![]() T.C. BAŞBAKANLIK DEVLET İSTATİSTİK ENSTİTÜSÜ TÜRKİYE'DE MİLLİ GELİR HESAPLARI OCAK 2003 /ANKARA BAŞBAKANLIK YÜKSEK DENETLEME KURULU |
İçindekiler |
| ULUSAL HESAPLAR DAİRESİ BAŞKANLIĞI |
İlk olarak 1950 yılında “Milli Gelir Etüt Grubu” olarak kurulan, daha sonraki yıllarda örnekleme birimi ile birlikte Tetkik ve Araştırma Dairesi Başkanlığı adı altında görevini sürdüren Ulusal Hesaplar Dairesinin, 219 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. maddesi ile belirlenen görevleri şunlardır :
• Milli Gelir tahminleri,
Milli Muhasebe Hesapları, Input-Output Tabloları hazırlamak, bunlarla ilgili
analiz çalışmalarını yapmak ve teknik yöntemlerin geliştirilmesini sağlamak,
Uluslararası Kuruluşlarla işbirliği yaparak Ulusal Hesaplar Sistemini uluslararası
düzeyde mukayeselere imkan sağlayacak çalışmalar yapmak,
• Tarım, Sanayi ve diğer tüm sektörlerde yapılan
tahmin ve uygulama tekniklerinin geliştirilmesi konusunda ilgili dairelerle
işbirliği içinde inceleme ve araştırmalar yapmak,
• Ekonomik ve sosyal göstergeleri peryodik
olarak ortaya koymak için araştırma ve derlemeler yapmak, bunların sonuçlarını
değerlendirmek ve yayınlamak.
Ulusal Hesaplar Dairesi Başkanlığı; Ekonomik ve Sosyal Göstergeler; Gelir Yöntemi ile Milli Gelir, Input – Output ; Milli Muhasebe ; Sosyal Hesaplar ; Yöntem Araştırma (Grup) olmak üzere beş şube müdürlüğü ve bir grup yönetmenliği ile görev yapmakta iken 13 Temmuz 1998 tarih ve DİE. 0. 13. 904 – 146 sayılı Enstitü Başkanı oluru ile aşağıda isimleri belirtilen sekiz şube müdürlüğü ile görevine devam etmektedir.
- Üretim Hesapları Şubesi
- Harcama Hesapları Şubesi
- Gelir Hesapları Şubesi
- Sektör Analizleri Şubesi
- Endüstri Hesapları Şubesi
- Ulusal Hesaplar Yöntem Araştırma Şubesi
- Uydu Hesapları Şubesi
- Hanehalkı hesapları Şubesi
1. 1.Tarihçe ve yapılan çalışmalar:
Milli Gelir konusunun en olanaklı ve teknik biçimde ele alınışı, 1935 yılında
Ekonomi Bakanlığı Türk Ofis Dairesi Örgütü içinde Konjonktür Servisinin kuruluşuna
rastlar. Bu servise milli gelirin hesaplanması ilk görev olarak verilmiştir.
Alman İstatistikçi Dr. Franz Eppenstein, 1927 ve 1933-1934 yılları için tahminler
yapmış ve araştırmanın sonuçları, 1935 yılında milli gelir başlığı altında Ekonomi
Bakanlığı tarafından yayımlanmıştır.
1942 yılında Cumhurbaşkanı İsmet İnönü milli gelirin hesaplanması konusunun ele alınmasını İstatistik Genel Müdürlüğü’nden ilk kez istemiştir. İstatistik Genel Müdürlüğü’nde 1943 ve 1944 yılları için yapılmış milli gelir tahminler ile bu tahminlerin hesaplanma yöntemlerini kapsayan kitap, Türkiye Milli Geliri 1943 ve 1944 başlığıyla 1947 yılında yayımlanmıştır.
25 Mart 1950 tarihli ve 5629 sayılı yasa sürekli olarak ulusal gelir hesaplarını düzenleme görevini yeni kurulan Tetkik ve Araştırma Dairesine vermiştir. İstatistik Genel Müdürlüğü yapısındaki Milli Gelir Servisi, milli gelir tahminleri yapmaya başlamıştır. Son olarakda bu dönemde dördüncü Milli Gelir Etüd Grubu diğer gruplar gibi planlı kalkınma gereği, milli gelir ve milli muhasebe hesaplarına duyulan ihtiyaç üzerine kurulmuş olsada çalışmaları sonunda; tarım, inşaat, kamu hizmetleri, mali kuruluşlar ve konut faaliyetlerine ilişkin raporlar hazırlanmışsa da, milli gelir verilerinin iyileştirilmesi yolunda somut uygulamalara geçilememiştir.
DİE, Birleşmiş Milletler’in 1968 Sistemini temelde kabul etmiş ve 1972’den başlayarak Ulusal Hesaplar çalışmalarını bu sisteme göre yürütmüştür. DİE uzmanı Özgür Yeğenoğlu 1970 şubatında, proje yöneticiliğine getirilmiştir. 50 sektörlü 1968 Türkiye Sanayilerarası İşlemler Çizelgesi 1974 yılı kasımında bitirilmiş ve kullanıcılara sunulmuştur. Bu çizelge, 1959-1963 ve 1967 DPT çizelgelerinden sonra Türkiye’nin dördüncü girdi-çıktı tablosudur. 50 sektörlü 1968 girdi-çıktı tablosu Türkiye için tasarlanan Ulusal Hesaplar Sisteminin bütünleyici bir parçası olacağı gibi, milli gelir serilerinin özellikle ticaret, taşıma, serbest meslek ve hizmet kesimleri itibariyle gözden geçirilmesinde önemli rol oynamıştır.
1971 yılı DİE ve DPT ulusal gelir dizilerin birleştirilmesi çalışmaları, 1972 yılı ise milli gelir konusunda yapılan kolokyum dolasıyla özel bir önem taşımaktadır. İki farklı milli gelir serisinin gerek yurt içinde gerekse yurt dışında yaratacağı sakıncalara bir son vermek ve üçünçü beş yıllık plan çalışmalarında kullanmak amacıyla DPT ve DİE teknik elemalarından oluşan bir çalışma grubunun çalışmaları 1972 yılı sonunda yeni bir Milli Gelir Metodolojisi ve bu metodolojiye dayanarak 1948-1972 dönemini kapsayan 25 yıllık yeni bir milli gelir serisi tamamlanmıştır.
1980 yılından itibaren GSMH yıllık gelişmeyi gösterecek şekilde üçer aylık verilere göre yılda dört kez hazırlanmıştır. Karşılaşılan güçlükler nedeniyle 1985 yılından itibaren GSMH tahminlerinin ilki yılın ilk altı aylık , ikincisi dokuz aylık ve üçüncüsü de oniki aylık verilerie dayanılarak hesaplanmıştır.
Daha önce yıllık olarak hesaplanan 1968 temel yıllı seri 1990 yılına kadar devam etmiştir. Ekonomideki konjonktürel değişmelerin daha kısa zaman aralıkları içinde izlenmesi amacıyla 1990 yılında başlatılan çalışmalarla Gayri safi Milli Hasıla (GSMH) üçer aylık dönemler itibariyle hesaplanmış ve 1987 yılından bu yana dönemler itibariyle GSMH serisi oluşturulmuştur. GSMH değerleri bu kapsamda yeni veriler ve 1968, 1973 ve 1979 girdi-çıktı tablolarından alınan teknik katsayılar kullanılarak1968 yılına kadar tekrar hesaplanmış ve yeni bir seri elde edilmiştir. 1987 yılından bu yana üçer aylık dönemler itibariyle hesaplanan GSMH rakamları her dönemin bitiminden sonra yayımlanmaktadır.
1990 sonrasındaki önemli bir gelişme, illerin ekonomik gelişmelerinin karşılaştırılmasından önemli kaynak oluşturan iller itibariyle Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) hesaplamalarının yapılmasıdır. 1987-1994 yıllarına ilişkin hesaplamalar Nisan 1996 da kitap şeklinde, 1995 yılına illişkin hesaplamalarda Ağustos 1996’da Haber Bülteni şeklinde yayımlanmıştır.
Milli gelirin gelir yöntemiyle hesaplanması çalışmalarına Haziran 1993 tarihinde başlanılmış ve fonksiyonel gelir dağılımının belirlenmesi için gelir yöntemi ile hesaplamalara ilişkin yöntem oluşturulmuştur.1987-1995 yıllarını kapsayan dönemler itibariyle GSYİH sonuçları Ağustos 1996’da yayımlanmıştır.
Ülkemiz ekonomisinin yapısal analizi, ekonominin planlanması ve milli gelir rakamlarının revize edilmesi amacıyla girdi-çıktı tabloları hazırlanmaktadır. Bügüne kadar 1968, 1973, 1979, 1985, 1990 ve 1992 yıllarına ait girdi-çıktı tabloları hazırlanmıştır. 1992 yılına ait tablo yayınlanmamış özel kullanım için DPT ve Maliye Bakanlığına verilmiştir. Son olarak 1996 Girdi-Çıktı Tablosu Tüm Ekonomik Faaliyetlerin Uluslararası Standart Faaliyet Sınıflaması ISIC Rev.3’ e ve 1993 SNA tanımları kullanılarak Haziran 2001 de tamamlanarak kullanıcıların hizmetine sunulmuştur.
Ulusal Hesaplar Dairesi Başkanlığı’nda 1993 yılında yeni şekliyle uygulanabilir hale getirilen yeni ulusal hesaplar sisteminin belirlediği kavram ve yöntemlere geçiş için araştırmalar yapılmış ve mevcut ulusal hesaplar sistemine entegrasyonun sağlanması çalışmaları yürütülmektedir. Bu konuda Yeni Ulusal Hesaplar Sistemi, 1993 adlı yayın incelenip çevirisi tamamlanmıştır. Yeni sistem’in önerileri dikkate alınarak, Enstitü’nün diğer birimlerinde kullanılan üçer aylık ve yıllık soru kağıtlarında yapılması gereken değişiklikler yapılmış, ilgili birimlere aktarılmıştır.
Yeni Ulusal Hesaplar Sisteminin önerdiği diğer bir konu da Uydu Hesapları Sisteminin tüm ülkeler için oluşturulmasıdır. Sistem; kültür, eğitim, sağlık, turizm, çevre koruma, araştırma-geliştirme, konut vb. harcamaların maliyetlerini ve toplam milli hasıla içindeki yeri ve önemini belirlemeye yönelik hesaplamaları içermektedir. Bu amaçla öncelikle Turizm Ekonomik Hesapları ele alınarak, yılda üç kez olmak üzere Yabancı Ziyaretçiler Anketi uygulamaya konmuştur.
Birleşmiş Milletler Yeni Ulusal Hesaplar Sistemi, 1993 ün yorumlama ve hesap sistemimize uygulama çalışmaları devam ederken, Türkiyenin Avrupa Birliğine üyeliği kapsamında aday ülke konumuna gelmesi, bizim hesap sistemimizi Avrupa Hesap Sistemi 1995 (ESA 95) e uyumlu hale getirmemizi zorunlu kılmıştır. Bu aşamada ESA 95’ in Birleşmiş Milletler Ulusal Hesap Hesap Sistemi ile uyumlu olması adaptasyonu kolaylaştırıcı bir etken olarak görülmektedir. Ulusal Hesaplar Sistemi ile ilgili olan uyum çalışmaları, orta planda olmasına rağmen, uyum proğramı çerçevesinde oluşturulan Ulusal Hesaplar Çalışma Grubu ve hazırlanan on proje teklifi ile uyum çalışmalarına başlanmıştır.
TİKA ve Enstitümüz arasında yapılan protokol gereğince, Orta Asya Cumhuriyetlerine ve Makedonya ile Bosna Hersek Cumhuriyetlerine yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetleri devam etmektedir.
2. PERSONEL BİLEŞENLERİ:
Ulusal Hesaplar Dairesi Başkanlığında halen Daire Başkanı dahil olmak üzere 63 personel görev yapmaktadır. Daire Başkanlığındaki mevcut personel durumu aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
TABLO 1. ULUSAL HESAPLAR DAİRESİ BAŞKANLIĞI PERSONEL SAYISI
|
İstatistikçi |
Ekonomist |
Ziraat Müh. |
Endüs. Müh |
Veteriner |
Matematikçi |
Memur |
TOPLAM |
||||
|
Söz.Uzm |
12 |
12 |
Söz.Uzm |
||||||||
|
Söz.Uz.Yr. |
4 |
1 |
5 |
Söz.Uz.Yr. |
|||||||
|
TOPLAM |
Söz. Diğer |
14 |
4 |
1 |
19 |
Söz. Diğer |
TOPLAM |
||||
|
Kadrolu |
6 |
6 |
3 |
1 |
8 |
24 |
Kadrolu |
||||
|
Geçici |
2 |
2 |
Geçici |
||||||||
|
Toplam |
36 |
10 |
4 |
1 |
1 |
10 |
62 |
Toplam |
TABLO 2. ULUSAL HESAPLAR DAİRESİ BAŞKANLIĞINDAKİ ŞUBELERE GÖRE PERSONEL DURUMU
|
İstatistikçi |
Ekonomist |
Ziraat Müh. |
Endüst Müh. |
Veteriner |
Matematikçi |
Memur |
TOPLAM |
||
|
Daire Bşk. |
1 |
1 |
|||||||
|
Ulusal |
Söz.Uzm. |
1 |
1 |
||||||
|
Hesaplar |
Söz. Diğer |
||||||||
|
Dairesi |
Kadrolu |
1 |
1 |
||||||
|
Geçici |
1 |
1 |
|||||||
|
Toplam |
2 |
2 |
4 |
||||||
|
Söz.Uzm. |
1 |
1 |
|||||||
|
Hanehalkı |
Söz.Uz.Yr. |
||||||||
|
Hesapları |
Söz. Diğer |
||||||||
|
Şubesi |
Kadrolu |
2 |
1 |
1 |
|||||
|
Geçici |
|||||||||
|
Toplam |
1 |
1 |
|||||||
|
Söz.Uzm. |
3 |
3 |
|||||||
|
Sektör |
Söz.Uz.Yr. |
||||||||
|
Analizleri |
Söz. Diğer |
1 |
1 |
||||||
|
Kadrolu |
|||||||||
|
Geçici |
|||||||||
|
Toplam |
4 |
4 |
|||||||
|
Söz.Uzm. |
2 |
2 |
|||||||
|
Söz.Uz.Yr. |
1 |
1 |
|||||||
|
Harcama |
Söz. Diğer |
3 |
3 |
||||||
|
Hesapları |
Kadrolu |
1 |
2 |
3 |
|||||
|
Geçici |
1 |
1 |
|||||||
|
Toplam |
7 |
2 |
1 |
10 |
|||||
|
Söz.Uzm |
1 |
1 |
|||||||
|
Üretim |
Söz.Uz.Yr. |
||||||||
|
Hesapları |
Söz. Diğer |
6 |
6 |
||||||
|
Kadrolu |
2 |
2 |
1 |
1 |
1 |
7 |
|||
|
Geçici |
|||||||||
|
Toplam |
8 |
3 |
1 |
1 |
1 |
14 |
|||
|
Söz.Uzm |
2 |
2 |
|||||||
|
Gelir |
Söz.Uz.Yr. |
||||||||
|
Hesapları |
Söz. Diğer |
1 |
|||||||
|
Kadrolu |
1 |
1 |
2 |
||||||
|
Geçici |
1 |
||||||||
|
Toplam |
2 |
1 |
1 |
1 |
5 |
||||
|
Söz.Uzm |
3 |
3 |
|||||||
|
Ulusal |
Söz.Uz.Yr. |
1 |
1 |
||||||
|
Hesaplar |
Söz. Diğer |
||||||||
|
Yöntem |
Kadrolu |
||||||||
|
Araştırma |
Geçici |
||||||||
|
Toplam |
4 |
4 |
|||||||
|
Söz.Uzm |
1 |
1 |
|||||||
|
Uydu |
Söz.Uz.Yr. |
||||||||
|
Hesapları |
Söz. Diğer |
3 |
3 |
||||||
|
Kadrolu |
3 |
3 |
|||||||
|
Geçici |
1 |
1 |
|||||||
|
Toplam |
4 |
4 |
8 |
||||||
|
Söz.Uzm |
|||||||||
|
Endüstri |
Söz.Uz.Yr. |
1 |
1 |
2 |
|||||
|
Hesapları |
Söz. Diğer |
3 |
3 |
||||||
|
Kadrolu |
1 |
2 |
1 |
4 |
|||||
|
Geçici |
|||||||||
|
Toplam |
2 |
5 |
1 |
1 |
9 |
||||
|
Söz.Uzm |
12 |
12 |
|||||||
|
TOPLAM |
Söz.Uz.Yr. |
4 |
1 |
1 |
1 |
6 |
|||
|
Söz. Diğer |
14 |
4 |
18 |
||||||
|
Kadrolu |
5 |
6 |
2 |
1 |
7 |
21 |
|||
|
Geçici |
2 |
2 |
|||||||
|
Toplam |
35 |
9 |
3 |
1 |
1 |
1 |
9 |
59 |
| ULUSAL HESAPLAR SİSTEMİ |
GİRİŞ
Ulusal Hesaplar Sistemi (System of National Accounts, SNA), uluslararasında kabul görmüş kavramlar, tanımlar, sınıflandırmalar ve muhasebe kurallarının bir seti üzerine kurulu, makroekonomik hesapların, bilançoların ve tabloların anlamlı, tutarlı ve bütünleşmiş bir setinden oluşmaktadır. Ulusal hesaplar sistemi, ekonomik analiz, karar alma ve politika yapma amacıyla düzenlenmiş bir şekilde ekonomik verinin sunulabildiği ve derlenebildiği anlamlı bir hesaplama çatısı sağlar. Hesaplar, ekonominin işleyenleri hakkında ekonomik prensipler ve algılanmalarına göre düzenlenmiş detaylı bilgiyi sunar. Bu bilgiler, bir ekonominin içinde yer alan karmaşık ekonomik faaliyetleri, piyasalarda veya başka yerlerde yer alan farklı ekonomik acenteler veya acente grupları arasında etkileşimin detaylı ve anlamlı kayıtlarını sağlar. Pratikte hesaplar, belirli bir zamandaki ekonominin performans durumu, analizi ve değerlendirilmesi için kaçınılmaz olan bilginin sürekli akışını sağlar.
Ulusal Hesaplar Sistemi, temel kavramlarında, tanımlarında ve sınıflandırmalarında olabildiğince tutarlı olmaya gereksinim duyar. Ödemeler Dengesi, İşgücü İstatistikleri gibi daha özelleştirilmiş sistemlerden alınan veriler, ulusal hesaplar verileriyle birarada kullanılmak zorunda olduğu için, ulusal hesaplar ekonomik istatistiklerde merkezi bir rol oynar. Aradaki kavramsal farklılıkları ortadan kaldırmak için diğer istatistiksel sistemlerin revizyonu SNA’deki bu konularla paralel olarak ve işbirliği içinde yürütülür.
Sistem’in hesapları, kurumsal birimlerin davranışları ve onların ilgili olduğu aktiflerin üretimi, tüketimi ve birikimi gibi faaliyetler hakkında analitik olarak yararlı bilgiyi sağlamak için dizayn edilmiştir.
Bir ekonominin bir yıla veya belirli bir döneme ait üretimi incelendiğinde, ülkenin faaliyet kolları itibariyle (tarım, imalat vb.) üretim gücünü, üretiminden yarattığı katma değeri, devletin ve hanehalklarının tüketimini, sermaye oluşumunu ve sermayenin hangi yatırımlara yöneldiğini, ekonominin dış ticaret ile ilişkisini, üretim faktörlerinin elde ettikleri gelirlerinin parasal değerini görmek mümkün olmaktadır.
Ülkeler arasında karşılaştırmalara da imkan verecek şekilde bir ulusal hesaplar sisteminin oluşturulması, kullanılan yöntem ne olursa olsun güç ve teknik bir görevdir.
ULUSAL HESAPLAR SİSTEMİ’NİN YAPISI
Temel olarak, bir Ulusal Hesaplar Sistemi’nin amacı, ekonomik akımları ve stokları kaydetmektir. Bir ekonomi, farklı kurumsal birimler arasındaki sayısız işlemlerin eş anlı yerine getirildiği bağımsız ekonomik faaliyetler içindeki genel bir dengedir. Kurumsal birimler olarak nitelenen birimlerin iki ana çeşidi hanehalkı ve yasal varlık olarak Sistem’de ayrılmıştır. Yasal varlıklar, temelde şirketler ve kâr amacı olmayan kurumlar (KOK) veya sosyal güvenlik fonlarını içeren devlet birimleri olarak üretim amacıyla yaratılmış varlıklardır. Kurumsal birimler, temel olarak mal ve aktiflere sahip olan, pasiflere maruz kalan ve ekonomik faaliyetlerle ve kendi hesabına diğer birimlerle işlemlere giren birimlerdir. Sistem’in amaçları için, ekonomideki yerleşik kurumsal birimler, aşağıdaki özel sektörler içine gruplandırılmıştır;
- Mali olmayan şirketler,
- Mali şirketler,
- Devlet birimleri (sosyal güvenlik fonları dahil),
- Hanehalklarına hizmet eden kâr amacı olmayan kurumlar (HHKOK),
- Hanehalkları.
Bu beş sektör toplam ekonomiyi oluşturur. Her sektör ayrıca alt sektörlere bölünmüştür. Kurumsal birimler ve onların üyeleri, çeşitli ekonomik fonksiyonları yerine getirir; yani, üretim, tüketim, tasarruf, yatırım vb. yapar. Girişimciler; ücretliler, sermaye arz edenler gibi çeşitli ekonomik faaliyetlerle (tarım, imalat vb.) uğraşırlar veya işsizdirler. Ekonomik fonksiyonlarının ve faaliyetlerinin tüm yönlerinde, birincil ekonomik hareketlerin bir kısmını üstlenirler. Bu hareketler, onların belirli özelliklerini (ücretler, vergiler, sabit sermaye oluşumları) yaratma, şeklini değiştirme, transfer veya ekonomik değeri ortadan kaldırmaya ilave olarak, ekonomik akımları meydana getirir; miktardaki, nitelikteki veya bir kurumsal birimin aktif ve pasiflerinin değerindeki değişiklikleri kapsar.
Ekonomik davranışların birçoğu kurumsal birimler arasında karşılıklı anlaşma ile yapılır. Bunlar ya ekonomik değerin değişimidir ya da karşılıksız olarak ekonomik değerin belirli bir miktarının bir birimden diğerine transferidir. Modern piyasa ekonomilerinde, birçok işlem parasaldır ve farklı kurumsal birimler arasında meydana gelir.
Sistem’de yer alan birimlerin bir bölümü üretimle ilgili işlemleri, diğer bir bölümü üretim faaliyetinden elde edilen gelirin kullanılışını başka bir bölümü ise sermaye oluşumu ile ilgili işlemleri gerçekleştirir.
Üretim; bir ekonomideki bütün girişimlerin bir konsolide hesabı olarak düşünülebilir. Bu girişimler gelirlerinin bir kısmını tüketim amacıyla yapılan satışlardan bir kısmını yatırım yapmak isteyenlere yaptıkları sermaye teçhizatı ve benzeri yatırım malları satışlarından, diğer bir kısmını da aynı amaçlarla dış aleme yapılan satışlardan elde eder. Üretimden yapılan satışlardan elde edilen hasılat, bu üretimi meydana getiren üretim faktörlerine gelir olarak kaydedilir. Bu ödemeler maaş ve ücretler, kârlar, faiz ve kiralardır. Üretim faktörleri gelirleri iki amaçlı kullanılır; ya mal ve hizmetlerin satın alınmasında ya da tasarruf edilmesinde. Tasarrufa giden kısım sermaye oluşumuna dönüşür.
Sermaye birikimi yatırım malı alışları için üretime ve dış alemden yapılan alışlar için borç ödemeleri şeklinde dış aleme yönelir.
Üretim bir çeşit değişim işlemidir ve hesaplardaki en önemli analitik yapıdır. Katma değeri yaratan üretim zenginlik için tek kaynaktır. Bu yüzden üretim ve katma değerin analizi, ekonomik analiz ve ekonomik politikaların temel hedefidir. “Üretim“ kavramıyla birlikte sistemin ana sınırı olan üretim sınırıyla karşılaşılır. Bu sınırın tanımlanması GSYİH tahminlerini analiz etmek için gereklidir.
Ekonomik üretim; işgücü, sermaye, mal ve hizmet girdilerini, mal ve hizmetlerin çıktılarını üretmekte kullanılan bir kurumsal birimin kontrolü ve sorumluluğu altında yürütülen faaliyet olarak tanımlanabilir. Süreç sorumluluğunu üzerine alan ve çıktı olarak üretilen her türlü mala sahip olan veya sağlanan hizmetler için ödeme yapılmak vaya aksi durumda tazmin edilmek için yetkili bir kurumsal birim olmalıdır. Herhangi bir insan müdahalesi veya yönlendirmesi olmayan tamamen doğal süreçler, ekonomik anlamda üretim değildir. Örneğin, uluslararası sularda balık stoğundaki idare edilemeyen artış ‘üretim’ değildir, fakat balık çiftliklerinin faaliyeti üretimdir.
Mal üreten üretim süreçleri, zorluk olmaksızın tanımlanabilirken, hizmetlerin üretimlerini hem önemli hem de faydalı olabilen diğer faaliyetlerden ayırmak her zaman bu kadar kolay değildir. Ekonomik anlamda üretken olmayan faaliyetler, yeme, içme, uyuma, eksersiz yapma gibi bir insan için, diğerinin yerine yapması ile kendisinin elde etmesinin mümkün olmadığı, temel insani faaliyetleri içerir. Bir başkasına ödeme yaparak egzersiz yaptırmak zinde kalmak için bir yol değildir. Diğer yandan yıkama, yemek hazırlama, çocuk bakımı, hasta ve yaşlı bakımı gibi faaliyetler, diğer birimler tarafından sağlanabilen faaliyetlerdir ve bu nedenle genel üretim sınırları içinde kalır. Birçok hanehalkı, bu faaliyetleri yapmaları için ücretli ev hizmetlileri istihdam etmektedir.
Sistem’deki üretim sınırı, genel üretim sınırından daha dardır.
Sistem’in üretim sınırları içine giren faaliyetler şunlardır:
- Kendi üreticilerinden başka, birimlere sunulan veya böyle sunulması planlanan
bütün bireysel ve kollektif mal veya hizmetlerin üretimi ve bu mal veya hizmetlerin
üretimi aşamasında kullanılan mal ve hizmetler.
- Kendi nihai tüketimleri veya gayrisafi sermaye oluşumları için kendi üreticileri
tarafından elde tutulan bütün malların kendi hesabına üretimi,
- Kendi sahipleri tarafından kullanılan konut hizmetlerinin ve ücretli ev hizmetlileri
istihdam edilerek üretilen ev ve kişisel hizmetlerin kendi hesabına üretimi.
Burada Sistem basit bir şekilde ifade edilmeye çalışılmıştır. Örneğin üretim faaliyeti yapan girişimler kendi aralarında alım ve satımda bulunur. Aynı şekilde devlet, hanehalkları ve girişimler arasında çeşitli transferler söz konusudur.
Devlet Sistem içinde netleştirilmiştir. Devlet gelir elde etmek için harcamalar üzerine vergi koyar. Bu, girişimlerin gelirleri aleyhine bir yüktür ve tüketim şeklindeki faaliyete ödenir. Bu, aynı zamanda devlet harcamaları içinde de vardır. Yine devlet bazı faaliyetlere sübvansiyon öder. Bu dolaylı vergilerin tam tersi olan bir akımdır. Devlet tarafından ödenen sübvansiyonlar dolaylı vergilerden indirilir. Sermayeyi meydana getiren bina ve makineler kullanıldıkları sürece aşınır. Sermaye tüketimi, üretim faaliyetinden sermaye oluşumuna giden bir akımla gösterilir. Ulusal ekonomi ile yabancı ekonomiler arasında da birçok işlem vardır. Yabancı ülkede üretim yapan firmanın kârı veya yabancı ülkelerdeki firma hisselerine sahip olunmasından dolayı elde edilen gelirler, tüketicilerin yabancı ülkelerde yaptıkları harcamaları, göçmen transferleri, ülkeler arası yardım ve bağışlar vb. birçok işlemin Sistem’de kaydedilmesi gerekmektedir.
Ulusal Hesaplar Sistemi’nde ilk olarak tüketim şeklindeki faaliyetten üretim şeklindeki faaliyete doğru olan ve tüketim harcamaları denilen bir akım vardır. Mal ve hizmet akımı denilen bu akım fertlerin (hanehalklarının) kâr amacı olmayan kurumların ve devlet kuruluşlarının tüketim harcamalarını kapsar. İkinci olarak, tüketimden sermaye oluşumuna giden tasarruf akımı vardır. Burada da aynı şekilde fertlerin (hanehalklarının), kâr amacı olmayan kurumların, özel girişim ve devlet kuruluşlarının tasarrufları kapsanmaktadır. Bu aynı zamanda üretimden doğan ve üretim faktörlerine yönelen ve sermaye oluşumuna giden parasal gelir akımıdır. Ulusal Hesaplar Sistemi karmaşık görünsede üç görünüm arzeder.
Gelirin yaratılması (Doğuşu)
Gelirin kazanılması (Dağılımı)
Gelirin harcanması (Kullanımı)
Yaratılan yönü ile Milli Hasıla, piyasaya çıksın çıkmasın dönem içinde üretilen mal ve hizmetleri kapsar.
Tarım, sanayi, inşaat, ulaştırma, ticaret, konut, mali hizmetler, serbest meslek ve devlet hizmetlerinin üretimleri kapsanır.
Bir dönem zarfında yaratılan mal ve hizmetlerin piyasada buldukları değer ne ise onları meydana getiren üretim faktörlerinin geliri toplamı da o kadar olacaktır. Bu yanı ile milli hasıla ücret ve maaş gelirlerini, girişimci gelirlerini, kira gelirlerini ve faiz gelirlerini kapsar.
Diğer taraftan mal ve hizmetlerin toplam değeri ve üretim faktörlerinin toplam geliri o yıl içinde üretilmiş mal ve hizmetleri satın alanların harcamaları ile yaratılmış olmaktadır. Bu harcamalarda özel tüketim harcamaları, yatırım harcamaları (özel-kamu), devlet cari harcamaları ile ihracat, ithalat farkıdır.
Gayrisafi Milli Hasıla ve Milli Gelir bu akışın üç safhasında da ayrı ayrı
hesaplanabilir. Bu üç safha; üretim, gelir, harcama yöntemleridir.
GAYRİSAFİ MİLLİ HASILA HESAPLAMA YÖNTEMLERİ
Gayrisafi Milli Hasıla hesaplamalarında kullanılan bu üç yöntem aşağıda kısaca anlatılmıştır.
1. Üretim YöntemiBu hesaplamada takip edilen yol ekonominin cari mal ve hizmet
üretiminin ölçülmesidir. Üretim yönteminde; bir ekonomideki üretim birimleri
veya aynı mal ve hizmet üreten birimlerden meydana gelen ekonomik faaliyet kolları
denilen, tarım, hayvancılık, sanayi, inşaat, ticaret, ulaştırma vb. sektörlerde
üretim değerleri (output=çıktı) bulunup, bu üretimi yapabilmek için tüketilen
mal ve hizmetlerin (input=girdi) değeri, üretim değerinden düşülerek sektörlerin
yaratmış oldukları katma değere ulaşılır. Bu yöntemde dikkat edilmesi gereken
bir nokta katma değeri hesaplarken çift sayma yapmamaktır. Örneğin, hem ekmek
hem onu üretirken kullanılan un, unun elde edildiği buğday ve buğdayı yetiştirirken
kullanılan gübre hesaba katılmamalıdır. Arada birçok başka aşama olmasına rağmen
neticede elde edilen ürün sadece ekmektir. Ekmek nihai üründür ve ekmek buğday,
gübre, un vb. ara ürünlerin üretim değerini içermektedir. Diğer bir deyişle,
sadece nihai ürünleri saymak, ara malları dışarıda bırakmak gerekmektedir. Nihai
mallar ise tüketim malları, yatırım malları ve devletin satın aldığı mallar
olarak gruplandırılabilir. Üretilen mal ve hizmetlerde çift saymaları önlemek
için sadece her üreticinin mal ve hizmet değerine yaptığı net katkı hesaba katılmakta
diğer üreticilerden satın almış olduğu kısım düşülerek katma değere ulaşılmaktadır.
Gelir yöntemiyle yapılan hesaplamada her faaliyet kolunda mal ve hizmet üreten birimlerin üretim faktörlerine ödedikleri değer tespit edilip, bunların toplamı ile milli gelir hesaplanmaktadır. Yaratılan tarafındaki bu değer kazanılan tarafında bir ülkede yerleşiklerin fert veya kurum olarak cari mal ve hizmet üretimi dolayısıyla elde ettikleri gelirler toplamına eşittir. Bu gelirler maaş ve ücret, faiz, kira ve kârdır.
Emekli aylıkları, sosyal sigorta ve emeklilik şeklinde olmayan aile yardımları veya hediye şeklindeki gelirler cari üretim hizmetlerine yapılan ödemeler olarak düşünülemez. Dolaylı vergiler gibi karşılığında hiç bir mal ve hizmet elde edilmeyen ödemeler de net faktör gelirleri içinde yer almaz. Milli gelir üretime katılan üretim faktörlerinin paylarına isabet eden faktör gelirlerinin toplamından oluşur.
Bu değerler bize aynı zamanda gelirin dağılımını vermektedir.
Bu kullanım hanehalklarının sahip olduğu kullanılabilir gelirin hanehalkları
arasında ne şekilde dağıldığını da gösterir. Ekonomik refahın ölçülmesinde çok
sık kullanılır.
Milli Hasıla üretilen nihai mal ve hizmetlerin değeri olduğuna göre, bu mal ve hizmetleri satın almak için yapılan harcamaları toplayarak hesaplanması da mümkündür.
Harcama yönteminde önce yaratılan sonrada üretim faktörleri itibariyle kişiselleşen gelirin, mal ve hizmetler itibariyle nihai kullanımı ele alınır. Üretilen mal ve hizmetlerin ekonomide iki temel kullanımı vardır. Üretilen mal ve hizmetlerin bir kısmı bir yıl içinde, sanayiler tarafından yeni mal ve hizmet üretimi için tüketilir buna ara tüketim denmektedir. Dolayısıyla üretilen mal ve hizmetlerin bir kısmı ara malı olarak başka mal ve hizmetlerin bünyesine girerken, diğer kısmı üretilen mal ve hizmetler de tekrar yeni bir üretim işlemine konu olmadan, nihai tüketime gider ki, buna nihai kullanım denir. Tüketime konu olan mallar, dayanıksız ve dayanıklı tüketim malları ile yatırım malları olarak görünür. Dayanıklı ve dayanıksız nihai tüketim mal ve hizmetleri hanehalkları ve devlet hizmetleri üreticileri tarafından nihai tüketim harcamalarında kullanılır. Bunun yanında yatırım malları sabit sermaye oluşumunda kullanılır. Üretilen mal ve hizmetlerin bir kısmı da ihracata gider. Ekonominin nihai talep safhasında tüketilen mal ve hizmet harcamalarının tek tek hesaplanması sonucunda elde edilen toplam değer gayrisafi harcamaları verir. Toplam yurt içi harcamaları bulmak için ithal edilen mal ve hizmetlere ilişkin ödemeler düşülür.
Her üç yöntem kullanılarak elde edilen Gayrisafi Yurt İçi Hasıla
(GSYİH) değerlerinin birbirine eşit olması gerekir. Gayrisafi Milli Hasıla’yı
(GSMH) elde etmek için dışarıdaki vatandaşlardan gelen faktör gelirleri ile,
ülke içindeki yabancıların elde ettikleri ve yurt dışına gönderdikleri faktör
gelirleri arasındaki fark Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'ya ilave edilir.
GAYRİSAFİ MİLLİ HASILA KAVRAMLARI
Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYİH): Bir ekonomideki yerleşik olan üretici birimlerin belli bir dönemde, yurt içi faaliyetleri sonucu yaratmış oldukları tüm mal ve hizmetlerin üretim değerleri toplamından bu mal ve hizmetlerin üretiminde kullanılan girdiler toplamının düşülmesi sonucu elde edilen değerdir.
Gayrisafi Milli Hasıla (GSMH): Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'ya Dış Alem Net Faktör Gelirleri değerinin eklenmesiyle bulunan değerdir.
GSMH = GSYİH + Dış Alem Net Faktör Gelirleri
Safi Milli Hasıla: Gayrisafi Milli Hasıla'dan üretim sırasında kullanılan sabit sermaye unsurlarında yıl içinde meydana gelen aşınma ve eskime paylarının, yani amortismanların çıkarılması ile bulunan değerdir.
Safi Milli Hasıla = GSMH - Amortismanlar
Milli Gelir: Gayrisafi Milli Hasıla ve Safi Milli Hasıla piyasa fiyatlarıyla ölçülen büyüklüklerdir. Ama piyasa fiyatları faktör ödemesi olmayan dolaylı vergileri de içerir. Milli Gelir, Safi Milli Hasıla’dan sektörlerin yıl içinde ödedikleri dolaylı vergilerin düşülmesi, devletin zarar karşılığı olarak üreticilere verdiği sübvansiyonların eklenmesiyle bulunan değerdir.
Milli Gelir = Faktör Fiyatlarıyla Safi Milli Hasıla
= Safi Milli Hasıla - Dolaylı Vergiler + Sübvansiyonlar
Kişisel Gelir: Üretim faktörü sahiplerinin yıl içinde elde ettikleri gelirlerin toplamıdır. Kişisel gelire milli gelirden kurumlar vergisi, dağıtılmamış şirket kârları, sosyal güvenlik paylarının çıkarılması ve elde edilen değere transfer ödemeleri, devlet borçları üzerinden ödenen faizler ve tüketicilerin ödediği faizlerin eklenmesi ile ulaşılır. Kişisel gelir, transfer ya da faiz ödemelerinin arttığı dönemlerde milli geliri aşabilir.
Kişisel Gelir = Milli Gelir - (Kurumlar Vergisi + Dağıtılmamış Şirket Kârları + Sosyal
Güvenlik Katkıları) + Transfer Ödemeleri + Faiz Ödemeleri
Harcanabilir Gelir: Bireylerin serbestçe kullanabilecekleri gelirdir. Kişisel gelirden dolaysız vergilerin çıkarılmasıyla elde edilen harcanabilir gelir en küçük milli gelir büyüklüğüdür. Bu tanıma göre harcanabilir gelir, bütün kişisel harcamaların ve tasarrufların toplamı olarak da belirtilebilir.
Bu ölçütlerden; Gayrisafi Milli Hasıla ekonominin toplam üretim gücünü, Safi Milli Hasıla net ekonomik başarıyı, Milli Gelir ise ülke sakinlerinin ortalama gelir ve satın alma gücünün seviyesini açıklar. Bundan ötürü milli gelir ekonomik refah ölçüsü olarak kullanılmaktadır.
MAL VE HİZMET İŞLEMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Ekonominin gerçek büyümesini cari fiyatlarla Gayrisafi Milli Hasıla artışından tesbit edilemez. Çünkü, Gayrisafi Milli Hasıla, üretimde o yıl veya dönemde hiç bir artış olmamasına rağmen fiyatlardaki artış dolayısıyla artmış olabilir. Bu nedenle Gayrisafi Milli Hasıla tahminleri fiyat artış veya eksilişlerinden arındırılmış olarak sadece nihai mal ve hizmetlerin hacim değişmelerini gösterecek şekilde hesaplanır. Bu şekilde elde edilen değer sabit fiyatlarla Gayrisafi Milli Hasıla değeri olmaktadır. Sabit fiyatlarla Gayrisafi Milli Hasılanın hesaplanmasında belirli bir temel yıl alınmakta, bu yıla ait teknik katsayılar, ağırlıklar ve göstergeler diğer yıllar için de aynen kullanılmaktadır. Burada bilinmesi gereken cari ve sabit fiyatlarla iki farklı GSMH değerinin elde edildiğidir.
Gayrisafi Milli Hasıla gerek cari fiyatlarla gerekse sabit fiyatlarla verilsin üç fiyat esas alınarak mal ve hizmet üretimi değerlendirilir. Bunlar alıcı fiyatları, üretici fiyatları ve temel fiyatlardır. Bunlar üretim ve masraflar değerlendirilirken ulaştırma payları, ticaret payları, vergiler ve sübvansiyonların kaydedilişlerine göre tarif edilmiştir.
Sistem iki tür çıktı fiyatı kullanır; temel fiyat ve üretici fiyatı.
Temel fiyat; Çıktı olarak üretilmiş mal ve hizmetin bir birimi için üretici tarafından alıcıdan alınabilen miktar -eksi- onun üretimi veya satışı sonucunda ödenebilir her türlü vergi -artı- alınabilir her türlü sübvansiyon miktarıdır. Üretici tarafından ayrı olarak faturalandırılmış her türlü ulaştırma bedelini hariç tutar.
Üretici fiyatı; Çıktı olarak üretilmiş mal veya hizmetin bir birimi için üretici tarafından alıcıdan alınabilen miktar -eksi - alıcıya fatura edilmiş her türlü KDV veya benzer çıkarılabilir vergi olarak tanımlanabilir. Üretici tarafından faturalandırılmış her türlü ulaştırma bedelini hariç tutar.
Alıcı fiyatları: Bir mal veya hizmetin bir birimine, alıcı tarafından istenilen zamanda ve yerde teslim edilmesi şartıyla, alıcı tarafından ödenen miktardır ve bu fiyat çıkarılabilir KDV veya benzer çıkarılabilir vergiyi içermez.
Bir malın alıcı fiyatı, alıcı tarafından istenilen zamanda ve yerde alınması için ayrı olarak ödenmiş ulaştırma bedelini de içerir.
Alıcı fiyatlarıyla, üretici fiyatları veya temel fiyatlar karşılaştırıldığında, onların aynı işleme mi yoksa iki farklı işleme mi işaret ettiğini belirlemek önemlidir. Input-output analizlerini de içeren belirli amaçlar için bir malın orijinal üreticisi tarafından alınan üretici fiyatıyla, toptan ve perakende dağıtım zincirinden geçtikten sonra, onun nihai alıcısı tarafından ödenen fiyatı karşılaştırmak uygun olabilir. Bu durumda, fiyatlar çok farklı zamanda ve yerde oluşan iki farklı işleme işaret eder: onlar en azından toptan ve perakende ticaret marjlarının miktarı kadar farklı olmalıdır.
INPUT-OUTPUT VE ARZ-KULLANIM TABLOLARI
Input-output tabloları, bir ekonomide üretilen ve satın alınan mal ve hizmetlerin ayrıntılı olarak analiz edilmesini sağlayan tablolardır ve Ulusal Hesaplar Sistemi'nin (SNA) en önemli kısmını oluşturur.
Modern input-output tablolarının başlangıcı 1758 yıllarına dayanır. Input-output tablolarının hazırlanmasına ilişkin gerekli olan tanım, kavram ve yöntemin Birleşmiş Milletlerin Ulusal Hesaplar Sistemi'nde (1968) (A System of National Accounts) yer almasıyla birlikte birçok ülke tarafından hazırlanmaya başlamıştır. Günümüzde ise input-output tabloları hem teorik hem de uygulama yönünden oldukça geliştirilmiş ve bütün dünya ülkeleri tarafından planlı bir ekonomi uygulamasına bağlı olmaksızın hazırlanmaktadır.
Input-Output tablolarında kullanılan veriler, sayım veya örnekleme yoluyla yapılan anket çalışmaları ile derlenmektedir. İstatistiki verilerin bu yollarla toplanması ve işlenmesinin uzun zaman gerektirmesi nedeniyle genellikle 5 yıllık aralıklarla hazırlanmaktadır. Son yıllarda ise birçok ülke tarafından, ara yıllar için tahmin teknikleri kullanılarak input-output tabloları hazırlanmaktadır.
Türkiye'de 1960’ların başında planlı ekonomi uygulaması ile birlikte input- output tabloları hazırlanmaya başlamıştır. Bu amaçla 1959, 1963, 1968, 1973, 1979, 1985, 1990, 1992 ve 1996 yılları için input-output tabloları hazırlanmıştır. Bu tablolardan, 1959 ve 1963 yılı tabloları Devlet Planlama Teşkilatı, diğerleri ise Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından hazırlanmıştır.
Ulusal hesaplar ve ekonomik analizlerde kullanılan iki tür
tablo vardır. Bunlar:
a) Arz ve kullanım tabloları
b) Simetrik input-output tablolarıdır.
Input-output tabloları, özellikle arz (supply) ve kullanım (use) tabloları, istatistik ve analiz olmak üzere iki amaca hizmet eder. Tablolar, çok farklı istatistiki kaynaklardan derlenen (sanayi anketleri, yatırım anketleri, dış ticaret istatistikleri, hanehalkı tüketim harcamaları vb.) mal ve hizmet akımına ilişkin verilerin genel bir tutarlılık çerçevesini oluşturur.
Arz ve kullanım tabloları bazen dikdörtgen input-output tabloları veya yapım ve kullanım tabloları olarak da adlandırılmaktadır. Simetrik input-output tabloları ise satır ve sütun sayısı eşit kare matris şeklindedir. Input-output tabloları, üründen ürüne (product by product) veya sanayiden sanayiye (industry by industry) olmak üzere iki şekilde hazırlanabilmektedir.
| MİLLİ GELİR KAVRAMLARI |
Milli gelir bir ülkede belli bir dönemde mal ve hizmet üretiminden doğan üretim faktörleri gelirlerinin toplam parasal değerini, diğer bir deyişle, milli ekonominin bir yıl içinde yarattığı toplam net hasılayı ifade eder. Milli gelir ekonomi bütününde para akımını değil, reel olarak mal ve hizmet akımını belirtir, ama bu akım sadece fiyatlarla ifade edilebilir.
Ekonominin zaman içindeki durumunu gösteren milli gelirin altı ölçüsü vardır.
1- Gayri Safi Yurtiçi Hasıla
2- Gayri Safi Milli Hasıla
3- Safi Milli Hasıla
4- Milli Gelir veya Faktör Fiyatlarıyla Safi Milli
Hasıla
5- Kişisel Gelir
6- Harcanabilir Gelir
MİLLİ GELİR TAHMİN YÖNTEMLERİ
‘ Gayri Safi Milli Hasıla ‘ hesaplamaları Üretim yöntemi, Gelir yöntemi ve Harcamalar yöntemine göre hesaplanmaktadır.
Üretim Yöntemi
Bu yöntemde amaç bir ekonomide aynı mal ve hizmetleri üreten birimlerden
meydana gelen faaliyet kollarındaki nihai mal ve hizmet üretim değerlerinin
ölçülmesidir. Bir faaliyet kolunda üretilen mal ve hizmetlerin piyasa fiyatlarıyla
değerlendirilmesiyle bu faaliyet kolunun gayri safi üretim değerine ulaşılır.
Bu üretim değeri üretimde bulunabilmek için kullanılan ara mallarını da kapsar.
Üretim yolu ile Gayri Safi Milli Hasıla ise toplam gayri safi üretim değerinden
bu ara mallarının değerinin çıkarılması ile elde edilir.
Gelir Yöntemi
Bu yöntemde kişilerin cari mal ve hizmetleri dolayısıyla elde ettikleri faktör
gelirleri hesaba alınır. Bunlar; maaş, ücret, faiz ve kar’dır. Ekonomide elde
edilen bu faktör gelirlerinin toplanmasıyla milli gelire ulaşılır.
Harcamalar Yöntemi
Harcamalar yönteminde milli ekonomide belli bir süre içinde tüketime ve
yatırıma yapılan harcamalar toplamı olarak Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya ulaşılır.
Harcama yapılarak elde edilen mal ve hizmetlerin bir kısmı yıl içerisinde ara
mal olarak başka mal ve hizmetlerin üretiminde kullanılır. Bir kısmı ise doğrudan
tüketime yatırıma ya da stok veya ihracata gider. Bunlar nihai kullanım olarak
adlandırılır. Yıl içerisinde başka bir sınai işlem görmeyerek nihai alıcılar
tarafından satın alınan mallar nihai kullanımın kapsamını oluşturur. Bir ekonomide
satılan bütün nihai mal ve hizmetlerin toplam değeri nihai kullanım değerine
bu ise gayri safi katma değerlerin toplamına eşittir.
Bu üç yöntemde de aynı sonuç elde edilir. DİE, üretim yöntemi
kullanılarak hesaplanan GSYİH’yı ana gösterge olarak kullanmaktadır. Aradaki
fark, harcamalar yönüyle GSYİH hesaplarında istatistik hata olarak gözükür.
FAALİYET KOLLARINA GÖRE GAYRİ SAFİ MİLLİ HASILA HESAPLARI
Gayri Safi Milli Hasıla
Faaliyet Kollarına ve Üretici Fiyatlarına Göre
İktisadi Faaliyet Kolları
1- Tarım
A-Çiftçilik ve Hayvancılık
B-Ormancılık
C-Balıkçılık
2- Sanayi
A-Madencilik ve Taşocakçılığı
B-İmalat Sanayi
C-Elektrik, Gaz, Su
3- İnşaat Sanayi
4- Ticaret
A-Toptan ve Perakende Ticaret
B- Otel Lokanta Hizmetleri
5- Ulaştırma ve Haberleşme
6- Mali Kuruluşlar
7- Konut Sahipliği
8- Serbest Meslek ve Hizmetleri
9- (-) İzafi Banka Hizmetleri
10- Sektörler Toplamı (1-9)
11- Devlet Hizmetleri
12- Kar Amacı Olmayan Özel Hizmet Kuruluşları
13- Toplam (10+11+12)
14- İthalat Vergisi
15- GSYİH ( Alıcı Fiyatlarıyla )
16- Dış Alem Net Faktör Gelirleri
A-Dış Alemden Gelen
B-Dış Aleme Giden
17- GSMH ( Alıcı Fiyatlarıyla )
Tarım Sektörü:
• Bitkisel Kesim
• Hayvancılık
• Ormancılık
• Balıkçılık kesimi faaliyetlerini kapsamaktadır.
Sektör Adı: Bitkisel Kesim
Sektör Kapsamı:
• Bitkisel kesim sektörü tarla ürünleri,
meyveler, sebzeler, ot saman ve çiçekçilik sektörünü kapsamaktadır.
Veri Kaynakları :
• Bitkisel üretim değerleri Tarım ve Köy
işleri Bakanlığı verilerine dayanmaktadır.
• Tarım tahmin komitesince karara bağlanan
üretim değerleri
• Çiftçinin eline geçen fiyatlar ve ÇEF İndeksi;
(DİE)
• Toptan Eşya Fiyat İndeksi; 1994=100 (DİE)
Veri Kaynakları:
• Üretim Masraflarına İlişkin Veri Kaynakları
• Tarım ve Köyişleri Bakanlığı
• Devlet Su İşleri
• Tarım İstatistikleri Özeti, (DİE)
• İnput-Output Tabloları, (DİE)
YÖNTEM:
Bitkisel kesim sektöründe tarla ürünleri, meyveler ve sebzeler olmak üzere
üç ayrı grup ürünün üretim miktarları dikkate alınarak sabit fiyatlarla ve cari
fiyatlarla dönemsel olarak bitkisel üretim değerleri hesaplanmaktadır. Ot ve
saman yıllık üretim miktarları çiftçinin eline geçen fiyatlarla değerlendirilmektedir.
Çiçek üretimi ile ilgili veriler her dönem için düzenlenen çiçek cinslerine
göre üretim verilerinin kapsandığı soru kağıtları ile çiçekçilikle ilgili kooperatiflerden
derlenmektedir.
Sektör Adı: Hayvancılık
Sektör Kapsamı :
• Hayvancılık sektörü kapsamında kırmızı
et, beyaz et, süt, yumurta, yapağı, kıl, tiftik, ham deri, gübre, bal, balmumu,
ipek kozası.
Veri Kaynakları :
• Tarım İstatistikleri Özeti (DİE),
• Çiftçinin Eline Geçen Fiyatlar (DİE),
• Beş Yıllık Kalkınma Planları (DPT),
• Hayvancılık Sektörü Komisyon Raporları (DPT),
• Hayvancılık Sektörü Üretim ve Miktarları Anketi (DİE).
Yöntem:
• Hayvancılık sektörü üretim yolu ile hayvansal
ürün hesaplamalarında uygulanan metodoloji 1984 Yılı Genel Hayvan Sayımı Anketinden
elde edilen teknik katsayılar ile yılbaşı hayvan sayıları ile değerlendirilerek
hesaplanmaktadır. Elde edilen rakamsal değerler çiftçinin eline geçen fiyatlar
ile çarpılarak hayvansal ürünlerin üretim değerleri tespit edilmektedir.
Sektör Adı: Ormancılık
Sektör Kapsamı:
• Ormancılık sektörü tomruk, maden direk,
tel direk, lif-yonga, sanayi odunu, kağıtlık odun ve yakacak odundan oluşan
asli ürünler ile çıra, çalı, şimşir, reçine, sıla yağı, defne, çubuk, sırık,
kabuk, günlük ve diğer ürünlerden oluşan tali ürünler olmak üzere iki gruptan
oluşmaktadır.
Veri Kaynakları:
• Sektörün üretim miktar ve fiyatlarına
ilşkin tüm veriler Orman Bakanlığından elde edilmektedir. • İnput-Output
Tabloları; (D.İ.E)
Yöntem :
Sektörün katma değeri üretim yöntemi kullanılarak hesaplanmaktadır. Orman
Bakanlığı’ndan alınan üretim miktar ve fiyatları değerlendirilerek cari ve sabit
üretim değerleri bulunmaktadır.
Sektörün katma değerine ulaşılmasında elde edilen üretim değerlerine Input-Output oranları uygulanmaktadır.
Sektör Adı: Balıkçılık
Sektör Kapsamı:
Balıkçılık sektörü aşağıdaki dört ana grupta yer alan ürünleri kapsamaktadır:
• Deniz balıkları,
• Diğer deniz balıkları,
• Tatlısu (içsu) balıkları,
• Kültür balıkları (yetiştiricilik).
Veri Kaynakları :
• Tarım ve Köyişleri Bakanlığı
• Su Ürünleri İstatistikleri; (D.İ.E)
Yöntem :
• Su Ürünleri üretimi anket sonuçlarından
elde edilen üretim miktar ve fiyatları ile üretim değeri elde edilmektedir.
• Sektörün katma değerine ulaşılmasında elde
edilen üretim değerlerine input-output oranları uygulanmaktadır.
Sektör Adı: Madencilik
Sektör Kapsamı:
• Bu faaliyet kolunun katma değeri özel
ve devlet madencilik kesimleri ayrımında hesaplanmaktadır.
Veri Kaynakları:
• Maden İstatistikleri (D.İ.E)
Yöntem :
• Sektörün katma değerinin hesaplanmasında
Madencilik Şubesinden alınan cari ve sabit üretim artış hızları kullanılmaktadır.
Sektör Adı: İmalat Sanayii
Sektör Kapsamı:
İmalat Sanayi Sektörü:
Devlet İmalat Sanayi, Özel Büyük ve Özel Küçük İmalat Sanayi, Evde Yapılan
İmalat, Köy Sanayi olmak üzere dört alt gurubu kapsamaktadır.
Veri Kaynakları :
• Cari yıllarda sektörün hesaplanmasında;
kamu imalat sanayinde büyüklüğüne bakılmaksızın tüm işyerleri; özel imalat sanayinde
de 10+ kişi çalıştıran işyerleri için katma değerin yaklaşık %85’ni temsil eden
büyüklükteki işyerlerine Sanayi Üretim Şubesi tarafından yapılan “Sanayi Üretim
Anketleri” .
• Evde yapılan imalat ve köy sanayi için dönemsel
veri olmadığından sektördeki katma değer artışını bulmak için ilgili döneme
ait 1987=100 bazlı toptan eşya imalat sanayi fiyat indeksi
Yöntem :
• Sektörün katma değerine ulaşılmasında
sanayi üretim indeksinin cari ve sabit artış hızları kullanılmaktadır.
Sektör Adı: Elektrik-gaz-su
Sektör Kapsamı:
• Elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımı;
• Suyun toplanması, arıtılması ve dağıtılması
Veri Kaynakları :
– TEAŞ,TEDAŞ,Kepez,Çukurova
Elektrik santralleri
– Belediyeler
Yöntem :
Sektörün katma değerinin hesaplanmasında cari ve sabit üretim artış hızları
kullanılmaktadır.
Sektör Adı: İnşaat
Sektör Kapsamı:
• Kamu ve özel sektör tarafından yapılan gayri
safi sabit sermaye yatırımlarının büyük kısmını teşkil eden tüm inşaat faaliyetleri
bu sektörde kapsanmaktadır.
Veri Kaynakları :
• Kamu Kesimi ile ilgili:
• Genel Bütçeli Kuruluşlar
• Katma Bütçeli Kuruluşlar
• Kamu İktisadi Teşebbüsleri
• İl Özel İdareleri
• Döner Sermayeli Kuruluşlar
• Belediyeler
• Belediyelere Bağlı Katma Bütçeli Kuruluşlar
• Fonlar
Veri Kaynakları :
Özel kesim ile ilgili:
İnşaat İstatistikleri ( DİE )
Maliye Bakanlığı
Yöntem :
İnşaat sektörü katma değeri kamu ve özel kesim üretim değerlerine her dönem
için hesaplanan katma değer-output oranı uygulanarak hesaplanmaktadır. Katma
değer-Output oranları bina ve bina dışı inşaat ayrımında Input-Output tablolarından
elde edilmektedir. Elde edilen değere dolaylı vergi ve amortismanlar eklenerek
dönemin cari katma değeri hesaplanmaktadır.
Sektör Adı: Toptan ve Perakende Ticaret
Sektör Kapsamı:
Ticari faaliyetler maddi mal ve maddelerin sadece alış ve satışlarına dayanan
ve kar amacı ile yapılan işlemleri içermektedir.
Veri Kaynakları :
• Üretken sektörlerin üretim değerleri
• İthalat ve ithalat vergileri
• İnput-Output Tabloları
Yöntem :
Üçer aylık dönemler itibariyle üretken sektörlerin üretim değerlerine ithalat
ve ithalat vergisi değerleri eklenerek toplam üretim değeri elde edilir. Bu
değere sırasıyla input-output , pazarlama oranları ve ticaret payları uygulanarak
ticaret sektörü katma değeri elde edilir.
Sektör Adı: Otel-Lokanta
Sektör Kapsamı:
Oteller ve Lokantalar.
Veri Kaynakları :
• İnput-Output tabloları; (D.İ.E)
• Turizm Bakanlığı
• Turizm gelirleri
Sektör Adı: Ulaştırma-Haberleşme
Sektör Kapsamı:
Ulaştırma- Haberleşme sektörü bir teşebbüs tarafından diğer teşebbüsler
hesabına yapılan tüm taşıma ve haberleşme hizmetleri bu sektörde kapsanmaktadır.
Veri Kaynakları :
• Devlet Demiryolları
• Türk Hava Yolları
• Devlet hava meydanları
• HAVAŞ
• Özel Havayolları
• BOTAŞ
• Posta İşletmeleri
• Türk Telekom
• Ulaştırma İstatistikleri; (D,İ,E)
• İnput-Output Tabloları
Yöntem :
• Karayolu yük ve denizyolu yük taşımacılığı
faaliyetlerinden elde edilen katma değerinin hesaplanmasında üretken sektörlerin
outputlarından yararlanılarak pazarlanan değerler bulunmaktadır. Bu pazarlanan
değerler ve ulaştırma payı oranlarından elde edilen sektörün output değerlerine
katma değer-output oranı uygulanmak suretiyle sektörün katma değeri hesaplanmaktadır.
• Sektörün diğer faaliyetlerine ilişkin katma
değer gelir yöntemi ile hesaplanmaktadır.
Sektör Adı: Mali Kuruluşlar
Sektör Kapsamı:
Ekonominin diğer kesimlerine mali hizmet sunarak ekonomiye katkıda bulunan
kuruluşlar.
Veri Kaynakları :
• Bankalar
• Sigortalar
• Menkul Değer Şirketleri
• Döviz Büroları
• İMKB
• Bankalar Birliği
Yöntem :
Mali kuruluşlar sektörünün katma değeri gelir yöntemi kullanılarak hesaplanmaktadır.
Katma değer bu kuruluşlara gönderilen Kar/Zarar tablolarından elde edilmektedir..
Sektör Adı: Konut Sahipliği
Sektör Kapsamı:
• Konut sahipliği sektörünü kişilerin konutlarından
elde ettikleri gelirleri kapsamaktadır. Bu gelirler kişinin konutunu bizzat
kendi kullanmasından ve kiraya vermesinden doğan gelirleri kapsamaktadır.
Veri Kaynakları :
• İnşaat İstatistikleri (D.İ.E)
• Fiyat ve İndeks İstatistikleri (D.İ.E)
Yöntem :
Konut sayılarına kent ve kır ayrımında kira değerleri uygulanarak toplam outputa
ulaşılmaktadır. Bu değerden konutlar için yapılan masraflar düşülerek cari katma
değer elde edilmektedir.
Sektör Adı: Serbest Meslek ve Hizmetler
Sektör Kapsamı:
• Devlet hizmetleri hariç, serbest meslek ve
diğer hizmet faaliyetleri bu sektörde kapsanmaktadır.
Veri Kaynakları :
• Input-Output Tabloları (D.İ.E)
• Genel Sanayi ve İşyerleri Sayımları (D.İ.E)
Yöntem :
Üçer aylık dönemler itibariyle sektörün katma değerinin hesaplanmasında kaynak
yetersizliği nedeniyle diğer sektörlerin gelişme hızlarının ortalaması kullanılmaktadır.
Sektör Adı: İzafi Banka Hizmetleri
Sektör Kapsamı:
• İzafi banka gelirleri bankaların yatırım
veya borç olarak verdikleri krediler üzerinden elde ettikleri faizler ve mevduatlarına
ödedikleri faizler arasındaki fark olarak tanımlanmaktadır.
Veri Kaynakları :
• Bankalar
• Bankalar Birliği
Yöntem :
Üçer aylık dönemler itibariyle banka kuruluşlarından derlenen Kar/Zarar tablolarındaki
toplam faiz geliri ile gideri arasındaki fark olarak hesaplanmaktadır.
Sektör Adı: Devlet Hizmetleri
Sektör Kapsamı:
• Amacı kamu hizmetinin sağlanması olan ve
devlet kuruluşlarınca yapılan bütün faaliyetleri kapsamaktadır.
Veri Kaynakları:
• Maliye Bakanlığı
• Özel İdareler
• Belediyeler
• Diğer Devlet Kuruluşları
Yöntem :
Yapısından dolayı devlet hizmetleri için satış değeri elde etmek mümkün olmadığından,
sektörün GSMH’ya katkısı faktör gelirleri ödemeleri tespit edilerek hesaplanmaktadır.
Sektör Adı: Kar Amacı Olmayan kuruluşlar
Sektör Kapsamı:
• Statülerinde kendilerine kar sağlama veya
finansal kazanç elde etme izni verilmeyen , mal ve hizmet üreterek sosyal fayda
sağlamayı amaçlayan, gönüllü bir araya gelen kişilerin kurdukları yasal varlıklardır.
Kar amacı olmayan kuruluşlar piyasa dışı ve piyasa içi üretim yapan kuruluşlar
olarak sınıflandırılmaktadır.
Veri Kaynakları:
• Ticaret odaları, Sanayi odaları, Ticaret
ve Sanayi odaları, Ticaret Borsaları
• Sendikalar,Federasyonlar ve Konfederasyonlar
• Dernekler
• Profesyonel ve Amatör spor kulüpleri
• Barolar
• Partiler
• Vakıflar.
Yöntem :
Kar amacı olmayan kuruluşlar sektörü katma değeri gelir yöntemi kullanılarak
hesaplanmaktadır. Katma değer bu kuruluşlara gönderilen Gelir-Gider Hesabı tablolarından
elde edilmektedir.
Sektör Adı: İthalat Vergisi
Sektör Kapsamı:
• İthalattan alınan vergiler; gümrük vergisi,
ithalattan alınan KDV, diğer dış ticaret gelirleri ve ithalattan alınan fonlardan
oluşmaktadır.
Veri Kaynakları :
• Maliye Bakanlığı
• Gümrük Müsteşarlığı
• Merkez Bankası
Yöntem :
İthalat vergilerini hesaplamak için ithalattan alınan fonlar hariç Maliye Bakanlığı’nın
tahakkuk rakamları, fonlar içinse T.C. Merkez Bankası verileri kullanılmaktadır.
Sektör Adı: Dış Alem ve Faktör Gelirleri
Sektör Kapsamı:
• Sektöre ilişkin faktör gelirleri
• İşçi Gelirleri
• Müteşebbis gelirleri
• Kar transferleri
• Dış borç faiz ödemeleri
• Faiz gelirleri kalemlerinden oluşmaktadır.
Veri Kaynakları :
• Merkez Bankası
• Dış Ticaret İstatistikleri (D.İ.E)
Yöntem :
İşçi dövizleri, müteşebbis gelirleri ve faiz gelirleri artı kalem; kar transferleri
ve dış borç faiz ödemeleri ise eksi kalem olarak değerlendirilmektedir.
| HARCAMALAR YÖNTEMİYLE GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA |
Harcamalar Yönünden Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYİH);
- Devletin Nihai Tüketim Harcamaları,
- Özel Nihai Tüketim Harcamaları,
- Gayri Safi Sabit Sermaye Oluşumu,
- Makine ve Teçhizat
- İnşaat
- Stok Değişmeleri,
- Net Mal ve Hizmet İhracatı,
- Mal ve Hizmet İhracatı
- (Eksi) Mal ve Hizmet İthalatı
kalemlerinden oluşmaktadır.
DEVLETİN NİHAİ TÜKETİM HARCAMALARI
1.1.Tanım
Devletin Nihai Tüketim Harcamaları; devletin hizmetlerini yerine getirebilmesi
için istihdam ettiği personeline ödenen maaş ve ücretler, ayni ve sosyal yardımlar
ile bu hizmeti üretmek için diğer sektörlerden satın aldığı mal ve hizmetlere
ilişkin harcamalardan oluşmaktadır. Devletin Nihai Tüketim Harcamaları, personel
giderleri, yolluklar, hizmet alımları, tüketim malları ve malzeme alımları,
diğer ödemeler kalemlerinden oluşmaktadır.
1.2.Kapsam
Devlet kapsamı içine giren kuruluşlar aşağıda açıklanmıştır.
-Genel Bütçeli Kuruluşlar
-Katma Bütçeli Kuruluşlar
-Mahalli İdareler (Belediyeler ve İl Özel İdareleri)
-Bağımsız Bütçeli Devlet Kuruluşları
-Sosyal Güvenlik Kuruluşları
-Fon İdareleri
1.3.Kaynaklar
1.3.1.Tahmin Çalışmasında;
Devlet kapsamına giren tüm kuruluşlara üçer aylık periyotlarla gönderilen anket
formlarından yararlanılmaktadır.
1.3.2.Kesinleştirme Çalışmasında;
- Genel ve katma bütçeli kuruluşlar için Maliye Bakanlığı hazine kesin hesapları
- Mahalli idareler için DİE Maliye İstatistikleri şubesince derlenen belediyeler
ve il Özel İdareleri'ne ait bütçe kesin hesapları
- Sosyal güvenlik kuruluşları, bağımsız bütçeli kuruluşlar ve büyük fon idareleri
için ilgili kuruluşların faaliyet raporlarından yararlanılmaktadır.
ÖZEL NİHAİ TÜKETİM HARCAMALARI
1.1.Tanım
Özel nihai tüketim harcamaları yerleşik hanehalkları tarafından tüketim
mal ve hizmetlerine yapılan harcamalardan oluşmaktadır.
GSYİH'nın en büyük harcama bileşenini oluşturan özel nihai
tüketim harcamaları;
1. Gıda, içki ve tüketim malları (dayanıklı, yarı dayanıklı, dayanıksız)
2. Enerji, ulaştırma ve haberleşme
3. Hizmetler
4. Konut sahipliği için yapılan harcamaları içermektedir.
1.2.Yöntem ve Kaynaklar
Gıda, İçki ve Tüketim Malları
Gıda, içki ve tüketim mallarının hesaplanmasında mal akımı yöntemi (commodity-flow method) kullanılmaktadır.
Bu yöntemle nihai tüketim harcamalarının hesaplanmasında, öncelikle tamamen veya kısmen nihai tüketime konu olan maddelerin tespit edilmesi gerekmektedir.
Nihai tüketime konu olan mallar ya yurtiçi üretimle ya da ithalat yoluyla ekonomiye sunulmaktadır. Yurtiçi üretim ve ithal yoluyla piyasaya sunulan tüketim mallarından ihraç edilenler düşülerek, yurtiçinde kullanılan tüketim mallarının değerine ulaşılmaktadır.
Tamamen veya kısmen nihai tüketime konu olan malların belirlenmesinde "Classification by Broad Economic Categories (BEC), (United Nations, Series M, No:53, 1989)" adlı sınıflandırmadan yararlanılmıştır
BEC'e göre üretime ve ithalata konu olan tüm maddeler esas kullanım alanı (main end use) dikkate alınmak suretiyle yatırım, tüketim malları ve hammadde olarak SITC Rev.3 (Standart International Trade Classification Revised 3) açısından tanımlanmakta ve gruplandırılmaktadır.
BEC bu üç ana başlık altında maddeleri aşağıdaki gruplara ayırmaktadır.
1 Yatırım malları
41 Yatırım malları (makine-teçhizat, ulaşım araçları hariç)
521 Ticari ulaşım araçları
2 Ara malları
111 Çoğu sanayi girdisi olan birincil gıda maddeleri
121 Çoğu sanayi girdisi olan işlenmiş gıda maddeleri
21 Birincil sanayi girdileri
22 İşlenmiş sanayi girdileri
31 Birincil madeni yakıtlar ve yağlar
42 Yatırım mallarının aksam ve parçaları
322 Diğer madeni yakıtlar ve yağlar
53 Ulaşım araçlarının aksam ve parçaları
3 Tüketim malları
112 Çoğu hanehalkınca tüketilen birincil gıda maddeleri
122 Çoğu hanehalkınca tüketilen işlenmiş gıda maddeleri
522 Ticari olmayan diğer ulaşım araçları
61 Dayanıklı tüketim malları
62 Yarı dayanıklı tüketim malları
63 Dayanıksız tüketim malları
Böylece; "Yurtiçinde üretilen tüketim mallarından yapılan satışların değeri (üretici fiyatlarıyla) + İthal yoluyla piyasaya sunulan tüketim malları (CIF fiyatlarıyla) + İthalat vergi ve resimleri + İthalatta alınan fonlar + Ulaştırma payı + Ticaret payı - İhracat (Fob)" değeri mal akımı yöntemiyle hesaplanan ürünler için piyasa fiyatıyla toplam nihai tüketim değerini vermektedir.
Enerji, Ulaştırma ve Haberleşme
Hanehalklarının enerji harcamaları ısıtma ve aydınlatma için satın alınan doğal
gaz veya havagazı, LPG (sıvılaştırılmış petrol gazı), elektrik, odun, kömür,
gazyağı, kok briketi gibi maddelerin değerini içermektedir.
Ulaştırmaya ilişkin harcamalar ise hanehalkları yolcu taşımacılığı ile ilgili masrafları içermektedir.
Hizmetler
Mali Kuruluşlar, otel-lokanta hizmetleri, kişisel ve mesleki hizmetlere
ilişkin nihai tüketim harcamalarının hesaplanmasında veri yetersizliği nedeniyle,
Enstitümüzün sektörlere ait üretim tahminleri kullanılmaktadır. Sektörlerin
üretiminden nihai tüketime konu olan bölümün tahmininde ise Input-Output tablosundan
faydalanılmaktadır.
Konut Sahipliği
Konut sahipliği sektörünün üretim değeri, konutların sunduğu hizmetin üretim
karşılığı olan gerçek kira ve izafi kira değerinden oluşmaktadır. Bu sektörün
toplam üretim değerinin tamamı nihai tüketime dahil edilmiştir.
GAYRİ SAFİ SABİT SERMAYE OLUŞUMU
Sabit sermaye yatırımları makine- teçhizat (ulaşım araçları dahil) ve inşaat olmak üzere iki alt grupta incelenmektedir.
Makine ve Teçhizat
1.1.Tanım
Makine - Teçhizat yatırımları ilgili yılda ekonomideki üretim araçları toplamını
(sermaye stoku) artırmaya yönelik tüm harcamalardır. Bu da; ekonomiye yeni bir
sermaye malı kazandırmak ve/veya mevcut üretim kapasitesini artırmak şeklinde
olmaktadır.
1.2.Yöntem ve Kaynaklar
Mal Akımı Yöntemi ile Toplam Makine ve Teçhizat Yatırımları
Toplam makine ve teçhizat yatırımları mal akımı yöntemi (commodity flow method) kullanılarak hesaplanmaktadır. Mal akım yönteminin hesabında da "Classification by Broad Economic Categories (BEC)" sınıflaması kullanılmaktadır. BEC, yatırım mallarını 3 ayrı kategoriye ayırmaktadır.
1. BEC 41 : Makine ve teçhizat
2. BEC 51 : Yatırım amaçlı binek otolar
3. BEC 521 : Yatırım malı olarak kullanılan ulaşım araçları
Yukarıda verilen BEC grupları içinde yer alan maddeler için; "Yurtiçi üretimden yapılan satışlar (üretici fiyatları ile) + İthalat (CIF) + İthalat vergi ve resimleri + İthalattan alınan fonlar + Ulaştırma payı + Ticaret payı - İhracat (FOB) + Montaj Giderleri" toplamından elde edilen değer, piyasa fiyatları ile toplam makine ve teçhizat yatırımlarını (ulaşım araçları dahil) vermektedir.
Harcamalar Yolu ile Kamu Sektörü Makine ve Teçhizat Yatırımlarının
Hesaplanması
Kamu sektörü makine-teçhizat yatırımları
Kamu sektörü makine-teçhizat yatırımları kamu kurum ve kuruluşlarına dönemler
itibariyle gönderilen sabit sermaye yatırım anketleriyle derlenmektedir.
Kesinleştirme çalışmalarında ise
Kamu iktisadi teşebbüsleri yüksek denetleme kurulu raporları,
Genel ve katma bütçeli kuruluşların hazine kesin hesapları,
Bağımsız bütçeli kuruluşların ve sosyal güvenlik kuruluşlarının faaliyet raporları,
İl özel idareleri, belediyeler ve belediyelere bağlı katma bütçeli kuruluşların
kesin hesapları,
Fon idarelerinin faaliyet raporları kullanılmaktadır.
Özel Sektör Makine ve Teçhizat Yatırımlarının Hesaplanması
Mal akımı yöntemiyle hesaplanan toplama makine - teçhizat yatırımlarından
harcamalar yoluyla bulunan kamu sektörü makine ve teçhizat yatırımları düşülerek,
özel sektör makine ve teçhizat yatırımlarına ulaşılmaktadır.
Kamu Kesimi İnşaat Yatırımları
Kamu kesimi inşaat yatırımlarının hesabında makine-teçhizatta olduğu gibi soru
kağıtları ve ilgili kuruluşların raporlarından yararlanılmaktadır.
Özel Sektör İnşaat Yatırımları
Ev, apartman, ticari, sınai, kültürel ve idari yapılar özel kesim inşaat
yatırımlarında kapsanmaktadır. Ulusal Hesaplar Sistemine göre; henüz imalatı
tamamlanmamış yarı mamul durumundaki makine ve teçhizat, stok hesaplarına dahil
edilmekteyken; ilgili yılda başlayan ya da daha önceki yıllarda başlayıp tamamı
bitmemiş inşaatların ilgili yıl içerisindeki fiilen gerçekleştirilen kısımları
gayri safi sabit sermaye oluşumuna dahil edilmektedir. Özel sektör inşaat yatırımlarının
ilgili yıl içinde gerçekleştirilen kısmı hesaplanırken, bir inşaatın en fazla
beş yıl içerisinde tamamlanacağı ve inşaatın ruhsatname aldığı yıl faaliyete
geçeceği varsayımından hareket edilmektedir.
İlk olarak, tamamen veya kısmen biten yeni ve ilave yapılardan Yapı Kullanma İzin Kağıdı (YKİK) alanların 1,2,3,4, ve 5 yıl içerisinde tamamlanma oranları tespit edilmiştir. Bu bilgiler kullanılarak her yıl için gerçekleştirilen inşaatın yüzölçümü (m²) hesaplanmaktadır.
İnşaatların 1., 2., 3., 4. ve 5. yılda tamamlanma oranları;
p1 = Bir inşaatın bir yılda (ruhsatname aldığı yıl)
bitirilme oranı (0.015)
p2 = Bir inşaatın iki yılda bitirilme oranı (0.288)
p3 = Bir inşaatın üç yılda bitirilme oranı (0.433)
p4 = Bir inşaatın dört yılda bitirilme oranı (0.189)
p5 = Bir inşaatın beş yılda bitirilme oranı (0.075)
p21= 2 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 1.yılda bitirilen kısmı
(% 40)
p22= 2 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 2.yılda bitirilen kısmı
(% 60)
p31= 3 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 1.yılda bitirilen kısmı
(% 30)
p32= 3 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 2.yılda bitirilen kısmı
(% 35)
p33= 3 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 3.yılda bitirilen kısmı
(% 35)
p41= 4 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 1.yılda bitirilen kısmı
(% 23)
p42= 4 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 2.yılda bitirilen kısmı
(% 25)
p43= 4 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 3.yılda bitirilen kısmı
(% 25)
p44= 4 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 4.yılda bitirilen kısmı
(% 27)
p51= 5 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 1.yılda bitirilen kısmı
(% 20)
p52= 5 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 2.yılda bitirilen kısmı
(% 20)
p53= 5 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 3.yılda bitirilen kısmı
(% 20)
p54= 5 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 4.yılda bitirilen kısmı
(% 20)
p55= 5 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 5.yılda bitirilen kısmı
(% 20)
A = i yılında fiilen gerçekleştirilen inşaatın yüzölçümü
(m²)
Ri = i yılında alınan inşaat ruhsatnamesi (m²)
A = Ri x p1 + Ri x p2
x p21 + Ri x p
+ Ri-1 x p2 x p22 + Ri-1
x p3 x p32 + Ri-1 x p4 x p42
+ Ri-1 x p5 x p52
+ Ri-2 x p3
x p33 + Ri-2 x p4 x p43 + Ri-2
x p5 x p53
+ Ri-3
x p4 x p44 + Ri-3 x p5 x p54
+
Ri-4 x p5 x p55
STOK HESAPLARI
Birleşmiş Milletler Ulusal Hesaplar Sisteminde yer alan tanıma göre stoklar, en geniş anlamıyla üretime konu olan hammadde ve malzeme, mamul, yarı mamullerden meydana gelmektedir.
Ulusal Hesaplar Sisteminde stok değişmeleri cari ve sabit fiyatlarla hesaplanmaktadır. Özellikle fiyat artışlarının yüksek olduğu dönemlerde stokların parasal değerleri fiziki miktarlarından daha çok artmakta ve muhasebe defterlerindeki karlar bir gelir değil, bir sermaye kazancını içermektedir. Bu nedenle, Ulusal Hesaplar Sistemine uygun olarak stoklardaki fiziksel değişmenin değerine ulaşabilmek amacıyla aşağıdaki düzeltmeler yapılmaktadır.
Cari Fiyatlarla
Yıl Başı Yıla ait ortalama
indeks Yıl Başı
Düzeltilmiş Stok = ----------------------------------------- x
Stok
Değeri Bir önceki yılın son üç ayına ait Değeri
ortalama index
Cari Fiyatlarla
Yıl Sonu Yıla
ait ortalama indeks Yıl Sonu
Düzeltilmiş Stok = ------------------------------------------ x
Stok
Değeri Yılın son üç ayına
ait ortalama index Değeri
NET MAL VE HİZMET İHRACAT VE İTHALATI
Mal ve hizmetlerin ihracat ve ithalatı, ülke sakinlerinin bu mal ve hizmetlerle ilgili olarak dış alemle yaptıkları işlemlerden oluşmaktadır.
Mal ve hizmet ihracatı, ülkedeki toplam nihai talebin bir parçasını oluştururken, mal ve hizmet ithalatı da toplam mal ve hizmet arzına dahil olmaktadır. Harcamalar yöntemiyle GSYİH hesaplanırken, yurtiçi üretimden kaynaklanmayan, ithal edilen mal ve hizmetler toplam nihai kullanımlardan çıkarılmalıdır.
Mal ihracat ve ithalatına ilişkin bilgiler Devlet İstatistik Enstitüsü’nün Dış Ticaret İstatistiklerinden alınmaktadır. Hizmet ihracatı ve ithalatında ise Merkez Bankası Ödemeler Dengesi tablolarından yararlanılmaktadır.
| GELİR YÖNTEMİYLE GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYİH) |
ÇALIŞMANIN KAPSAMI VE PERİYODU
• Gelir Yöntemiyle GSYİH’ya ilişkin tahmin sonuçları ilk kez 1996 yılında yayınlandı (1987-1995 tahminleri).Tanım
Gelir yönünden GSYİH, ülkedeki tüm üretici birimler için katma değeri oluşturan
maliyet bileşenlerinin hesaplanması olarak tanımlanabilir. Böylece üretim faktörlerinin
payları da belirlenmektedir.
GSYİH’nın maliyet bileşenleri;
• Üretim ve ithalat vergileri, • (eksi) Sübvansiyonlar, • Sabit sermaye tüketimi, • İşgücü ödemeleri, • İşletme artığı.Ulusal Hesaplar Sistemine göre,Söz konusu bileşenlerin her iktisadi faaliyet kolu için ya da kurumsal sektörlere göre hesaplanması önerilmektedir.
ÜRETİM VE İTHALAT VERGİLERİ
(DOLAYLI VERGİLER)
Üretici birimlerin üretim faaliyetleriyle ilgili olarak devlete yaptıkları
zorunlu ve karşılıksız ödemelerdir.Bunlar Ulusal Hesaplar Sisteminde ürün üzerindeki
vergiler ve üretim üzerindeki diğer vergiler olarak iki grupta sınıflandırılmaktadır.
Bu tür vergiler mal ve hizmetlerin üretimi,satışı,kullanımı vb.değişik aşamalarda söz konusu olabilmektedir.Bu vergilere ilişkin ödemeler nakdi veya ayni nitelik taşıyabilir.
Yine üreticiler tarafından ödenen gelir veya servet üzerinden alınan vergiler ise dolaysız vergi niteliğinde olduğundan hesaplamalara dahil değildir.
Başlıca üretim ve ithalat vergileri;
• KDV
• Motorlu taşıt vergileri,
• Gümrük vergisi,
• Belediye harçları,
• Damga vergisi,
• Akaryakıt tüketim vergisi .
Ülkemizdeki başlıca dolaylı vergilere örnek olarak verilebilir.
Yöntem-Veri Kaynakları
• Merkezi idare veya yerel idareler tarafından toplanan dolaylı vergi niteliğindeki ödemeler dahildir.Yurt içi üretim sürecinde tahakkuk eden fonlar da hesaplamalara dahildir.
SÜBVANSİYONLAR (EKSİ)
İzlenen ekonomik ve sosyal politikalar gereğince devlet tarafından ülkedeki
kamu ve özel üretici birimlere yapılan karşılıksız cari transferlerdir.Bunlar
esasen üreticilerin satış hasılatına ilave niteliği taşımaktadır.
Bu transferler üretim vergileri ile ters yönlü olarak üretim değerini etkilemekte,bu nedenle üretim üzerinde negatif(-) vergiler gibi değerlendirilmektedir.
Sübvansiyonlar doğrudan ürün üzerinde veya üretim sürecinin herhangi bir aşamasında söz konusu olabilir.
Yöntem-Veri Kaynakları
• Bütçe ve bütçe dışı kaynaklardan
finanse edilen, sübvansiyon niteliğindeki bütün transferler hesaplara dahildir.
• Ödenmiş olmasa da ödenebilir nitelik kazanan
(tahakkuk eden) sübvansiyonlar dikkate alınır.
• Temel veri kaynakları; YDK raporları ve Hazine
Müsteşarlığı.
SABİT SERMAYE TÜKETİMİ
Ulusal hesaplar sisteminde “ Üretim sürecinde kullanılan sabit sermayenin cari değerinde fiziki yıpranma nedeniyle meydana gelen azalma” olarak tanımlanmaktadır.
Normal koşullarda üretim sürecinde kullanım sonucu meydana gelen yıpranma dikkate alınmakta ,istisnai olarak kaza,afetler vb.nedenlerle sabit sermayede oluşan yıpranma ve azalmalar hariç tutulmaktadır.
Yöntem-Veri Kaynakları
İşyerlerinin kayıtlarındaki amortisman değerleri genellikle tarihi maliyetleri yansıttığından işyeri hesaplarında görünen amortisman değerinin kullanılmasının yanıltıcı olacağı ulusal hesaplar sisteminde belirtilmektedir.
Ulusal Hesaplar Sisteminde Sürekli Envanter Metodu önerilmektedir. Buna göre;
• Gecikmeli doğrusal fonksiyon kullanılarak
makine teçhizat ve inşaat ayrıntısında hesaplamalar yapılmaktadır.
• Sabit fiyatlarla makine teçhizat ve inşaat
yatırım serisi kullanılmaktadır.
• Ortalama ömür makine teçhizat için 18 yıl,
inşaat için 33 yıl olarak alınmakta, sabit sermayenin her yıl eşit miktarlarda
değer kaybettiği varsayılmaktadır.
• Sabit fiyatlarla bulunan tahminler reflate
edilerek cari fiyatlarla tahminlere ulaşılmaktadır.
İŞGÜCÜ ÖDEMELERİ
Ulusal hesaplar sisteminde “müteşebbis tarafından çalışanlara yaptıkları iş karşılığında bir hesap döneminde ödenebilir olan nakdi ve ayni değerlerin toplam tutarı” olarak tanımlanmaktadır.“Brüt Çıplak Ücret + İşveren Sosyal Güvenlik Payları + Konut Edindirme Yardımı + Zorunlu Tasarruf Fonu İşveren Payı” Toplamından oluşmaktadır.
- Transfer niteliğinde olan kıdem ve ihbar tazminatları ile emekli ikramiyesi hariçtir.Yöntem-Veri Kaynakları
• Hesaplamalar cari fiyatlarla ve iktisadi
faaliyet kollarına göre yapılmaktadır.
• Temel veri kaynakları DİE Hane Halkı İşgücü
Anketleri, çeşitli sektörlere ilişkin DİE anketleri (İmalat Sanayi, Maden, Ticaret-Hizmet
anketleri vb.), YDK raporları, SSK ve Emekli Sandığı, Maliye Bakanlığı.
• Her faaliyet kolu için farklı kaynak ve yöntem
kullanılmaktadır.
İmalat sanayi, maden ve gaz - su için DİE yıllık anketlerinden yararlanılmakta elektrik üretimine ilişkin işgücü ödemeleri ise YDK raporlarından ve Türkiye Elektrik Kurumu’ ndan elde edilmektedir. Ancak İmalat sanayii ve madencilik anket sonuçları geç alındığından mevcut son anket değerlerinden hareketle dönemsel sanayii üretim anketleri, hanehalkı işgücü anketleri ve SSK verileri kullanılarak cari tahminlere ulaşılmaktadır. Sosyal güvenlik işveren payları için Emekli Sandığı ve SSK verileri kullanılmaktadır.
İnşaat faaliyet kolundaki ücret ödemeleri için, dönemsel olarak üretim yönünden yapılan output hesaplamalarından yararlanılmaktadır. Özel kesim inşaat output değeri, “ yıl içinde gerçekleşen inşaatın malzeme maliyeti + işçilik maliyeti + kar + vergiler” şeklinde hesaplandığından, işgücü ödemeleri bilinmektedir. Özel kesim ücret ödemelerinin inşaat katma değeri içindeki payı esas alınarak, kamu kesimi için işgücü ödemeleri tahmin edilmektedir.
Devlet hizmetlerinde maaş-ücret karşılığı çalışanlara yapılan ödemeler, üretim ve harcamalar yöntemiyle GSYİH hesaplarında olduğu gibi alınmaktadır.
Tarım sektörü ormancılık kesimindeki işgücü ödemelerinin hesaplanmasında Orman Genel Müdürlüğü’nden alınan veriler ile Input-Output tablosu verilerinden yararlanılmaktadır.Ticaret (otel-lokanta dahil) ile toplum hizmetleri faaliyet kolları için işgücü ödemelerinin hesaplanmasında DİE yıllık anketlerinden alınan veriler esas alınmakta, sosyal güvenlik primleri ,ve asgari ücrete ilişkin veriler ile hanehalkı işgücü anketlerinden alınan istihdam verileri kullanılarak toplam işgücü ödemeleri tahmin edilmektedir.
Ulaştırma-Haberleşme faaliyet kolunda kamu kesimi için, YDK raporları ile dönemsel anketlerden yararlanılmakta, özel kesim için SSK verileri,hanehalkı işgücü anketlerinden alınan istihdam bilgileri ile asgari ücrete ilişkin bilgiler kullanılmaktadır.
Mali kuruluşlara ilişkin hesaplamalarda bankalar, sigortalar ve döviz bürolarından derlenmekte olan gelir-gider tablolarından yararlanılmıştır. Tablolarda görünen nakdi ve ayni ücret ödemeleri ile sosyal sigortaya işveren iştiraki değerleri hesaplamalarda esas alınmıştır.
Kar amacı olmayan kuruluşlarda üretim yönünden yapılan hesaplamalar için derlenen bilgiler esas alınarak hesaplamalar yapılmıştır.İŞLETME ARTIĞI
İşletme artığı, “katma değerden net dolaylı vergiler, sabit sermaye tüketimi
ve işgücü ödemelerinin düşülmesiyle bulunan artık değer”olarak tanımlanmaktadır
(Katma Değer – Net Dolaylı Vergiler – Sabit Sermaye Tüketimi – İşgücü ödemeleri).
Böylece bulunan işletme artığı “Kira+Faiz+Kar” gelirleri toplamından oluşmaktadır.
Gelir yöntemiyle GSYİH hesaplamalarında, işletme artığı, her faaliyet kolunda üretim yönünden hesaplanan cari katma değer esas alınarak bulunmaktadır.| UYDU HESAPLARI VE ANALİZLERİ |
A. UYDU HESAPLARI
Ulusal Hesaplar Sistemi'ne göre (1993), Ulusal Hesaplar Sistemi'nin merkezi yapısının, bütünleşmiş muhasebe yapısına avantajlar sağlayan bazı özellikleri vardır. Kapsadığı ekonomik faaliyetlerin sınırları içinde tutarlı ve ayrıntılıdır. Sistemin hesaplarında ve sınıflandırmalarında, her bir birim, işlem, ürün ve amaca sadece bir defa yer verilir. Ayrıca, Sistem tarafından benimsenen kavramlar seti tamamen tutarlıdır. Ancak zaman zaman sistemin yapısında ayrıntılar önemli yer tutmaktadır.
Bazı analizlerde ana amaç, alternatif ekonomik kavramları kullanmak değildir. Sadece belli bir alanda veya ulusal hesapların genel durumundaki ekonomik ve sosyal hayatı incelemektir. Amaç, merkezi yapının hesaplarında gizlenen yönleri görülebilir yapmak ve daha derinliğine tanımlamaktır veya konuların sadece sınırlı bir sayısını ortaya çıkarmaktır. Turizm bu konu için iyi bir örnektir. Turizmle birleştirilen üretme ve tüketme faaliyetlerinin çeşitli yönleri , faaliyetler, ürünler ve amaçların ayrıntılı sınıflandırmalarında görülebilir. Bununla beraber, belirli turizm işlemlerinde amaçlar, sadece birkaç durum için ayrı ayrı görünür.
Analizin diğer tiplerinde, alternatif kavramlara daha fazla önem verilir. Örneğin üretim sınırı, genellikle genişletilerek değiştirilebilir. Örneğin, kendi nihai tüketimleri için hanehalkının üyeleri tarafından ev hizmetlerinin üretimi, üretim sınırı içerisine çekilebilir. Sabit aktifler kavramı ve ilgili sabit sermaye oluşumu, araştırma ve geliştirme harcamaları, dayanıklı tüketim malları veya insan sermayesini içine alarak genişletilebilir. Toprak altı ve diğer doğal kaynakların tüketimini ve doğal aktiflerin azaltılmasını kaydetme yoluyla farklı olarak doğal aktifler ve ekonomik faaliyetler arasındaki ilişkileri çevresel muhasebede kaydetmek de mümkündür. Bu yaklaşımlarda, kendi kendine ekonomik süreç farklı şekilde tanımlanır ve tamamlayıcı veya alternatif birleşimler hesaplanabilir.
Sosyal koruma, sağlık veya çevre gibi önemli alanların birkaçının analizi, merkezi hesaplarda açık olarak veya dolaylı olarak kapsanan yardımcı elemanlar artı tamamlayıcı elemanlar (ya parasal ya da fiziksel miktarlarda) ve belki alternatif kavramlar ve gösterimlerle oluşturulan bir yapıdan yararlanabilir. Merkezi yapıyla yarı bütünleşmiş bu özel yapılar, uydu hesapları olarak isimlendirilir.
Uydu hesapları veya sistemleri, genellikle merkezi sisteme karışıklık veya aşırı yük getirmeksizin, esnek bir yolla sosyal ilginin seçilen alanları için ulusal hesapların analitik kapasitesinin genişletme ihtiyacına önem verir. Uydu hesapları veya sistemleri;
a. Fonksiyonel veya sektörler arası yapının belirli
sosyal ilgileri üzerine ilave bilgilerin sağlanmasına,
b. Ulusal hesapların kavramsal yapısına ek boyutların getirilmesine ihtiyaç
duyulduğu zaman, tamamlayıcı ve alternatif sınıflandırma ve muhasebe yapılarının
kullanımını kapsayan, tamamlayıcı veya alternatif kavramların kullanımına,
c. İnsan faaliyetlerinin maliyetleri ve faydalarının genişletilmiş kapsamına,
d.Uygun göstergeler ve birleşimler sayesinde verinin daha ileri analizlerine,
e. Fiziksel veri kaynaklarının ve analizlerinin parasal muhasebe sistemine
bağlanmasına izin verir.
Bu özellikler özet şeklinde bile olsa uydu analizleri ve hesapları
için önemli rollere işaret eder. Uydu hesapları bir taraftan ulusal hesapların
merkezi yapısıyla bütünleşmiş ekonomik istatistiklerin ana yapısıyla birleştirilir,
diğer taraftan, verilen bir alan veya konuya özgün oldukları zaman ilgili
alan veya konuya ilişkin bilgi sistemine de bağlanabilir. Uydu hesapları, parasal
ve fiziksel verinin daha iyi bütünleşmesi için de gereklidir. Bunlar, merkezi
hesaplarla yakın ilişkileri koruduğu için, makro ekonomik hesaplar ve analizler
kapsamındaki belirli alanların analizlerini kolaylaştırır. İlave olarak, çeşitli
alanlardaki uydu hesapları bu alanların bazıları arasındaki analizleri birleştirmeye
yardım edebilir. Böylece uydu hesapları, analizler ve istatistiksel koordinasyon
için "araçlar" olarak çift rol oynayabilir.
B. UYDU ANALİZLERİ
Ulusal Hesaplar Sistemi'ne göre (1993), üretim sınırı içinde üretici birimler, Ulusal Hesaplar Sistemi'nin merkezi yapısının üretim sınırı içinde, işyerleri veya temel ekonomik faaliyetine göre sınıflandırılan homojen üretim birimleridir. Birimlerin sınıflandırması Uluslararası Standart Sanayi Sınıflandırmasına (ISIC) göre yapılır.
Faaliyet ve ürünlerin belirli çeşitleri incelendiğinde, dikkatle incelenen faaliyete uygun gelen girdileri elde etmek için, ikincil faaliyeti birincil faaliyetten ayırmak uygun olabilir.
Seyahat acentaları ve ve oteller tarafından sağlanan hizmetler arz açısından ele alınan turizm hizmetlerinin belirlenmesinde tipik turizm ürünleridir. Genellikle turizm faaliyetleri üretilen mal ve hizmetlerin turistlere teslim edilmesi tanımlanır. Buna göre, taşıma hizmetleri bir turizm faaliyetidir. Benzer durum, turistik bölgelerdeki mağazalar için de geçerlidir. Bu nedenlerden dolayı turizm faaliyetlerini tanımlamak zordur. Birçok durumda, turizm talep yönü ile ele alınarak ürüne göre turist harcamasının analizi yapılır ve bu mal ve hizmetlere yapılan harcama tutarlarına göre dağıtan faaliyetler incelenir.
Çevresel koruma faaliyetleri ile ilgili bazı işyerleri, çevre korumasında filtre kullanımı, çöp yok etme veya kullanılır hale getirme sistemleri gibi çevresel koruma hizmetlerinin üretiminde diğer birimlere hizmet sunmak için uzmanlaşırlar. Çevresel koruma faaliyetlerinin önemli bir kısmı işyerinin kendisine aittir. Bunlar merkezi yapıda yardımcı faaliyetlerdir. Çevresel faaliyetleri daha kapsamlı olarak görmek için ayrıştırmak gerekir. Burada da turizm de olduğu gibi yapılan faaliyetin türü kullanılan mal ve hizmetlerle birlikte düşünülmelidir.
C. UYDU ANALİZLERİNDEN HESAPLARA GEÇİŞ
1993 Ulusal Hesaplar Sistemi'ne göre uydu analizlerinin iki çeşidi merkezi yapı ilişkilerinde ayrıştırılabilir:
1. Merkezi sınıflandırmalarda bazı yeni düzenlemeler yapılmasını ve merkezi yapıyı oluşturan kavramlardan uzaklaşmadan, kavramsal merkezi yapıdan farklı unsurların tanıtılmasıyla ilgilidir. Analizlerin bu birinci türü çoğunlukla eğitim, turizm ve çevre koruma harcamaları gibi verilen alanlara özel hesapları kapsar. Bunların içeriğini merkezi yapı içinde göstermek aşırı yük getirebilir ve tamamen mümkün olmayabilir, bunu belirli bir uydu muhasebe yapısı içerisinde yapmak ilave esneklik marjlarına izin verir.
2. Uydu analizlerinin ikinci türü Ulusal Hesaplar Sistemi'nin daha önceki kavramlarına alternatif olan kavramlara dayanır. Farklı bir üretim sınırı, genişletilmiş tüketim ve sermaye oluşumu kavramları tanıtılabilir veya varlıkların faaliyet alanı genişletilebilir, merkezi yapıda kapsandığı gibi ekonomik olaylar ve doğal olaylar arasındaki sınır değiştirilebilir, gelir ve servet arasındaki bağlantılar, doğal varlıkları kapsayan daha geniş servet kavramı kapsamına katılmalıdır. Analizlerin bu ikinci türü, birinci gibi tanımlardaki veya sınıflandırmalardaki değişiklikleri içerebilir, fakat ikinci türde esas üzerinde durulan nokta alternatif kavramlardır.
D. FONKSİYONEL KÖKENLİ UYDU HESAPLARI İÇİN YAPI
1993 Ulusal Hesaplar Sistemi'ne göre tamamı fonksiyonel kökenli uydu hesaplarına ait olan durumların geniş bir farklılığını kapsamak için bir muhasebe yapısı düzenlenebilir. Bu hesaplar; kültür, eğitim, sağlık, sosyal koruma, turizm, çevresel koruma, araştırma ve geliştirme (AR - GE), gelişrme yardımı, ulaştırma, veri işleme, konut ve haberleşme gibi birçok alanla ilgilidir. Açıklanan alanların çoğu hizmetler ile ilgili olup, genellikle birkaç faaliyet üzerine yayılır ve sosyal ilginin fazla olduğu alanlarda yogunlaşır.
Fonksiyonel kökenli uydu hesapları, ulusal harcama gibi bazı önemli bileşenleri hesaplama imkanını korurken, belirli bir alanı derinlemesine analiz etmek için, başlangıç noktası olarak kullanımlar ele alınır. Buna göre eğitime, ulaştırmaya, turizme, çevresel korumaya, veri işlenmesine ne kadar kaynak ayrılacağı veya ne kadar harcama yapılacağı belirlenir. Bu sorulara cevap vermek için , aşağıdakiler hakkında karar ve