin indirilmesi gerekiyor. Bu işlemler yapıldıktan sonra, ulaşılan kar "mali kar" diğer bir deyimle vergi matrahını oluşturur.


TİCARİ KAZANCIN TESPİTİNDE İNDİRİLECEK GİDERLER
(Vergi Matrahı Hesaplanırken Kardan İndirilecek Unsurlar)

Vergilendirme ticari kazancın “safi tutarı” üzerinden yapılır. Safi ticari kazanca ulaşmak üzere aşağıda yazılı giderlerin ticari kazançtan indirilmesi gerekiyor. (Bu grubu oluşturan indirim ve istisnalar yıl içinde NAZIM HESAPLARDA izlenecek, vergi hesaplanırken dönem karından indirilir.)

* Ticari kazancın elde edilmesi ve sürdürülmesi için yapılan genel giderler; ihracat, yurtdışında inşaat onarım, montaj ve taşımacılık faaliyetinde bulunan mükellefler, ayrıca elde ettikleri hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla “götürü gider” işleyebileceklerdir.
* Hizmetli ve işçilerin giderleri; hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yeri eklentilerinde yiyecek, içecek ve barındırma giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı ve GVK’nun 27. maddesindeki giyim giderleri.
* İşle ilgili olmak koşuluyla; sözleşmeler, mahkeme kararları veya kanunun emrine dayanarak ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar.
* İşle ilgili; işin önemi ve genişliği ile ilgili yapılan seyahat, konaklama vb. giderleri,
* Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri (amortisman giderleri dahil).
* İşletme ile ilgili vergi, resim, bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, ayni resim ve harçlar.
* Vergi Usul Kanunu’nun hükümlerine göre ayrılan amortismanlar.
* İşverenlerce, Sendikalar Kanunu hükümlerine göre sendikalara ödenen aidatlar (GVK. mad. 40).


TİCARİ KAZANCIN TESPİTİNDE İNDİRİMİ KABUL EDİLMEYEN GİDERLER
(Vergi Matrahı Hesaplanırken Kâra İlave Edilecek Unsurlar)

Gelir Vergisi Kanunu gerçek kişi işletmelerinin kimi giderlerinin ticari kazancın tespitinde indirilmesini kabul etmemiştir.  Kabul edilmeyen giderleri aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz: (Bu giderler yıl içinde NAZIM HESAPLARDA izlenerek, vergi hesaplanırken matraha ilave edilir.)

* İşletme sahibi ile eşinin ve çocuklarının işletmeden çektikleri paralar veya mal olarak aldıkları değerler,
* İşletme sahibinin kendisine, eşine, küçük çocuklarına işletmeden ödenen aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komisyonlar ve tazminatlar,
* İşletme sahibinin işletmeye koyduğu sermaye için yürütülecek faizler,
* İşletme sahibinin, eşinin ve küçük çocuklarının işletmede cari hesap veya diğer şekillerdeki alacakları üzerinden yürütülecek faizler,
* Her türlü para cezaları ile işletme sahibinin suçlarından doğan tazminatlar,
* Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan giderlerinin % 50’si,
* Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne ve hava taşıtları gibi işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile amortismanları,
* Vergi Usul Kanunu’nun hükümlerine göre, dönem sonu stoklarını son giren ilk çıkar yöntemine göre değerleyen veya amortismana tabi iktisadi kıymetleri yeniden değerlemeye tabi tutanların, işletmede kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yaptıkları giderler, indirim oranının uygulanması yoluyla bulunacak kısmın %25’i (GVK. mad 41).

İndirim oranı : Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden  değerleme oranının, ilgili kuruluşlardan alınan bilgilere göre Maliye Bakanlığınca o yıl için  hesaplanan ortalama ticari kredi faizi oranına bölünmesi suretiyle bulunur. Sanayi siciline kayıtlı imalatçıların imalat faaliyetlerinde kullandıkları yabancı kaynaklara ait gider ve maliyet unsurlarına bu bent hükmü uygulamaz. Bu maddenin uygulanmasında kolektif şirketin  ortakları ile adi ve eshamlı komandit şirketlerin  komandite ortakları teşebbüs sahibi sayılır.

* Motorlu Taşıtlar vergisi kanununa bağlı ( I ), ( III ) ve ( IV ) sayılı tarifelerde yer alan  taşıtlardan ( Ticari maksatla kullanılan uçak ve helikopterler ile taşıt kiralama faaliyeti ile uğraşan işletmelerin bu amaçla kiraya verdikleri taşıtlar hariç ) alınan vergi ve cezalar ile gecikme zamları gelir ve kurumlar vergilerinin matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmez. (MTVK mad. 1).


VERGİ YASALARINCA KABUL EDİLMEYEN GİDERLER

- Ticari kazancın elde edilmesiyle ilgisi olmayan giderler,
- Faiz gider tahakkuku (Konu yargı aşamasındadır)
- Kıdem tazminat karşılığı,
- I, III ve IV sayılı tarifeye göre ödenen motorlu taşıt vergileri (MTVK mad. 14)
- Örtülü kazanç dağıtımı niteliğinde yapılan  yüksek iskontolar,
- Süresinde ödenmemiş SSK ve SGDP primleri
- Belgesiz giderler (GVK mad. 40 kapsamındaki  götürü giderler hariç)
- Vergi ve para cezaları gecikme zammı ve faizleri
- Vergiden muaf vakıflara % 5 den fazla yapılan bağışlar,
- Gelir ve kurumlar vergisinden istisna kazançlara  ait giderler
- Çalınan varlıklara ilişkin  zararlar,
- Örtülü kazanç niteliğindeki  yüksek kira, ücret, komisyon, faiz vb. ödemeler,
- Yasal sınırları aşan şüpheli ticari alacaklar karşılığı,
- Ticari olmayan senetlere ilişkin şüpheli alacaklar karşılığı,
- Menkul kıymet değer düşüklüğü karşılığı ,
- Önceki dönemlere ilişkin giderler,
- Borç senetleri bulunmasına rağmen ,sadece alacak senetlerine uygulanan reeskont faiz giderleri ,
- Senetsiz alacaklara ilişkin reeskont faiz giderleri,


VERGİ MATRAHININ TESPİTİNE YÖNELİK ÖRNEK

Örnek: Sibel ÇALIŞKAN’ın 2001 dönemi ticari kazancı 2.500.000.000 TL’dir. Yıl içinde GVK’nca indirimi kabul edilmeyen aşağıdaki giderleri yasal defterine işlemiştir.
* 2002 yılına ilişkin finansman gideri                                                                                   45.000.000 TL
* Amortisman giderleri                                                                                                    128.000.000 TL
* Hesaplanan kıdem tazminatı                                                                                          225.000.000 TL

2001 yılı “vergi matrahı” şöyle hesaplanacaktır:
* Dönem kârı                                                                                                               2.500.000.000 TL
* Dönem kârına eklenecek unsurlar                                                                                  398.000.000 TL
Finansman giderleri                                                                           45.000.000 TL
Amortisman giderleri                                                                       128.000.000 TL
Hesaplanan kıdem tazminatı                                                            225.000.000 TL
* Vergi matrahı (mali kâr)                                                                                              2.898.000.000 TL


KREDİ FAİZLERİNİN GİDER YAZILMASI

Tüketici Kredi Faizlerinin Gider Yazılması;

Tüketici kredisi ile alınan binek otomobiller için alınan kredilere ilişkin ödenen faizlerin gider / maliyet   unsuru sayılması konusu  238 Seri No'lu VUKGT. ile netlik kazanmıştır. Söz konusu tebliğe göre;
- Satın alınan taşıtın aktife alındığı döneme ilişkin kredi faizlerinin taşıtın maliyetine yüklenmesi zorunludur.

Taşıtın aktifleştirilmesinden sonraki dönem/dönemlere ilişkin faizlerin ise gider yazılması ya da  maliyete yüklenmesi isteğe bırakılmıştır.  Yükümlüler, taşıtların aktifleştirilmesinden sonraki dönemlere ilişkin ortaya çıkan kredi faizlerini taşıtın maliyetine dahil edebilecekleri gibi bunları doğrudan gider yazma hakkına da sahiptirler.

Banka Kredi Faizlerinin Gider Yazılması;
İşletme tarafından alınan kredilere ilişkin  faizlerden vadesi  izleyen yıl yada yıllara sarkan kredi faizlerinde muhasebenin dönemsellik ilkesinin gereği olarak; her yıl sonunda; o döneme ilişkin işlenmiş faizlerin hesaplanarak ilgili dönem giderlerine aktarılması gerekiyor. Kredi faizlerinin tahakkuk işleminin gerçekleşmediği sürece gider yazılamayacağı, kredi faizlerinin ancak  ödendiği dönemde gider yazılacağı farklı görüşlerin de bulunmasına karşın, kişisel düşüncemiz; döneme  ilişkin olup henüz ödemesi yapılamayan kredilere ilişkin işlenmiş günlere ait faizlerin dönemsellik ilkesi gereği tahakkuk yoluyla gider yazılması yolundadır.


FİNANSMAN GİDERLERİNDEN STOKLARA PAY VERME

238 Seri No'lu VUKGT'deki açıklamalar kapsamında;
- Finansman giderlerinden "dönem sonu stoklarına" pay verilmesi yükümlülerin isteğine bırakılmıştır.
- Yükümlülerin stokların işletmeye intikal ettiği yıl sonuna kadar ortaya çıkan finansman giderlerini "stokların maliyetine" dahil etmeleri zorunludur.
- Stokların işletmeye intikalinden sonraki dönemlere ilişkin finansman giderlerinin stokların maliyetine yüklenmesi yada doğrudan gider yazılması konusunda yükümlülere seçimlik hak tanınmıştır.

Finansman Giderlerinin Gider / Maliyet İlişkisi;
- Ticari malın satın alınıp, işletme stoklarına dahil edildiği tarihe kadar oluşan kur farklarının maliyete intikal ettirilmesi zorunludur. Daha sonra ortaya çıkacak kur farklarının, maliyete alınması yada giderlere intikal ettirilmesi yükümlülerin isteğine bırakılmıştır.
- Kredi faizlerinden dönem sonu stoklarına pay verilmesi zorunlu değildir. Yükümlüler isterlerse kredi faizlerinden dönem sonu stoklarına pay verebilirler (VUKGT.Seri No.238).


YATIRIM MALLARINDA FİNANSMAN GİDERLERİ

- Yatırım mallarının elde edilmesi aşamasında ortaya çıkan "kur farkları" ve "kredi faizleri"nin yatırım malları yada Makine ve teçhizatın maliyet bedeline dahil edilmesi gerekiyor.
- Aktife dahil edilen yatırımın yılın sonuna kadar ortaya çıkan kur farkları ve kredi faizlerinin maliyete dahil edilmesi zorunludur.
- İzleyen yıllarda ortaya çıkan kur farkları ve kredi faizlerinin kaydında yükümlüye seçimlik hakkı tanınmıştır.
- Yükümlüler isterlerse bu giderleri maliyete dahil edebilecek yada finansman gideri olarak kayıtlarına yansıtabilecekler (VUKGT.163, GVKGT.187).


FİNANSMAN GİDERLERİNDE KISITLILIK UYGULAMASI

- Stoklarını son giren ilk çıkar yöntemine göre değerleyen işletmeler ile,
-  Amortismana tabi iktisadi kıymetlerini "yeniden değerlemeye" tabi tutan işletmeler; faiz, komisyon, kur farkı, kar payları vb. yabancı kaynaklarının %25'lik kısmını ticari kazançlarından indiremezler. Sanayi sicil belgesi olan üretim işletmeleri finansman giderlerinin tamamını indirim hakkına sahiptirler.
-  Finansman giderlerinde "kısıtlılık oranı"  VUK. hükümleri doğrultusunda açıklanan yeniden değerleme oranının, yine Maliye Bakanlığı’nca açıklanacak "ortalama ticari kredi faizi oranına" bölünmesi yoluyla saptanır. (GVK.mam.41/8).

Finansman Gideri Kısıtlama Oranları;

Vergileme Dönemleri
( KVK Genel Tebliği No )

 Finansman Gider Kısıtlaması İndirim Oranı ( % )

Kanunen kabul edilmeyen 
Finansman gider Oranı ( % )

1997 ( 58 )

80,2

20,0

1998 ( 61 )

75,2

18,8

1999 ( 66 )

46,1

11,5

2000 ( 70 )

85,7

21,4

2001 ( 74 )

58,8

14,7

                                                     Yeniden değerleme oranı
KKE  Finansman giderleri  =  -----------------------------------    x  % 25
                                                  Ortalama ticari kredi faiz oranı


FİNANSMAN GİDERLERİ  KISITLAMASINDA NETLEŞTİRME YAPILAMAYACAK

- Bilindiği  üzere; finansman giderlerinin kısıtlı uygulamasına yönelik çıkarılan 55 Seri numaralı KVGT ile; finansman giderlerinin yanında  finansman gelirinin de  bulunması durumunda ; Yükümlülerin, gider ve gelirler arasında netleştirme yapmadan,  finansman giderlerinin toplam tutarı  üzerinden  "gider kısıtlaması yapılması" benimsenmişti.
-  Finansman giderlerinde  netleştirmeyi önleyen bu uygulamaya karşı açılan iptal davası ile  yargı organı;  söz konusu  tebliğ düzenlemesini iptal ederek, finansman gider ve gelirleri arasında netleştirmenin yapılabilmesine olanak sağlamıştı (DNA. 4. Daire 1997/3795 Sayılı Karar).
-  Ancak; Danıştay 4 Dairesinin yukarıdaki kararı,  daha sonra DDDGK'nun  kararıyla  bozulduğundan (1999/153 Sayılı Karar.)  55 Sayılı KVGT'nin  finansman giderleri kısıtlılık uygulamasında finansman gelir ve giderleri arasında netleştirme yapılamayacağı düzenlemesine dönülmüş olundu.
- Sonuç olarak; yükümlülerin finansman giderleri yanında, finansman gelirlerinin de bulunması durumunda  55 No'lu KVGT uyarınca; netleştirme yapılmadan "finansman giderlerinin toplamı" üzerinden gider kısıtlaması hesaplamaları gerekiyor.


KUR FARKLARI VE KREDİ FAİZLERİNİN MALİYET VE GİDER YAZILMASI;

Ticari Mallarda Kur Farkı ve Kredi  Faizleri;
Kur Farkları; Ticari malın işletme stoklarına intikal ettiği tarihe kadar oluşanlar  maliyete, daha sonrakiler doğrudan gider veya maliyete kaydedilebilir (VUKGT. Seri No. 238).
Kredi faizleri;  Dönem sonu stoklara pay vermek isteğe bırakılmıştır. Daha sonraları fatura edilen vade farkları da finansman giderleri gibi isteğe bağlı olarak gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınır.

Maddi Duran Varlıklarda Kur Farkı ve Kredi  Faizleri;
Kur Farkları;Maddi Duran Varlıkların iktisap edildiği dönemin sonuna kadar olanlar maliyete eklenir. Sonraki dönemlere ait olanların ise; maliyete eklenmesi yada gider yazılması konusunda yükümlüler serbest bırakılmışlardır (VUK Genel Tebliği 163)

Kredi Faizleri;  İşletmede İnşa ve imal edilen maddi duran varlıklarda;  inşaa ve imalın tamamlanıp aktife  girdiği hesap döneminin  sonuna kadar gerçekleşenler ile; satın alınanlarda alındığı  hesap döneminin sonuna kadar tahakkuk eden kredi faizleri  maliyete dahil edilir. Daha sonraki kredi faizlerinin ise; maliyete dahil edilmesi  yada gider yazılması yükümlülerin isteğine bırakılmıştır.

Yatırım İndirimi Kapsamında Kur Farkları ve Kredi Faizleri;
Kur Farları ve Kredi Faizleri; Yatırım indirimi kapsamına  giren aktif  varlıkların finansmanında kullanılanlardan, aktife alındığı dönemin sonuna kadar ortaya çıkan kur farkları ve kredi faizleri  "maliyet unsuru" olarak yatırımın maliyetine yüklenir,  bunlar için yatırım indirimi uygulanır.
Daha sonraki dönemlerle ilgili olan kur farkları ve kredi faizlerine yatırım indirimi uygulanmaz. SPK' ya kayıtlı kurumlarda, yatırımların aktifleştirilmesinden sonra ortaya çıkanların ise, gider yazılması gerekiyor.

Yeniden Değerleme Kapsamındaki Kur Farkları, Kredi Faizleri;
Kur Farkları; Maddi duran varlıkların aktifleştirildikleri yılın sonuna kadar  oluşan kur farkları  maliyete yüklenir ve maliyet içinde yeniden değerlemeye tabi tutulur. Aktife alınan yıldan sonraki döneme ilişkin kur farkları  maliyete alınmış olsalar dahi yeniden değerlemeye tabi tutulmazlar (VUKGT. Seri No. 151).     

Kredi Faizleri;
-  Maddi duran varlıkların aktifleştirildiği yılın sonuna kadar  gerçekleşen ve maliyete yüklenenler yeniden değerlemeye tabi tutulur.
-  1998 yılından önceki döneme ilişkin olup, maliyete eklenen kredi faizleri de yeniden değerleme uygulamasına tabi tutulacak,
-  Maddi duran varlığın aktife girdiği yıldan sonraki döneme ilişkin kredi faizleri maliyete yüklenmiş olsalar dahi, 01.01.1999 tarihinden itibaren yeniden değerlemeye tabi tutulmaz (VUK genel tebliği 270).


ZARAR, ZİYAN VE TAZMİNATLARIN GİDER NİTELİĞİ;

GVK'nun  40/3. Maddesinde "İşle ilgili olması koşuluyla,  sözleşmeye, ilama yada yasal düzenlemeye dayanarak  ödenen zarar, ziyan ve tazminatların gider olarak indirilebileceği " belirtilmektedir. Tanımdan da anlaşıldığı üzere;  zarar, ziyan ve tazminatların  gider olarak indirilebilmeleri için iki temel koşul  getirilmiştir;
- Zarar, ziyan ve tazminatların işle ilgili olması,
- Sözleşme, ilam ve yasal düzenlemeden kaynaklanmış olması.

Zarar, ziyan ve tazminatların gider olarak indirilmesi özet olarak;
- İşle ilgili, sözleşmeye, ilama dayanan yada yasadan kaynaklanan zarar, ziyan ve tazminatlar gider olarak indirilebilir.
- Yasada açıkça suç sayılan fiillerden  kaynaklanan zarar, ziyan ve tazminatların gider olarak indirimleri mümkün değildir.
- Bir hizmet akdine dayanarak çalışan personel tarafından işle ilgili verilen zarar,ziyan ve tazminatlar gider olarak indirilir.
- İşletme sahibinin kişisel suç ve kusurlarından dolayı ortaya çıkan zarar, ziyan ve tazminatlar gider olarak indirilmez.

Örneğin, Sözleşmeden kaynaklanan, elektrik, su,  telefon vb. giderlere ilişkin  gecikme zamları gider yazılabilecektir.


ÇALINAN MALLARIN  GİDER NİTELİĞİ

Maliye Bakanlığı yayımladığı bir özelge ile “çalınan malların” gider yazılamayacağını bir kez daha vurgulamıştır. Çalınan malların gider yazılmamasının sonucu olarak, bu mallara ilişkin olup indirim konusu yapılan KDV’nin de Hasılat KDV olarak işleme alınması gerekiyor. Maliye Bakanlığı’nın çalınan malların gider yazılamayacağına ilişkin özelgelerinin özeti aşağıdaki gibidir:

Vergi Dairesi mükelleflerinden ...........’nın işyerinden çalınan malların gider olarak kaydedilip kaydedilemeyeceği ve katma değer vergisi açısından indirim konusu yapılıp yapılmayacağı konusunda tereddüde düşüldüğü anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30/c maddesi ile zayi olan malların alış belgelerinde gösterilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılmayacağı hükme bağlanmıştır.

Bu hükme göre, çalınan mallar için yüklenilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.

Ayrıca, çalınarak zayi olan malların alımı sırasında yüklenilen vergilerin indirilmiş olması halinde indirilen vergilerin, malların çalındığı dönemde verilecek katma değer vergisi beyannamesinde hesaplanan katma değer vergisine ilave edilmek suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde, safi ticari kazancın tespitinde hasılattan indirilecek giderler 8 bent halinde sayılmış olup, bunlar arasında ticari işletmede mevcut varlıkta herhangi bir surette meydana gelen eksilmelerin gider yazılacağı hususuna yer verilmiştir.

Bu nedenle, çalınan emtia bedelinin vergi matrahının tespitinde zarar veya gider olarak indirilmesi de mümkün değildir. (Maliye Bakanlığı Özelgesi, Tarih: 24.03.1999, Sayı: B.07.0.GEL.0.40/4009-39, GVK. mad. 40)


AKTİFE KAYITLI OLMAYAN CEP TELEFONU GİDERİ

İşletme aktifine kayıtlı “cep telefonlarının” giderlerinin indirim konusu yapılmasında hiçbir sorun bulunmamaktadır. Sorun; işletme sahibinin kişisel ihtiyaçlarında kullandığı, işletme aktifine kayıtlı olmayan cep telefonlarının giderlerinin indiriminde ortaya çıkmaktadır. Maliye Bakanlığı yayınlamış bulunduğu özelge ile, işletme aktifine kayıtlı olmayan, işletme sahibinin kişisel gereksinimlerinde kullanılan cep telefonu giderlerinin, indirim konusu yapılamayacağı yolundadır. Özelge aşağıya alınmıştır:

“Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 40. maddesinde safi kazancın tespitinde gider olarak kabul edileceği belirtilmiş, aynı maddenin 1. bendinde de ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin ticari kazancın tespitinde gider olarak indirileceği hüküm altına alınmıştır.

Bu hükme göre, işletmenin aktifine kayıtlı olan özel araç telefonları ile (kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan taşıtlara bağlı) cep telefonlarına ilişkin haberleşme giderlerinin ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi ile açık ve doğrudan bir bağının bulunması, yapılan işin mahiyetine uygun olması ve iş hacmi ile mütenasip bulunması halinde, ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilmesi mümkündür.

Bu durumda işletmenin aktifine kayıtlı olmayıp, işletme sahibinin şahsına kayıtlı cep telefonuna ilişkin haberleşme ücretinin gider olarak kaydedilmesi mümkün değildir.”
(Maliye Bakanlığı Özelgesi, Tarih: 24.03.1999, Sayı: B.07.0.GEL.0.40/4069-5/11976)


YANGINDA ZAYİ OLAN MALLARA İLİŞKİN KDV’NİN GİDER YAZILMASI

İşletmede çıkan yangın sonucunda yanan ticari mallara ilişkin “yüklenilen KDV”nin indirilmesi KDVK’nun 30/C maddesine göre mümkün değildir. İndirimine izin verilmeyen KDV’nin gider yazılıp yazılamayacağı uzun süre tartışılmıştır. Maliye Bakanlığı konuya yönelik görüşünü bir özelge ile belirlemiş, indirilmeyen KDV’nin “gider ya da maliyet unsuru” olarak kayıtlara yansıtılması gerektiği belirtilmiştir. Özelgenin ilgili bölümü aşağıya alıyoruz;

Bilindiği üzere, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30/c maddesi ile zayi olan malların alış belgelerinde gösterilen Katma Değer Vergisinin indirim konusu yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.

Bu hükme göre, fabrikada çıkan yangın sonucu yanan mallar için yüklenilen katma değer vergisinin adı geçen şirket tarafından indirilmesi, Kanunu’nun 30/c maddesine göre mümkün bulunmamaktadır. İndirimi mümkün olmayan bu verginin kurumlar vergisi açısından gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınması gerekir.

Öte yandan, yangın sonucu zayi olan malların alımı sırasında yüklenilen vergilerin indirilmiş olması halinde, indirilen vergilerin yangının meydana geldiği vergilendirme döneminde verilecek katma değer vergisi beyannamesinin 47. satırında gösterilerek, hesaplanan katma değer vergisine ilave edilmek suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.”(Maliye Bakanlığı Özelgesi; Tarih: 12.10.1998, Sayı: B.07.0.GEL.0.52/5230-1-36565)


ELEKTRİK, SU, TELEFON GİDERLERİNDE DÖNEM FARKLILIĞI

Bilindiği üzere, telefon, elektrik ve su faturaları kimi zaman ait oldukları dönemde işletmeye intikal etmektedir. Bu nedenle söz konusu faturaların hangi döneme gider yazılacağı uygulayıcılar arasında tartışmalara neden olmaktadır. Elektrik, su ve telefon kullanımlarının faturaları beklenmeden “tahakkuk yoluyla” gider yazılabilmesi mümkündür. Nitekim; Tekdüzen Muhasebe Sistemi’nde bu tür işlemlerin kaydı için 381 GİDER TAHAKKUKLARI hesabı önerilmiştir. Böylece; elektrik, su ve telefon giderleri faturalarının geldiği ya da ödemelerinin yapıldığı tarihte değil, kullanıldıkları tarihte ilgili döneme gider yazılmış olacaklardır. Maliye Bakanlığı da yayımlamış olduğu özelgelerinde bu doğrultuda görüş belirtmiştir.

“Ticari kazancın tespitinde hasılat bakımından olduğu gibi giderler yönünden de tahakkuk esası geçerlidir. Ancak telefon, su, elektrik giderlerine ilişkin belgenin, giderin ilgili olduğu hesap döneminden sonraki dönemin tarihini taşıdığı durumlarda da söz konusu giderin ait olduğu hesap döneminin kazancıyla ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Gidere ilişkin belgenin sonraki hesap dönemine ait bir tarihi taşımasının bir önemi bulunmamaktadır. Bu şekilde işleme tabi tutulan gidere ilişkin belgeye dayanılarak, belgenin düzenlendiği tarihin içinde bulunduğu hesap döneminde ayrıca gider kaydı yapılamayacağı tabiidir.”
(Maliye Bakanlığı Özelgesi; Tarih: 25.05.1999, Sayı: B.07.0.GEL.0.52/5274-87/20669)


ELEKTRİK, TELEFON, SU GİDERLERİNE İLİŞKİN GECİKME ZAMLARI

Bilindiği üzere telefon, elektrik, su ve doğalgaz abonelikleri sözleşme kapsamında dışarıdan satın alınan hizmetlerdendir. GVK. işle ilgili olması koşuluyla, sözleşmelerden kaynaklanan zarar, ziyan ve tazminatların ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceğine yönelik düzenleme getirmiştir (GVK.mad.40/3).

Bu doğrultuda; işle ilgili olmak ve sözleşmeden kaynaklanmak koşuluyla; elektrik,su, telefon ve doğalgaz bedellerinin geç ödenmesinden kaynaklanan "gecikme zamlarının" gerçekleşmeye bağlı olarak gider kaydedilmeleri gerekir.


SİGORTA PRİMİ VE EMEKLİ AİDATLARININ İŞVEREN HİSSESİ

- Sigorta primi ve emekli aidatı işveren hissesinin gider olarak kayıtlara alınabilmesi, GVK.mad. 40/2. bendi hükmüne göre prim ve aidatlarının indirimi; geri alınmamak üzere, Türkiye'de bulunan sigorta  kurumlarına veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmesi, emekli ve yardım sandıklarının tüzel kişiliği bulunması koşuluna bağlanmıştır.
- Sigorta primi dışında, hizmet erbabının yardım veya emekli sandığına, ayrıca ödemede bulunan işverenlerin bunu gider olarak kaydetmemeleri veya gider kayıt edeceklerse, hizmet erbabının ücretine dahil ederek vergilendirmeleri gerekir.
- Sigorta primlerinin gider olarak kayıtlara alınabilmesi için söz konusu primlerin ait oldukları hesap dönemi sonuna kadar (31.12/...) fiilen ödenmiş olmaları gerekiyor (506 Sayılı SSK.mad.80).
- Bu düzenlemeye paralel olarak Vergi İdaresi yayımladığı tebliğ ile "SSK primlerinin dönemine bakılmaksızın, ödendikleri  hesap döneminde gider yazılmak yoluyla ticari kazançtan  indirilebileceklerini" düzenlemiştir (174 Seri No'lu GVKGT).


MALİYET BEDELİ ARTIRIMI (MAF):

- İştirak hisseleri gayri menkuller ve diğer amortismana tabi sabit kıymetlerin satılmaları durumunda satış işlemi için maliyet bedeli artırımı uygulanabilir.
- Maliyet bedeli artırımı uygulanacak iştirak kazancı, gayrimenkul  ve amortismana tabi diğer duran  varlığın en az iki tam yıl aktifte kalmış olması gerekiyor. Yıl ifadesinden 365 günlük süre anlaşılmalıdır. Aktife alındıktan sonra iki tam yıl sonra satılan yukarıdaki varlıklar için  maliyet bedeli artırımı uygulayabilecektir.
- Maliyet bedeli, elden çıkarıldıkları ay hariç olmak üzere, Devlet İstatistik Enstitüsünce  (DİE)belirlenen Toptan Eşya Fiyat Endeksi  (TEFE) oranında artırılır. (Bu uygulama 03.07.2001 tarihinden itibaren geçerlidir).
- Maliyet bedeli artırımı uygulamasından zarar doğmuş olması halinde, zarar indirimi mümkün değildir. Maliyet artış fonu; satılan varlığın maliyet bedeli ile artırılmış maliyeti arasındaki farktan oluşur. Bu fark kurumlarca sermayeye eklenebilir. Bunun dışında herhangi bir hesaba aktarılması yada ortaklara dağıtılması halinde dönem karına eklenerek vergilendirilir.
- Maliyet bedeli artırımı uygulamasında gayri menkullerle ilgili sermayeye ilave edilen yeniden değerleme değer artış fonlarının satış kazancının tespitinde dikkate alınır (GVK. mad.38).

Örnek : 01.01.1997 tarihinde 10.000.000.000 TL ya alınan bir makine 31.06.2001 tarihinde 50.000.000.000 TL ya satılmış ise,  maliyet artış fonu ve satış kazancı aşağıdaki şekilde olacaktır;

Aktifleştirilen tutar

10.000.000.000

Satış Tutarı

50.000.000.000

Satış karı (enflasyondan arındırılmamış)

40.000.000.000

2000 Yılı yeniden değerlemeden sonraki tutar
1998 yılı yeniden değerleme (10.000.000.000 x 1,778 )=  17.020.000.000
1999 yılı yeniden değerleme ( 17.020.000.000 x 1,521) = 27.043.380.000
2000 yılı yeniden değerleme (27.043.380.000 x 1,560) =  42.187.672.800

42.187.672.800

Maliyet Artış Fonu  (MAF)  ( 42.187.672.800 – 10.000.000.000 )

32.187.672.800

Vergilendirilecek satış kazanç ( 50.000.000.000 – 42.187.672.800 )

  7.812.327.200

Not;  Maliyet artış fonu  hesaplamasında TEFE  uygulaması 03.07.2001 tarihinden itibaren geçerlidir.

-------------------------------------  31.06. 2001  -----------------------------------------
100 KASA                                                         59.000.000.000.
       01 Merkez Kasa
                                           253 TESİS, MAKİNE VE CİHAZLAR       10.000.000.000
                                                  01 Makineler
                                           391 HESAPLANAN KDV                            9.000.000.000
                                                  01 MDV Satış KDV
                                           524 MALİYET ARTIŞ FONU                     32.187.672.800
                                                  01 2001 Yılı Artışı
                                           679 DİĞER OL.DIŞI GELİR.KAR                7.812.327.200
                                                  01  MDV Satış Karları
Makine satışı ve maliyet artış fonu.
--------------------------------------- / ---------------------------------------------


YILLARA YAYGIN İNŞAAT ONARIM İŞLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ

Birden fazla takvim yılını kapsayan inşaat ve onarım işlerinde kâr veya zarar, “işin bittiği yıl” kesin olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, yıllık beyanname ile beyan edilir.

Yükümlüler her inşaat ve onarım işinin hasılat ve giderlerini ayrı bir defterde veya tutmakta oldukları defterlerin ayrı sayfalarında göstermek ve düzenleyecekleri beyannameleri işlerin tamamlandığı takvim yılını izleyen Mart ayı sonuna kadar vermek zorundadırlar (GVK. mad. 42).

Örnek;  Bir AŞ’nin 2001 yılında aşağıda belirtilen “iki inşaat/taahhüt” faaliyeti ve bu işlerin yanında bir de “alım/satım” işiyle uğraşmıştır. Yıllık amortisman tutarı 1.800.000.000 TL olan “kamyonun” inşaat ve turizm işlerinde kullanım süreleri “gün” olarak aşağıda görüldüğü gibidir.

Köprü inşaatı kullanımı                                            60 gün
Havuz inşaatı kullanımı                                             40 gün
Kültür merkezi inşaatı kullanımı                              120 gün
Alım satım işi kullanımı                                             20 gün
Çalışmayan süre                                                    120 gün
Kullanımlar toplamı                                               360 gün
Dağıtılacak amortisman gideri                                1.800.000.000 TL
Dağıtılacak süre                                                    360 gün

1.800.000.000 TL amortisman, kamyonun her işte geçen çalışma süresinin “toplam süreye” oranına göre dağıtılacaktır. Dağıtım sonunda aşağıdaki tabloda görünen sonuçları elde edilir.

Yıllara yaygın inşaat/
Taahhüt işi ve diğer işler

Çalışılan Gün

Dağıtım Oranı

Gider Payı

Köprü inşaatı

Havuz inşaatı

Kültür merkezi

Alım/satım işi

Çalışılmayan süre

Toplam dağıtım

60

40

120

20

120

360

60/360

40/360

120/360

20/360

120/360

300.000.000.

400.000.000.

500.000.000.

200.000.000.

600.000.000.

1.800.000.000.


YILLARA YAYGIN İNŞAAT ONARIM İŞLERİNDE VERGİ KESİNTİSİ

Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesiyle “yıllara yaygın inşaat, taahhüt, onarım işlerinde” işi yapanlara “hakediş” tutarları “nakden / hesaben” ödenirken; bu ödemeler üzerinden “vergi kesintisi” yapılması gerekiyor (GVK mad. 94/3).

Vergi kesintisine tabi tutulacak işler, aynı yasanın 42. maddesi kapsamına giren işlerdir. Böyle olunca GVK mad. 42. kapsamına girmeyen “özel inşaat işlerinin” vergi kesintisi kapsamında olmadıkları açıktır.

Yıllara yaygın inşaat onarım işleri hakediş tutarları üzerinden % 5 oranında gelir vergisi, bu vergi üzerinden % 10 oranında fon payı; ayrıca % 07.5 (binde yedi buçuk) oranında damga vergisi kesintisi yapılması gerekiyor.

Her hakedişten kesilen vergi ve fon payı, ilişkin olduğu “inşaat/taahhüt ve onarım” işinin beyanı üzerinden gerçekleşen “vergi ve fon payından” indirilir.

İndirilemeyen ya da mahsuptan arta kalan kısım; belli koşulların yerine getirilmesiyle, yükümlülere iade edilebilecek ya da diğer vergi borçlarına mahsup edilebilecektir (GVK mad. 121 - KVK mad. 44).


TİCARİ KAZANCIN BASİT USULDE TESPİTİ

4369 sayılı yasayla götürü vergilendirme kaldırılarak yerine basit usulde vergilendirme getirilmiştir.

Basit usulde ticari kazanç; bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki olumlu farktır. Bu fark yapılan faaliyetle ilgili olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre alınması ve verilmesi zorunlu olan alış ve giderler ile hasılatlara ilişkin belgelerde yazılı tutarlara göre hesaplanır (GVK mad. 46).

* Kazancın bu şekilde tespiti sırasında emtia ticareti ile uğraşanlarca;
* Hesap dönemi sonunda emtia mevcudunun değeri hasılata,
* Hesap dönemi başındaki emtia mevcudunun değeri giderlere ilave edilir.

Kullanılan sabit kıymetler gider yazılmayacak, bunlar üzerinden ayrılan amortismanlar gider yazılacaktır (GVKGT. Seri No. 215).


TİCARİ KAZANCIN BEYANI, VERGİLENDİRİLMESİ

Ticari kazancın; işletmenin dönem başı ve dönem sonu öz sermayelerinin kıyaslanması yoluyla tespit edileceğini vurgulamıştık. Tespit edilen ticari kazanç, her yıl “Mart” ayı içerisinde yıllık beyanname ile vergi dairesine bildirilir. Bildirim için kazanç bulunması şart değildir. Faaliyet zararla sonuçlanmış olsa da yıllık beyanname ile bildirme  zorunluluğu vardır. (GVK. mad. 85).

Beyan edilen ticari kazanç GVK’nun 103. maddesindeki dilim ve oranlar uygulanmak yoluyla vergilendirilir. Bulunan vergi ve fon payından; yıl içinde yapılan “Gelir Vergisi ve Fon Payı Kesintileri” ile geçici vergiler indirilir.

İndirimden sonraki tutar aşağıda belirtilen dönemlerde 3 eşit taksitte ödenir.
1. taksit Mart ayında,
2. taksit Haziran ayında,
3. taksit Eylül ayında.


TİCARİ KAZANCIN VERGİLENDİRİLMESİ BEYANI ÖRNEK UYGULAMA

Örnek:  Bir ticari işletmenin 2001 dönemine ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir;

Yılı dönem başı öz sermayesi                                                                                         10.750.000.000 TL.
Yılı dönem sonu öz sermayesi                                                                                        25.250.000.000 TL.
Yılı dönem içinde işletmeye ilave edilen değerler                                                               1.800.000.000 TL.
Yılı dönem içinde işletmeden çekilen değerler                                                                   2.950.000.000 TL.
İndirim konusu yapılmış vergi cezası                                                                                    300.000.000 TL.
Yatırım indirimi                                                                                                                3.500.000.000 TL.
Geçici vergi                                                                                                                        479.000.000 TL.
Hayat standardına temel ve ek göstergeleri toplamı                                                           7.500.000.000 TL.

Yukarıdaki bilgilere göre, 2001 yılı yıllık gelir vergisinin hesaplanması ve beyanı aşağıdaki gibi olur;

Dönem ticari karının saptanması:
Dönem sonu öz sermayesi                                                                                              25.250.000.000 TL.
Dönem başı öz sermayesi                                                                                              (10.750.000.000 TL.)
Öz sermaye farkı                                                                                                           14.500.000.000 TL.
Dönem içinde işletmeye ilave edil.değerler                                                                       (1.800.000.000 TL)
Dönem içinde işletmeden çekilen değerler                                                                         2.950.000.000 TL.
Ticari kazanç                                                                                                                 15.650.000.000 TL.
2001 yılı  ticari karı                                                                                                        15.650.000.000 TL.
Kabul edilmeyen giderler                                                                                                     300.000.000 TL.
Beyan edilecek vergi matrahı                                                                                          15.950.000.000 TL.
Yatırım indirimi.                                                                                                              (3.500.000.000 TL.)
Vergi matrahı (mali kar)                                                                                                 12.450.000.000 TL.
Hayat standardı göstergeleri toplamı                                                                                 7.500.000.000 TL.

Ticari kazancın vergilendirilmesi ve beyanı;
Ticari kazanç ve bu kazançtan indirim konusu yapılacak “yatırım indirimi” ve geçici vergiyi yıllık beyannamenin ticari kazançlara ilişkin bölümüne taşıyarak gerekli düzenleme aşağıda yapılmıştır.

Ticari kazancın vergilendirilmesi;
Beyan edilecek ticari kazanç (mali kar) hayat standardı göstergelerinden daha yüksek çıktığından vergilendirme 12.450.000.000 TL üzerinden yapılacaktır. Ticari kazanç GVK.'nun 103. maddesindeki dilim ve oranlar uygulanarak vergilendirilecektir. Vergi matrahı (mali kar)     12.450.000.000 TL.

2001 Yılı "Ücret Dışı" Gelirlere Uygulanan Dilim ve Oranlar;
- 2.800.000.000 TL'ye kadar ........................................................................         % 20
- 7.000.000.000 TL'nin   2.800.000.000 TL'si için       560.000.000 TL,  fazlası      % 25
- 14.000.000.000 TL'nin 7.000.000.000 TL'si için    1.610.000.000 TL,  fazlası      % 30
-35.000.000.000 TL'nin 14.000.000.000 TL'si için   3.710.000.000 TL,  fazlası      % 35
-70.000.000.000 TL'nin 35.000.000.000 TL'si için 11.060.000.000 TL,  fazlası      % 40
-70.000.000.000 TL'nin 70.000.000.000 TL'si için 25.060.000.000 TL fazlası        % 45

Gelir Vergisinin Hesaplanması:
2001 yılında elde edilen  ticari kazanca aynı yıla ilişkin vergi dilim ve oranları uygulandığında aşağıdaki sonuçlar elde edilir;
Matrah Dilimleri                                    Oranlar                                                    Gelir Vergisi  
2.800.000.000                 x                          %20                                                      560.000.000 TL
4.200.000.000                 x                          %25                                                   1.050.000.000 TL
5.000.000.000                 x                          %30                                                   1.500.000.000 TL
Hesaplanan gelir vergisi                                                                                           3.110.000.000 TL
Mahsup edilecek vergiler toplamı                                                                        (479.000.000 TL.)
Geçici vergiler . . . . . . . 479.000.000 TL.
Ödenecek gelir vergisi                                                                                             2.631.000.000 TL.
Fon Payının Hesaplanması:
Hesaplanan fon payı (3.110.000.000 x %10)                                                              311.000.000 TL.
Ödenecek fon payı                                                                                                     311.000.000 TL.
Vergi ve Fon Payının Taksitlendirilmesi:
1.Taksit Mart Ayında Ödenecek                                                                               980.666.000 TL
Gelir Vergisi (2.631.000.000/3)...............877.000.000 TL
Fon Payı       (311.000.000./3) ...............103.666.000 TL
2.Taksit Haziran Ayında Ödenecek                                                                           980.666.000 TL
Gelir Vergisi (2.631.000.000/3)...............877.000.000 TL
Fon Payı       (311.000.000./3) ...............103.666.000 TL
3.TaksitEylül Ayında Ödenecek                                                                                 980.668.000 TL
Gelir Vergisi (2.631.000.000/3)...............877.000.000 TL
Fon Payı       (311.000.000./3) ...............103.668.000 TL


YATIRIM İNDİRİMİNİN KAPSAMI
Yatırım indirimi;
*Dar mükellefiyete tabi olanların,
* Ticari veya zirai kazançları üzerinden vergiye tabi olanların:
– Adi ortaklıkların,
– Kollektif ve adi komandit şirketlerin,
– Kurumlar vergisi yükümlülerinin, (GVK.Ek.Mad.1).

Yatırım indiriminden faydalanması kabul edilmiş bulunan yatırım harcamalarıyla, izleyen vergilendirme döneminde “yapılması öngörülen yatırım harcamaları” belli koşullarla ilgili yıl kazançlarından indirilir.

Yatırım İndirimi; GVK’nun ek 1-6.maddelerinde düzenlenmiştir. Yatırım indirimi;Yatırım harcamaları üzerinden normal yörelerde %40 kalkınmada öncelikli yörelerde % 100 oranında uygulanır. Hesaplanan indirim tutarı aynı yıl dönem karından indirilmek yoluyla mali kar hesaplanır. Zarar olduğu yıllarda yatırım indirimi uygulanmaz.


TEŞVİKLİ / TEŞVİKSİZ YATIRIMLAR
*      Teşvik belgesine bağlanmış yatırımlar,
*      Teşvik belgesine bağlı olmayan yatırımlar olmak üzere iki bölümde inceleyeceğiz.
Teşvik belgesine bağlı yatırımlar; kalkınma planına uygun, ülke yararına olduğu Hazine Müsteşarlığı’nca kabul edilen yatırımlardır. Bu tür yatırımlar için yatırımcıya teşvik belgesi verilir.
Teşvik belgesiz yatırımlar; küçük ve orta boy işletmeler (KOBİ) tarafından yapılan teşvik belgesi olmayan yatırımlardan oluşur.


PLANLANAN  ÖNGÖRÜLEN YATIRIMLARD İNDİRİM

GVK ek mad. 1’de yapılan değişiklik sonucunda kişi ve kurumlar;
* Cari yıl yatırımları yanında,
* Gelecek yıl yapmayı düşündükleri yatırım harcamalarını da bir önceki yıl kazançlarından indirebileceklerdir. (GVK.Ek.Mad.1).
Böylece, yapılan yatırımlarla birlikte, gelecekte yapılması düşünülen yatırımlar da indirim kapsamına alınmış olundu.

Bu uygulamadan sadece Teşvik Belgesi olan yatırımlar yararlanacaktır. Teşvik Belgesi olmayan yatırımlar bu uygulamadan yararlanamayacaklardır.


ÖNGÖRÜLEN YATIRIMLARDA İNDİRİM UYGULAMASI

Örnek; Normal yörede yatırım yapan bir AŞ'nin;
Toplam yatırımının tutarı                                                                                             500.000.000.000 TL.
2001’de gerçekleştirdiği yatırımın tutarı                                                                      150.000.000.000 TL.
2002’de gerçekleştirmeyi planladığı yatırımın tutarı                                                     200.000.000.000 TL
2001 yılı dönem karı                                                                                                 160.000.000.000 TL

AŞ'nin 2001 yılı dönem karı üzerinden yatırım indirimi düştükten sonra kurumlar vergisi aşağıdaki şekilde hesaplanır; (Normal yörelerde yatırım indirimi oranı %40 uygulanır)

Yatırım İndirimlerinin Hesaplanması;
2001 yılı yatırım indirimi (150.000.000.000 TL x %40)                                                60.000.000.000 TL
2001 de planladığı yatırıma ilişkin indirim                                                                      80.000.000.000 TL
(200.000.000.000 TL x %40)
Toplam yatırım indirimi                                                                                               140.000.000.000 TL

Kurumlar Vergisi Hesaplaması;
2001 yılı dönem karı                                                                                                   160.000.000.000 TL.
Yatırım İndirimi Toplamı                                                                                              140.000.000.000 TL.
-Yararlanılan Yat.İnd. (2001)                                                 60.000.000.000 TL.
-Yararlanılacak Yat.İnd.(2002)                                              80.000.000.000 TL.
Vergi Matrahı (Safi Kurum Kazancı)                                                                              20.000.000.000 TL.

Böylece; AŞ gerek 2001 yılı yatırım indirimi tutarı  60.000.000.000 TL'yi, gerekse 2002 yılında yapmayı öngördüğü (planladığı) yatırıma ilişkin indirim tutarı olan 80.000.000.000 TL'yi dönem karından indirmiş olmaktadır. Yatırım indirimi uygulanması nedeniyle AŞ 20.000.000.000 TL üzerinden kurumlar vergisi ödeyecektir.


YATIRIMA BAŞLANGIÇ TARİHİ

* Teşvik belgeli yatırımlarda yatırıma başlangıç tarihi “yatırım teşvik belgesinin” alındığı tarihte, beyanname verme süresi geçmemiş hesap döneminden itibaren başlanarak uygulanır.
* Teşvik belgesi aranmaksızın yapılan yatırımlarda yatırım indirimi, “harcamanın yapıldığı” yıl kazancından başlanarak uygulanır (Ek mad. 1).

Yatırımların Başlama Tarihleri;
- Teşvik belgeli yatırımlarda; başlangıç tarihi " teşvik belgesinin" alındığı tarihte, beyanname verme süresi geçmemiş hesap döneminden itibaren başlar.
- Teşvik Belgesiz yatırımlarda; başlama tarihi "harcamanın yapıldığı" yıl kazancından başlanarak uygulanır
- Küçük ve Orta Boy İşletmeler (KOBİ) yatırımlarında, "harcamanın yapıldığı" yıl kazancından başlanarak uygulanır
- Kalkınmada Öncelikli Yörelerdeki Teşvikli Yatırımlarda; "teşvik belgesinin" alındığı tarihte, beyanname verme süresi geçmemiş hesap döneminden itibaren başlar (GVK.Ek.Mad.4).


YATIRIM İNDİRİMİ BAŞLANGIÇ UYGULAMASI
(Gerçek Kişilerde)

Örnek; Teşvik belgesini "Şubat 2001" ayında almış olan bir gerçek kişinin 2002 yılında yapmayı planladığı yatırım tutarına ilişkin 25.000.000.000 TL yatırım indirimini  "2001 yılı dönem karından" indirim konusu yapabilecektir.

Teşvik belgesini "Şubat 2001" ayında almış olan bir gerçek kişi vergi yükümlüsü "Mart 2002" beyan  dönemi henüz geçmemiş olması nedeniyle;

2002 yılında yapmayı planladığı yatırım tutarına ilişkin 25.000.000.000 TL yatırım indirimini  "2001 yılı gelir vergisi beyannamesi üzerinden indirebilecektir. Aynı kişinin yatırım teşvik belgesini  31 Mart 2001 tarihine kadar alması koşuluyla, indirimden yararlanma hakkı bulunmaktadır.


YATIRIM İNDİRİMİ BAŞLANGIÇ UYGULAMASI
(Tüzel Kişilerde)

Örnek; Teşvik belgesini "Mayıs 2002" ayında alan bir AŞ’nin 2002 yılında yapmayı planladığı yatırımın  tutarı 35.000.000.000 TL’dir.  Bu tutarı  2001  yılı dönem karından" indirim konusu yapıp/ yapamayacağı;

Bilindiği üzere kurumlarda kurum kazancının beyan dönemi izleyen yılın "nisan" ayıdır. Örnekteki kurumun 2001 yılı kazancını beyan dönemi "Nisan 2002" dönemidir. AŞ teşvik belgesini "Mayıs 2002" döneminde aldığından; "Nisan 2002" beyan  dönemi geçmiş olmaktadır.

Bu nedenle; 2002 yılına ilişkin yapılması planlanan 35.000.000.000 TL yatırım indiriminin "2001 yılı dönem karından" indirim konusu yapılması mümkün değildir.

AŞ "Nisan 2003" beyan döneminde;
- Hem 2002 yılında gerçekleştirdiği yatırıma ilişkin yatırım indirimini;
- Hem de 2003 yılında planladığı yatırımlara ilişkin indirim tutarını  2002 yılı dönem karından indirim konusu yapabilecektir.


YATIRIM İNDİRİMİNDE ÖNCELİK SIRASI

01.01.1999 tarihinden itibaren yatırım indirimlerinde öncelik sırası aşağıdaki öncelik sırasına göre yapılır;
* Birinci öncelik, geçmiş yıllarda yararlanılmış ancak dönem kârının yetersizliği nedeniyle indirim konusu yapılamamış devreden yatırımlara verilecek;
* İkinci öncelik, bulunulan yılda gerçekleşmiş yatırımların indirimine verilecek;
* Üçüncü öncelik, gelecek yılda yapılması planlanan yatırımların indirimine verilecektir(GVK.Ek.Mad-4).

Örnek: Yatırım Teşvik Belgesi bulunan, normal yörelerde yatırım yapan bir kurumun 2001 yılı kurum kazancı 65.000.000.000 TL, yatırımın toplam tutarı 450.000.000.000 TL’dir.
* Kurumun 2000 yılında yararlanılmış devreden yatırım indirimi       35.000.000.000 TL,
* 2001 yılında yararlanılmış yatırım indirimi                                                                     25.000.000.000 TL,
* 2002 yılında planlanan yatırım indirimi                                                                          37.000.000.000 TL
2001 yılı dönem kârından öncelik sırasına göre  yatırım indirimleri aşağıdaki şekilde indirilecektir.
2001 Kurum Kazancı                                                                                                     65.000.000.000 TL
Yatırım İndirimi Toplamı                                                                                                 65.000.000.000 TL
Yararlanılan Devreden Yat. İnd. (2000)                                          35.000.000.000 TL
Yararlanılan Yat. İnd. (2001 yılı)                                                     25.000.000.000 TL
Planlanan Yat. İnd. (2002 yılı)                                                           5.000.000.000 TL
Safi Kurum Kazancı (Vergi Matrahı)                                                                                                 —              

2002 yılına ilişkin (37.000.000.000 – 5.000.000.000) = 32.000.000.000 TL, planlanan yatırım indirimi 2001 yılı dönem kârının yetersizliği nedeniyle indirim konusu yapılamamıştır.


YATIRIM İNDİRİMİNDEN YARARLANMA KOŞULLARI

Yatırım indirimi uygulamasında aşağıda yazılı koşullar topluca aranır:
* İndirimin uygulanacağı ticari ve zirai kazanç “bilanço esasına” göre tespit edilmiş olmalıdır.
* Yatırımlar, kalkınma planları ve yıllık programlarda belirtilenlerden Maliye Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığı tarafından ortaklaşa seçilen sektörler veya konularda yapılmalıdır.
* 2001 yılında yapılan ticari ve sınai yatırımların en az 180.000.000.000 TL; zirai yatırımların en az 36.000.000.000 TL olmalıdır. (*) Kalkınmada öncelikli yörelerde bu tutarların yarısı dikkate alınır (Ticari ve sınai yatırımlar en az 90.000.000.000 TL, zirai yatırımlar en az 18.000.000.000 TL)
* Yatırıma başlanmadan önce Hazine Müsteşarlığı’na başvurularak gerekli bilgi ve belgelerin verilmiş ve yukarıda belirtilen koşulların bulunduğu tasdik ettirilerek yatırım teşvik belgesi almış olmak.
* Yatırımı tasdik edilmiş bulunan koşullar ve süreler doğrultusunda gerçekleştirilmiş olmak (Ek mad. 2).

Yıllara Göre En az Yatırım Tutarları

Yürürlük Tarihleri

Ticari ve Sınai En az  
Yatırım Tutarları

En az Zirai Yatırım

1.1.97 ( 96/8955 S. BKK )

18  Milyar

3   Milyar

1.1.98 ( 97/13-0351 S. BKK)

30  Milyar

5   Milyar

1.1.99 ( 4369 S. Kanun )

50  Milyar

10 Milyar

1.1.00 ( Yen. Değ. Oranı)

76  Milyar

15 Milyar

1.1.01 ( 00/1689 S. BKK)

120  Milyar

24 Milyar

1.1.02 ( YD. Oranı )

180  Milyar

36 Milyar



YATIRIM İNDİRİMİNİN KONUSU

Yatırımlarla ilgili aşağıdaki harcamalar “yatırım indirimi” uygulamasından yararlanır.
* Bina harcamaları,
* Makine harcamaları,
* Tesisat harcamaları,
* Araçlar (işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olanlar),
* Benzeri amortismana tabi aktif değerlerle ilgili harcamalar.
* Petrol Kanunu’na göre yürütülen arama ve sondaj faaliyetleri için yapılan ve aktifleştirilen harcamalardan, ilgili bakanlığın görüşü alınmak yoluyla, Maliye Bakanlığı’nca belirlenenler, yatırım indirimi uygulaması bakımından yatırım harcaması sayılır. Yukarıdaki sayılan unsurların yeni olması ve maliyet bedelleri üzerinden indirime tabi tutulması gerekiyor.

Aktif Değerlerin Yeni Olmasından Amaç:
Bunların yurtiçinde veya dışında daha önce hiçbir şekilde kullanılmamış bulunmasıdır. Yurtdışında kullanılmış olsa dahi, Hazine Müsteşarlığı’nca uygun görülen Makine ve tesislerin ithali durumunda; bu aktif kıymetler yatırım indirimi uygulanması bakımından yeni sayılır (GVK ek. mad. 3).


YATIRIM İNDİRİMİ KAPSAMINDA OLMAYAN HARCAMALAR

Yatırım indirimi uygulanmayacak harcamaları aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:
* Personel lojmanları inşası ve iç donanımı; (kalkınmada öncelikli yörelerde yapılanlar indirimden yararlanır.)
* Arazi veya arsa temini,
* Yedek parça temini,
* Esas proje dışında münferit tesisat, Makine, araç alımları için yapılan harcamalar.
* İnşa edilmiş olarak veya inşa halinde satın alınan binaların satın alma bedeli üzerinden yatırım indirimi uygulanmaz.

Yukarıda sayılan harcamalar yatırım indiriminden yararlanamazlar (GVK. ek. mad. 3).

Örneğin; Teşvik belgesi bulunan ve normal bölgelerde yatırım yapan bir kurumun 2000 yılına ilişkin “yatırım harcamaları” aşağıdaki gibidir:
* Arsa alımı,
* Mefruşat alımı,
* Yedek parça alımı,
* Makine alımı,
* Kabası bitmiş depo alımı,
* Depo yapımı.

Yukarıdaki harcama kalemlerinden;
* Arsa alımı,
* Mefruşat alımı,
* Yedek parça alımı,
* Kabası bitmiş depo alımı, yatırım indiriminden yararlanmayacak;

Makine alımı ve depo yapımı harcamaları yatırım indiriminden yararlanacaktır.


YATIRIM İNDİRİMİNİN ORANI VE UYGULANMASI

* Yatırım indiriminin oranı, yatırım tutarının % 40’ıdır.
* Bakanlar Kurulu % 40 oranını kalkınma planı ve yıllık programlarda özel önem taşıdığı belirtilen sektörlerde yapılan yatırımlar için % 100’e kadar artırmaya ya da yasal orandan az olmamak üzere yeniden saptamaya yetkilidir.
* Bakanlar Kurulu, 250 milyon ABD doları karşılığında Türk Lirasını aşan sınai yatırımlarda % 40 oranını % 200’e kadar artırmaya veya kanuni orandan az olmamak üzere yeniden tespit etmeye yetkilidir.
* % 40 oranı, organize sanayi bölgelerinde ve kalkınmada öncelikli yörelerde % 100 olarak uygulanır (*) (GVK. Ek mad. 3).


YATIRIM İNDİRİMİ UYGULAMASI

Örnek; (A) ve (B) şirketlerinin 2001 yılı yatırım harcamaları aşağıdaki gibidir;
- (A) AŞ. Normal bölgede teşvik kapsamında yatırım yapmıştır.
2001 yılında kabul edilen yatırım harcamalarının toplamı                      75.000.000.000 TL,
2001 Yılı Dönem karı                                                                         45.000.000.000 TL.
- (B) AŞ. Kalkınmada Öncelikli bölgede teşvik kapsamında yatırım yapmıştır.
2001 yılında kabul edilen yatırım harcamalarının toplamı                      35.000.000.000 TL,
2001 Yılı Dönem karı                                                                         25.000.000.000 TL.

Yukarıdaki bilgilere göre her iki şirketin;
- 2001 yılında yararlanacağı yatırım indirimini,
- 2001 yılı kurumlar vergisi matrahını hesaplayalım.

Yatırım İndiriminin Hesaplanması; Yatırım İndirimi; Yatırım kapsamına giren "yatırım harcamalarına" yatırım indirimi oranın uygulanması ile tespit edilir.
(A) AŞ. Yatırım İndirimi ve Kurumlar Vergisi Matrahı;
- Yararlanacağı yatırım indirimi  (75.000.000.000 TL x %40)                               30.000.000.000 TL
-  Kurumlar Vergi Matrahı;
2001 Yılı dönem karı                                                                                           45.000.000.000 TL
Yararlanılan yatırım indirimi                                                                              (-)30.000.000.000 TL
Kurumlar vergisi matrahı (mali kar)                                                                       15.000.000.000 TL

(B) AŞ. Yatırım İndirimi ve Kurumlar Vergisi Matrahı;
- Yararlanacağı yatırım indirimi (35.000.000.000 TL x %100)                              35.000.000.000 TL
-  Kurumlar Vergi Matrahı;
2001 Yılı dönem karı                                                                                           25.000.000.000 TL
Yararlanılan yatırım indirimi                                                                              (-) 25.000.000.000 TL
Kurumlar vergisi matrahı (mali kar)                                                                                   -0–      


NORMAL YÖRELERDE YATIRIM İNDİRİMİ UYGULAMASI

Örnek: Kalkınmada  öncelikli yöreler dışında faaliyette bulunan bir şirketin 2001 yılına ilişkin yatırım indirimine yönelik bilgileri aşağıdaki gibidir;
Yatırımın süresi                                                                                                              2001, 2002 yılları
Yatırımın toplam tutarı                                                                                                  78.000.000.000 TL
2001 Yılı dönem karı                                                                                                   35.000.000.000 TL
2001 Yılı Yatırım Harcamaları ;
- Fabrika binası inşaatı                                                                                                 16.000.000.000 TL.
- Alınan arsa ve arazi maliyeti                                                                                         3.500.000.000 TL.
- Kabası bitmiş olarak alınan depo                                                                                 1.200.000.000 TL.
- Deponun tamamlanma maliyeti                                                                                     1.500.000.000 TL.
- Makineler                                                                                                                   7.800.000.000 TL.
- Nakil araçları (maliyet)                                                                                                3.050.000.000 TL.
- Mobilya ve mefruşat                                                                                                    1.450.000.000 TL.
- Yedek parçalar                                                                                                           2.350.000.000 TL.
- Diğer aktifleştirilen giderler                                                                                          1.280.000.000 TL.
Toplam yatırım harcaması                                                                                            38.130.000.000 TL.
2001 Yılı Yatırım İndirimin Saptanması;
Alınan arsa ve arazi                                                                                                      3.500.000.000 TL.
Kabası bitmiş olarak alınan depo                                                                                  1.200.000.000 TL.
Mobilya ve mefruşat                                                                                                    1.450.000.000 TL.
Yedek parçalar                                                                                                           2.350.000.000 TL.
Diğer aktifleştirilen giderler                                                                                           1.280.000.000 TL.
2001Yılında indirimden yararlanmayacak
yatırım harcamalarının toplamı                                                                                      9.780.000.000 TL.
2001 Yılında indiriminden yararlanacak yatırım
Harcamalarının tutarı; (38.130.000.000 - 9.780.000.000)                                          28.350.000.000 TL.
2001 Yılında yararlanılan yatırım indirimi.                                                                    11.340.000.000 TL.
(28.350.000.000 x %40)
2002 Yılında Öngörülen Yatırım İndirimi;
2002 Yılında indirimden yararlanılacak yatırımın tutarı                                                  49.650.000.000 TL.
Yatırımın toplam tutarı                                                                78.000.000.000
2001 Yararlanılan yatırım tutarı                                                 (28.350.000.000)
2002 Yılına ilişkin olup 2001 yılı  kazancından
indirilecek yatırım indirimi (49.650.000.000 x %40)                                                     19.860.000.000 TL.
2001 Yılı  Kurum Kazancının Hesaplanması;
2001 Yılı kurum kazancı                                                                                              35.000.000.000 TL.
Yatırım indirimi toplamı                                                                                                31.200.000.000 TL.
- Yararlanılan yat.ind.  (2001)                                                   11.340.000.000 TL.
- Yararlanılacak yat.ind.(2002)                                                 19.860.000.000 TL.
Vergi matrahı (safi kurum kazancı)                                                                                 3.800.000.000 TL


YATIRIM İNDİRİMİNDE YENİDEN DEĞERLEME (ENDEKSLEME)

- Teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlarda, ilgili yıl kazancının yetersiz olması nedeniyle indirim konusu yapılmayan gelecek yıla aktarılan "yatırım indirimi" izleyen yılda VUK hükümleri doğrultusunda belirlenen "yeniden değerleme" oranları üzerinden yeniden değerlemeye tabi tutulur.
- Yeniden değerleme herhangi bir süreyle sınırlı olmaksızın, indirimin yapılacağı yıla kadar yapılır.
- Yeniden değerleme sadece teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlar için yapılır, teşvik kapsamında olmayan yatırımlar için değerleme yapılmaz.
- Yeniden değerleme sadece "yararlanılan yatırım indirimi" için uygulanacak olup, planlanan yatırımlar değerleme uygulamasından yararlanmaz.

Yatırım İndiriminde Yıllara Göre Değerleme (Endeksleme)

Teşvik Belgesi Tarihi

Endeksleme durumu?

Planlanan yatırım durumu

01.01.1995 den öncesi

Yapılmaz

İndirilmez

01.01.95 – 31.12.97 arası

Yapılır ( 3 yıl için )

İndirilmez

010.1.98 – 31.12.98 arası

Yapılır ( Sınırsız )

İndirilmez

01.011999 dan sonrası

Yapılır ( Sınırsız )  

İndirilir


YATIRIM İNDİRİMİNDE VERGİ KESİNTİSİ

Kurumlar Vergisi Açısından; yatırım indirimi kurumlar vergisinin hesaplanması aşamasında “dönem kârından” indirim konusu yapılır. Farklı bir deyimle; yatırım indirimi % 30 oranlı kurumlar vergisinden bağışık (vergi dışı) tutulur. Ancak, kurumlar vergisinden bağışık tutulan bu indirim üzerinden Gelir Vergisi yasasının 94/6-b maddesine göre “vergi kesintisi” yapılması gerekiyor (Kurumun kâr dağıtıp/dağıtmaması önemli değildir).

Gelir Vergisi Açısından; 1999 yılında yatırım indiriminin gelir vergisi yasasının 94/6 b-ii maddesine göre "vergi kesintisine" tabi tutulup/ tutulmaması konusu yasada "açık bir düzenleme" olmaması nedeniyle tartışma konusu olmuş, konu yargıya intikal etmiştir. Yargı yatırım indiriminin vergilendirilmesi konusunda farklı kararlar vermiştir.(*)

2000 yılı yatırım indirimi uygulamalarında; gelir vergisi yasasının 94/6 b-ii maddesindeki düzenleme değiştirilerek yatırım indirimi üzerinden "istisna kazançlar" kapsamında %18 oranında "gelir vergisi" hesaplanacağı kararlaştırılmıştır.(**) Tabi ki; gelir vergisi üzerinden ayrıca; %10 oranında fon payı hesaplanması gerekiyor.


KALKINMADA ÖNCELİKLİ YÖRELERDEKİ YATIRIMLARA
SAĞLANAN DESTEKLER

Kalkınmada öncelikli yörelerdeki yatırımları özendirmek üzere getirilen kolaylıkları aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür:
* Yararlanmış yatırım indirimi % 100 oranında,
* Gelecek yıl yapılması düşünülen yatırımların indirimi % 100 oranında,
* Teşvikli yatırımlar yerli/yabancı “makine ve teçhizat” alımlarında KDV istisnası,
* Gümrük vergileri ve konut fonu muafiyetleri,
* Yerli yatırım mallarında KDV + 10 puan iadesi (01.08.1998’den önceki teslimler)
* Yatırım malları ithalatında KDV ertelemesi,
* Arsa, enerji, vergi, resim ve harçlarla,
* SSK primleri, tasarruf kesintisi destekleri.
* Yatırım Teşvik Fonundan Kredi,
*  KKDF İstisnası.


ZİRAİ  KAZANÇLAR

Zirai kazanç “zirai faaliyetlerden doğan kazanç” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımla zirai kazancın doğuşu, zirai faaliyete bağlanmıştır.

Zirai faaliyet ise; “arazide, deniz, göl ve nehirlerde, ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla ya da doğrudan doğruya tabiattan yararlanmak yoluyla nebat, orman, hayvan, balık ve bunların ürünlerinin üretimi, avlanması, avcıları ve yetiştiricileri tarafından korunması, taşınması, satılması veya bu ürünlerden çeşitli şekillerde yararlanılması” olarak tanımlanmıştır (GVK mad. 52).

Ticari Kazanç / Zirai Kazanç İlişkisi; Ticari kazançları nedeniyle gerçek usulde gelir vergisine tabi olanların zirai faaliyette bulunmaları durumunda; zirai faaliyetleri için de gerçek usulde vergilendirme yapılır (GVK.mad.54).


ZİRAİ KAZANÇLARDA VERGİLEME

Zirai kazançlarda vergileme konusunu 2 bölümde açıklamalıyız;
- İşletme Hesabı ve Bilanço Usulünde Vergileme; Zirai kazanç işletme hesabı esasına göre yada bilanço esasına göre defter tutulmak yoluyla tespit edilir. Bu şekilde tespit edilen zirai kazançlar vergi yükümlüsü tarafından "yıllık beyanname" yoluyla beyan edilmek suretiyle vergilendirilir.
- Vergi Kesintisi Yoluyla Vergileme; Belli işletme büyüklük ölçülerinin altında kalan "küçük çiftçilerin" zirai kazançları GVK'nun 53. maddesi doğrultusunda ve GVK'nun 94/11.maddesine göre kesinti yoluyla vergilendirilir. Bu madde kapsamında vergilendirilen zirai kazançların ayrıca yıllık beyanname ile beyan edilmeleri gerekmiyor (GVK.mad.53-86).


ZİRAİ KAZANÇLARDA GERÇEK USULDE VERGİLENDİRME

Çiftçilerin elde ettikleri zirai kazançlar, GVK mad. 94’e göre hasılatları üzerinden vergi kesintisi yapılmak yoluyla vergilendirilir.
Zirai Kazançlarda Gerçek Usulde Vergilendirme: Gerçek usulde vergilendirilecek zirai kazançlar aşağıdaki şekilde belirtilmiştir:
* GVK mad. 54’te “işletme büyüklüğü” ölçülerini aşan çiftçiler,
* Bir biçerdövere ya da bu nitelikte motorlu aracı sahip olan çiftçiler,
* On yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olan çiftçilerin kazançları, gerçek usulde tespit edilecektir.
On yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olma, kendi işinde kullanılması koşuluyla on yıl süre ile dikkate alınmayacaktır.
Zirai kazancın gerçek usulde vergilendirilmesi; zirai kazancın “işletme hesabı esasına” yada “bilanço esasına” göre defter tutulması yoluyla saptanmasını kapsar.
Yükümlünün kendisine ait işletmenin ve ortaklıktaki paylarının toplamı GVK’nun 54. maddesinde  yazılı ölçüleri aşan çiftçiler gerçek usulde vergilendirilirler.
Ticari ve zirai kazançları nedeniyle gerçek usulde gelir vergisine tabi olanların zirai faaliyette bulunmaları durumunda; zirai faaliyetleri içinde gerçek usulde vergilendirme yapılacaktır.

Örneğin; Pamuk ziraati ile uğraşmakta olan bir çiftçinin ekili arazisinin yüzölçümü 300 dönümü aşıyor ise; zirai kazancı gerçek usulde (işletme hesabı esasına göre) tespit edilerek vergilendirilecektir.
Arazi büyüklüğü 300 dönümü aşmıyor ise GVK’nun 94. maddesine göre vergi kesintisi yapılmak yoluyla vergilendirilecektir.


ÜCRETLER

ÜCRETİN TANIMI / UNSURLARI

Tanımı; Genel olarak ücret, çalışanlara emeklerinin karşılığında ödenen paralardır. GVK vergileme açısından ücreti daha geniş tanımlamıştır:
Gelir Vergisi Yasası’na göre ücret; işverene tabi ve belli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmetleri karşılığında verilen para ve mallar ile sağlanan, para ile ifade edilebilen çıkarlardır (GVK mad. 61). Ödenek, tazminat, tahsisat, zam, avans aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılıkları vb. ödemeler de ücret sayılır.
Ücretin Unsurları; Yukarıdaki tanımdan ücretin birtakım unsurlarının bulunduğunu anlamaktayız. Ücreti oluşturan bu unsurları şöyle sıralayabiliriz:
* Çalışmanın işverene bağlı olarak yapılması,
* Belli bir işyerinin bulunması,
* Çalışana hizmet karşılığı olarak bir ödemenin yapılması.


ÜCRET / SERBEST MESLEK KAZANCI AYRIMI

Gerek ücret ve gerekse serbest meslek kazancının her ikisi de emeğe dayalı kazançlardır. Ancak iki kazanç arasındaki önemli farklılıklar da vardır;
- Ücretin bir işverene bağlı olarak yapılan çalışma sonucunda elde edilmesine karşın;
- Serbest meslek kazancının bir işverene bağlı olmadan "bağımsız” bir çalışma sonucunda elde edilmiş olmasıdır. Bu açıdan bakıldığında; bir doktorun hastaneye bağlı olarak çalışması karşılığında sağladığı çıkarlar "ücret sayılmakta" buna karşılık kendi adına muayenehane açarak çalışması sonucunda sağladığı kazançlarsa "serbest meslek kazancı" sayılmaktadır.


SES VE SAZ SANATÇILARININ ELDE ETTİĞİ KAZANÇLAR

Ses, saz ve sahne sanatçılarının sermayeden çok kişisel emekle çalıştıklarını bilmekteyiz. Bu nedenle ses ve saz sanatçılarının elde ettikleri kazançların "ücret" kazancı mı, yoksa "serbest meslek kazancı" mı oldukları tartışılmaktadır.
- Ses,saz ve sahne sanatçılarının bir işyerine bağlı ve işverene tabi olarak çalışmaları sonucunda sağladıkları kazançların "ücret" sayılması;
- Söz konusu sanatçıların belli bir işyerine ve işverene bağlı kalmadan çalışmaları durumunda elde ettikleri kazançların "serbest meslek kazancı" sayılması gerekir.


ÜCRET SAYILAN DİĞER ÖDEMELER

GVK'nu ücret dışında kalan ancak vergilendirme açısından ücret saydığı  "diğer ücret benzeri ödemeleri" aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz;
- İstisna dışında kalan emeklilik, maluliyet, dul ve yetim aylıkları,
- Yapılmış ve yapılacak hizmetler karşılığında para yada mal olarak sağlanan çıkarlar,
- TBMM, İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi üyeleri ile komisyon üyeleri, yukarıdaki benzeyen diğer kişilere mal ve para olarak sağlanan çıkarlar,
- Yönetim ve denetim kurulları, başkan ve üyeleri ile tasfiye memurlarına bu nitelikleri nedeniyle, para ve mal olarak sağlanan çıkarlar,
- Bilirkişilere, resmi arabuluculara, eksperlere, spor hakemlerine ve her türlü yarışma jürisi üyelerine para ve mal olarak  sağlanan çıkarlar,
- Sporculara transfer ücreti veya diğer adlarla yapılan para ve maaş olarak sağlanan çıkarlar.


VERGİDEN İSTİSNA ÜCRETLER

- Köylerde ve son nüfus sayımına göre belediye için nüfusu 5.000’i aşmayan yerlerde faaliyet gösteren ve el ile dokunan halı ve kilim imal eden işletmelerde çalışan işçilerin ücretleri.
- Gelir vergisinden muaf olanların veya gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçilerin yanında çalışan işçilerin ücretleri,
- Toprak altı işletmesi halinde bulunan madenlerde cevher istihsali ve bununla ilgili diğer bütün işlerde çalışanların münhasıran yer altında çalıştıkları zamanlara ait ücretleri ;
- Köy muhtarları ile köylerin katip, korucu, imam, bekçi ve benzeri hizmetlilerine köy bütçesine ödenen ücretler ile çiftçi mallarını koruma bekçilerinin ücretleri ;
- Hizmetçilerin ücretleri ( hizmetçiler özel fertler tarafından evlerde, bahçelerde, apartmanlarda ve ticari mahalli olmayan sair yerlerde orta hizmetçiliği, süt ninelik, dadılık, bahçıvanlık, kapıcılık gibi özel hizmetlerde çalıştırılanlardır. ( Mürebbiyelere ödenen ücretler istisna kapsamına dahil değildir. )
- Sanat okulları ile bu mahiyetteki enstitülerde, ceza ve ıslahevlerinde, darülacezelerin atölyesinde çalışan öğrencilere hükümlü ve tutuklulara ve düşkünlere verilen ücretler.
- Hizmet erbabına işverenlerce yemek verilmek suretiyle sağalan menfaatler ( İşverenlerce, işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda çalışan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 4.500.000 lirayı aşmaması (2001/ 3398 S.BKK ile) ve buna ilişkin ödemenin yemek verme hizmetini sağlayan mükelleflere yapılması şarttır. Ödemenin bu tutarı aşması halinde, aşan kısım ile hizmet erbabına yemek bedeli olarak nakden yapılan ödemeler bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir.;
- Genel olarak maden işletmelerinde ve fabrikalarda çalışan işçilere ve özel kanunlarına göre barındırılması gereken memurlarla müstahdemlere konut tedariki ve bunların aydınlatılması, ısıtılması ve suyunun temini suretiyle sağlanan menfaatler. ( Bu konutların 100 m2 yi aşması halinde, aşan kısmı isabet eden menfaat için bu istisna hükmü uygulanmaz.
- Hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla işverenler tarafından yapılan taşıma giderleri.
- Kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar kanununun geçici 20 inci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından ödenen emekli maluliyet dul ve yetim aylıkları (506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından ödenen aylıkların toplamı en yüksek Devlet memuruna ödenen en yüksek ödeme tutarından fazla ise aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur. ( Genel, katma ve özel bütçelerde ödenen bu nevi aylıklar dahil ) :
-  Çırak, kalfa ve ustalık kanunu hükümlerine tabi çırakların asgari ücreti aşmayan ücretleri
-  Yabancı ülkelerde bulunan sosyal güvenlik kurumları tarafından ödenen emekli, maluliyet dul ve yetim aylıkları
-  Kanuni ve merkezi Türkiye”de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretler.
-  Yüz ve daha aşağı sayıda işçi çalıştırılan işyerlerinde bir yüzden fazla işçi çalıştıran işyerlerinde iki, amatör sporcu çalıştıranların her yıl milli müsabakalara iştirak ettiklerinin belgelenmesi ve bu amatör sporculara ödenen ücretler ( Asgari ücretin iki katını aşmamak kaydıyla )
-  Yabancı elçilik ve konsoloslukların 15 inci maddeye girmeyen memur ve hizmetlerin yalnız bu işlerinden dolayı aldıkları ücretler ( karşılıklı olmak şartıyla ) ( GVK madde 16 )
-  Harcırah Kanununa tabi kurumlar tarafından harcırah veya yolluk olarak yapılan ödemeler.
-  Harcırah Kanunu Kapsamı dışında kalan müesseseler tarafından idare meclisi başkan ve üyeleri ile denetçilerine, tasfiye memurlarına ve hizmet erbabına ( Harcırah Kanununa tabi olsun olmasın her türlü sözleşmeli personel dahil ) verilen gerçek yol giderlerinin tamamı ile yemek ve yatmak giderlerine karşılık verilen gündeliklerdir. (Bu gündelikler aynı aylık seviyesindeki Devlet memurlarına verilen gündeliklerden fazla ise veya devletçe verilen gündeliklerin en yüksek haddini aşarsa aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur )
-  Devlet memurları kanununa göre ödenen yakacak yardımı ( memur, işçi ve Bağ-Kur emeklilerine avans olarak ödenenler dahil ) ;
-  Sayım işleriyle, seçim işlerinde çalıştırılanlara özel kanunlarına göre verilen zaruri gider karşılıkları ( GVK madde 24 )
-  Ölüm, sakatlık hastalık ve işsizlik sebepleriyle verilen tazminat ve yapılan yardımlar ;
-  Muhtaç olanlara belli bir süre için veya hayat kaydıyla yapılan yardımlar (Asker ailelerine yapılan yardımlarla hayır derneklerinin ve yardım sandıklarının yardımları mutlak olarak bu istisnaya girenler )
-  Kanunla kuruluna emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununu geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından kendilerine zat aylığı bağlananlara aylıkları dışında kanunları veya statüleri gereğince verilen emekli, dul yetim ve evlilik ikramiyeleri veya iade olunan mevduatı ve sürelerini doldurmamış bulunanlara dul ve yetimlerine toptan ödenen tazminat, ( 506 sayılı Sosyal Sigortalar kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından ödenen tazminat, yardım ve toptan ödemeler en yüksek Devlet memuruna ödenen en yüksek ödeme tutarından fazla ise aradaki far ücret olarak vergiye tabi tutulur. Bu mukayesede gerek muhtelif sandıklardan gerek aynı sandıktan muhtelif zamanlarda yapılan ikramiye, tazminat ve toptan ödemeler topluca dikkate alınır. )
-  Hizmet erbabına ödenen çocuk zamları ( Bu zamlar Devletçe verilen miktarları aştığı takdirde fazlası vergiye tabi tutulur ) ;
-  Evlenme ve doğum münasebetiyle hizmet erbabına yapılan yardımlar ( bu istisna hizmet erbabının iki aylığına veya buna tekabül eden gündeliklerinin tutarına kadar olan yardım kısmına uygulanır.
-  Sosyal sigorta kurumları tarafından sigortalılara yapılan ödemeler;
-  1475 ve 854 sayılı kanunlara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları ( hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz ),
-   Genel olarak nafakalar ,
-  Yardım sandıkları tarafından statüleri gereğince kendi üyelerine ölüm, sakatlık, hastalık, doğum, evlenme gibi sebeplerle yapılan yardımlar.
-  Yabancı ülkelerde bulunan sosyal güvenlik kurumları tarafından ödenen emekli, dul, yetim ve evlenme ikramiyeleri veya iade olunan mevduat, sürelerini doldurmamış bulunanlarla, dul ve yetimlerine toptan ödenen tazminat ve yardımlar ( GVK Madde 29 )
-  Harp malullüğü zamları ;
-  Harp malullerine ve şehit, dul ve yetimlerine verilen tekel beyiyeleri ;
-  Şehitlerin dul ve yetimlerine şehit, dul ve yetimi sıfatıyla yapılan bilumum ödemeler ( Bu hükmün takibinde hususi kanunlarına göre kendilerine şehit sıfatı verilenlerle harp isyan eşkıya kaçakçı takip ve müsademesi sanıkları ve mahkumların takibi, manevra, talim ve tatbikat esnasında görev başında veya görevden doğan sebeplerle ölenler şehit sayılır ) ;
-  Vatan hizmetleri tertibinden bağlanan aylıklar ile ödenen mükafatlar. (GVK madde 26)
-  Özel kanunlara dayanarak verilen yemek ve hayvan yemi bedelleri veya bu mahiyette yapılan ödemeler
-  Demirbaş olarak verilen giyim eşyası ( Resmi ve özel daire müesseselerce hizmet erbabına işin icabı olarak verilen ve bunları işten ayrılmaları halinde geri alınan giyim eşyası )
-  Tahsilde bulunanlar için yapılan giyim giderleri ( GVK madde 27 )
-   Resmi ve özel müesseseler ve şahıslar hesabına yabancı memleketlerde tahsilde ve stajda bulunan öğrenci ve memurlara gider karşılığı olarak verilen paralar ( Özel müesseseler tarafından yapılan ödemeler benzeri Devlet öğrenci ve memurlarına verilen miktardan fazla olduğu takdirde, aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur.) ( Asli görev veya memuriyet dolayısıyla alınan ücretler bu istisnaya dahil değildir )
-  Resmi ve özel müesseseler ve şahıslar hesabına Türkiye”de tahsilde bulunan öğrenciye iaşe, ibate ve tahsil gideri olarak ödenen paralar;
-  Öğrencilere tatbikat dolayısıyla öğrenim müesseseleri veya tahsil masrafları deruhte edenler tarafından verilen paralar ( GVK madde 28 )
-  İlim ve fenni güzel sanatları, tarımı, hayvan yetiştirilmesini ve memleket bakımından faydalı olan diğer işleri ve faaliyetleri teşvik maksadıyla verilen ikramiyeler ve mükafatlar 42. Subay, astsubay erbaş ve erlere ve Ordu hizmetinde bulunan sivil makinistlere, uçuş dalış gibi hizmetleri dolayısıyla verilen tazminatlar, gündelikler ikramiyeler zamlar ile Türk Hava Kurumu veya kanuni ve iş merkezi Türkiye”de bulunan müesseselerde uçuş maksadıyla görevlendirilenlere; uçuş hizmetleri, deniz altına dalış yapanlara dalış hizmetleri dolayısıyla yapılan aynı mahiyetteki ödemeler,
-  Spor yarışmalarına katılan amatör sporcular ödenen ödül ve ikramiyeler
-  Spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler ( GVK madde 30 )
-  Yabancı elçilik ve konsoloslukların 15 inci maddeye girmeyen memur ve hizmetlilerin yalnız bu işlerden dolayı aldıkları ücretler ( karşılıklı olmak şartıyla ) ( GVK madde 15 )


ÜCRETLERDE ELDE ETME

Daha önce de vurgulandığı üzere gelirlerin elde edilmesinde tahakkuk esası benimsenmiştir. Tahakkuk esasında; gelirin “hukuki ve ekonomik" açıdan tasarruf edilebilir duruma gelmiş olması gerekiyor. Ücret gelirinin elde edilmiş sayılması, bu gelirin sahibi tarafından istenebilir duruma gelmiş olması gerekir. Yoksa; ücret gelirlerinde elde etme "tahsil koşuluna" bağlı değildir. Ücretin istenebilir duruma gelmiş olması "hukuki açıdan" tasarrufun oluştuğu anlamına gelmektedir. Sonuç olarak; ücret gelirleri sahibi tarafından istenebilir duruma gelmesiyle "hukuki tasarrufun" gerçekleşmesine bağlı olarak "elde edilmiş" sayılır. Ücretler, ödenmemiş olsalar da, hukuken sahibinin isteyebileceği aşamaya geldiğinde "tahakkuk" yoluyla kaydının yapılması gerekir.


ÜCRETİN GERÇEK (SAFİ) TUTARININ TESPİTİ

Ücretin gerçek “safi” tutarı, işveren tarafından verilen para ve mallarla sağlanan çıkarlar toplamından aşağıdaki indirimler yapıldıktan sonra ulaşılan tutardır.
Ücretin gerçek tutarının tespitinde indirilecek unsurlar;
* SSK işçi primleri,
* İşsizlik sigortası işçi primleri,
* Sosyal güvenlik destek primleri,
* İşçi sendikalarına ödenen aidatlar,
* Şahıs sigortası primleri,
* Özel ve sakatlık indirimleri (GVK mad. 63).


ÖZEL İNDİRİM UYGULAMASI

GVK’ uygulamasında özel indirim sadece ücret kazançları için uygulanmaktadır (GVK.mad.31). Bu güne dek geçerli olan özel indirim tutarları aşağıdaki tabloda göründüğü gibidir;

Normal yörelerde özel indirim tutarları

Yürürlük

      Günlük

           Aylık

           Yıllık

1997 Yılı için (96/8955 s BKK)

105.000

  3.150.000

  37.800.000

1998 Yılı için (97/10416 s. BKK)

315.000

  9.450.000

113.400.000

1999 Yılı için (98/12030 s. BKK)

500.000

15.000.000

180.000.000

2000 Yılı için (99113645 s. BKK)

625.000

18.750.000

225.000.000

2001 Yılı için (2000/1689 s:BKK)

730.000

21.900.000

262.800.000

2002 Y. için (2001/3398 s. BKK)

1.000.000 

30.000.000

360.000.000

Kalkınmada öncelikli yörelerde özel indirim tutarları;

(Adıyaman, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van illerinde uygulanmak üzere)

Yürürlük

Günlük

Aylık

 Yıllık

1998 yılı için (97/10416 s. BKK)

  420.000

12.600.000

151.200.000

1999 yılı için (98/12030 s. BKK)

  700.000

21.000.000

252.000.000

2000 yılı için (99/13645 s. BKK)

   875.000

26.250.000

315.000.000

2001 yılı için (2000/16895 BKK)

1.020.000

30.600.000

367.200.000

2002 yılı için (2001/3398 s. BKK) 

1.400.000

42.000.000

504.000.000


SAKATLIK İNDİRİMİ;

GVK’nun 31. maddesinde düzenlenen sakatlık indiriminin uygulaması aşağıdaki gibidir;

* Sakatlık indirimi: Çalışma gücünün asgari % 80’ini kaybeden hizmet erbabı 1. derece sakat; asgari % 60’ını kaybeden hizmet erbabı 2. derece sakat; asgari % 40’ını kaybeden hizmet erbabı 3. derece sakat sayılır.
Sakatlık indiriminin özel indirim tutarına göre katsayıları aşağıdaki gibidir:
* Birinci derecede sakatlar için sekiz katı,
* İkinci derecede sakatlar için dört katı,
* Üçüncü derecedeki sakatlar için iki katı olarak uygulanır

Sakatlık derecelerine göre tespit edilecek indirimler, özel indirime eklenerek hizmet erbabının ücretinden indirilir.
Aile reisinin, eşinin ve çocuklarının her birinin gerçek usulde tespit edilen ücret gelirini bu maddede yer alan özel indirim ve sakatlık indirimi uygulanır.

Mesleki faaliyet icra eden veya basit usulde vergilendirilenlerden tüccar ve ücretli durumuna girmeksizin yapılan imalat, tamirat ve küçük sanat işleriyle uğraşan özürlülerin gelir vergisi matrahına esas kazançlarına bu kanunun 31 inci maddesinin 2 numaralı bendinde yer alan esaslara göre hesaplanan yıllık indirim uygulanır. Bu indirim, bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabı ve ücret geliri elde edenler için de uygulanır. İndirim, hizmet erbabının vergi matrahına uygulanır.


ŞAHIS SİGORTA PRİMLERİNİN İNDİRİLMESİ;

Sigortanın veya emeklilik sözleşmesi Türkiye’ de bulunan bir sigorta veya emeklilik şirketi tarafından düzenlenmiş  olması  koşuluyla, ücretlinin şahsına eşine ve küçük çocuklarına ait;

“Hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi” şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primler ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları,

İndirim konusu yapılacak prim, aidat ve katkıların toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin % 10 unu ( bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta poliçeleri için ödenen primlerde, ödendiği ayda elde edilen ücretin % 5 ini ) ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamayan kısmı  ücretten indirim konusu yapılır.

Bakanlar Kurulu bu oranı % 20 oranına kadar ( bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta poliçeleri için % 10 oranına kadar ) artırmaya ve belirtilen haddi asgari ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir.


ÖZEL GİDER İNDİRİMİ :

- Yükümlünün kendisi eşi ve çocukları ile ilgili eğitim, sağlık, gıda giyim kira harcamalarının yıllık toplam tutarının 1/3’ü gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi ve bu belgelerin işverene verilmesi koşuluyla indirim konusu yapılabilir. (İndirim konusu harcamalar Türkiye’de yapılmış olmalıdır).

-  Hesaplanan gider indirimi tutarı, harcamanın yapıldığı yıla ait ücretin yıllık vergi matrahının % 35 ini geçememesi koşuluyla indirilir. Bu indirim dikkate alınmak suretiyle, hesaplanan vergi ile yükümlünün o yıl içinde  kesinti yoluyla  ödediği vergi tutarı arasındaki fark, ücretlinin izleyen yılda ödeyeceği gelir vergisinden  indirilir veya işverenler tarafından kendisine nakden iade edilir.

-  Ücretin gerçek  tutarının  tespitinde, Gelir Vergisi gibi  kişisel vergiler ücretten indirilmez. Yabancı parasıyla ödenen ücretler ödeme günün borsa rayiciyle Türk parasına çevrilir. Hizmet erbabına verilen ayınlar, verildiği gün ve yerdeki ortalama perakende fiyatlarına konut tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler, konutun emsal kirasına veya menfaatin emsal bedeline göre değerlenir.

Özel Gider İndirimi Kapsamı Dışındaki Harcamalar 

İkamet edilen konuta ait yakacak giderleri (odun kömür fuel-oil gazyağı alımı ile bunların nakliyesi için yapılan giderler

Tiyatro sinema, konser salonu, plaj yüzme havuzu giderleri

Genel bütçeye dahil dairelere ait lojman kirası

Çiçek alımları

Vekalet ücretleri,

Kuaför ve berberlere ödenen ücretler,

Yolcu ve yük taşıma giderleri

Fotoğraf filmi ve tab ücrte I

Otel motel ve pansiyonlara ödenen konaklama giderleri

Fotokopi ücretleri

Kozmetik maddelerin alımları,

Ampul floresan ampul ve pil alımları

Temizlik madde ve malzeme alımları, kuru temizleme giderleri

Plak, teyp ve video kaset alımları ile bunların kiralanması karşılığında ödenen ücretler

Her türlü kadın ve erkek tuvalet ıtriyat madde ve malzeme giderleri

Konutların boya ve badana denen ile duvar kağıdı giderleri

Ziynet ve süs eşyaları

Elektrik ve su tesisatı için yapılan ödemeler

Plastik eşya alımları,

Billuriye, zuccaciye

Çanta ve valiz alımları

Çocuk oyuncakları

Tüp gaz giderleri

Havlu, çarşaf, nevresim alımları

Evlerde beslenen hayvan yemleri mamaları vb

 


ÜCRETLERDE VERGİLEME UYGULAMASI

Örnek: Bir Şirkette hizmet aktiyle çalışan işçinin brüt ücreti 300.000.000 TL'dir. İşçinin "Ocak 2001" dönemine ilişkin ücretinden yapılacak kesintilere temel oluşturan bilgiler aşağıdaki gibidir; (*)
Brüt ücreti                                                                                                             600.000.000 TL
SSK işveren payı                                                                                                          % 19.5
SSK işçi payı                                                                                                                % 14
Özel indirim                                                                                                             30.000.000 TL.
Hizmet erbabının brüt ücretinden yapılacak kesintiler, ücret bordrosunun düzenlenmesi:
SSK Primi:
SSK İşveren payı (brüt ücret x % 19.5)..................................................................    117.000.000 TL
(600.000.000 x  19.5 )                                                                                                  .
SSK işçi payı (Brüt Ücret x %14)..........................................................................       84.000.000 TL
(600.000.000 x 14 )                                                                                                      .
SSK İşsizlik Primi;
SSK işsizlik işveren payı (Brüt Ücret x % 2)............................................................    12.000.000 TL
(600.000.000 x % 2 )                                                                                                   .
SSK işsizlik işçi payı (Brüt Ücret x % 1).................................................................       6.000.000 TL
(600.000.000 x % 2 )                                                                                                  
SSK ve İşsizlik Primi Toplamı                                                                                    219.000.000 TL.
(117.000.000 + 84.000.000 + 12.000.000 + 6.000.000)
Gelir Vergisi;
Brüt ücret                                                                                                                      600.000.000 TL.
SSK.işçi payı                                                                                                                ( 84.000.000 TL.)
SSK. işsizlik işçi payı                                                                                                     (  6.000.000 TL.)
Özel indirim                                                                                                                   ( 30.000.000 TL.)
Gelir vergisi matrahı                                                                                                       480.000.000 TL.
Gelir vergisi (480.000.000 x % 15)                                                                                (72.000.000 TL.)
Damga vergisi (600.000.000 x % 0,6)                                                                           (  3.600.000 TL.)
Kesintiler toplamı                                                                                                           165.600.000 TL.
(84.000.000+ 6.000.000 + 72.000.000+3.600.000)
NET ÜCRET (600.000.000 – 165.600.000)                                                                434.400.000 TL.

Yukarıdaki bilgilere göre ücret bordrosu aşağıdaki şekilde düzenlenebilir:

.................. TİC.LTD ŞTİ.
Selanik Cad. No:3/11                                                                                                                      
Kızılay /ANKARA                     

OCAK 2002  ÜCRET BORDROSU
                                                                                                          

HAK EDİŞLER

ADI SOYADI

ÇALIŞILAN
SÜRE

BRÜT
ÜCRET

SSK
İŞVEREN

İŞV. İŞSİZİK
SİG. PAYI

TOPLAM
HAKEDİŞ

AHMET IŞIK

30 gün

600.000.000.

117.000.000.

12.000.000.

729.000.000.


KESİNTİLER TOPLAMI

SSK PRİMİ

İŞSİZLİK
SİGORTASI

GELİR
VERGİSİ
MATRAHI

GELİR
VERGİSİ